KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2019
- Esas no
- 2015/98 Esas
- Karar no
- 2019/481
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/02/2015
Karar Metni
929 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 2013 yılında dava dışı 3. Şahsa ait ... 'daki ...'in kaba inşaat işlerinin yapılması ve mühendislik hizmeti verilmesiyle ilgili sözleşme imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşmeye uygun olarak üzerine aldığı edim- leri ifa ettiğini, bundan dolayı davalıdan ...-TL alacağının olduğunu, bunu ... tarihli faturaya bağlayarak takibe giriştiğini, davalının bu takibe yaptığı itirazın iptali ile tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı arasında imzalanan ... tarihli sözleşmenin 4. maddesi gereğince davalının üzerine aldığı işi ... tarihinde tamamlaması gerektiğini, 18. Maddesine göre davacı yüklenicinin işinin müvekkili şirket tarafından geçici olarak kabul edileceği tarihten itibaren 24 aylık bir garanti süresi ön görüldüğünü, bu sürenin sonunda kesin kabul yapılacağını, müvekkilinin bu sözleşmeye göre geçici kabulü ... tarihinde yaptığını, buna göre kesin kabul tarihinin ... tarihi olacağını, 19. Maddesine göre kesin kabulden 60 gün sonra yüklenici tarafından verilen teminat mektubunun iade edileceğini,
müvekkilinin ... tarihli sözleşme gereğince borçlarını ödediğini, ... tarihinde davalının düzenlediği ibraname ile müvekkilini ibra ettiğini, müvekkilinin ödemelerini banka ve çek vermek suretiyle gerçekleştirdiğini, davacının sözleşmeye aykırı olarak çalıştırdığı işçilerin sigorta primlerini ödememesi sebe- biyle müvekkilinin ödediği sigorta primlerinden dolayı teminattan mahsup etme hakkının doğduğunu, yine çalıştırdığı işçilerin yemek ve hizmet bedellerinin davacının alacağından mahsup edildiğini, müvekkilinin kendi defterlerine göre davacıya ...-TL borçlu gö- züktüğünü, ancak bunun davacıdan alınan teminata karşılık geldiğini,
... tarihinden 60 günlük süre dolduktan sonra ödeneceğini belirterek davanın reddine ve tazminata hükme- dilmesini talep etmiştir.
Davacı cevaba cevap dilekçesinde: Davalının dayandığı ... tarihli ibrana- menin müvekkili şirketi temsile yetkili bir kişi tarafından imzalanmadığı için geçersiz oldu- ğunu belirtmiştir.
Taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan sözleşme incelendiğinde davacının yükle- nici, davalının işveren olarak gösterildiği, davacının üzerine aldığı işi ... tarihinde bitirmesi gerektiği, yüklenicinin yaptığı işin bedelini aylık hak edişler halinde tahsil edebile- ceği, ödemelerden iş veren tarafından yapılan ödemeler sebebi ile kesinti yapıldıktan sonra 15 gün içinde ödeneceği, aylık hak ediş raporlarına göre düzenlenen fatura bedelinin %7,5'inin iş veren tarafından teminat olarak kesileceği, kesin kabul yapıldıktan sonra bu bedelin öde- neceği, geçici kabulün yapılmasından 10 gün içinde kesin hak ediş raporlarının düzenlenece- ği,
kesin hak edişten 60 gün sonra da ödemenin yapılacağı, geçici kabul tarihinden itibaren 24 aylık garanti süresi ön görüldüğü, bu garanti süresinin sonu itibariyle kesin kabulün yapıla- cağının belirtildiği görülmüştür.
Davalının dayanağı olan ... tarihli ibranamede "... tarihli kaba inşaat işine ilişkin bütün hak ve alacaklarımızı ve hak edişlerimizi tam ve gereği gibi iş veren ... Şti'den tahsil ettik .... Başkaca bir hak ve alacağımız kalmadı- ğından .... İbra ederiz" ifadelerinin geçtiği, yine davalının dayanağı olan ödemeye ilişkin tahsilat makbuzları, çek fotokopilerinin de dosya arasına sunulduğu görülmüştür. Mahkememizce davacı şirketin bu ibranamenin düzenlendiği ... tarihi itibariyle yetkilisinin tespiti için bağlı olduğu ticaret siciline müzekkere yazılmış, bu ibranameyi davacı şirket adına imzaladığı uyuşmazlık konusu olmayan ...' in davacı şirket yetkilisi olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, davalının cevap dilekçesindeki kabu- lü gözetilerek yapılan ödemeler, sözleşme hükümleri kapsamında davalının kendi defterlerine göre de davacıya ...-TL borçlu gözüktüğünün belirtilmesi karşısında bu miktarın taraflar arasındaki sözleşme kapsamında teminat olarak muhafazası gereken %7,5'luk hak ediş başına teminat kesintisi toplamını aşıp aşmadığı hususunda rapor alınmış, bilirkişi rapo- runda özetle; davacının düzenlediği hak edişlere göre toplam ...-TL alacak ortaya çıktığı, karşılığında ...-TL ödeme yapıldığı, davacının bakiye alacağının ...-TL olduğu,
aralarındaki sözleşmenin 12. Maddesi gereğince bunun %7,5'nin teminat olarak alınması halinde alınması gereken teminat miktarının ...-TL olduğu, davacının talep ettiği ...-TL'lik alacağı kesin kabulden sonra talep edebileceği belirtilmiştir.
İcra dosyası incelendiğinde: Davacı alacaklı tarafından ...-TL asıl alacak ve ...-TL işlemiş faiz için ... tarihinde genel haciz yoluyla davalı hakkında takibe girişildiği, davalının bu takibe asıl alacak, faiz ve fer'iler yönünden yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede: Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının yaptığı işlerin toplam bedeli ...-TL olup, bunun %7,5'ne gelen ve teminat süresi sonunda ödenmesi mümkün olan miktarın toplam ...-TL olduğu, davacının gerek takip konusu ettiği miktarın gerekse dava konusu ettiği miktarın bu miktarın altında kaldığı, davalının sözleşmenin ... tarihinde yapıldığı, geçici kabulüne ... tarihinde yapıldığı iddialarının itiraza uğramayarak kabul edildiği, kaldı ki, sözleşmenin yapıldığı ... tarihi ile takibin yapıldığı ... tarihi arasında 24 aylık garanti süresinin geçmediği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 12.4 maddesine göre davacının %7,5 oranında teminat alma hakkı kesin hak edişten itibaren 60 gün içinde tüm borcunu ödeme yetkisi olduğu, 18. Maddede de geçici kabulden itibaren 24 aylık garanti süresi gözetildiğinde takip tarihi itibariyle davacının teminat miktarını aşan dava konusu miktarda bir muaccel alacağı olmadığı anlaşıldığından bu durumun salt takip tarihi itibariyle değil dava tarihi itibariyle geçerli olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş,
davacı takip yapmakta haksız ve kötü niyetli bulunduğundan %20 oranında dava konusu miktar üzerinden tazminata hükmetmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (E-İmzalı) Hakim ... · (E-İmzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/98, K. 2019/481, 20 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama