KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2026
- Esas no
- 2023/429 Esas
- Karar no
- 2026/139
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/03/2019
Karar Metni
1.537 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde müvekkili ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari aracı ile seyir halindeyken sürücüsü davalı ..., ruhsat sahibi (işleteni) diğer davalı şirket olan ... plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, bu trafik kazasından sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı ...'ın Asli Kusurlu, müvekkilinin ise yine tali kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin öğrenci taşımacılığı işi yaptığını, söz konusu aracın kaza tarihinden ... tarihine kadar ... de tamir ve bakımda kaldığını,
bu nedenle aynı evsafta bir araç kiralayarak sözleşme gereği yüklendiği taşımacılık (öğrenci servisi) işini devam ettirdiğini, iki aylık kiralamaya ilişkin olarak ...-TL oto-kiralana şirketine kiralama bedeli ödendiğini, olay nedeniyle şoka girdiğini ve uzun bir süre olayın şokunu üstünden atamadığını, mesleğini neredeyse yapamaz konumuna geldiğini, müvekkilinin en çok sevdiği şey olan araç kullanmanın ve araç kullanmayı meslek edinmenin müvekkili için bir zulüme dönüştüğünü,
müvekkilin duyduğu acı elem ve kederin bahse konu olayda kusur oranları da dikkate alınarak bi nebze olsun manevi tazminatla birlikte dindirilmesi gerektiğini belirterek, oto kiralama şirketine ödediği ...-TL ile ...-TL Manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...
A.Ş. vekili cevabında; kaza mahalli açıkça belirtilmediğinden müvekkilinin adresi olan ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, huzurdaki davanın ticari bir işten kaynaklanmadığını, görevli mahkemenin Asliye hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin, olaydan ve belgelerden anlaşılacağı üzere araç kiralama işi ile uğraştığını, davaya konu aracın diğer davalıya uzun dönem kiralanmış olduğunu, müvekkilinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 3. Ve 85. Maddeleri gereğince bu davada taraf sıfatı olmadığını, davacıya bu konuda bilgi verildiğini, buna rağmen haklarında dava açılmasının iyiniyetli olmadığını, davanın aracın sigortacısı ...
A.Ş. (trafik ve kasko sigortası) ile kiracısı ...
A.Ş. (uzun dönem kiracısı) 'ne ihbarını istediklerini, kaza tespit tutanağındaki kusur oranlarına itiraz ettiklerini, onarım süresi belirli günleri aştığı zaman sigorta şirketlerinin ikame araç sağlamak zorunda olduklarını, bu yönteme başvurulmadan direk araç kiralamasının yol açtığı bir zarar var ise bu zararın davalılara yansıtılamayacağını, aracın serviste kaldığı iddia edilen sürenin çok uzun olduğunu, istenen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevabında; kazanın meydana gelmesinde davacının asli kusurlu olduğunu, bilirkişi incelemesi yapılmasını istediklerini, tazminat miktarının da kusura göre hesaplanmasını, tazminat için araç tamir süresinin uzun gösterilmiş olma ihtimali bulunduğunu, öte yandan, araç kira bedelinin ödenip ödemediğinin belli olmadığını, ödenmiş ise banka dekontlarının sunulması gerektiğini, manevi tazminat talebinin yersiz olduğunu, kazada davacının yaralanmadığını, mesleği şoförlük olan davacının küçük bir kaza sebebiyle, yaralanmadığı halde korktum, şoförlükten soğudum demesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkememizin .../... Esas, .../...
Karar sayılı kararında ''dosya tazminat hesabı için ... tarihinde bilirkişiye teslim edilmiş, tazminat bilirkişisi raporunu sunduktan sonra davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile kusur incelemesi için dosyanın trafik uzmanı bir bilirkişiye tevdiini istemiş, ... tarihli ... celsede ... nolu ara karar ile kendisine kesin süre verilmiş, duruşma zaptı ve yeni duruşma günü kendisine ... tarihinde tarihinde tebliğ edilmiş, sürelerin uzatıldığı ... tarihinden tarihinden itibaren bu güne kadar delil avansı yatırılmamıştır.
Böylece davacı kusur incelemesi delilinden vazgeçmiş sayılmıştır. Davacı, huzurdaki tazminat davasında davalının kusurunun bulunduğunu ispatlayamamıştır. Bu nedenle ispatlanamayan davanın reddine... gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, Antalya BAM ... Hukuk Dairesi'nin ... tarihli ve .../... Esas - .../...
Karar sayılı ilamında ''Mahkemece pandemi sürecinde hala duruşmaların dosya üzerinden ertelendiği, sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı bir dönemde, yalnızca acil işlerin yürütülmesi ve yeni duruşma günü verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, davacı vekiline bilirkişi masrafını yatırması için kesin süre verilmesi ve sonra da bu sürede masrafın yatırılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi haksız ve isabetsizdir.
Bu durumda mahkemece verilen kesin sürenin usulünce verildiğinden bahsedilemez. Davacı vekili bu itibarla istinafında haklıdır, başvurusunun kabulü gerekir.'' gerekçesiyle mahkememizin kararının kaldırıldığı ve yukarıdaki esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı vekilince arabuluculuk tutanağı, kaza tespit tutanağı, taşıma sözleşmesi, araç kirasına ilişkin fatura sureti, davalı ... ... vekilince sigorta poliçesi, uzun süreli kiralama sözleşmesi dosyaya sunulmuş olup, mahkememizce kaldırma kararı sonrası trafikçi bilirkişiden rapor alınmış, akabinde tarafların itirazları ve kazadaki kusur oranlarının rakamsal olarak netleştirilmesine yönelik ATK'dan kusur raporu alınmış, tanıklar dinlenmiş, araç mahrumiyet bedelinin tespitine yönelik kaldırma kararı öncesinde alınan rapor denetime elverişli görülmediğinden oto alım satım uzmanı bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Dava; trafik kazasından kaynaklı araç mahrumiyet bedeline ilişkin maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Trafikçi bilirkişinin mahkememize sunduğu ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı otomobil Sürücüsü ... iki yönlü trafiğin işlediği ...
Caddesi üzeri yolun sağında durakladıktan sonra sola dönüşe başlamadan arkasından sağ şerit üzerinden hızla servis aracının yaklaştığını dikkate almadan ilk geçiş hakkını vermeden dikkatsiz, tedbirsiz bir şekilde sola doğru dönüş yaparak servis aracının şeridini kapattığı esnada meydana gelen kazada 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 53/1-b, Madde-109/b-8, Madde 67/a ve Madde 84/f dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği, ... plakalı servis araç Sürücüsü ...'ın görüşe açık düz yol üzerinde aracının hızını teknik özelliğine göre görüş, yol,
durum ve icap ettiği şartlara göre uydurarak seyir halinde iken geçiş önceliğine sahip olsa da yolun solundan şeridine doğru dönüş yapmakta olan otomobilin görüşe açık olduğunu dikkate alarak kazayı önlemeyi yönelik hızını azalttıktan sonra fren ve direksiyon tedbirine geç kalarak aracının sağ ön tampon kısmıyla dönüş yapmakta olan otomobilin sol ön yan kısmından mevcut hızıyla çarpması neticesinde meydana gelen kazada 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde-52/1-b dikkat ve özeni göstermeyerek, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği belirtilmiş, tarafların kusur oranları rakamsal olarak belirtilmemiştir.
Mahkememizce ATK'dan rapor talep edilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin mahkememize sunduğu ... tarihli raporunda özetle; Davacı sürücü ...'ın %90 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın %10 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir.
Mahkememizce alınan raporlar arasında çelişki olmadığından ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu denetime elverişli görülmekle hükme esas alınmıştır.
Mahkememizin ... tarihli celsesinde davacı Asil ... beyanında; kaza sonrası pisikolojik olarak bir çöküş yaşadığını, ... gün servise çıkamadığ için yerine arkadaşının servise çıktığını, hava yastığı patladığı için herhangi bir yaralanması olmadığını, ancak servisteki çocuklardan yararlananların olduğunu beyan etmiştir. Mahkememizce aynı tarihli duruşmada daha önce alınan hesap raporu denetime elverişli görülmediğinden ek rapor alınmıştır.
Oto alım satım uzmanı bilirkişinin mahkememize sunduğu ... tarihli raporunda özetle; aracın makul onarım süresinin 25 gün olacağının bilirkişi tarafından belirtildiği, yapılan araştırma neticesinde, muadil bir aracın ... tarihinde ortalama günlük kiralama bedelinin kdv dahil ... TL olduğu, buna göre dava konusu araç için mahrumiyet bedelinin: 25 gün (onarım süresi) x ... TL (Günlük Araç Kiralama bedeli) x 0,90 (-Amortisman %10) = ... TL olduğu mütalaa edilmiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; tarafların kusur durumuna ilişkin alınan ve birbirini teyit eden ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ile araç mahrumiyet bedeline ilişkin denetime elverişli bilirkişi ek raporuna göre meydana gelen kazada davalı sürücü ...'ın %90 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ın ise %10 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın meydana gelen hasar nedeniyle 25 gün tamirde kalacağı ve bu süreçte kusur indirimi yapılmadan ... TL araç mahrumiyet zararının oluşacağı, mahkememizce hesaplanan tutardan davacının %10 kusuru düşüldüğünde davacının araç mahrumiyet zararının ... TL olduğu kanaatine varılarak bu talep yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ... ... şirketi davalının kullandığı aracı ... ... A.Ş'ye uzun süreli kiraya veren olduğundan dolayı işleten sıfatını kaybettiğinden bu şirkete karşı açılan davanın her iki talep yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Dosyaya sunulan belgelerden sonra davacı tarafça iradi taraf değişikliği yapılmadığından aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Manevi tazminat davası yönünden; davacının kendi beyanında da belirttiği üzere bedensel bütünlüğünün zedelenmesi veya ağır bir bedensel zarara uğramadığı, somut olayda kaza neticesinde sadece maddi hasar meydana geldiği anlaşıldığından, yasal koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (E-İmzalı) Hakim ... · (E-İmzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/429, K. 2026/139, 4 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama