KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2018
- Esas no
- 2017/695
- Karar no
- 2018/634
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 09/11/2017
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ...
İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasından müvekkili aleyhine 150.000,00.-TL'lik borçtan kefil sıfatıyla sorumlu olduğu gerekçesiyle takip başlatıldığını, usulen kesinleşen icra takibi nedeniyle müvekkili adına kayıtlı bulunan taşınmazların kıymet takdirlerinin yapıldığını, söz konusu icra dosyasında mevcut bulunan belgeler incelendiğinde, müvekkilinin davalı banka ile dava dışı ...Şirketi arasında ... ya da daha öncesi imzalana genel kredi sözleşmesine kefil olduğu iddiası ile hakkında icra takibi başlatıldığını, öncelikle banka tarafından tek taraflı olarak düzenlenen genel kredi sözleşmesinin,
kefalet sözleşmesi unsurlarını taşımadığından geçersiz olduğunu, aksi düşünülse dahi müvekkili açısından zaman aşımının olduğunu, genel kredi sözleşmesinin geçerli bir kefalet akdinin unsurlarını taşımadığı gibi, limit artırım belgelerinin de geçerli nitelikte olmadığını, ayrıca incelenen kayıtlardan müvekkiline atfen atıldığı anlaşılan imzaların müvekkilince hatırlanmadığını, müvekkili dava dışı şirket borçlusunda bulunan hisselerinin tamamını ... yılında devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını, bu hususun .../.../... tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanarak tescil ve ilan edildiğini belirterek sonuç olarak,
müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi neticesinde borçlu olmadığının tespit edilmesini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapması nedeniyle sorumlu tutulduğu borç miktarının % 20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili banka şubesine borçlu ...'nin imzalamış olduğu genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi uyarınca müvekkili bankanın ...şubesinden ticari kredi kullandığını, davacı kefil ...'in asıl alacağın 205.000,00.-TL'sine müşterek ve müteselsilen kefil olduğunu, kefalet rakamının sunulan sözleşmede görüleceği üzere 205.000,00.-TL olduğu, ancak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 150.000,00.-TL üzerinden takip başlatıldığını, kredinin geri ödenmesinde temerrüte düşülmesi üzerine, borçlulara noter kanalıyla ihtarnameler gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine davalı hakkında ...
İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, takip talebinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tüm borçluların sorumlu oldukları miktarların da belirtildiğini, davacı borçlunun kendisine gönderilen ödeme emirlerini tebellüğ ederek borca itiraz etmediklerini, davacının borca itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiğini ve davacının taşınmazlarına haciz konulduğunu, söz konusu taşınmazların kıymet takdirinin yapılması nedeniyle davacılar tarafından kıymet takdirine itiraz ve işbu menfi tespit davasının açıldığını belirterek sonuç olarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine,
davacının alacak miktarının % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraf vekillerinin feragat ve feragati kabul dilekçesi sundukları bu nedenle mahkememizce .../.../... tarihinde resen celse açılarak beyanları alınmış taraf vekilleri karşılıklı olarak davadan feragat ettiklerini ve yargılama gideri ya da vekalet ücreti talepleri olmadıklarını belirtmişlerdir.
Davadan feragat 6100 sayılı HMK’nun 307. Maddesinde davacının talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçmesi şeklinde tanımlanmış olup, HMK.'nun 311. maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı; 310. maddesinde ise, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davadan feragat edilebileceği hükümleri düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı vekili tarafından davadan feragat edildiği, davalı vekilinin de feragati kabul ettiği belirtilmiş olup, feragatin yargılamaya tek yönlü olarak son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması gözetilerek davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · ¸(e-imzalı) ¸(e-imzalı)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/695, K. 2018/634, 9 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama