KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Esas no
- 2023/722
- Karar no
- 2025/196
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/11/2023
Karar Metni
1.730 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ile ticari faaliyet içerisinde mal alım satım yaptığını, davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... ve .../... Esas sayılı dosyalarında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmesinde de anlaşmanın sağlanamadığını belirterek, davalının kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamını %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2019/şubat ayında başladığını, müvekkilinin ... TL borcu olduğunu, 2021 yılından borcu olmadığını, mükerrer takip yapıldığını belirterek, haksız davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; alacaklı ... tarafından, borçlu ... aleyhine cari hesaba (muavin defterine) dayalı olarak ...-TL asıl alacağın tahsili için girişilen ilamsız icra takibi olduğu, borçlunun ... tarihli itirazı üzerine takibin durdurulduğu, borçlunun itirazının alacaklı tarafa tebliğ edilmediği böylelikle, İİK'nun 67. Maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; alacaklı ... tarafından, borçlu ... aleyhine cari hesaba dayalı olarak ...-TL asıl alacağın tahsili için girişilen ilamsız icra takibi olduğu, borçlunun ... tarihli itirazı üzerine takibin durdurulduğu, borçlunun itirazının alacaklı tarafa tebliğ edilmediği böylelikle İİK'nun 67. Maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Öncelikle davalının yetki itirazının değerlendirilmesi gerekmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/10/2010 tarih ve 2010/15-407 Esas, 2010/501 Karar sayılı ilamı, "...yargılama usulünde, yetki itirazı ancak esasa cevap süresi içinde ileri sürülebilir. Cevap süresi kural olarak on gündür. Hâkim davalıya on günden fazla bir cevap süresi verebilir; bu halde, davalı yetki itirazını hâkimin vermiş olduğu bu (on günden fazla) cevap süresi içinde yapabilir..." şeklindedir.
Kesin yetki kuralının bulunmadığı davalarda, ilk itirazlardan olan yetki itirazının iki haftalık cevap süresi içinde bildirilmesi zorunlu olup, iki haftalık cevap süresi içinde, cevap için süre uzatım talebinde bulunulması ve Mahkemece cevap süresinin uzatılmasına karar verilmesi halinde ise; davalı tarafından uzamış cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi ile yapılan yetki itirazının süresinde olduğunun kabulü gerekmektedir.
Somut olayda, davalı vekilinin uzamış cevap süresi içerisinde yetki itirazında bulunduğu tespit edilmiştir. HMK'nın 6. Maddesi uyarınca Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir ve aynı kanunun 10. Maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer (alacaklının ikametgahı) mahkemesinde de açılabilir. Bu hükümler uyarınca somut olayda davacının yerleşim yeri ve sözleşmenin ifa edileceği yer itibariyle mahkememizin yetkili olduğu kanaatine varılmış, dosyanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
Mahkememizce davalının ticari defterlerinin incelenmesi için Sakarya Asliye Ticaret mahkemesine talimat yazılmış, bilirkişi ... tarihli raporunda özetle; " taraflar arasında ticari faaliyet mevcut olup, davalı şirket ticari faaliyetleri 2019-2020-2021-2022 hesap dönemlerine ait ticari defter kayıtların incelenmiştir. Yasal ticari defter kayıtları birbiri ile uyumlu ve açılış/kapanış tasdikleri usulüne uygun ve zamanında yaptırılmıştır. Delil olma özelliği taşıdığı kanaatindeyim.
Davalı ... yasal defter kayıtları ile dava dosyasında mevcut ... tarihli bilirkişi raporunda yer alan ... yasal ticari defter kayıtlarına göre ... TL uyumsuzluk olduğu ifade edilmişti. Bu bağlamda davalı şirket 2021 hesap dönem sonu alacak bakiyesi olan ... TL ile birbirini doğrulamadığı görülmüştür.
Ayrıca ... 2022 hesap dönemi yasal ticari defterlerinde davacı şirket adına toplam ... TL borç kaydı yapılmış ancak kayıtların banka dekontu, tahsilat'tediye makbuzu vb. ödeme belgesi ibraz edilememiştir. Bu bağlamda davalı şirket 2022 hesap dönemi yasal ticari defter kayıtlarına göre, söz konusu kayıtlardan sonra davalı şirket davacı şirkete ... TL borçlu durumda olduğu tespit edilmiştir.
Dava konusu fatura bedellerinin ödemeleri için davalı şirket tarafından sıralı borç senedi düzenlenmiş ve ödeme belgeleri yasal ticari defterlerinde kayıt altına alınmıştır.
Davalı ... Şti. 2021 hesap dönemi Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir kayıtlarına göre ... TL alacak bakiye ile kapatılmıştır. 2022 hesap dönemi yasal ticari defterlerini ise ... TL alacak bakiye ile kapatmıştır.
Dolayısıyla davalı ... Şti. davacı ...'ne 2021 hesap dönemi sonu itibariyle ... TL, 2022 hesap dönemi sunu itibariyle ise ... TL borçludur.
Ancak 2022 yılı içinde belgeye dayanmayan ... TL tutarındaki iki adet kaydın gerçeği yansıtıp yansıtmadığının tespiti için davalı tarafından yasal belge ibrazı gerektiği kanaatindeyim." şeklinde görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacının defterlerinin incelenmesi için bilirkişi görevlendirilmiş, bilirkişi ... tarihli raporunda özetle; " ... vergi kimlik numaralı Davacı / Alacaklı ... Şirketinin; Ticari defterlerinin, mevzuata göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı ve ticari defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu tespit edilmi: olup, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesinin mümkün durumda olduğu,
Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas numaralı dosya ile ... TL., .../... Esas numaralı dosya ile ... TL. olmak üzere toplam ... TL. ilamsız icra takibi bulunduğu, Davalı Vekilinin ... tarih ve ... sayılı dilekçesinde, müvekkilin ... TL. borcu olduğu başka bir borcun olmadığının bildirildiği, ayrıca dilekçe ekinde yer alan cari hesap ekstresinde ... Şti. Nin, ... Şirketi'ne ... TL. Borç kaydı bulunduğu, aradaki uyumsuzluğun beyanlar ve muavin kayıtları açısından ... TL. olduğu,
Alacaklı / Davacı ... Şirketinin (... / ...) ticari defterleri ile ... Şti. (... / ...) muavin defteri mukayese edildiğinde borç alacak uyumsuzluğunun ... TL. olduğu,
... TL. borç ile ilgili Borçlu / Davalı ... Şti. (... / ...)'nin aşağıda detayı sunulan muhasebe kayıtlarının, davacı / alacaklı'nın ticari defterleri ile uyumsuzluk halinde olduğu tespit edilmiş, davalı / borçlu'nun (...)'nin ticari defterlerinin bu kapsamda incelenmesi ve kayıtlar ile ilişkili kanıtlayıcı bilgi ve belgelerin de incelenmesi gerektiği, " Hususlarında görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davalı tarafından muhabere aracılığıyla ibraz edilen belgelerin ve raporların ayrı ayrı irdelenerek ve davalının defterlerinin inceleyen bilirkişi raporu da değerlendirilmek suretiyle ek rapor hazırlanması için dosyanın dosyamıza rapor sunan bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, bilirkişi ek raporunda özetle; "Davacının davalı hakkında Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı dosyası ile ... takip tarihli ... ve .../... Esas numaralı dosya ile ... takip tarihli ... TL olmak üzere toplam ... TL tutar üzerinden %9 kanuni faiz ile ilamsız icra takibi başlatıldığı,
Davacı şirketin ticari defterlerinin mevzuata göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı ve ticari defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu tespit edilmiş olup, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesinin mümkün durumda olduğunu,
Davalı şirketin ticari defterlerinin, mevzuata göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı ve ticari defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu tespit edilmiş olup, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesinin mümkün durumda olduğu,
Tarafların ticari defter kayıtları ve tevsik edici bilgi ve belgeler kapsamında davalı şirketin davacı şirkete ... TL borcunun bulunduğu," hususlarında bilgi verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık; cari hesap alacağından kaynaklı Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... ve Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyalarında davacının alacaklı olup olmadığının tespitine ilişkindir.
İcra dosyalarının içeriğinden de anlaşıldığı üzere davacı alacaklı icra takibini cari hesaba istinaden başlatmış, borçlunun vaki itirazı üzerine eldeki dava açılmış olup, itirazın iptali davaları niteliği itibari ile icra dosyasına ve bu dosyada sunulan takip dayanağı belgeler ile ödeme emrine sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın takip ve dava konusu yapılan cari hesapla sınırlı olarak değerlendirilip çözümlenmesi gerekir. (Yargıtay 19. H.D.'nin 21.06.2019 tarih, 2018/1391 Esas, 2019/3997 Karar)
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
MK 6. Maddesine göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olup işbu davada ispat yükü alacaklı olduğunu ispat eden davacıya aittir.
6100 sayılı HMK 222. maddesine göre, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup, bilirkişi raporu ile tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmaktadır. Davalı taraf cevap dilekçesinde karşı tarafa ...-TL; borçlu olduğunu kabul etmiştir. Davalının kabul beyanı ile bu miktar uyuşmazlık konusu olmaktan çıkmıştır. Davacı tarafından her iki icra dosyası ile toplamda ...-TL talep edilmiştir.
Her ne kadar tarafların ticari defteri usulüne uygun tutulmuş ise de; defter ve belgeler birbiri ile uyumlu değildir. Davacı defterlerinde ...-TL alacaklı olduğu kayıtlı olmasına rağmen davalı taraf defterlerinde alacağın bir kısmının ödendiğinin kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Davalı tarafça ödemeye ilişkin belge ve delil ibraz edilmediğinden, davalı tarafa yemin delili hatırlatılmıştır.
Davalı tarafın davacı tarafa yemin teklifinde bulunması üzerine mahkememizce davacı şirket yetkilisinin alınan yeminli beyanı ile davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı ve elden çek ile harici başka yollarla da ödemenin bulunmadığı hususlarında beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Böylelikle ödeme savunmasının ispatlanamadığı kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Takibe ve davaya konu alacak, ticari defterlerde kayıtlı olup, likit nitelikte olduğundan, davacı yararına icra inkar tazminatının koşulları mevcut olduğundan, icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/722, K. 2025/196, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama