KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2022
- Esas no
- 2020/118 Esas
- Karar no
- 2022/52
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
- Dava tarihi
- 28/09/2017
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 17/02/2022
Karar Metni
1.008 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkili şirketin temsil ve ilzama yetkilisi ...'nın öz hala oğlu ... olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirketin ticari iş yaptığı ...Elektrik San. ve Tic.
Ltd.Şti tarafından, müvekkili şirket ile aralarındaki ticari ilişki sonucu kesilen fatura karşılığında verilen çeki sahte imza atarak tahsil ettiklerini, davalı adına savcılık tarafından yasal işlem başlatılmış olsa da, kovuşturmanın yer olmadığına kararı verildiğini, akabinde davalı taraf adına Bakırköy .... İcra Dairesi ...
Esas sayılı icra dosyasından icra takibi başlatıldığını, karşı tarafın ise bu icra takibinde belirtilen borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, yapılan bu itirazın açıkça kötüniyetli olduğunu, hal böyle iken davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında özetle; davacının icra takibinde borç nedenleri arasında yer almayan ancak davada ileri sürdüğü "çek" delilini mahkemeye sunmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir ad altında borcu bulunmadığını, davacının alacak iddiasında çelişkiye düştüğünü, işbu davada ispat yükünün davacıda olup, ispat vasıtalarını kanunun emrettiği şekilde yaptığını, davacının taleplerinde açıkça haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin böyle bir borcu olmadığı gibi davacının sebebi belli olmayan bir intikam alma amacıyla hareket ettiğinin çok açık olduğunu, davacı ve davalının müvekkilinin akrabası olduğunu, davacının;
daha önce de davalı müvekkili hakkında dolandırıcılık isnadıyla şikayette bulunduğunu, icraya konu haksız tahsilatın gerçeği yansıtmadığını, haksız ve kötü niyet gözetilerek açılan davanın reddine, şartları gerçekleştiğinden davacı aleyhine %40 Kötüniyet tazminata ve tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Yargılama sırasında deliller toplanmış;Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından .... soruşturma sayılı dosyası celp edilmiş tetkikinde; müştekinin ..., şüphelinin ... olduğu, dolandırıcılık suçundan şüphelinin suçu işlediğini gösterir dava açmaya yeter kanıt ve emare bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası celp edilmiş tetkikinde; Alacaklının ... Elektrik Malzemeleri Tic. Ltd. Şti, borçlunun ... olduğu, haksız tahsilata dayalı 3.615,00 TL haksız tahsilat, 2.928,00 TL faiz olmak üzere toplam 6.543,00 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, borçlunun 20/07/2017 tarihi itibariyle borca, imzaya, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiği ve takibin durduğu görülmüştür.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE
Dava, haksız olarak davalı tarafından tahsil edildiği iddia edilen çek bedelinin tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü davacı üzerinde olup, taraf delilleri bu muvacehe ölçüsünde değerlendirilmiştir.
Uyuşmazlık konusu çek aslı 10 yıllık saklama süresinin dolmuş olması nedeniyle temin edilememiş olup, çek fotokopisi üzerinden yapılan inceleme ile çek bedelinin 3.6415,00 TL olduğu, lehtarı dosyamız davacısı olduğu, keşide tarihinin gün ay olarak 30.07. Olarak okunduğu fakat yılın okunamadığı, ilk cironun davacı tarafından yapıldığı, diğer cirantaların net bir şekilde okunamadığı görülmüştür.
Davacı esasında kendisine ait olan çekin davalı tarafından tahsil edildiğini ve bedelin kendisine ödenmediğini iddia etmektedir. Konuya ilişkin davacı tarafından yapılan suç duyurusu neticesinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca .... esas sayılı soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde, müştekinin ..., şüphelinin ... olduğu anlaşılmıştır. Dosya içerisindeki 06.10.2011 tarihli şüpheli ifadesinin incelenmesinde davalının söz konusu çekin kendisi tarafından alınarak tahsil edildiği, tahsil neticesinde parayı kendi hesabına geçirdiği, bir kısım alacağını aldıktan sonra bakiye bedeli davacıya verdiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Böyle bir durumda söz konusu çekin mahkeme dışında ikrar neticesinde davalı tarafından alınarak tahsil edildiği davalının kendi beyanları ile anlaşılmış olup, bu durumda davalının tahsil ettiği çek bedelini davacıya iade ettiğini ispat etmesi gerekmektedir.
Mahkeme dışı ikrar ile ispat yükü yer değiştirmiş olup, artık ispat yükü davalı üzerine geçmiştir. Bu aşamada usul ekonomisi gereği varlığı inkar edilmeyen çek ile alakalı artık sahtecilik incelemesi yapılmasına gerek görülmemiş, dosya kapsamında davalının tahsilini yaptığı çek ile alakalı ödemeleri kime yaptığına ve kendi alacağının da ne kadar olduğuna dair mahkememizde kanaat uyandırıcı delil dosyaya sunması gerekmekte olup buna ilişkin yeterli delil dosyaya sunamamıştır. Dolayısıyla davalının tahsil ettiği çek bedelini davacıya iade etmekle yükümlü olduğu, alacağın likit olduğu kanaatine varılarak dava hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Hüküm kısmında her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de dava değerinin 3.615,00 TL olduğu, mahkememizce davanın bu miktar üzerinden kabul edildiği, sehven hüküm kısmına fazlaya ilişkin talebin reddine ibaresinin geçtiği anlaşılmış, hüküm fıkrasının değiştirilmesi mümkün olmadığından bu hususa gerekçeli kararda değinilmekle yetinilmiş ve neticede aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/118, K. 2022/52, 17 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama