İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/252 K.2024/1084

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2020/252Karar2024/1084Tarih18 Kasım 2024Okuma11 dk · 2.216 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
18 Kasım 2024
Esas no
2020/252 Esas
Karar no
2024/1084
Dava
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
Dava tarihi
29/05/2019
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
17/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.216 kelime·11 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı davacı müvekkili firma eski çalışanı ......

30.03.2017 yılında müvekkili şirketten tazminatını da alarak ayrıldığını, müvekkili firmada çalıştığı süre içerisinde kademeli olarak önce müşteri ilişkileri, sipariş alma takibi ve teslimi departmanı ve şirketin tüm muhasebe işlemlerini (muhasebeci olarak), muhasebe kayıtları müşteri iletişim bilgilerinin bulunduğu departmanda tek kişi olarak çalıştığını, dolayısı ile şirketin en önemli departmanlarında yer aldığını, firmada üretim departmanında usla çalışanlar olan ...... 'da ayrıldığını,

sebepsiz olarak ayrılan çalışanların davalı yanın yakından tanıdığı yanına aldığı dava dışı ...... 'in girişimi ile davacı müvekkili firmadan ayrıldıklarını ve davalı yanın yanında (rakip firmada) çalışmaya başladıklarını müvekkili firmanın öğrendiğini, davalı yanın sektör içerisinde davacı müvekkili aleyhine haksız rekabet oluşturabilecek faliyetleri olduğunu haricen öğrendiğini, dava dışı ...... davacı müvekkilinin firmasında çalıştığı süre içerisinde bulunmuş olduğu departmanlarda,

edinmiş olduğu şirket sırlarını ve müşteri çevresini müvekkili firmadan ayrıldıktan sonra çalışmaya başlamış olduğu yani iş yeri olan davalı ..... plastik isimli firma ile paylaştığını ve iş kaybına doğrudan ticari zarara sebebiyet verdiğini belirterek Arz davanın kabulü ile , fazlaya dair tüm talep ve dava haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ile davacı müvekkil şirketin uğramış olduğu çöküntü nedeniyle 50.000 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte, yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız rekabetten kaynaklanan tazminat davası olarak açılan ve tarafına yalnızca dava dilekçesi gönderilen davaya ilişkin davacının iddialarını kabul etmediklerini, dava dilekçesinde haksız rekabete dayalı iddiaların somut delilden uzak hayali iddialar olduğunu, müvekkili şirket yıllardır sektöründe başarılı bir şirket olduğunu, Müvekkili .......'ın da basiretli bir tacir olarak ticaret hayatına devam ettiğini, davacının iddia ettiği üzere haksız bir rekabet söz konusu olmadığını, müvekkilinin Davacı şirketin müşterisini almak,

haksız rekabete konu olabilecek davranışlarda bulunmak gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilinin haksız rekabetten doğan bir kazancı bulunmadığını ve davacının haksız rekabet nedeni ile ticari zarara uğratmadığını, müvekkili ile herhangi bir ilgisi bulunmayan Müvekkiline yüklenebilecek herhangi bir vakıanın bulunmadığı davanın reddini, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce duruşma ara kararı ile Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davalının davacıya karşı fiillerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği, haksız rekabetin tespiti halinde davacının maddi zararının bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, mali müşavir ..... ve Nitelikli Hesaplamalar uzmanı ...... 'in raporunda özetle; Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun; davalı şirketin davacıya karşı

haksız rekabetinin olup olmadığı, haksız rekabetin tespiti halinde davacının

zararının bulunup bulunmadığı, buna bağlı olarak maddi ve manevi

tazminatın tahsili şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının itirazlarının

yerinde olup olmadığı hususunda toplandığı,

davacının 2018 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı,

2016, 2017, 2019 ve 2020 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin

bulunduğu,

davalı şirket ticari defterleri ile ilgili olarak; davalı şirketin Mahkemece belirlenen incelemeye katılmadığı ve yerinde inceleme talebi

bulunmadığından ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılamadığı,

davacı şirkete ait gelir tabloları incelendiğinde; dava dışı davalı çalışanı

...... ’in davacı şirketten 30.03.2017 tarihinde ayrıldığı ve davalı şirkette çalışmaya başladığı, davalı şirketin Maliye’ye 31.12.2016

tarihi itibariyle (+) 15.490,54 TL kar bildirdiği, 31.12.2017 tarihi itibariyle (+)

21.051,18 TL kar bildirdiği, 31.12.2018 tarihi itibariyle (+) 30.829,79 TL kar

bildirdiği, 31.12.2019 tarihi itibariyle (-) 388.752,79 TL zarar bildirdiği,

31.12.2020 tarihi itibariyle (-) 427.689,53 TL zarar bildirdiği,

Dava dilekçesindeki “dava dışı ...... davacı firmasında

çalıştığı süre içerisinde bulunmuş olduğu departmanlarda, edinmiş olduğu

şirket sırlarını ve müşteri çevresini müvekkil firmadan ayrıldıktan sonra

çalışmaya başlamış olduğu iş yeri olan davalı ..... Plastik isimli firma ile

paylaştığını, iş kaybına doğrudan ticari zarara sebebiyet verdiğini, tüm

şirket sırlarını paylaştığını, müvekkil şirketin müşteri portföyünü de yeni

başladığı ismi geçen firmaya götürdüğünü” beyanlara ilişkin olarak, davalı

şirket ticari defter ve belgeleri ibraz edilmediğinden davacı beyanlarına

ilişkin inceleme yapılamadığı,

davalı tarafından haksız rekabet eyleminde bulunulduğuna yönelik iddianın

ispata muhtaç olduğu, bu bakımdan davacının taleplerinin yerinde olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Bilirkişi Heyetinin ek raporunda özetle;

Davalı BA-BS formlarındaki müşteriler ile davacı müşteri portföyünün

benzeşmediği, bu itibarla davacının davalı aleyhindeki haksız

rekabet iddialarının davacının ispatına muhtaç olduğu,

bu itibarla kök rapordaki görüş ve kanaatimizde bir değişiklik

oluşmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Bilirkişi heyetinin 2. Ek raporunda özetle; değerlendirmeler neticesinde;

Davacının kâr mahrumiyetinin hesaplanabilmesi için dava konusu edimin

gerçekleştiği dönem itibariyle mali tablolarında kârında azalmanın tespit

edilmesi veyahut davacı yanın müşteri portföyünde bulunan müşterilere

davalı tarafından yapılan satışların tespit edilmesi gerektiği, davacı yanın dava konusu edimin gerçekleşmesi(30.03.2017) akabinde 2

yıl boyunca dönem net kârında azalış meydana gelmediği 2019 yılı

itibariyle davacı şirketin -388.752,79 TL zarar bildirdiği 2020 yılı itibariyle

ise -427.689,53 TL zarar bildirdiği kök raporda tespit edildiği, mezkur

zararların davacı yanın Net Satışlarındaki düşüşten kaynaklanmadığı 2019

yılı itibariyle artan Satış Maliyetleri ve Genel Yönetim Giderlerindeki

artışlardan kaynaklandığı,

Mahkemenin davalı yanın davacı müşteri portföyünde bulunan

müşterilerinden ..... Mutfak Ürün. San. ve Ltd. Şti.’ne

2019 yılında 1 adet fatura karşılığı 5.137,00 TL tutarında yapmış olduğu

satışın davacı yanın kâr mahrumiyetine neden olduğu yönünde kanaate

varması halinde davacı yanın mezkur satıştan elde etmesi muhtemel kâr

160,79 TL olarak hesap edildiği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Mahkememizce duruşma ara kararı ile Dava dosyamızın bilirkişi heyetine tekrar tevdi edilerek; davalının incelemeye esas olacak şekilde defter sunmaması nedeniyle bilirkişi 2. Ek raporunda belirtilen 2019 ve 2020 yılına ait zararlara sebebiyet verildiği düşünülen artan satış maliyetlerinin ve genel yönetim giderlerinin ne kadar olduğunun tespitinin yapılmasının istenilmesine, bu tespitten sonra davacının bunlar haricinde bir zararı var ise toplam zararlarının ne kadar olduğu konusunda tespit yapılmasının istenilmesine karar verilmiş olmakla, bilirkişi heyetinin 21/02/2024 tarihli ek raporunda özetle; değerlendirmeler neticesinde;

Kök ve önceki ek raporlarda da belirtildiği üzere, davacı yanın 2016

yılında 15.490,54 TL, 2017 yılında 21.051,18 TL, 2018 yılında 30.829,79

TL olmak üzere kâr etmiş olduğu ancak 2019 yılında önceki yılların

aksine -388.752,79 TL zarar, 2020 yılında da -427.689,53 TL zarar etmiş

olduğu, mezkur zararların temel kaynağının Satış Maliyetleri ve Genel

Yönetim Giderlerindeki artış olduğu anlaşılmakla birlikte Finansman

Giderlerinde de belirli bir oranda artış olduğu,

Mezkur maliyet ve gider kalemlerindeki artışın nedeni salt mali

tabloların incelenmesi ile tespit edilemeyeceğinden, maliyetlerin

artışında davalı yanın haksız rekabete yol açan eylemlerinin etkisi olup

olmadığı hususunda takdirin mahkemede olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ

Dava, rekabet yasağına aykırı davranıldığı iddiasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nun 54. maddesinde belirtildiği üzere, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Kanunda dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar başlığı altında haksız rekabet hallerinin örnek mahiyetinde belirtilmiştir.

Haksız rekabetin varlığı halinde haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin men’ini talep edebileceği gibi kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini ve 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine maddi tazminat olarak hakim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir.

Maddi tazminat talebinin kabul edilebilmesi için öncelikle davacının istediği zararı kanıtlaması gerekir. Asıl olan, davalının haksız rekabeti ile davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesidir. Haksız rekabette davacının maddi tazminat istemine konu ettiği zararı, davalının elde ettiği kar miktarı olmayıp, davalının haksız rekabeti nedeniyle davacının elde etmekten mahrum kaldığı kar miktarıdır.

Bu zarar, kural olarak tarafların ticari defterleri ve diğer kanıtlarıyla beraber bilirkişi incelemesiyle tespit edilir. Bu şekilde bir tespit yapılamaz veya davacının kazanç kaybına uğramadığı anlaşılsa bile haksız rekabetin varlığında hakim TTK'nın 56-e maddesine göre uygun miktarda bir tazminatı belirler.

Maddi tazminat hesaplanırken salt dava konusu iş ve haksız rekabet yarattığı iddia olunan eylem nedeniyle davalıların elde etmesi mümkün görülen menfaatin hesaplanması gerekir. Davacının zararının, elde etmekten mahrum kaldığı kâr miktarı olduğu gözetilerek bir hesaplama yapılmalıdır. Davacının elde etmekten mahrum kaldığı gelir miktarının esas alınması doğru değildir.

Zira gelir kaleminin içinde davacının işletmesel maliyetleri de yer almakta olup, kar ise elde edilen gelirden maliyet kalemlerinin düşülmesi sonucu elde edilen sonuçtur. (Yargıtay 11. HD'nin 24/11/2016 tarih ve 2016/7139 E.-2016/9125 K., 16.06.2022 tarih ve 2020/8130 E.-2022/4956 sayılı ilamı) Yine, haksız fiil niteliğinde olan haksız rekabet davalarında tazminatın dava tarihi itibariyle belirlenip hüküm altına alınması gerekir.

Haksız rekabetin davadan sonra da devam ettiği gerekçesi ile zarara uğranıldığı yönündeki talep, ayrı bir davanın konusu olup, derdest davada dava tarihinden sonraki zararın belirlenip hüküm altına alınması isabetli olmayacaktır.

(Yargıtay 11.HD'nin 06/04/2022 tarih ve 2021/566 E. - 2022/2878 K sayılı ilamı) Haksız rekabet eylemlerinin varlığı halinde meydana gelen zararlar çoğunlukla ekonomik geleceğin sarılsılması nedeniyle uğranılan zararlar olduğundan işin niteliği gereği zararın hemen eylemin akabinde gerçekleşmesi gerekmez.

Haksız rekabetin varlığı kabul edilmesi halinde uygun bir maddi tazminata ve şartları varsa manevi tazminata karar verilmesi gerekir.(Yargıtay 11.HD'nin 19.08.2018 tarih ve 2016/14307 E. - 2018/5469 Karar sayılı ilamı)

Haksız rekabeti düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 54/2 maddesi "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde haksız rekabeti tanımlamış, TTK m.55 ise dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar başlığı altında haksız rekabet hallerinin başlıcaları sayılmıştır.

TTK m.55/1,( b)'da, sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek: özellikle 1- müşterileri kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onların başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek, başlıca haksız rekabet hali olarak düzenlenmiştir.

Aynı yasanın 56. maddesi ise "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,

e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların bulunması halinde manevi tazminata verilmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.

Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. " düzenlemesini içermektedir.

Haksız rekabet varlığı için rekabet ilişkisi, yarar sağlama, kusur ve zarar gerekli olmamakla birlikte tazminat davaları bakımından davalının kusuru aranmaktadır. Diğer dava türleri için ise kusur aranmaz. Yine Tespit, men ve eski hale iade davaları bakımından zararın varlığı dava şartı değildir. Zararın varlığı sadece tazminat davaları bakımından rol oynar (TK 56/1-d).

Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Haksız fiillerde ispat yüküyle ilgili özel düzenleme getiren Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi gereği zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.

Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı şirketin eski çalışanı ...... 'in davalı şirkette çalışmaya başladığı, yine davacı şirketin çalışanları olan ...... 'ın davacı şirketten ayrılıp, davalı yanda çalışmaya başladıkları, davacının şirket sırları ve müşteri çevresinin davalı şirket ile paylaşılarak haksız rekabet edildiği iddiası ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulduğu, davacı şirkete ait gelir tablolarının incelenmesinde, dava dışı davalı çalışanı ....... ’in davacı şirketten 30/03/2017 tarihinde ayrıldığı ve davalı şirkette çalışmaya başladığı 31/12/2016

tarih itibariyle 15.490,54 TL kar bildirdiği, 31/12/2017 tarihi itibariyle 21.051,18 TL kar bildirdiği, 31/12/2018 tarihi itibariyle 30.829,79 TL kar bildirdiği, 31/12/2019 tarihi itibariyle 388.752,79 TL zarar bildirdiği, 31/12/2020 tarihi itibariyle 427.689,53 TL zarar bildirdiği,

söz konusu zararların temel kaynağının satış maliyetleri ve genel yönetim giderlerindeki artış olduğu, finansman giderlerinde de belirli bir oranda artış olduğu,

dava dışı eski çalışanların kendileri ya da üçüncü kişi yararına davacıdan edindikleri bilgi ve sırları kullandıkları, davacı müşterileri ile iş ilişkileri kurarak dürüstlük kuralına aykırı davranışta bulunduklarının ispatlanamadığı, böylece dosya kapsamında davalı yanın fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin davacı yanca ispatlanamadığı ve davacı yanın davalı fiillerinden doğan maddi veya manevi zararının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak; davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının davasının REDDİNE,

2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 870,96-TL peşin harcın mahsubu ile artan 443,36-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,

3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin; davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

5-Davalı tarafça yapılan 108,45-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,

6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı tarafa VERİLMESİNE,

7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE,

8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2024

Katip ...... · ¸e-imza · Hakim ..... · ¸e-imza

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/252, K. 2024/1084, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Yargılamanın Özeti
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/252
Karar No
2024/1084
Tarih
18 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/254 K.2024/708
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/268 K.2024/716
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/268 K.2024/809
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/274 K.2024/1178
  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/279 K.2024/1003
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/283 K.2024/822

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.