KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2021
- Esas no
- 2020/671 Esas
- Karar no
- 2021/1248
- Dava
- İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)
- Dava tarihi
- 09/10/2020
Karar Metni
1.209 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı müflis şirketten 05.12.2019 tarihi itibariyle cari hesaptan kaynaklı 80.620,08 TL asıl alacağı bulunduğunu, iflas masasına yapılan başvurunun reddedildiği, söz konusu alacaklarının sıra cetveline kaydının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müflis şirketin 05.12.2019 tarihinde iflas ettiğini, bu durumun iflas müdürlüğünce usulüne uygun olarak ilan edildiğini, davacı tarafından iflas masasına alacak kayıt talebinde bulunulduğunu, ... kayrt numarası ile sira cetveline kayıt edildiğini, müflis şirket yetkililerinin beyan vermediğini, talep edilen alacağı kanıtlar nitelikte hiçbir belge ibraz edilmediğinden, yargı denetimini gerektirir nitelikteki 80,620,08 TL nin reddine karar verildiğini ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkememizin 29/06/2021 tarihli duruşmasında; Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının dava takibi tarihi itibariyle asıl alacak yönünden alacaklı olup olmadığı, alacağının varlığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 06/04/2021 havale tarihli raporda.
Davacı şirketin kendi ticari defter ve kayıtlarına göre müflis şirketin iflas tarihi olan 05.12.2019 tarihi itibarı ile davalı şirkete 13.526,24 TL borçlu okduğu, cari hesapta kayıtir olan ...bank .... nolu 31.12.2018 tarihli 30.000,00 TL tutarlı çekin karşılıksız olmasından bahisle davacı Şirketin çek tutarı kadar 30.000,00 TL alacaklı olduğu, 22.05.2019 tarihinde banka tarafından 1.600,00 TL taahhüt tutarının ödendiği, bu durumda 13.526,24 TL- 30,000,00 TL + 1.600,00 TL =14,873,76 TL davalı şirketten alacaklı olacağının hesaplandığı,
Davacı şirket tarafından alacak talebine konu yapılan ... bankasına ait 31.08.2018 tarihli ... hesap nolu .... nolu 50.000,00 TL tutarlı çekin önyüz fotokopisi ibraz edilmiş olmakla söz konusu çekin davalı müflis şirket ...
İç ve Dış Pazarlama A.Ş. adıma ait olduğu anlaşılmakla, davacı şirket tarafından dava dışı şirketin cari hesabına kayıt edilmiş olmasının hukuki Değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olduğu, bu çek bedelinin ödenip ödenmediği yönünde ilgili bankadan Müzekkere cevabırım dosyada mübrez olmadığı, bu nedenle bu çek bedeli kadar alacaklı olup olmadığı ve hesaplanan 14.873,76 TL tutara dahil edilip edilmemesi yönünde somut bir değerlendirme yapılamadığı, Davalı şirket tkari defterlerini iflas dairesine ibraz etmediği için inceleme ve cari hesap karşılaştırılması yapılamadığı belirtilmiştir.
Mahkememizin 29/06/2021 tarihli duruşmasında davacının itirazlarının irdelendiği şekilde bilirkişiden ek rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 11/10/2021 havale tarihli ek raporda.
Davacı şirket tarafından alacak talebine konu yapılan ... bankasına ait 31.08.2018 tarihli .... hesap nolu ... çek nolu 50.000,00 TL tutarlı çekin karşılıksız olduğunun dosyaya ibraz edilen fotokopilerden ve ... bankası müzekkere cevabından anlaşıklığı ve bu tutarında hesaplamaya dahil edilmesi halinde 14.873,76TL +50.000,00 TL= 64.873,76 TL davalı müflis şirketten alacaklı olduğu, Davacı şirketin cari hesap kayıtlarında bulunan faturalar ve tahsilatların da nazar alınarak söz konusu 2 çeke ilişkin (30.000,00 TL+ 50.000,00 TL= 80.000,00 TL toplam çek tutarı) bakiye alacağın hesaplaması neticesi.
64.873,76 TL bakiye tutar kadar davacı şirketin davalı müflis şirketten alacaklı olduğu 64.873,76 TL bakiye alacağın Kayıt kabulüne karar verilmesi takdirinin mahkememize ait olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili 21.12.2021 tarihli celsede, rapora bir itirazlarının olmadığını beyan etmişlerdir.
DELİLLER VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava; İİK'nun 235. maddesi uyarınca davacı alacağının iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının kayıt kabul talebine konu alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Alacağın esas ve miktarına yönelik istem bulunduğundan mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki dava İİK. 235 ve devamından kaynaklanan, kabul edilmeyen alacağın iflas masasına kaydını amaçlayan ve uygulamada kayıt kabul davası olarak nitelendirilen bir davadır.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur.
Davacı tarafın Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasına 80.620,08 TL asıl alacağının masaya kabulü için iflas müdürlüğüne başvurulduğu, iflas masasının 80.620,08 TL' nin yargılamayı gerektirmesi sebebiyle reddine karar verildiği görülmüştür. Süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Davacının incelemeye konu ticari defterlerinin yasal şartları taşıdığı ve davacı lehine delil niteliğinin olduğu dosya kapsamı içeriğinden anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı fatura ve defter kayıtlardan anlaşılmaktadır.
Davacı tarafın - davalı taarfın ticari kayıtlarının incelenmesi neticesinde:
- Alacak talebine konu yapılan ... bankasına ait 31.08.2018 tarihli ... hesap nolu .... çek nolu 50.000,00 TL tutarlı çekin karşılıksız olduğunun dosyaya ibraz edilen fotokopilerden ve halk bankası müzekkere cevabından anlaşıldığı ve bu tutarın da hesaplamaya dahil edilmesi halinde 14.873,76TL +50.000,00 TL= 64.873,76 TL davalı müflis şirketten alacaklı olduğu; davacı şirketin cari hesap kayıtlarında bulunan faturalar ve tahsilatların da nazar alınarak söz konusu 2 çeke ilişkin (30.000,00 TL+ 50.000,00 TL= 80.000,00 TL toplam çek tutarı) bakiye alacağın hesaplaması neticesi; 64.873,76 TL bakiye tutar kadar davacı şirketin davalı müflis şirketten alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın, bu miktara yönelik bilirkişi raporuna da itiraz etmediği görülmüştür.
Davalının bu ispatı ortadan kaldıracak herhangi bir yazılı delil sunmadığı da görülerek, açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Katip .... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/671, K. 2021/1248, 21 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama