İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1046 K.2024/899

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/1046Karar2024/899Tarih9 Ekim 2024Okuma10 dk · 2.072 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
9 Ekim 2024
Esas no
2023/1046 Esas
Karar no
2024/899
Dava
Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
Dava tarihi
30/10/2023
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
18/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.072 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette 2006 yılından bu zamana kadar hissedar olduğunu, söz konusu şirketin şirketin büyük hissedarı olan ... tarafından fiili olarak kurulduğunu ve işletildiğini, şirket açılışı için önceki düzenlemede en az 2 kişi gerektiğinden kardeşlerinin de ...'e hissedar olduklarını, daha sonra kardeşlerden ....'in 20 Temmuz .... tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ilanı ile hissesini ...'e devrettiğini, bu aşamadan sonra müvekkilinin(%24), ...'in(%76) hissedar olarak kaldıklarını,

şirket müdürlüğünü yürüten ... tarafından müvekkilinin anlam veremediği işlemler neticesinde şirketi vergi dairesine borçlandıracak işlemler yapıldığını ve neticesinde hiç bir bilgi ve kar payı alamayan müvekkilinin ayrıca vergi dairesine borçlandığını, ...'in devletin sunmuş olduğu yapılandırma avantajından yararlanıp söz konusu vergi borçlarını ödediğini, şirketin 28.11.2007 tarihinde tasfiyeye girdiğinin tescillendiğini, tasfiye memuru olarak da ... Mah. ... Cad. ... Sok.

No:44 D:2 Avcılar/İstanbul adresinde bulunan ...'ın görev aldığını, devam eden süreç içerisinde ...'in 25.05.2016 tarihinde vefat ettiğini, şirket ve şahsi borçları sebebiyle ...'in mirasçılarının mirası reddettiklerini, şirketin tek hissedarı olarak müvekkilinin kaldığını, şirket işlemleri ve borçlandırmaları sebebiyle müvekkili ile ortağı ve abisi olan ... arasında vefat edene kadar sürekli kavgalar olduğunu, birbirleri ile husumetleri de bulunduğunu, kendisi ile hiç bir bilgi paylaşılmadığını ve abisinin basiretsiz ve uygun olmayan işlemleri sonucu borç ödemek zorunda kaldığını,

müvekkilinin tasfiye memuru ile de görüşmeye çalıştığını fakat, adresine gittiğinde kendisine ulaşamadığını, bu şirketteki ortaklığının ticari işlerini engellediğini ve kazanç kaybına neden olduğunu, etrafta alacaklı olduğunu iddia eden kişilerin müvekkilini tehdit ettiğini, davalı şirketin zamanında faaliyet konusundan uzaklaştığını, sürekli zarar ettiğini, malvarlığının israf edildiğini, hakkında icra takipleri açıldığını, bu durumun müvekkilinin aile birliğini tehdit eder konuma geldiğini, ayrıca limited şirketin faaliyetinin tamamen durduğunu ve tasfiye haline düştüğünü,

tasfiye halinde olan bir şirketin sahibi görünmenin müvekkilinin ticari itibarını ve onurunu zedelediğini, limited şirketin ortaklık mevcudu kalmadığını, şirket otaklığından ayrılmak isteyen müvekkilinin tasfiye memuruna bir türlü ulaşamadığını, bunca zamandır da tasfiye işlemlerinin sonuçlanmadığını, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini ve sürekli güvensizlik ortamı oluştuğunu, diğer ortağın kendi kusurundan kaynaklı şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlık meydana geldiğini, şirketin devamlı olarak zarar ettiğini ve kar sağlayamadığını,

şirket yönetiminde yolsuzluklar yapıldığı kanaatinin güçlendiğini, şirket müdürü olan diğer ortağın şirketi iyi idare edemediğini, bu aşamadan sonra da vefat ettiği için ve mirasçısı da bulunmadığı için dava açmaktan başka çare kalmadığını iddia ederek; öncelikle Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilinin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket tasfiye memuru ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin söz konusu şirkete 27.11.2007 tarihinde tasfiye memuru olarak atandığını, 24.12.2007 tarihinde 3.ilan yapılmış olmasına rağmen söz konusu şirketin tasfiye sonunun muhtemel yaşanan aksaklıklar nedeni ile gerçekleştirilemediği kanaatinde olduklarını, keza müvekkilinin söz konusu şirket yetkilileri ile daha sonrasında görüşemediğini, başka bir işte sigortalı olarak çalışmaya başladığını, akabinde ise sağlık problemleri ile savaştığını ve 2023 tarihinde de böbrek nakli ameliyatı gerçekleştirdiğini, müvekkilinin halen daha 4A kapsamında sigortalı olarak çalıştığını,

müvekkilinin işverenine karşı bağımlılık yükümlülüğü gereği çalışması nedeni ile tasfiye memurluluğuna devam etmesinin gerek işverenin haklı nedeni ile iş sözleşmesini feshetmesi gerekse sağlık problemleri gerekse de bağımlı ve süreklilik isteyen bir işte tasfiye memurundan beklenen yükümlülükleri yerine getiremeyeceğinden resen tasfiye memuru seçilmesini talep etme zarureti doğduğunu, ayrıca müvekkili söz konusu davada davalı olarak belirtilmiş ise de, müvekkili bahse konu şirketin ne ortağı ne de kanuni temsilci sıfatına haiz olmadığı için husumet itirazında bulunduklarını belirterek;

müvekkilinin 4A kapsamında bağımlı çalıştığı işveren tarafından haklı nedenle iş sözleşmesinin feshedilmemesi ve tasfiye memuru seçilmesi halinde tasfiye memurundan beklenen yükümlülükleri yerine getiremeyeceğinden, tasfiye memuru olarak müvekkili devam edemeyeceğinden göreve son şirket ortağı veyahut müdürünün getirilmesine karar verilmesini, müvekkili yönünden davanın reddine ve vekalet ücreti ile yargılama giderinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, TTK'nın 638/2. maddesi gereğince haklı nedenlerle limited şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi istemine ilişkindir.

Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.

Uyuşmazlığın; Davacı ortağın davalı limited şirket ortaklığından haklı sebep ile çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.

İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.

Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davalı şirketin vergi borcu olup olmadığının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş; cevabi yazı dosyaya kazandırılmış, incelenmesinde ilgili şirketin 4.941.786,25-TL borcunun olduğu hususunun bildirildiği görülmüştür.

Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezine müzekkere yazılarak; davalı şirketin SGK prim borcu olup olmadığının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş; cevabi yazı ve ekleri dosyaya kazandırılmış, incelenmesinde davalı şirketin herhangi bir prim borcu bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.

Davacı vekili tarafından bildirilen tanıklar mahkememizce bizzat dinlenilmiştir.

Mahkememizce dinlenen davacı tanığı .... beyanında, " ... ile 2001 ve 2007 tarihleri arasında ... isimli şirkette birlikte çalıştık, ... ile konuştuğumuzda abisinin bir aile şirketi kurduğundan bahsederdi, bu şirkete ....'i de ortak yapmıştı diye biliyorum, .... 2007 tarihinde işten ayrılıp askere gitmişti döndüğünde de kendi işini kurdu, kömür işi yapıyordu. Ben arkadaşı olduğum için ...'in abisinin kurduğu şirket ortaklığından çıkmak istediğini biliyorum zaten orayla bir ilgisi yoktu hatta abisinin ona küs vefat ettiğini biliyorum bu nedenle ailesi ile de arası açıldı. ... sürekli şirketten ayrılmak istediğini ayrılamadığını bize anlatıyordu benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir " demiştir.

Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... beyanında, " 2003 yılında ... A.Ş. Firmasında işe başladım davacı da orada çalışıyordu, 2007 yılına kadar beraber çalıştık. Ben bu tarihten sonra da .... A.Ş.'de devam ettim davacı kendi işini kurdu, karbon grafit işi yani kömür işi yapıyordu.

Arkadaşlığımız sonrasında da devam etti, birlikte çalıştığımız dönemde davacının abisi kurduğu şirketin davacıyı da ortak etti, davacı bu hususta ailesinden baskı gördü arkadaşı olarak ve birlikte çalıştığımız için ben bu durumlara şahitlik ettim, çalıştığımız dönem boyunca davacı aktif olarak sigortalı çalıştığımız işte devam etti birlikte mesai yaptık bu süreçte kurulan şirketle hiçbir ilgi ve alakası olmadı hatta kendisi de sürekli serzenişte bulunuyordu.

Ailesine sürekli söylüyordu hatta abisi ile bu konuda tartıştıklarını ve abisinin kendisine küs olarak vefat ettiğini biliyorum. Ben davacının bu şirketin vergi ve diğer borçlarını ödediğine şahit oldum hiçbir zaman o şirketten kazanç sağladığına şahit olmadım. O dönem tek kişi limited şirket kuramadığından ve aile içerisinde güvenilir kişi olarak davacı bulunduğundan onu ortak ettiler diye biliyorum.

Davacı bu şirketin borçlarından ödemelerinden bıkmış vaziyetteydi, ben davacının abisini de ailesini de bizzat tanıyorum, abisinin çok da doğru işler yapmadığını duyuyorduk, benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir " demiştir.

Çatalca Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde; davacıların ..., ... ve .... olduğu, Mahkemenin 07/10/2016 tarih ve .... Sayılı Kararı ile davacıların müteveffa ...'in mirasını kayıtsız şartsız reddettiklerinin tespitine karar verildiği, kararın 26/12/2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

Mahkememiz dosyası, tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamındaki belgeler, davalı şirketin ticari defter kayıt ve belgeleriyle dosya kapsamı üzerinde; davacı ortağın davalı limited şirket ortaklığından haklı sebep ile çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı, ortaklıktan çıkma şartlarının oluşması halinde esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesi alacağı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı hususlarının tespiti hususlarında rapor düzenlenmek üzere ortaklıklar konusunda uzman Prof. Dr. ..., SMMM ... ile finans uzmanı Prof. Dr...'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 31/08/2024 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;

31/08/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...

Dosya münderecatı dilekçe, duruşma tutanakları ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; dava dosyasına ilişkin mali inceleme ve değerlendirmelerin yapılması amacıyla davalı tasfiye halindeki şirketin tasfiye memuru ...’ın vekili Av. ...’den ticari defterler ile mali bilgi ve belgelerin istendiği, talep edilen bilgi ve belgelerin talep tarihinden itibaren yaklaşık 80 gün geçmesine rağmen heyetimize herhangi bir bilgi ve belgenin gönderilmediği, davacının tasfiye halindeki şirketin % 24 oranında pay sahibi olduğu,

davalı tasfiye halindeki şirkette tasfiye memuru ...’ın temsil ve ilzama yetkili olduğu, dava dosyasında bulunan Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünün ....11.2023 tarihli yazısına göre davalı tasfiye halindeki şirketin sigorta prim borcunun bulunmadığı, Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğünün 20.11.2023 tarihli yazısına göre davalı tasfiye halindeki şirketin 4.941.786,25 TL borcunun olduğu,

davacı tarafından Büyükçekmece Vergi Dairesine sunulan 22.05.2023 tarihli dilekçe ile davalı tasfiye halindeki şirketin tahakkuk etmiş vergi borçlarının hissesine (%24) düşen oranlarda 7440 sayılı kanunun 2. Maddesi gereğince peşin olarak yapılandırılmasını talep ettiği, davacı adına kayıtlı kart üzerinden 6301-7440 2. MADDE vergi türünde 88.104,55 TL tutarında ödeme tarihi 22.05.2023 olan internet vergi dairesi ödeme alındısının bulunduğu, dava dosyasında davalı tasfiye halindeki şirkete ait herhangi bir bilanço, gelir tablosu ve mizan kayıtlarının bulunmadığı,

davalı tasfiye halindeki şirketin tasfiye memuru vekilinden 30.05.2024 tarihinde davalı tasfiye halinde ....

Otomotiv şirketinin tasfiye sürecindeki son detay mizanı, bilanço ve gelir tablosu istenilmesine rağmen işbu rapor tarihi itibariyle heyete herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, netice itibariyle, davalı tasfiye halindeki şirketin toplam varlıkları ile toplam borçları tespit edilemediğinden esas sermaye payının gerçek değerinin de tespit edilemediği ve ayrılma akçesi alacağının da hesaplanamadığı, bununla birlikte şirketin 15 yılı aşan süredir gayri faal ve tasfiye halinde bulunması, şirketin borçları sebebiyle şirketin büyük ortağının mirasçılarının mirası reddetmiş olması,

kamu borçlarının şirketten tahsilinin mümkün olmaması sebebiyle davacı ortağın ödeme yapmış olması hususları gözetildiğinde esasen şirketin borca batık olabileceği, dolayısıyla davacı için bir ayrılma akçesinin çıkmamasının kuvvetle muhtemel olduğu, davacının şirketten çıkması için haklı sebeplerin oluştuğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.

6102 sayılı TTK’nin 638/2. maddesi; “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir '' hükmünü haizdir. Anılan düzenleme ile ortağa haklı sebeplerin varlığı halinde çıkma davası açabilme olanağı tanınmıştır. Ancak “haklı sebeplerin” nelerden ibaret olduğuna değinilmemiştir. Davacının dava dilekçesinde şirketten çıkmak için ileri sürdüğü iddialar özellikle şirketin kötü yönetilmesine, organ boşluğuna ve bundan kaynaklanan olgulara bağlanmıştır.

Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, 31/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının tasfiye halindeki davalı şirketin %24 hisse sahibi ortağı olduğu, davacının ortaklığın başladığı tarihten bugüne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaktan bilgi alamadığı gibi kar dağıtımı yapılmadığını, bu şirketteki ortaklığının ticari işlerini engellediğini ve kazanç kaybına neden olduğunu, etrafta alacaklı olduğunu iddia eden kişilerin müvekkilini tehdit ettiğini, davalı şirketin zamanında faaliyet konusundan uzaklaştığını, sürekli zarar ettiğini,

malvarlığının israf edildiğini, hakkında icra takipleri açıldığını, bu durumun müvekkilinin aile birliğini tehdit eder konuma geldiğini, ayrıca limited şirketin faaliyetinin tamamen durduğunu ve tasfiye haline düştüğünü, tasfiye halinde olan bir şirketin sahibi görünmenin müvekkilinin ticari itibarını ve onurunu zedelediğini, limited şirketin ortaklık mevcudu kalmadığını, tasfiye işlemlerinin sonuçlanmadığını, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini ve sürekli güvensizlik ortamı oluştuğunu, diğer ortağın kendi kusurundan kaynaklı şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlık meydana geldiğini,

şirketin devamlı olarak zarar ettiğini ve kar sağlayamadığını, şirket müdürü olan diğer ortağın şirketi iyi idare edemediğini iddia ederek iş bu haklı nedenlerle limited şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkin davayı açtığı, yukarıda özetlenen, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere davalı şirketin 15 yıldan fazla bir süredir aktif ticari faaliyetinin bulunmaması, gayri faal ve tasfiye halinde bulunması, ticari defter ve belgelerine ulaşılamaması, organ eksikliğinin bulunması, tasfiye işlemlerinin tamamlanmamış olması,

şirketin 15 yıldan beri genel kurulunun toplanmaması ve müdür seçimi yapmamış olması nedenleriyle davacının şirketten bir beklentisinin kalmadığı anlaşıldığından; davacı ortağın pay hisse oranının küçüklüğü de dikkate alınarak davacı bakımından şirkete ortak olmanın bir fayda sağlamadığı, bu durumların TTK kapsamında haklı neden oluşturduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne, davacının dava dilekçesi ile ayrılma akçesi talep etmediği anlaşılmakla davacıya ayrılma akçesi ödenmesine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

Davanın KABULÜ ile;

Davacı ...'in İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün .... sicil numarasında kayıtlı ...'ndeki ortaklıktan TTK.nın 638/2.maddesi gereğince çıkmasına, talep olmadığından davacıya ayrılma akçesi ödenmesine yer olmadığına,

Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 157,75 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,

Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 269,85 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 539,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan bilirkişi ücreti, posta ve tebligat giderinden oluşan toplam 5.412,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine,

HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2024

Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1046, K. 2024/899, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Yargılamanın Özeti, Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1046
Karar No
2024/899
Tarih
9 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1046 K.2024/1045
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1047 K.2024/933
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1048 K.2024/984
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/1052 K.2024/1720
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1053 K.2024/978
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1053 K.2024/973

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.