KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri
- Esas No
- 2023/1047
- Karar No
- 2024/933
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... [15941-49786-97743] UETS
- Vekili
- Av. ... - [16341-43489-44881] UETS
- Davalı
- ... - ... ...
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- ***
- Karar tarihi
- ***
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ***
Karar Metni
1.788 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'in müvekkiline aralarındaki ticari ilişkiden dolayı borçlu olduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine müvekkilinin davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden açılan takibe yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptalin ile takibin devamına, borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyanın uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 15.814,51-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür.
Ostim Vergi Dairesi'ne ve Erciyes Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak, faturaların ilgili davacı ... tarafından form bilanço satım (BS), davalı ... tarafından bilanço alım (BA) belgelerinde ve sair beyan ve belgelerde kullanılıp kullanılmadığı sorulmuş, gelen yazı cevaplarıyla Form BA- Form BS belgelerinin gönderildiği görülmüştür.
Kayseri Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davalı ...'in tacir olup olmadığı hususu araştırılmış, gelen yazı cevabı ile, davalının birinci sınıf tüccar olduğu ve bilanço esasına göre defter tuttuğu görülmüştür.
Ankara Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davacı ...'in tacir olup olmadığı hususu araştırılmış, gelen yazı cevabı ile, davacının bilanço esasına göre defter tuttuğu görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davacının adresi itibari ile Ankara /Yenimahalle adresine talimat yazılmış, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin *** Talimat sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporunda mali müşavir bilirkişi ... 30/06/2024 tarihli raporunda özetle;
- Mahkemenin verdiği görev çerçevesinde, işbu dava ile sınırlı olmak üzere incelenen davacının 2022 ve 2023 yılı e-defterlerinin ilgili aylara ait beratlerinin işbu rapor ekine alındığı, davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi davacı lehine delil niteliği taşıdığı, Kayseri Genel İcra Dairesinin ...
Esas sayılı takip dosyasındaki 15.814,51 TL'nin davacı e-defter kayıtları ile uyumlu olduğu, bu alacağın kaynağının 30.06.2022 tarihli ... ile 06.08.2022 tarihli ... sayılı faturaların usulüne uygun olarak toplam 185.815,51 TL yevmiye kayıtlarının yapıldığı, her iki faturanın davalının vergi dairesine verdiği FORM BA'larında ve davacının vergi dairesine verdiği FORM BS'lerinde aynen geçtiği, davalının 4 kalem olarak toplam 170.000,00 TL ödemelerinin de davacı e-defterlerine usulüne uygun olarak kayıtlarının yapıldığı, davacının davalıdan icra takibine konu toplam 15.814,51 TL alacağının olduğu yönünde kanaatini sunmuştur.
Raporun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin rapora karşı beyan ve itirazlarını içeren dilekçe sunduğu görülmüştür.
Mahkememizin 28/05/2024 tarihli duruşmasında davalı tarafa kesin süre verilerek ticari defterlerini sunması ve talep etmesi halinde bilirkişiye verilmesi konusunda ara karar kurulmasına, karar verildiği ancak davalının verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerin yerini bildirmediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyanın uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 15.814,51-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür.
İcra takibinin dayanağı fatura olmakla, faturanın delil olma kuvveti üzerinde durmak gerekir. Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu'nun 229.maddesinde fatura, "Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır.
TTK 21/1.maddesine göre "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir". TTK 21/2. maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır".
27.06.2003 Tarihli 2001/1 Esas 2003/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda, 'fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir.
Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. Davacıda dava dilekçesinde ticari defterlere dayanmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26.09.2018 tarih, 2018/2696 Esas ve 2018/3431 karar sayılı ilamına göre Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir.
Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır...." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 27.06.2016 tarih, 2015/6424 Esas ve 2016/3931 Karar sayılı ilamı da aynı yöndedir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK'nun 222. maddesinde " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(1) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır" olarak ifade edilmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Değerlendirildiğinde: davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı tarafça HMK'nın 222/(3). maddesine uygun ihtaratı içerir şekilde tebligat yapılmasına rağmen ticari defterlerinin ibraz edilmediği veya bulundukları yeri bildirilmediği, bu nedenle davacının usulüne uygun tutulmuş olan ticari defterlerinin lehine değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla takip miktarı üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
İİK'nun 67/2.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir.
Somut olayda alacağın faturadan kaynaklı likit bir alacak olması ve davacının talebi gözetilerek, itirazın iptaline karar verilen 15.814,51 TL'nin takdiren % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1047, K. 2024/933, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama