İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1210 K.2025/166

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/1210Karar2025/166Tarih6 Şubat 2025Okuma11 dk · 2.165 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
6 Şubat 2025
Esas no
2023/1210 Esas
Karar no
2025/166
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
14/12/2023
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
07/02/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.165 kelime·11 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ....

Esas sayılı dosyasında başlatılan ilamsız icra takibine karşı davalı tarafça somut hiçbir sebep bildirilmeksizin itiraz edildiğini ve İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, takibin durdurulmasına ilişkin kararın tebliğ edilmediğini, davacının farklı zamanlarda, şirketin finansal ihtiyaçlarını karşılamak üzere, ortak olarak şirkete borç paralar gönderdiğini, müvekkilin ortağı olarak şirkete borç olarak gönderdiği paralar, uzun zaman geçmesine rağmen kendisine ödenmediğini, uzun süre yapılan görüşmelerin sonuç vermemesi üzerine, Bursa ....

Noterliği 14.08.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile, dava konusu alacağın ve bunun dışında döviz olarak gönderilen alacakların müvekkile ödenmesinin talep edildiğini, müvekkilin gönderdiği ihtarnameye karşı, şirket ortağı ve müdürlerinden olan ... tarafından Bakırköy ....

Noterliği ... yevmiye ve 18.08.2023 tarihli ihtarname ile şirket kayıtlarında herhangi bir borç ve alacak hesabının kalmadığı ve sıfırlandığı belirtilerek, ihtarnamedeki taleplerin uygun bulunmadığının bildirildiğini, davacının gönderdiği ödemelerin yazılı belgelere dayanması ve şirket kayıtlarında da müvekkil lehine alacak olarak kaydedilmesi ve bu tutarların geri ödenmemiş olması nedeniyle, itirazın açıkça haksız ve dayanaksız olduğu anlaşıldığından itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesi gerektiğini beyanla Bakırköy ...

İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra takibinin devamına, davalı aleyhine icra takibine konu alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete borç olarak birtakım ödemeler yaptığını ancak bu ödemeleri geri alamadığını belirtmişse de, davacı tarafından müvekkil şirkete borç olarak ödenen herhangi bir ödeme bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacının müvekkil şirkete geri ödenmesi kaydıyla borç verdiğini varsaydığımızda dahi söz konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirket müdürü ... ile şirkete karşı icra takibi başlatan ortak ... arasında yakın akrabalık bağı bulunmakta olup davacının müvekkil şirketi zarara uğratma kastıyla hareket ettiğini,

müvekkil şirketi müştereken temsile yetkili iki müdür bulunmakta olup biri ..., diğeri ise .... isimli şahıs olduğunu, ancak müvekkil şirketi müştereken temsile yetkili müdür .... isimli şahıs, müvekkil şirketin ortağı ve yakın akrabası olan davacı ... tarafından müvekkil şirket hakkında başlatılan icra takibine itiraz etmediğini ve hatta itiraz işlemlerini engelleyerek müvekkil şirketin hak ve çıkarları aleyhine hareket ettiğini, şirket müdürü ....'ün söz konusu icra takibine itirazı engelleyerek şirketi borç altına sokmayı amaçladığını,

davacı iddia ettiği gibi şirkete borç verdiğini iddia ediyor ise basiretli bir tacir olarak bunu havale açıklamasında belirtmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Bilirkişi ... tarafından mahkememize 17/10/2024 tarihinde rapor sunulmuştur. Bilirkişi .... tarafından mahkememize 10/01/2025 tarihinde ek rapor sunulmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ

Dava ; İİK'nun 67.maddesine göre Takipte davacının şirketten alacak tahsili istemine dayalı İtirazın iptali talebine ilişkindir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacının davalı şirketten iddiaları kapsamında takibe konu alacağından dolayı takipte alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti; alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davalının takibe itirazında haklı olup olmadığından kaynaklandığı, tespit edilmiştir.

Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:

Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.

Mahkememizce:

-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne

-Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne

-Bakırköy .... İcra Dairesi'ne

-Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne

müzekkereler yazılmıştır.

Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.

Bakırköy .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası celp edilerek dosya içerisine eklenmiştir.

Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı-

alacaklı tarafından davalı-borçlu aleyhine 21.730.415,72 TL alacağın tahsili için ilamsız icra

takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı-borçluya tebliğ edildiği, davalı-borçlunun vekili

vasıtasıyla 28.09.2023 tarihinde borcun dayanağına ve takip talebine dayanak kılınan belgeye,

faize ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere HMK m. 190 uyarınca, “ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça,

iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”.

İşbu dava Davacısı alacağını ödünç para ilişkisine dayandırmış ve banka dekontlarını ve hesap

ekstrelerini ispat vesikası olarak dosyaya sunmuştur.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:

Dosya kapsamında uyuşmazlığın, davacının davalı şirketten iddiaları

kapsamında takibe konu alacağından dolayı takipte alacağının bulunup bulunmadığı, var ise

miktarının tespiti, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davalının takibe itirazında haklı

olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu görülmüştür.

Davacı ortağı olduğu ve ortaklık ilişkisi devam ettiği şirkete borç olarak birtakım ödemeler yaptığını ancak bu ödemeleri geri alamadığını bu sebeple icra takibi yaptığını iddia ederek eldeki davayı açmıştır.

Türk Ticaret Kanunu'nun 126.maddesi. "Her şirket türüne özgü hükümler saklı kalmak şartıyla, Türk Medenî Kanununun tüzel kişilere ilişkin genel hükümleri ile bu Kısımda hüküm bulunmayan hususlarda Türk Borçlar Kanununun adi şirkete dair hükümleri her şirket türünün niteliğine uygun olduğu oranda, ticaret şirketleri hakkında da uygulanır." şeklindedir.

Şirket ortakları ile şirket arasındaki borçlanma konusunda kanunda zamanaşımı süresine açık bir şekilde yer verilmediğinden TTK m.126 uyarınca TBK'ya bakılması gerekmektedir.

Türk Borçlar Kanunu'nun beş yıllık zamanaşımı kenar başlıklı 147.maddesinin 4.fıkrası; "...Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar..." şeklindedir.

İşbu açık hüküm karşısında davacının davaya konu ettiği alacakların 5 yıllık zamanaşımına uğradığı yönündeki zaman aşımı defi yönünden incelemek gerekirse ;Söz konusu talebin dayanağı esasen şirkete parça parça gönderilen paraların iadesinden kaynaklanmaktadır.

6098 Sayılı TBK 149 maddesi; "zaman aşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.

Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hallerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar" hükmünü içermektedir.

6098 Sayılı TBK' nın 147/4.maddesinde " bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar " için aynı maddenin ilk bendi uyarınca beş yıllık zamanaşımı uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Ancak bu hükmün uygulanması için borcun kaynağının ortaklık sözleşmesinden kaynaklanması ilk şart olup bu türden sözleşme kapsamında tasfiye alacağı, kar payı, sermaye taahhüdünü ödeme yükümlülüğü ve huzur hakkı gibi hususları kapsamına almktadır.

Şirket ortağının şirkete bu kapsam dışında ödünç olarak verdiği para alacağı bu madde kapsamın girmez zira ortak olmayan kişinin verdiği ödünç TBK 146.madde uyarınca 10 yıllık genel zamanaşımına tabi iken salt ortak olduğu için zamanaşının kısalması Anayasanın 10.maddesine eşitlik ilkeine aykırı düşecek şekilde uygulama yapmak hakkaniyete aykırı olacağı gibi hukuk güvenliğini ve mülkiyet hakkını ihlal edici çelişkili sonuçlar ortaya çıkaracaktır.

Bu durumda dava tarihi itibariyle davacının davalı şirket ve ortaklık sözleşmesinden doğan bir uyuşmazlık söz konusu olmayıp davacı yanın alacak iddiasını ödünç verme ilişkisine dayandırdığından (Mülga BK' nın 125.maddesi ) 6098 Sayılı BK' nın 146.maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı sabittir.

Davacı, dava tarihi itibariyle davacının davalı şirkete ortaktır, ancak şirket ortaklığı döneminde şirkete karz (ödünç) hukuki ilişkisine dayanarak davalı şirkete ödünç verilen nakdin iadesini istemektedir. .Uyuşmazlık davacı ile davalı şirket arasında ortaklık ilişkisinden kaynaklanmamaktadır. Karz akti 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup dava tarihi itibarıyla henüz bu süre dolmamıştır .Davacının davalı şirketten alacaklarının 6098 sayılı BK' nın 146.maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde kaldığı anlaşıldığından 6098 Sayılı BK' nın 147/4.maddesindeki beş yıllık zamanaşımı uygulanması söz konusu değildir.

Davacı ortağı olduğu şirketteki ortaklığı halen devam etmektedir. Bu kapsamda ortaklık ilişkisi devam ettiği müddetçe zamanaşımının işlemeye başlaması söz konusu olmayıp.

Davalı tarafın cevap dilekçesinde belirttiği TBK 147/4 maddesi, ortaklığın sona ermesinden sonra tarafların talep edeceği, kâr payı, tasfiye alacağı gibi alacakları kapsamakta olup; şirketteki ortaklık devam ettiği müddetçe, ortağın şirkete vermiş olduğu borçlar yönünden zamanaşımının işlemeye başlayacağı ve beş yıllık süreye tabi olduğu yönündeki itirazlar yerinde görülmemiştir.Bu kapsamda Karz ( ödünç) ilişkisine dayalı alacaklarda geçerli olan ve 6098 Sayılı BK' nın 146.maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanmalıdır.Ayrıca İlk paranın gönderildiği tarih ile takip tarihi itibariyle 10 yıllık sürenin geçmediği tespit eidlmiştir.

Nitekim emsal Antalya Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın kabulüne-reddine dair verilen 14.01.2020 tarih ve .... E. emsal kararı da bu yönde olup YARGITAY .... Hukuk Dairesi'nin ESAS NO: ... KARAR NO: .... içtihadıyla da karar onanmıştır. Zamanaşımı bakımından bu ödemeler davalı şirkete finansman kaynağı kapsamında ödünç olarak verildiği sabit olup konuyu düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 386 ncı maddesine göre; "Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir."

Aynı Kanun'un 392 nci maddesi ise; ''Ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir gün ya da bildirim süresi veya borcun geri istendiği anda muaccel olacağı kararlaştırılmamışsa ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.'' hükmünü ihtiva etmektedir.

İşbu maddede yer alan ''ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir'' ibaresinden, alacaklının ödünç verdiği şey için dava açması ya da takip başlatması için ilk önce istemde bulunması, sonrasında altı hafta beklemesi gerektiğinin anlaşılmadığı, bu ibarenin yalnızca temerrüdün oluşması ve dolayısıyla faiz talep edilebilmesi için istemin üzerinden altı hafta geçmesi gerektiğinin vurgulandığı anlaşılmaktadır.

Davacı dava öncesi takip yaparak bu süreyi tüketmiştir.

Medeni Kanun'un 6. maddesi gereğince, herkes iddiasını ispatla yükümlü olup, davacı davalıya ödünç verdiğini yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. Somut olayda davacı havale ile davalıya borç para gönderdiğini ileri sürmüş, davalı ise süresi içinde inkar etmiştir.

Somut olayda davacı,Öte yandan davacı tarafından gönderildiği sabit olan bedeller bakımından Davacı tarafından davalı şirkete muhtelif tarihlerde banka yoluyla ödemeler

yapıldığı, nakit tahsilatlar olduğu, belediyeye yapılan ödemeler olduğu, bu ve

benzeri açıklamalarla davalının alacaklandırıldığı, davacının davalı şirketten alacağı bilirkişi eliyle de tespit edilmiştir. Davacının davalıya gönderdiği 17/01/2019 tarihli dekontta yazılı bulunan "borç olarak" ibaresi ile bu havalenin ödünç amacıyla yapıldığını ispatlamış olup, bu durumda ispat yükü davalıdadır. (Bkz. Aynı yönde Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 26/9/2016 tarihli, 2015/1343 E., 2016/17284 K. Sayılı kararı) Davacı iddiasını ispat ettiğine göre, borçlu olmadığı ya da borcun söndürüldüğü konusundaki ispat yükü davalıya aittir. Davalı ticari defterlerinde Davacının Davalıdan olan bir alacağı olmadığı görülmüştür. Ancak

Davacının Davalıdan olan alacağının 31.12.2016 tarihi itibariyle 25.701.578,84 TL olduğu,

01.01.2017 tarihinden 12.05.2019 tarihine kadar davalının şirketten olan alacağının muhtelif Kayıtlarla kapatıldığı, kapatma işlemlerinin banka havalesi veya nakit ödeme şeklinde olmadığı,

muhtelif alacak kalemlerinin davacı cari hesabına borç verilmek suretiyle kapatma işlemlerinin

yapıldığı, bu kapamalara ilişkin davacının alacağından düşülmesi gerektiği yönünde ispat

vesikalarının dosyada yer almadığı, yapılan işlemlerin davacı ile ilişkili olduğuna dair ispata yarar delil sunamamıştır. Ayrıca davacının davalı

şirketten olan 25.701.578,84 TL’lik alacağının, 01.01.2017 tarihinden 12.05.2019

tarihine kadar davalı tarafından muhtelif kayıtlarla kapatıldığı, kapatma işlemlerinin

“BANKA HAVALESİ” veya “NAKİT ÖDEME” şeklinde olmadığı, kapatma

işlemlerine ilişkin işlem türünün “DEKONT” olduğu, muhtelif alacak kalemlerinin

davacı cari hesabına borç verilmek suretiyle kapatma işlemlerinin yapıldığı bunun aksini davalının ispat edemediği dikkate alınarak va tarihi itibariyle ortaklık sözleşmesinden doğan bir uyuşmazlığın söz konusu olmayıp davacı yanın alacak iddiasını ödünç verme ilişkisine dayandırdığından 6098 sayılı B.K'nın 146. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı sabit olup davalının bu anlamda zaman aşımı defi itirazlarının reddi le dava tarihi itibarıyla henüz bu sürenin dolmadığı, davacının ortak ve temsilci olduğu süre zarfında kötü niyetle kendi lehine var olmayan bir borç yarattığına ilişkin herhangi bir olguya rastlanmadığı,

davalı tarafından da bu hususun ispatlanamadığı, davacının ortak olduğu dönemde davalı şirkete parça parça muhtelif tarihlerde toplam 25.701.578,84 TL tutarında ödeme yaptığı incelenen defterlere göre davacıya geri ödenmediğinin anlaşıldığı dikkate alınarak Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. sayılı icra dosyasındaki Davacı tarafından talep

edilen tutarın 21.730.415,72 TL olduğu, takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edilmediği, tespit edilmiş ve davanın kabulü ile Davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin 21.730.415,72-TL alacak yönünden DEVAMINA, alacağa takip tarihinden itibaren işlemek üzere takipteki faiz oranını aşmamak üzere yıllık reeskont avans faizi uygulanmasına,Davacının takip konusu alacağı ve miktarı davalı tarafından bilinebilecek durumda olduğundan, alacak likit kabul edilerek, İİK'nın 67. maddesi uyarınca, kabul edilen asıl alacak üzerinden %20'si oranında hesap edilecek icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin 21.730.415,72-TL alacak yönünden DEVAMINA, alacağa takip tarihinden itibaren işlemek üzere takipteki faiz oranını aşmamak üzere yıllık reeskont avans faizi uygulanmasına, -Hükmedilen alacağa %20 oranında icra inkar tazminatına davalının mahkum edilmesine, hesaplanan 4.346.083,14-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.484.404,69-TL harcın peşin alınan 262.449,10-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 1.221.955,59-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafça yatırılan 262.449,10-TL peşin harç ve 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 262.718,95 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5-Davacı tarafça yapılan 8.383,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 825.304,16-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,

9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/02/2025

Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1210, K. 2025/166, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Yargılamanın Özeti
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1210
Karar No
2025/166
Tarih
6 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1210 K.2025/165
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1211 K.2025/156
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1211 K.2025/241
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1212 K.2025/186
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1212 K.2025/141
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/1213 K.2025/206

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.