KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2024
- Esas no
- 2024/145 Esas
- Karar no
- 2024/576
- Dava
- Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/02/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 13.06.2024
Karar Metni
1.002 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
06.02.2023 tarihinde ülkemizde yaşanan depremin ülke çapında büyük acıya ve çok sayıda insanımızın mağduriyetine sebebiyet verdiğini, müvekkilinin depremzedelerin en temel ihtiyaçlarından olan barınma ihtiyacını karşılayabilmesi için bu kapsamda bir nebze de olsa destek olabilmek amacıyla davalıya AFAD standartlarına uygun, 40 adet çadırı siparişi verdiğini ve karşılığında 367.200,- TL ödemişt olduğunu, söz konusu çadırların afet sebepli alındığı ve afetzedeler tarafından kullanılacak olduğu gerek alım tarihi gerekse davalı tarafından düzenlenen fatura içeriği ile de sabit olduğunu,
çadırların müvekkiline teslim edildikten sonra sipariş edilenin aksine standartları sağlamadığı, afetzedelerin ihtiyaç ve kullanımına uygun olmadığı yani bir diğer ifade ile ayıplı olduğunun görüldüğünü, bu durum derhal davalıya bildirilmiş olduğunu, ürünlerin iade edileceğinin iletilmiş olduğunu ve bu kapsamda iade faturası da düzenlendiğini, davalının ödenen bedelin iadesini gerçekleştirmemesi üzerine işbu sefer ödenen bedelin iadesinin ihtar yolu ile talep edilmiş olduğunu, davalının haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilinin iade talebini reddetmiş olduğunu,
AFAD tarafından açıklanan standartların kendisi tarafından bilinmediğini ifade etmiş olduğunu ve işbu tarihe kadar da iadeyi gerçekleştirmediğini, davalı tarafından ayıplı ürünlerin bedel iadesinin yapılmaması üzerine arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş olduğunu ve sürecin anlaşmama şeklinde sonuçlanması üzerine işbu davayı ikame zorunluluğu doğduğunu, haklı davanın kabulü ile müvekkilinin davalıya ödediği 367.200,-TL'nin (üçyüzaltmışyedibinikiyüz Türk Lirası) davalıya ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari/avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak/tahsili ile müvekkiline ödenmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturadan kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Somut olayımızda yapılan araştırmalar neticesinde davalının tacir olmadığı, davanın nitelik olarak mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görev alanına girdiği dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (Benzer konuya ilişkin bknz; İstanbul BAM 37 Hukuk Dairesinin 05.07.2018 gün ve 2018/409 E- 2018/1186 K. sayılı ilâmı)
Katip .... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/145, K. 2024/576, 3 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama