KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/328
- Karar no
- 2024/285
- Dava
- Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması ile Maddi ve Manevi Tazminat
- Dava tarihi
- 12/12/2022
- Karar yazım tarihi
- 03/01/2025
Karar Metni
1.936 kelime·10 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA. Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin "..." ibareli markası altında ısıtma ve soğutma sektöründe ticari faaliyetine yaklaşık otuz yıl önce başladığını, müvekkilinin tek yetkili olduğu ...
Sanayi ve TİCARET Anonim Şirketi aracılığı ile bu markayı kullandığını, müvekkilinin TPMK nezdinde "..." ibareli ve esas unsurlu birçok marka tescilinin bulunduğunu, ancak hal böyle iken davalı tarafça müvekkiline ait "..." ibareli markanın izinsiz bir şekilde fiziki ve online mecralarda kullanıldığını, davalı tarafça bu ibareleri taşıyan ürünlerin satışının gerçekleştirildiğini, bu hususların mahkememizin ... değişik iş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti ile de sabit olduğunu, davalının söz konusu eylemlerinin müvekkilinin markadan doğan haklarını ciddi bir şekilde ihlal ettiğini ileri sürerek,
markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, şimdilik 100.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 08/11/2024 tarihli dilekçesi ile, 100.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 318.659,13 TL tutarına artırarak harcını yatırmıştır. SMK 155 maddesi gözetilerek hükümsüzlüğe dair mahkememizin .... Esas sayılı dosyası beklenmeden SMK'nun yürürlük tarihi ile dava tarihi arasındaki döneme ilişkin arttırım yaptıklarını bildirmiştir.
Davalı vekili her ne kadar davanın esasına ilişkin bir cevap dilekçesi sunmamış ise de, 26/10/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi ile, müvekkilinin .... ve .... tescil numaralı "..." ibareli priz, soket vb. gibi sınıflarda tescilli markaları mevcut olduğunu, müvekkilinin tescil hakkına dayanarak söz konusu kullanımları gerçekleştirdiğini, kaldı ki davacı tarafın müvekkilinin tescilli markasındaki emtia sınıfında tescilinin de söz konusu olmadığını, müvekkilinin davacının üretmiş olduğu ısıtıcıları üretmemekle birlikte, tescil aldığı markalar davalının kendi ürettiği mallara ilişkin sınıflardan tescilli olduğunu,
bu nedenle sadece "..." kelimesindeki benzerlik gözetilerek global bir değerlendirme yapılmadan müvekkilinin markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu belirtmek hakkaniyete ve kanuna aykırılık teşkil ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, markaya yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat ile hüküm özetinin ilanı taleplidir. Taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..,..,..,..,..,... ve ... tecsil numaralı "..." esas unsurlu markaların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz olduğu belirtilmiştir.
Davaya dayanak yapılan mahkememizin ... d.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile, "aleyhinde tespit talep edilen adreslere inceleme
amacıyla gidilmiş, “... Mah. .... Cad. No: 12C İç Kapı No: 12 Başakşehir/İstanbul”
adresinin kapıcı ...’ndan alınan bilgiye göre aleyhinde tespit talep edilen ....’in ev adresi olduğu anlaşılmış, burada inceleme yapılmamıştır. Diğer adres olan “....
Mah. .... Cad. .... Sok. No:34 Giriş Kat Küçükçekmece/İstanbul” adresinde yapılan
incelemede ise, ... markasını taşıyan takriben 5000 adet fiş, grup/tekli priz, kutular, poşetler, koliler
tespit edilmiş, üretim alanında ... markalı söz konusu ürünlerin üretiminin yapıldığı görülmüştür.
Farklı markalı aynı tür ürünlerin de mevcut olduğu ve üretiminin yapıldığı da tespit edilmiştir. Ofiste
teşhir standında yine tespite konu ürünlerin bulunduğu, tanıtımının yapıldığı, işyerinin dış cephesinde
ve içeride ofis odasındaki duvar üzerinde reklam aracı olarak yine ... markalı tespite konu ürün
görsellerinin yer aldığı görülmüştür. İşyeri sahibi ..., dosyaya, vergi levhası fotokopisi
(inceleme yapılan adresin aleyhinde tespit talep edilen ...’e ait olduğu görülmüştür), ...
markalı tescil belgesi fotokopileri, 3 adet katalog, 1 adet fatura örneği ve 1 adet fiyat listesi sunmuş
ve avukatı aracılığıyla dosyaya beyanda bulunacağının belirtildiği, aleyhinde tespit talep edilenin 11.10.2022 günü yapılan incelemede tespit edilen fiili marka
kullanımının ve internet incelemesinde tespit edilen markasal kullanımın söz konusu olduğu emtialar
ayrıca dosyaya sunulu aleyhinde tespit istenene ait ürün, aleyhinde tespit istenen adına tescilli,
.... Esas sayılı davaya konu markaların tescili kapsamına doğrudan girdiğini, aleyhinde tespit
talep edilenin marka kullanımı, tespit isteyenin 09. sınıfta tescilli ... ibareli markalarının kapsamında
doğrudan bulunan emtialara ilişkin olmadığı, tespit isteyen, markasının tanınmış marka olarak TPMK nezdinde ... sayı ile kayıtlı olduğuna ve ayrıca markalarının özellikle aynı sınıf olan 09. sınıfta tescilli olduğu emtiaların aleyhinde tespit talep
edilenin marka kullanımının söz konusu olduğu emtialarla “benzer” olduğuna dayandığı, Tespit
isteyen, tanınmış marka ve ürün benzerliği konularında Sayın Mahkeme’nin .... Esas sayılı
davasına sunulu kök ve ek raporlardaki yukarıda alıntılanan kanaat ve sonuçları belirtmektedir. Bu
bilirkişi raporlarında kısaca tespit isteyenin markasının tanınmış marka olduğu ve 09. sınıftaki marka
tescilleri kapsamında aleyhinde tespit istenenin tescilli markalarının kapsadığı emtialarla “benzer”
emtiaların bulunduğu ifade edilmektedir.
Tespit isteyenin ... markalarının aleyhinde tespit istenenin tescilli (hükümsüzlük davasına konu)
markalarından eski tarihli oldukları görülmektedir.
Aleyhinde tespit istenene ait adreste tespit edilen şeklindeki marka kullanımı tespit
talep edenin markası ile -“....” harfinin içerisinde kullanılan ve dikkat çekici olmayan-
şekil unsuru haricinde birebir aynıdır.
İşbu delil tespiti dosyasında, mevcut delillerin tespiti ile yetinilmiş ve esasa yönelik
değerlendirme yapılmamıştır. Tespit edilen ve yukarıda belirtilen tüm hususlar doğrultusunda tespit
isteyenin marka hakkına tecavüz iddiası yönünden yaklaşık ispat ölçüsünün sağlanıp sağlanmadığı ve
buna bağlı olarak ihtiyati tedbir talebinin kabulü konusundaki takdirin mahkemeye ait olduğu" belirtilmiştir.
Taraflarca bildirilen ve resen celbi gereken deliller celp edildikten sonra davalının davacı marka haklarına tecavüzü veya haksız rekabetinin olup olmadığı, davacı yararına maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının bildirdiği tazminat seçeneğine göre dava tarihinden geriye doğru olan dönemde istenebilecek maddi tazminat miktarının ne olduğuna ilişkin rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından hazırlanan 04/09/2023 tarihli rapor ile,
davacının ..,...,.....,...,...,....,.... no ile tescilli ...
ve ... esas unsurlu markalarının Türk Patent nezdinde tescilli hak sahibi olduğu,
... markası 05.08.2009 tarihinden itibaren .... no ile tanınmış marka olarak tescil edildiği ve 09 VE
11. sınıfta yer alan emtialarda tanınmış marka olduğu,
davalının kullanımlarının, davacının tescilli markalarından doğan haklara tecavüz eder mahiyette olduğu,
davalının kullanımlarının, davacı aleyhine TTK m. 55/I-a,4 hükmü uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği,
davacının talebi olan SMK 151/2-c uyarınca hak ihlal süresine göre davalıdan 9.138,24 TL talep
edebileceği belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine dosya itirazları karşılar ek rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından ibraz olunan 16/02/2024 tarihli ek rapor ile, davacının talebi olan SMK 151/2-c uyarınca hak ihlal süresine göre davalıdan 76.053,71 TL talep
edebileceği belirtilmiştir.
Davacı vekilinin maddi tazminat hesabına yönelik itirazı üzerine dosya itirazı karşılar ve ayrıca SMK'nın yürürlük tarihi olan 10/01/2017 tarihi öncesi dönemde SMK 155 maddesi yürürlükte olmadığından marka hükümsüz kılınmadıkça tecavüz teşkil etmediğinden öncelikle 10/01/2017 tarihinden dava tarihine kadar olan dönemde davalının fiili marka kullanımının olduğunun tespiti halinde istenebilecek maddi tazminat tutarını gösterir ek rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, bilirkişi heyetince sunulan 01/10/2024 tarihli ikinci ek rapor ile, davacının talebi olan SMK 151/2-c uyarınca mahkemenin belirtmiş
olduğu 10/01/2017 tarihinden 12/12/2022 tarihine kadar olan hak ihlal süresine göre davalıdan 318.659,13 TL talep edebileceği belirtilmiştir. Bu rapor ve ek rapor dosya kapsamı ile uyumlu ve yeterli görüldüğünden itibar edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, bilirkişi rapor ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacının ..,..,..,..,..,... no ile tescilli ...
ve ... esas unsurlu markalarının Türk Patent nezdinde tescilli hak sahibi olduğu,
... markasının 05.08.2009 tarihinden itibaren ... no ile tanınmış marka olarak tescil edildiği, 09 ve
11. sınıfta yer alan emtialarda tanınmış marka olduğu, davalının aynı ibareyi ayırt edilmeyecek şekilde 09 ve 11. Sınıftaki emtialar üzerinde ticari anlamda kullandığı, bu kullanımın davacının tescilli markalarından doğan haklara tecavüz eder mahiyette olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin ....Esas sayılı dosyasında da davalı adına tescilli ... ve ... tescil nolu markaların hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verildiği ve kararın istinaf aşamasında olduğu görülmüştür.
Davacının tazminat talebi SMK'nun yürürlüğe girmesinden sonraki döneme ilişkin olduğundan SMK 155 maddesi gözetilerek hükümsüzlüğe dair bu dosya bekletici mesele yapılmayarak yargılamaya devam edilmiştir. Buna göre, davalının davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüzünün sabit olduğu anlaşılmakla, marka haklarına tecavüze yönelik talepleri yönünden dava kabul edilmiştir.
Davacının maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede, davacının SMK 151/2-c bendine göre olan tazminat tercihi gözetildiğinde, davalının incelenen ticari defterleri, ibraz edilen emsal lisans sözleşmeleri ve işletmenin hacmi ile dayanak markanın bilinirliği gözetilerek, SMK'nun yürürlük tarihi olan 10/01/2017 tarihinden 12/12/2022 dava tarihine kadar olan hak ihlal süresine göre davalıdan 318.659,13 TL tazminat talep edebileceği anlaşılmakla, bu tutar üzerinden maddi tazminat talebi kabul edilmiştir.
Davacının manevi tazminat talebine göre yapılan değerlendirmede, davalının eylemi davacının markadan doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, süresi, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 100.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir.
Davacının haksız rekabete ilişkin talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... E, ....
Karar sayılı, 14.03.2022 Tarihli kararında; "... markaların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (mülga 556 sayılı Marka KHK) hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, Dairenin bu konudaki eski içtihatlarını sürdürme imkanı kalmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının tescilli markasının benzerinin, tescil kapsamındaki ilaç emtiasında kullanılması şeklindeki davalı eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin gerekçesi yerinde görülmediğinden,
hükmün bu kısım yönünden temyiz eden davalı yararına bozulması..." şeklindeki gerekçe ile açıklandığı üzere; somut uyuşmazlıkta, davacının haksız rekabet iddiasının marka hakkına dayandığı, bu durumda TTK 55/1-a-4 maddesi gereğince aynı zamanda haksız rekabetin oluştuğundan söz edilemeyeceği kanaatine varılmakla haksız rekabet isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/328, K. 2024/285, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama