KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Esas no
- 2022/567 Esas
- Karar no
- 2025/389
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/06/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 04/06/2025
Karar Metni
1.077 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle. 20.06.2022 tarihinde banka görevlisi tarafından müvekkilinin arandığını, müvekkiline 150.000 TL bedelli çekin ibraz edildiğini ancak çek üzerindeki imza ile daha önceki imzaların uyuşmadığı dolayısıyla ödeme yapılmadığını söylemiş olduğunu, müvekkili ibraz edilen çekin fotoğrafını istediğinde çekteki imza ve yazıların sahte olduğunu anlamış ve bankaya derhal bu hususta bir dilekçe vermiş olduğunu, çekte lehtar olarak .....
Madencilik, ciranta olarak da .....
Gıda'nın yer aldığını, ...... bank ...... şubesine ait ...... seri numaralı bu çekin müvekkili tarafından davalılara verilmemiş olduğunu, çekin müvekkilinin iradesi dışında uhdesinden çıkmış, kaybolmuş olduğunu, bankaya ibraz edilen dava konusu çekteki yazı ve imzaların müvekkiline ait olmayıp sahte ve taklit olduğunu, taraflarınca Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacak ve bu hususta ilgili dosyanın bilgisinin mahkememize bildirileceğini, bahse konu çeklerdeki yazı ve imzalar müvekkiline ait olmadığından çeklerle ilgili 3. kişilerin iyi niyetinden de bahsedilemeyeceğini,
müvekkilinin davalılara söz konusu çek ile ilgili herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin davalılara ve çeki elinde bulunduran kişilere borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT
Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE
-Dava, ...... bank A.Ş. ....... Şubesi'ne Ait, 20/06/2022 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul, keşidecisi ..... Otomotiv ve İnşaat olan, ..... seri numaralı, 150.000,00 TL bedelli çekte keşideci sıfatıyla yer alan imzanın davacıya ait olmadığı iddiası ile menfi tespit istemine ilişkindir.
-Mahkememizce davacıya ait imza örnekleri celp edilerek dosya arasına alınmış, davacının Mahkeme huzurunda imza ve yazı örnekleri alınarak dosya içerisine konulmuştur.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (6102 TTK' nın 778, eTTK. 690, 730).
-Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür.
-Türk Ticaret Kanununun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinilmiştir (6102 TTK’nın 778, 818, eTTK. 690, 730).
-6102 sayılı TTK’nın 818. (eTTK’nun 730) maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. (eTTK’nun 589) maddesi uyarınca “bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzalar içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez”. İmzaların bağımsızlığı (istiklali şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (Keşidecinin, cirantanın avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz.
-Gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada; “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekârlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”,“senedin zamanaşımına uğramış bulunması” gibi def'iler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def'i olarak kabul edilmektedir.
-Somut olayda davacı tarafın menfi tespit talebi yönünden iddiası; dava konusu senette keşideci sıfatıyla yer alan imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına dayanmaktadır.
-Mahkememiz dosyası imza incelemesi yapılmak üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilmiş, düzenlenen 08/01/2025 tarihli raporda özetle; inceleme konusu çekte ....... adına atılı keşideci imzası ile .......'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla .......'ın eli ürünü olmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememizce alınan 08/01/2025 tarihli ATK raporu dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre Mahkememizce yapılan değerlendirmede; senet üzerindeki keşideci sıfatıyla davacı adına atılan imzanın davacıya ait olmadığı alınan raporu ile sabit hale gelmiştir. Sahte imzanın ilgili senet yönünden davacıyı bağlamayacağı, bu hususun herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'i niteliğinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Her ne kadar davalı tarafça farklı dosyalarda davacının imzalarına ilişkin yapılan incelemede imzaların davacıya ait olduğu iddiasıyla yeniden rapor alınması talep edilmiş ise de söz konusu raporlarda yer alan incelemelerin farklı senetlere ilişkin olduğu, iş bu dosyadaki iddialar yönünden emsal kabul edilemeyeceği anlaşılmakla davalı tarafın bu yöndeki talep ve iddiaları yerinde görülmemiştir.
-Her ne kadar davacı tarafça dava konusu senet yönünden dava dilekçesi ile senedi elinde bulunduran tüm kişilere borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş ise de davada taraf olarak gösterilmeyen kişiler yönünden hüküm kurulamayacağı, davacının bu yöndeki taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
-Buna göre davacının kendisine ait olmayan imza nedeniyle takip konusu borçtan sorumlu tutulamayacağı, geçersiz imzanın sahibi bağlamayacağı, bu nedenle davacı tarafın menfi tespit talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Katip ..... · e-imzalıdır Hakim ..... · e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/567, K. 2025/389, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama