KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Esas no
- 2022/568 Esas
- Karar no
- 2025/217
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 23/08/2022
Karar Metni
2.328 kelime·12 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; davalı icra takibi borçlusu ...Şirketi ile müvekkili Banka arasında imzalanan ve diğer davalılar ...ve ...'in müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı 28.12.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden ve davalı icra takibi borçlusu ... ile müvekkili Banka arasında imzalanan ve davalı ...'in müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı 11.09.2019 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden müvekkili tarafından davalılara nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırıldığını, kredi ödemelerinin vadesi geçmesine rağmen geri ödenmediğini,
borçluların hesapları kat edildiğini, ihtarname ile verilen mehilde de borçlu şirket ve müşterek borçlu müteselsil kefiller tarafından müvekkili Bankaya ödeme yapılmadığını, kredi alacağının tahsilini teminen davalılar aleyhine, ...
14. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, 28.12.2015 tarihli kredi sözleşmesinin davalılar ... ve ...tarafından ve 11.09.2019 tarihli kredi sözleşmesinin davalı ... tarafından imzalandığını, davalıların söz konusu borçtan davalı şirket ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalılar tarafından hukuka aykırı ve dayanaktan yoksun bir şekilde takibe itiraz edildiğini, davalılar tarafından kredi ödemelerinin vadesi geçmiş olmasına rağmen ödeme yapılmaması üzerine ...
2. Noterliğinin ...
Yevmiye Numaralı, ...tarihli ihtarnamesinin keşide edilerek hesabın kat edildiğini, ihtarnamede belirtilen sürede davalılar tarafından müvekkili bankaya ödeme yapılmadığını, müvekkili banka tarafından davacı şirket lehine 980, 977, 976, 974, 973, 968, 964, 910, 912, 913, 914, 915, 916 ve 917 ek no'lu projeler ile toplamda 707.630 TL'ye tekabül eden teminat mektupları düzenlenerek gayri nakdi kredi kullandırıldığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; davacı banka tarafından takip ve dava dayanağı olarak gösterilen 2 adet Genel Kredi Sözleşmesi bulunduğunu, ilkinin 28/12/2015 tarihli ve 10 milyon TL limitli ve ikincisinin 11/9/2019 tarihli ve 20 milyon TL limitli sözleşme olduklarını, sözleşmeler incelendiğinde, müvekkillerinin 26 sayfadan ibaret görünen 28/12/2015 tarihli sözleşmenin sadece 26'ıncı sayfasında.
34 sayfadan ibaret 11/09/2019 tarihli sözleşmenin ise sadece 30'uncu sayfasında imzası bulunduğunu, sözleşmelerin diğer sayfalarında müvekkillerinin imzasının bulunmadığını, müvekkillerinin imzasını taşımayan sayfalarda yer alan sözleşme hükümlerinin müvekkilleri açısından hukuken herhangi bir bağlayıcılığı bulunmadığını, davacı banka kayıtlarının H.M.K.
193 maddesi uyarınca kesin ve münhasır delil teşkil edeceği yönündeki beyanının hiçbir geçerliliği bulunmadığını, davacının gecikme cezası ve uygulanacak gecikme cezası oranına ilişkin iddialarının hiçbir geçerliliğinin olmadığını, davacının gecikme cezası talep etmesini mümkün kılan bir sözleşme bulunmadığını, davacının gecikme cezası talebinin reddi gerektiğini, davacı bankanın dilekçesinde depo talebine dayanak gösterdiği takip ve dava dayanağı genel kredi sözleşmelerinin 8.5.1. ve 8.5.3 maddelerinin 2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin 6 ve 2019 tarihli genel kredi sözleşmesinin 14-15'inci maddelerinde yer aldığını,
müvekkillerinin bu sayfalarda imzası bulunmadığını, bu nedenle kredi sözleşmelerinde davacı bankaya tazmin olup olmadığına bakılmaksızın garanti bedellerinin depo edilmesini istemesine olanak tanıyan hükümlerin ve tanınan diğer yetkilerin herhangi bir geçerliliği bulunmadığını, davacı bankanın kredi kat ihtarnamesi olarak keşide ettiği bir değil; iki adet ihtarname bulunduğunu, birincisinin ...
17. Noterliğinden keşide edilen... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname, ikincisinin ... 2. Noterliğinden keşide edilen ...tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname olduğunu, iki ihtarnamede de davalı ... lehine açılan kredi hesaplarının kat edildiğinin bildirildiğini, hukuken temerrüt halinden bahsetmek için bir alacağın bulunması;
bu alacağın muaccel olması ve muaccel olan bu alacağın borçlusundan talep edilmesine rağmen ödenmemiş olması gerektiğini, davacı bankanın 22/06/2020 tarihli ihtarname ertesinde yapılan yeniden yapılandırma ve yeni ödeme planına göre 01/06/2021 tarihi itibariyle vadesi gelmiş bir alacağı bulunmadığını, davacı bankanın 01/06/2021 tarihli ihtarnamenin davalılara usulüne uygun tebliğ edildiği beyanının gerçek olmadığını, davalı muhatapların herhangi birisine dahi geçerli olarak tebliğ edilmediğini, müvekkillerinin davacı bankanın 01/07/2021 tarihli ihtarnamesinden ancak haklarında ...
14. İcra Müdürlüğünün...E. sayılı dosyası ile başlatılan takipte ödeme emri tebliği üzerine haberdar olduklarını, yasal 7 günlük sürede ödeme emrine itiraz ettiklerini, davacı bankanın 22/06/2020 tarihli kredi kat ihtarnamesini takiben müvekkili şirketin davacı bankaya olan borçlarının yeniden ödeme planına bağlanarak (yapılandırılarak) ödenmesi suretiyle tasfiyesi konusunda taraflar arasından bir mutabakata varıldığını, davacının bu mutabakata uymadığını, davalı ... ve ...'in imza itirazı bulunmadığını, imzaların müvekkillerine ait olduğunu, ancak müvekkillerinin geçerli bir kefaletinin bulunmadığını,
dava ve takip dayanağı 2 adet Genel Kredi Sözleşmesinde, müvekkillerinin kefaletine ilişkin kısımlarda yer alan "kefil olunan azami miktar" "kefalet tarihi" ve "kefalet türü" gibi unsurlar da dahil yer alan el yazılarının müvekkillerine ait olmadığını, bu nedenle müvekkillerinin yasada belirtilen emredici şartlara uygun olmayan Genel Kredi Sözleşmelerine kefaletlerinin müvekkilleri ... ve ...bakımından herhangi bir geçerliliği ve bağlayıcılığı bulunmadığını, bu nedenlerden dolayı davanın usulden ve esastan reddine,
davacının takibinde haksız ve aynı zamanda kötüniyetli olması nedeniyle takip konusu edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; İİK.nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır.
... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi raporları alınmıştır.
... 14. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine 6.519.914 TL asıl alacak, 21.204 TL işlenmiş gecikme faizi, 707.630 TL gayri nakdi alacağın depo edilmesi talebi olmak üzere toplam 7.248.748 TL için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalılar tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 19/10/2023 tarihli celsesinde; davalılar ...ve ...'in Genel Kredi Sözleşmelerinin imza tarihinde, aslı borçlu şirketin ortak ve yöneticileri olduğundan ve kefil olarak yer aldıkları sözleşmede imza itirazında bulunmadıkları, sadece yazı ve rakam itirazında bulundukları ve bilirkişi raporuna göre kullanılan kredi nedeniyle borcunda bulunduğu anlaşıldığından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.HD.nin 18.05.2023 tarih ve ... E., ... K. sayılı emsal ilamı da göz önüne alınarak, yazı incelemesine ilişkin ara karardan vazgeçilmiştir.
Bilirkişi ... Mahkememize sunduğu 28/07/2023 tarihli raporunda. Davacı bankanın Davalı kredi borçlusu ... San. ve Tic.
A.Ş.'den takip tarihi itibariyle 6.414.813,36 TL asıl alacak, 682.185,33 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 7.200.097,19 TL alacaklı bulunduğunu, davacı bankanın davalı Müteselsil Kefillerden takip tarihi itibariyle 6.510.556,10 TL ana para, 259.836,72 TL akdi kâr payı olmak üzere toplam 6.770.392,32 TL alacaklı bulunduğunu, davacı bankanın hesaplama altında kalan toplam 6.541.118,40 TL'lik talepleri ile bağlı olduğunu, takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar davalılardan 6.414.813,36 TL matrah üzerinden hesaplanacak yıllık % 26,52 Gecikme cezası istenebileceğini,
Teminat Mektupları deposuna konu olan mer'i 706.630 TL'nin banka nezdinde depo edilmesini, tazmin olması halinde tazmin tarihinden başlıyarak yıllık % 26,52 gecikme cezası uygulanabileceğini belirtmiştir.
Bilirkişiler..., ...ve ... Mahkememize sundukları 10/05/2024 tarihli raporlarında; ... Sanayi ve Tic.
A.Ş.'nin takip tarihi itibariyle 6.267.588,59 TL asıl alacak, 159.386,66 TL işlemiş gecikme cezası, 7.967,33 TL BSMV olmak üzere toplam 6.434.944,58 TL Nakit Borç ve 707.630,28 TL Gayrinakdi Borç olmak üzere toplam 7.142.574,86 TL borçtan sorumlu olduğunu, ...'in takip tarihi itibariyle 6.237.720,42 TL asıl alacak, 86.815,20 TL işlemiş akdi kar payı ve 4.340,76 TL BSMV olmak üzere toplam 6.328.876,38 TL Nakit Borç ve 707.630,28 TL Gayrinakdi Borç ile birlikte toplam 7.036.506,38 TL borçtan sorumlu olduğunu, ...'in taleple bağlılık ilkesi gereğince 5.995,764 TL Borçtan sorumlu olduğu için bu sorumluluğun 707.630,00 TL'sı Gayrinakdi,
5.288.161 TL'sı nakit asıl alacak borcu olduğunu, davalıların sorumlu oldukları asıl alacak tutarlarına göre; ... Sanayi ve Tic.A.Ş.'nin 6.267.588,59 TL, ...'in 6.237.720,42 TL, ...'in 5.288.161,00 TL asıl alacak tutarlarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar % 26,52 Gecikme Cezası talep edilebileceğini belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ... ve ... Mahkememize sundukları 22/03/2025 tarihli raporlarında; davacı banka ile davalı kredi borçlusu/kredi lehtarı ... San. ve Tic.
A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmeleri diğer davalı kefillerin de müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduklarını, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süresi içinde ödenmemiş oldukları nazara alındığında, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiğini, Davalı kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limitleri toplamının 10.000.000 TL (...) ile 30.000.000 TL (...) olduğunu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl alacak tutarının 6.508.732,89 TL olduğu nazara alındığında, hesaplanan asıl alacağın,
kefalet limitlerinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, yani kefalet limiti tüm borcu kapsayıp borcun kefalet limiti içinde kalmış olmasından dolayı, davalı kefillerin hem kendilerinin ve hem de davalı kredi borçlusu şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceğini, davalı şirket ve davalı ...'in takip tarihi itibariyle 6.519.914 TL asıl alacak tutarı tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %14,76 (aylık 1,23 x 12) oranında kâr payı/gecikme cezası ile birlikte davalıdan istenilebileceğini,
davalı ...'in takip tarihi itibariyle 5.995.764,15 TL asıl alacak tutarı tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %14,76 (aylık 1,23 x 12) oranında kâr payı/gecikme cezası ile birlikte davalıdan istenilebileceğini, 14 adet mer'i ve muteber olan teminat mektubu bedeli 707.630 TL'nin, takip ve dava tarihi itibariyle hem davalı asıl borçlu şirketten ve hem de diğer davalı kefillerden depo edilmesinin talep edilebileceğini, ancak bahse konu teminat mektuplarından 374.180 TL'lik kısmının hem takip ve hem de dava tarihinden sonra olmak üzere 19.03.2024 tarihinde iade edilmiş olduğu nazara alındığında,
bu bedel yönünden depo talebinde kanımızca hukuki bir yararın bulunmadığını, buna göre rapor tarihi itibariyle borçlu şirketten ve kefillerden depo edilmesi talep edilebilecek miktarın 707.630-374.180 = 333.450 TL olduğunu belirtmişlerdir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile davalı ... San. ve Tic. A.Ş. arasında 28/12/2015 tarihli 10.000.000 TL bedelli ve 11/09/2019 tarih ve 20.000.000 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiği, 28/12/2015 tarihli sözleşmeyi davalılar ...ve ... 10.000.000 TL limit ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, 11/09/2019 tarihli sözleşmeyi davalı ...
20.000.000 TL limit ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davalı kefillerin asıl borçlu şirketin sözleşme tarihlerinde ortak ve yöneticileri olduğu, bu sözleşmelere istinaden kredi kullandırıldığı ve geri ödemelerin aksaması üzerine davacı banka tarafından gönderilen ihtarname ile hesabın kat edildiği, taraflar arasında borcun yapılandırıldığı ve borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından icra takibi yapıldığı, davalıların icra takibine itirazı üzerine takibin durduğu ve bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmeleri, yapılandırma, ihtarname, icra dosyası, banka kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davalı şirketin kullandığı krediler nedeniyle borçtan sorumlu olduğu, diğer davalılar ...ve ...'in müteselsil kefaletleri nedeniyle kefalet limitleri dahilinde bulunan borçtan sorumlu oldukları, davalı ...'in kefalet limitinin 10.000.000 TL, davalı ...'in kefalet limitinin 30.000.000 TL olduğu,
asıl alacak miktarının ise kefalet limitlerinden daha düşük miktarda olması nedeniyle davalı kefillerin borçtan sorumlu oldukları, son bilirkişi heyeti raporunda yapılan hesaplamalara itibar edilerek takip tarihi itibariyle asıl alacağın 6.519.914 TL olduğu, işlemiş gecikme cezasının 388.723,58 TL olduğu ancak icra takibinde 21.204 TL talep edildiği, taleple bağlılık ilkesi göz önüne alınarak takip tarihi itibariyle nakit alacaklar yönünden davacı bankanın davalılardan talep edebileceği toplam alacağın 6.541.118 TL olduğu, ancak takip talebinde davalı ...açısından talep edilen miktarın 5.995.764 TL olduğu belirtildiğinden;
davalı şirket, davalı ... ve davalı ...açısından nakit alacaklar için 6.519.914 TL asıl alacak ve 21.204 TL işlemiş gecikme cezası olmak üzere toplam 6.541.118 TL alacak için (davalı ...’in talep gibi 5.995.764 TL.sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline karar verilmiştir.
Genel kredi sözleşmeleri hükümleri göz önüne alınarak davacının 14 adet teminat mektubu bedeli 707.630 TL'nin depo edilmesini talep edebileceği, ancak bu teminat mektuplarından 374.180 TL'lik kısmının iade edildiği anlaşıldığından bu kısım teminat mektuplarının depo edilmesi davası konusuz kalmakla bu miktar için karar verilmesine yer olmadığına, kalan 333.450 TL'lik teminat mektupları ile ilgili yapılan incelemede; davalı şirketin asıl borçlu olarak depo talebinden sorumlu olduğu, davalı kefiller ile ilgili ise 11/09/2019 tarihli genel kredi sözleşmesinde ...'in kefil olarak imzasının bulunduğu,
bu sözleşmenin 20.1 maddesi gereğince kefil olan ...'in depo talebinden sorumlu olduğu anlaşıldığından davalı şirket ve davalı ... yönünden 333.450 TL'lik gayri nakdi alacağa ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ...'in imzasının bulunduğu 28/12/2015 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefilin depo talebinden dolayı sorumlu olacağına dair açık hüküm bulunmadığından ve ...'in 11/09/2019 tarihli genel kredi sözleşmesinde imzası bulunmadığından bu davalı hakkındaki gayri nakdi alacağa yönelik davanın reddine karar verilmiştir. İptaline karar verilen alacak likit olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Takip talebinde belirtilen miktarda icra takibi yapmakta davacının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalıların kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/568, K. 2025/217, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama