KÜNYE
T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2025
- Esas no
- 2024/631 Esas
- Karar no
- 2025/649
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 10/07/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 19/08/2025
Karar Metni
3.075 kelime·15 dk okuma·3 bölüm
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle.
26.03.2022 Tarihinde ... sevk ve idaresindeki müvekkil şirket nezdinde trafik sigortası ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın, ... plakalı araca çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiğini meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün 2.12 promil alkollü olduğu ve KTK m. 48 maddesinin ihlal ederek kusurlu olduğunun tespit edildiğini beyan ederek Davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptalini, takibin 51.639,00-TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile 12.05.2022 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline,
asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davalının davada taraf sıfatı bulunmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, hem davalı şirketin adresi hem de gerçekleşen trafik kazasının Tekirdağ il sınırları içerisinde olmasından dolayı dosyanın Tekirdağ Ticaret Mahkemesinde ele alınarak yargılamanın Tekirdağ Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, yetkiye itiraz ettiklerini, olay günü 26.03.2022 tarihinde ... sevk ve idaresindeki trafik kazası ile sigortalı bulunan ... plakalı araç .... plakalı araca çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiğini,
Adli Tıp Kurumunun Trafik İhtisas Dairesinden kusura ilişkin rapor aldırılması gerektiğini, müvekkilinin fiili ile gerçekleşen netice arasındaki illiyet fiili işlememiş olmasından dolayı kesildiğini, dosya kapsamında mübrez tüm deliller ve raporlar birlikte değerlendirildiğinde müvekkilinin kaza ile uzaktan yakından bir alakasının olmadığının açık olduğunu, dosya kapsamında mübrez tüm deliller nazara alındığında müvekkilinin fiilinin ihlal ettiği bir hukuk kuralının olmadığı hususu karşısında müvekkilinin fiilinin hukuka aykırı nitelikte olmadığının açık olduğunu,
dosyaya girecek olan evraklardan da görüleceği üzere kazada herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını sadece araç sahibi olarak yer aldığını, aracının da olaydan dolayı perte çıktığını, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla; bahse konu kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmaması, borcu bulunmaması nedenleriyle; öncelikle dava yetkili olmayan mahkeme olan Bakırköy ...
Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olduğundan mahkemenin yetkisine açıkça itiraz ederek hem davalının adresi hem de trafik kazasının Tekirdağ ili içerisinde olması sebebiyle ve Tekirdağ mahkemelerinde Ticaret Mahkemesinin de yer alması sebebiyle dosyanın yetkili ve görevli mahkeme olan Tekirdağ Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, davacının haksız, mesnetsiz ve yasal dayanaktan yoksun olarak açtığı davanın müvekkilin olayda yer almaması sebebiyle davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE
-Dava, davacı tarafın ZMMS kapsamında sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile davalının maliki olduğu ... plakalı araçlar arasında 26/03/2022 tarihinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında dava dışı sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğu iddiası ile Çorlu İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası ile rücuen tazminat istemiyle başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce hasar dosyası, icra dosyaları ve kazaya ilişkin tutanaklar, celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır.
-Çorlu İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 50.000,00 TL asıl alacak ve 1.639,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.639,00-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, takip dayanağının ".... Plakalı aracınızI 26/03/2022 tarihinde alkollü olarak kullanmanız neticesinde vermiş bulunduğunuz zarar sebebiyle ödenen tazminatın tarafınıza rücusu talebi" olduğu, davalı borçlu tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Dava konusu uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken hukuki sorun, davalı araç malikinin dava konusu trafik kazası nedeniyle dava dışı 3. Kişilere poliçe kapsamında ödenen tazminattan Genel Şartların B.4 maddesi uyarınca sorumlu olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.
-Sigortacının rücu hakkı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
-Sigorta ettirene ödeme yapan sigorta şirketi halefi olarak zarar görenlerden ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır. Yine rücu edilebilecek tazminat miktarı tayin edilirken zarara sebep olanın kusuru da nazara alınmalıdır.
-Hangi hâllerin sigortalıya rücu hakkı vereceği Genel Şartlar’ın “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve İşletene Rücu Hakkı” başlıklı B.4. maddesinde düzenlenmiş ve bu madde ile de sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği bir kez daha vurgulanmıştır. Bu maddede sayılan durumlardan herhangi biri mevcut değilse, sigorta şirketi rizikonun gerçekleşmesi sonucu meydana gelen zarara kendi katlanmak durumundadır.
-2918 sayılı KTK'nın 48. maddesinde, alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.
-Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.
-Öte yandan, davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak verildiği kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.
-Bununla birlikte, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nın 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından,
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersizdir.
Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir.
-O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü, TTK'nın 1409. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.
-Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması,
sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840. YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212. YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18. YHGK 14.12.2005 gün ve 2005/11-624-713. YHGK 10.12.2014 gün ve 2013/17-1199 E. 2014/1018 K. sayılı ilamları).
Mahkememiz dosyası, dosyada mevcut bilgi ve belgeler nazara alınarak ava konusu kazadaki kusur durumunun belirlenmesi, dava dışı araç sürücüsünün alkollü olmasının dava konusu kazaya münhasıran sebebiyet verip vermediğinin belirlenmesi ve dava konusu kaza nedeniyle davacı tarafça, dava dışı üçüncü kişilere ödenen bedellerin dava konusu kazanın oluş şekline, meydana gelen hasara ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi ve varsa fazladan yapılan ödeme miktarının hesaplanması amacıyla, bir makine mühendisi, bir sigortacı, bir adli trafik alanında uzman bilirkişi ve bir nörolog bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş,
düzenlenen 02/04/2025 tarihli raporda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ....’in maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu; .... plakalı araç sürücüsü ....’in maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu; trafik kazasında, Sürücü ...’ in almış olduğu aşırı alkolün etkisiyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmesinin kazanın oluşumunda münhasıran etkili olduğu; ... plaka sayılı aracın onarım durumunda hasar miktarının 205.726,91 TL olduğu onarım maliyetinin piyasa rayiç değerini geçmesi sebebiyle pertotal olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu.
107.500,00 TL tutarındaki sovtaj değerinin, aracın marka, model, hasar durumu ve piyasadaki satış hacmine göre kadri maruf olduğu; pert Total olarak değerlendirildiğinde rayiç bedelden sovtaj değerinin düşülmesi suretiyle meydana gelen hasarın 158.747,00 TL - 107.500,00 TL = 51.247,00 TL olduğu; ... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ...in kazanın meydana gelmesinde %100 oranında asli ve tam kusurlu olması sebebiyle, araç maliki davalı .... İnşaat Elektronik Ltd.
Şti.’nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bağlı yönetmelikler gereği dava dışı ...’ün mülkiyetinde bulunan ... plaka sayılı araçta kaza sonucunda meydana gelen zarardan sürücünün kusuru nispetinde %100 oranındaki kısmından araç maliki ve işleticisi olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; gerçekleşen zararın, davacı .... Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile ... plaka sayılı aracın maliki, davalı ... İnşaat Elektronik Ltd.
Şti.’nin hukuki sorumluluklarının teminat altına alınması maksadıyla 23.06.2021 başlangıç 23.06.2022 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde tanzim edilen, ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi hükümleri gereğince, poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla teminat kapsamında olduğu; dava konusu kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin Maddi Tazminat Teminat limitinin araç başına 50.000,00-TL, olduğu, davacı ....
Sigorta A.Ş.‘nin, poliçe teminat limiti tutarına kadar gerçekleşen toplam tazminat tutarından sorumlu olduğu; artan bakiyenin poliçe teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği; gerçekleşen kaza sebebi ile dava dışı ...’ün mülkiyetinde bulunan ... plaka sayılı araçta meydana gelen maddi zararın davacı ...
Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile düzenlenen ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi hükümleri gereği, Maddi Tazminat Teminat limitinin araç başına 50.000,00-TL tutarındaki poliçe limitini aştığı. 26.03.2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda oluşan zararın, poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki vadesi içerisinde gerçekleştiği; davalı ... İnşaat Elektronik Ltd.
Şti.’nin maliki olduğu ... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı .... %100 oranındaki kusuru nispetinde, ... plaka sayılı araçta gerçekleşen 51.247,00-TL tutarındaki maddi zarar üzerinden poliçe teminat limiti 50.000,00-TL tutarındaki kısmı ile sınırlı olmak kaydıyla Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında, davacı ....
Sigorta A.Ş. tarafından zarar gören ... plaka sayılı aracın maliki dava dışı ...’e ödenmesine engel teşkil edecek bir hususun bulunmadığı; davacı ...
Sigorta A.Ş. tarafından 50.000,00-TL tutarındaki tazminat bedelinin icraya konu edildiği, ancak ödenen tazminata ilişkin dosya kapsamına ödeme makbuzunun sunulmadığı; ... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ...’in olayın oluş şekli itibarıyla kazanın meydana gelmesinde heyetimizde görevli trafik kazaları analiz uzmanı bilirkişi tarafından kusur yönünden yapılan değerlendirmeye göre %100 oranında kusurlu olduğu; jaza anında 2,39(ikivirgülotuzdokuz) promil ALKOLLÜ olduğu, mevzuat hükümlerine göre belirlenen seviyenin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı,
alkolün etkisiyle güvenli araç sürüş yeteneğini kaybettiği, kazanın gerçekleşmesinde alkol dışında faktörlerin rol oynamadığı(yol, iklim, araç, karşı araç, yaya vb.), sürücü dava dışı ...’in güvenli sürüş yeteneğini kaybetmesi nedeniyle kazaya neden olduğu, heyetimizde görevli tıp doktoru nöroloji uzmanı bilirkişi tarafından gerçekleşen kazanın münhasıran alkolün etkisine bağlı olarak meydana geldiğinin değerlendirildiği; alkollü araç kullanımı sebebiyle oluşan zararların Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4/c maddesi gereğince Sigortalıya rücu sebepleri kapsamında değerlendirildiği;
davacı ...
Sigorta A.Ş.‘nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 95/1 kapsamında ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4/c maddesine dayanarak, dava dışı ...’ün mülkiyetinde bulunan ... plaka sayılı araçta gerçekleşen maddi zarar kapsamında icraya konu ettiği 50.000,00-TL tutarındaki ana para hasar tazminat bedelini ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın maliki sigortalısı davalı ...
İnşaat Elektronik Ltd. Şti.’ne karşı tazminat ödeme makbuzlarının ibraz edilmesi kaydıyla, rücuen tazminat talep şartlarının gerçekleşeceği, görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Alınan raporlar ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile sabit olduğu üzere davalıların maliki olduğu .... plakalı dava dışı araç sürücüsü ....'in kaza anında alkollü olduğu görülmektedir. Yine alınan raporda da yer verildiği üzere kazanın aldığı alkol nedeniyle güvenli sürüş yeteneği kaybetmesi nedeniyle münhasıran alkol etkisi altında gerçekleştiği ve yine bu sürücünün kazanın gerçekleşmesinde tam kusurlu olduğu görülmektedir. Her ne kadar davalı tarafça kazaya ilişkin tanık dinletilmiş ise de talimat mahkemesi aracılığı ile dinlenen tanıkların kazayı bizzat gören tanıklar olmadığına anlaşılmakla iş bu tanık beyanları hükme esas alınmamıştır.
-Bu haliyle ... plakalı araç sürücüsünün münhasıran alkol etkisinde kazaya sebebiyet verdiği sabit olduğundan davacı tarafın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. Rücu talebinin yerinde olduğu, dava dışı 3. Kişiye ödenen bedeli poliçe limitleri ve kusur oranında rücuen tazminata konu edilebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile davacı tarafın talepleri nazara alındığında; dava konusu kaza nedeniyle dava dışı 3. Kişiye ait ve kazanın gerçekleşmesinde kusuru bulunmayan ... plakalı araçta hasar meydana geldiği, iş bu hasarın onarım bedelinin, aracın piyasa rayicini geçmesi nedeniyle aracın pert olarak belirlendiği, rayiç bedel, sovtaj değeri vs hususlar nazara alındığında dava dışı 3. Kişiye ödenen bedelin 51.247,00 TL olduğu, davacı sigorta şirketinin ZMMS kapsamında araç başına teminat limitinin ise 50.000,00 TL olduğu ve iş bu teminat limiti uyarınca 50.000,00 TL ödeme yapıldığı görülmektedir.
-Bu haliyle davacı tarafından ödenen bedelin kazanın oluş şekline, poliçeye ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olduğu, davacı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. Kapsamında alkollü araç kullanımı ve iş bu kazanın münhasıran alkol etkisi altında gerçekleşmesi nedeniyle rücu şartlarının oluştuğu, davacı tarafın gerçek zarar isteminin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
-Tarafların itiraz ve beyanları doğrultusunda dosyaya celp edilen Babaeski İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı sigorta şirketi tarafından işbu davaya konu 26/03/2022 tarihli kazada ödediği 50.000,00 TL'lik bedel yönünden, işbu davaya taraf olmayan ve fakat kaza anında ... plakalı aracın sürücüsü olan ... aleyhine icra takibi başlatıldığı görülmektedir.
-İlgili icra dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından öncelikli olarak hem araç maliki hem de sürücü aleyhine İstanbul İcra Daireleri'nde iki ayrı takip başlatıldığı, bu dosyalarda verilen yetkisizlik kararları sonrasında dava dışı sürücü aleyhine Babaeski İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosya üzerinden takibin devam ettiği ve işbu itirazın iptali davasının açıldığı tarih itibariyle yapılan tahsilatlar nazara alındığından davacının kaza nedeniyle talep ettiği rücuen tazminat bedelini tahsil edemediği görülmektedir.
-Bu haliyle dava tarihi itibariyle davacı taraf alacağını tahsil edemediğinden işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu ancak yapılan tahsilatlar nazara alındığında dava tarihi itibariyle haklı sebebe dayanan iş bu davada tahsil edilecek tutarların, Babaeski İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığından yapılacak asıl alacak ve ferilerine ilişkin tahsilatlar yönünden tahsilde tekerrür etmemesi gerektiği Mahkememizce kabul edilmiş ve bu doğrultuda hüküm kurulmuştur.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
-İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
-"Likid alacak" kavramına gelince ;eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz eder- se, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
-Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
-Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Örneğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilin- mekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
-Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/1637 Esas 2023/686 Karar sayılı ilamı)
-Somut olayda alacak istemi rücuen tazminat istemine ilişkin olup, alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaçtır. Talep edilecek alacak miktarı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla ve celp edilen bilgi ve belgelerle tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır · Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/631, K. 2025/649, 4 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama