KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2021
- Esas no
- 2020/389
- Karar no
- 2021/418
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/06/2020
- Karar yazım tarihi
- 18/05/2021
Karar Metni
1.032 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili şirketin davalı firmadan alacağı mallara karşılık ödeme yaptığını, davalı firmanın müvekkilinin bedelini ödediği malları teslim etmediği gibi mallar için ödediği cari hesap bakiyesi 22.620,81 TL’nin tüm uyarılara rağmen ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili şirketin davalı şirketten alacağını tahsil etmek için Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, davanın kabulü ile itirazın iptaline, icranın devamına, davalı aleyhine % 20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, esas yönünden ise; davacının açtığı takipte kötü niyetli olduğunu, henüz muaccel olmamış vadesi dolmamış alacağını icra takibine konu ettiğini, icra takibinin ödeme emrinde dosyaya sunulan cari hesap incelendiğinde vade tarihinin 16.03.2020 olduğunun görüleceğini, fakat davacı alacaklı tarafından kötü niyetle açılan icra takip dosyasında 07.02.2020 tarihli ödeme emrinin düzenlendiğini ve 12.02.2020 tarihinde müvekkili şirkete tebliğinin yapıldığını, müvekkilinin davacı tarafa icra dosyasına konu ettiği bir borcunun bulunmadığını,
ayrıca borcun kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından uygulanan faizin de fahiş ve hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyaya sunulan 02.04.2021 tarihli Bilirkişi .... tarafından hazırlanan raporda davacının takip tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği tutarın 22.620,81 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
6100 Sayılı HMK’nın 222. maddesine göre ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Ticari defterler uyumlu değil ise muntazam tutulmuş olsun veya olmasın sahibi aleyhine delil olacaktır. Ancak defterlerden biri muntazam olsa da her iki defter de sahibi aleyhine kayıt içeriyor ise aleyhe delil sayılma yönünden öncelikle iddiasını ispat yükü altında olan taraf defterleri aleyhine delil sayılmalıdır.
Yani ispat yükü altında olan taraf kendi defterindeki aleyhe kayıtları bertaraf edecek şekilde karşı tarafın aleyhine olan ticari defterler kayıtlarından yararlanmamalıdır. Bunun sonucunda ise aleyhe kayıtların uyuşmayan kısmından ispat yükü altında olan tarafın yararlanamayacağı kabul edilmelidir.
Çünkü ispat yükü, uyuşmazlık konusu hususlar için olup, karşı tarafın ileri sürmediği bir husus için ispat yükü de söz konusu olamayacağından bu sonuca varılması usul kurallarının da temel bir sonucudur.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; tarafların arasındaki uyuşmazlık Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas Sayılı takip dosyasındaki takibe konu cari hesap alacağından kaynaklı alacak miktarının ne olduğu, temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği ,tarihinin ne olduğu, faiz oranı ve türünün ne olduğu davalının icra dosyasında yapmış olduğu asıl alacak ve faize itirazın haklı olup olmadığı, inkar ve kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmakta olduğu, bu kapsamda dosyaya sunulan 02.04.2021 tarihli SMM bilirkişi tarafından düzenlenen rapor dosyamız arasına alınmıştır.
Taraflara arasındaki ticari ilişki alım-satıma ilişkin olup, bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği gibi takip tarihi itibari ile davacı davalıdan 22.620,81-TL alacaklı olduğu her iki tarafın ticari defterlerin birbirini doğrulayan takip alacağı yönünden davacının alacak miktarının sabit olduğu, bu nedenle davanın kabulüne, davalının Bakırköy Büyükçekmece ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere avans faizi faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, alacağın likit olması nedeni ile asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/389, K. 2021/418, 28 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama