KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2023
- Esas no
- 2022/417 Esas
- Karar no
- 2023/931
- Dava
- Menfi Tespit (Alım Satım
- Dava tarihi
- 27/04/2022
- Karar yazım tarihi
- 04/12/2023
Karar Metni
843 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin, davalı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını, müvekkil firma aleyhine başlatılan Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasına böyle bir borcun olduğuna dair herhangi bir dayanak belge de sunulamadığını, icra takibinin müvekkilin haberdar olmadan kesinleştirildiğini ileri sürerek; müvekkilin davalıya borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 06.11.2015 tarihli, ... nolu faturaya göre müvekkil şirket davacıya KDV dahil 296.609,86 TL değerinde kumaş satmış bulunduğunu, icra dosyasında sunulan sevk irsaliyesine göre söz konusu emtia davalıya teslim edildiğini, davacının satın almış olduğu ve kendisine teslim edilen emtianın satış bedelini müvekkile ödemediğini belirterek davanın reddine kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; İİK 72. maddesi gereğince menfi tespit istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''taraflar arasında 670.680,40 TL cari hesap farkının bulunduğu, iş bu farkın, davacı tarafın 2016 yılı ticari defterlerine yaptığı, 11.07.2016 tarihli, ... açıklamalı, 670.680,40 TL tutarlı tek taraflı 1 adet kayıt işleminden kaynaklandığı, davacı tarafın ticari defterlerine yaptığı 670.680,40 TL tutarlı tek taraflı kayıt işleminin belgesinin davacı taraftan talep edilmesine rağmen sunulmadığı,
670.680,40 TL tutarlı tek taraflı kayıt işleminin belgesi sunulmuş ve gerekçesi ispat edilmiş olsa dahi davacı tarafın davalı tarafa takip tarihi itibariyle 371.277,66 TL borçlu durumda olduğu, bu nedenle davalı tarafın takibe konu ettiği 296.461,62 TL fatura tutarını talep edebileceği...''şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Davalı tarafından davacıya düzenlenen faturalara, davacının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer.
Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; mahkememizce tarafların ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere davacı borçludur. Dosyaya sunulan bilgi ve belgeler davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davalı tarafça ispatı gerekmekle davalının alacaklı olduğu tarafların ticari defterlerinden anlaşılmıştır. Takip konusu fatura nedeni ile davacının borçlu olmadığı yönündeki iddiaları ispat edilemediğinden davacı tarafça açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davada ispat yükü kural olarak davalıda olduğu için davacı tarafa yemin teklif edilmemiştir.
Ayrıca 28/04/2022 tarihli tensip ara kararı ile İİK 72/3 maddesi uyarınca teminat karşılığında icra veznesine yatacak paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesine karar verildiği ve teminat yatırılmakla 29/04/2022 tarihinde icra dairesine tedbirin infazı için müzekkere yazıldığı anlaşıldığından davacı taraf aleyhine İİK 72/4 maddesi uyarınca tazminata hükmetmek gerekmiş, neticeten aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/417, K. 2023/931, 6 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama