KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2024
- Esas no
- 2022/930 Esas
- Karar no
- 2024/370
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/09/2021
- Karar yazım tarihi
- 24/04/2024
Karar Metni
1.013 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davacı ...'ın şirketleri bünyesinde birlikte yürütmüş oldukları ticari faaliyetlerini 2020 yılında sonlandırmaya karar verdiklerini ve buna göre dilekçe ekinde sunulan 20/08/2020 tarihli Protokolü imzaladıklarını, akabinde aynı protokolün devamı niteliğinde ... İnşaat ve Turizm Ltd. Şti.
Şirketinin tasfiyesine ilişkin düzenlemeleri de içeren 14/10/2020 tarihli Ek Protokolü ortak iradeleri ile imza altına aldıklarını, 20/08/2020 tarihli protokolün 44. ve 14/10/2020 tarihli ek protokolün 12. ve 17. hükümleri gereği; ....'in 2021 yılında davacı ...'ın kurucu hissedarı olduğu ... İnş.San. Ve Tic. Ltd.Şti tarafından işletilmesi konusunda taraflarca anlaşmaya varıldığını, müvekkili ... tarafından ... ve ...
Pansiyon'un işbu protokol hükümlerine uygun olarak davalılara teslim edilmek istendiğini fakat davalıların haksız ve mesnetsiz iddialara dayanarak teslimden kaçındıklarını, bunun üzerine müvekkili tarafından protokol hükümlerinin ihlal edilmesine dayalı olarak 500.000-TL cezai şartın Bakırköy ... İcra Dairesinin ...
E. Sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, davalı ... tarafından takibe itiraz edilmiş olmakla takibin durduğunu, bu nedenlerle; dosya ile tarafları ve nitelikleri bakımından aralarında sıkı bağlantı bulunan Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... e. sayılı dosyası ile Bakırköy ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin ... e.sayılı dosyaların birleştirilmesine, davalı borçlu tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itiraz nedeniyle ilamsız takip durmuş olduğundan, davalı borçlunun, Bakırköy ...
İcra Müdürlüğü’nün ..... e. dosyasına vaki haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun haksız itirazları nedeniyle % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine ve yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davaya temel teşkil eden 20.08.2020 tarihli protokol ile 14.10.2020 tarihli ek protokolün hukuki zorla yapıldığını, her iki protokole zorlayıcı sebebin davacı ...'ın taraflar arasındaki adi ortaklık hukukuna riayet etmemesi ve müvekkilinin ortak olduğu ..... Ltd.
Şirketinin malvarlığını kötüniyetle kendi adına ve oğlu adına kaçırmaya çalışması üzerine açılan iki ayrı ticari davada alınan tedbir kararları olduğunu, Yaşmak Motel İşletmesinin ...'a ticari gereğe uygun teslimi adına demirbaş sayımı ile motele ait makine ve ekipmanlarının çalışır olup olmadığı kontrolü yapılmadığını, bu işlemler için protokolde ifa sorumlusu ...'ın ilgili tarihte hiç hazır bulunmadığını, davacının kusurlu olduğunu, müvekkilim yaşmak motelin teslim alınmasından kaçınmadığını, sadece, usulsüz teslimi kabul etmemiş olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir..
DELLİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında akdedilen 20/08/2020 tarihli Protokol uyarınca cezai şartın İİK'nun 67. alacağı tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 500.000,00-TL cezai şart alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir, şirketler hukuku alanında uzman ve otelcilik ve işletme alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; ''Davacı tarafın usulüne uygun biçimde ifa teklifinde bulunmadığı, davalı tarafın borçlu temerrüdüne düşmediği, buna göre ceza koşulu talep edilemeyeceği, turizm-Otelcilik işletmecilik sektör teamüllerine göre bir işletme ancak; teknik, mekanik, elektronik makine ve cihazlarının çalışıp çalışmadığının kontrolü ve test edilmesi ile,
demirbaşlarının fiziki sayımı ve tespitinin yapılmasıyla, depolarındaki malzemelerin fiziki sayımı ve tespitinin yapılmasıyla, çalışan-görevli sayısının ve görev yerlerinin tespit edilmesiyle, ruhsat devir teslimiyle, kira sözleşmesinin akdedilmesiyle devir ve teslimi yapılmalıdır. Aksi durumda fiziken işgalci durumuna düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalınma durumu ortaya çıkabilecektir.
Dosya içerisinde, ruhsat ve diğer devir işlemlerinin yapıldığına ve kira sözleşmesine dair belgelere erişilememiştir.
Dolayısıyla; davalı ...’a gereği gibi yapılmayan devir teslim işlemi neticesinin sözleşmenin ihlali anlamına gelmeyeceği, gerçekleşmemiş olan sözleşme için kararlaştırılan ceza koşulu bedelinin istenemeyeceği, davacı ... tarafından başlatılan ilamsız icra takibine davalı ...’ın itirazının haklı bir itiraz olarak değerlendirilebileceği...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Dosyada yapılan inceleme sonucunda; tanık anlatımları ve taraf beyanları dosyada bulunan bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde davacının teslim borcunu vadede gereği gibi yerine getirmediği ve davalı tarafın gereği gibi yerine getirilmeyen ifa teklifini reddedebileceği, demirbaş sayımı ve bunu ilgilendiren tüm evrakları davalıya teslim etmesi gerekirken gereği gibi yapılmış bir ifa teklifi bulunmadığı anlaşılmakla davalının bu ifa teklifini reddetme hakkı vardır.
Bu taraflar arasındaki sözleşmenin ihlali anlamına gelmez. Bu nedenlerle davacının iddiasını mevcut delillerle ispat edemediği anlaşılmıştır. Yemin delili, HMK'nın 225 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup, yemin kesin delil niteliğindedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir.
Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle davacı tarafa kesin ve son delil olan yemin deliline dayanıp dayanmayacağı sorulmuştur. Davacı tarafın yemin deliline başvurduğu anlaşılmakla davalı asile dava konusu vakıalara ve bedele yönelik yemin teklif edilmiş ve davalı asil tarafından davacıya borcunun bulunmadığına ilişkin yemin edilmiştir.
HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; dosyada mevcut belgelere göre davanın ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/930, K. 2024/370, 1 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama