KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2024
- Esas no
- 2023/279 Esas
- Karar no
- 2024/758
- Dava
- Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/03/2023
- Karar yazım tarihi
- 17/07/2024
Karar Metni
1.053 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili ile davalı .... arasında, 29.06.2021 tarihinde 40*50 orta boy 1000 kg.
14.09.2021 tarihinde 30*40+5 bantlı poşet 41.000 adet mağaza/hediye poşetinin üretilmesi konusunda anlaşma yapıldığını, ürünlere ilişkin 19/07/2021 tarihinde .... fatura nolu 67.338,47 TL (40*50 orta boy poşet için 27.612,00 TL), 27/09/2021 tarihinde ... fatura nolu 24.383,28 TL ( 30*40+5 bantlı poşet için 18.040,00 TL) bedelli fatura kesildiğini, davalının poşetlerin üretimini tamamladıktan sonra ürünleri müvekkiline teslim ettiğini, ürünler müvekkili şirket tarafından incelendiğinde ayıplı olduğunun görüldüğünü, poşetlerin tutma/taşıma saplarında kolaylıkla kopmalar meydana geldiğinden taşımaya elverişli olmadığını,
yine kargo poşetlerinin ölçülerinin verilen sipariş ile uyumlu olmadığını, ayıplar ortaya çıkınca söz konusu ürünler/poşetler için davalı tarafa sözlü ve mesaj yolu ile ayıp ihbarında bulunulduğunu, ürünlerdeki ayıbın karşı tarafça kabul edildiğini ve ürünlerin iade alınacağının söylendiğini, Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... D.
İş sayılı dosyasından delil tespit talebinde bulunulduğunu, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda 01/04/2022 tarihli bilirkişi raporunun hazırlandığını, raporda; "...
Orta boy 40*50 cm boyutlarında olan poşetin ise kulplarında muhtemelen aşırı ısı ile kaynak yapıldığından, kaynak yerlerinin ayrıldığına, dolayısıyla kullanımla ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde ayıplar taşıdığı,"..."14.09.2021 tarihli sipariş formunda 30*40+5 cm lik bantlı kargo poşetinin, 27.09.2021 tarihinde .... nolu fatura ile 41.000 adet 28*40+5 cm olarak teslim edildiği, kargo poşetlerinin basit bir muayene (cetvel ile ölçülmek) suretiyle anlaşılabilecek açık ayıplı ürünler olduğu..." tespit edildiğini, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile poşetlerin taşımaya elverişli olmadığı,
saplarının kolaylıkla koptuğu, ölçülerinin verilen siparişe uygun olmadığının sabit hale geldiğini, dava öncesi yapılan arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşma sağlanamadığını, belirterek, orta boy 40*50 cm boyutlarındaki poşetlerin ve 0*40+5 cm lik bantlı kargo poşetlerinin ayıplı olması nedeniyle oluşan zarar yönünden, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (27.612,00 + 18.040,00 =) 45.652,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olup 04.07.2023 tarihli duruşmadaki ifadesinde; "ürünleri orjinal olarak teslim ettiğini, ürünlerde herhangi bir ayıp olmadığını, ürünlerin bir kısmı kullandıktan sonra ayıp ihbarında bulunulduğunu, bu süre teslimden yaklaşık bir kaç ay sonra olduğunu, kendisine ürünleri iade etmek istediklerini, ancak kabul etmediğini, ayıbın söz konusu olmadığını" beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, ayıp nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde mağaza hediye poşeti üretimi konusunda anlaşma sağlandığı, ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce satıma ilişkin fatura, cari hesap ekstresi, arabuluculuk tutanağı dosyaya konulmuş taraf defterleri ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, ayıp iddiası da bulunmakla heyete tekstil mühendisi bilirkişi eklenerek rapor alınmıştır. Raporda, ayıp tespit edilemediği belirtilmiştir.
Davacı vekilinin itirazları ve Bakırköy .... SHM delil tespit dosyasında gizli ayıp tespit edilmiş olması nedeniyle çelişki oluştuğundan tekstil mühendisi bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.Alınan bilirkişi raporuyla; davalının davacıya satmış olduğu 41.000 adet ...
Baskılı Bantlı 29x40+5 boyutlarındaki poşetin boyutsal yönden ayıplı olmadığı, bilirkişi incelemesine 2 adet 50x60 cm boyutlarında .... marka ibareli poşet sunulduğu, davalının davacıya satmış olduğu poşetler içerisinde 50x60 cm ebatlarında taşıma poşetleri bulunmadığı, 40x50 boyutlarında .... Baskılı Poşetin bilirkişi incelemesine sunulmadığı, Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...
D.iş sayılı dosyasında sunulan tespit bilirkişi raporuna göre; orta boy 40*50 cm boyutlarındaki poşetin kulplarında kaynak yerlerinden ayrıldığından ayıplı olduğunun tespit edildiği, ancak tespit bilirkişisi tarafından net olarak kaç adet poşetin ayıplı olduğunun tespitinin yapılmadığı, net olarak kaç adet poşetin ayıplı olduğunun tarafsız kişi veya kurumlarca tespit edilmediği, tespit bilirkişisinin incelediği ayıplı ürünlerin miktarının kabul edilebilir fire kapsamında olabileceği, orta boy 40*50 cm boyutlarındaki poşetin kulplarında kopma olduğundan ayıplı olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğu tespit edilmiştir.
Ayıp, aynı cins ve kategoriye giren eşyaya nispetle satılan maldaki değer ve elverişliliği kaldıran veya azaltan noksanlıktır (TBK.m.219). TTK.m.23/c hükmünde ticari satışta maldaki ayıpla ilgili ayıbı ihbar süresi düzenlenmiştir. Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise (aşikar ayıp), alıcı 2 gün içinde ayıbı satıcıya bildirmelidir.
Maldaki ayıp açıkça belli değilse (açık ayıp), alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde malı incelemeli veya incelettirmeli ve bu inceleme sonunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, bu sürede satıcıya bildirmelidir. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. TBK m. 223’e göre, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır.
Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde (gizli ayıp), bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Maddede belirtilen “hemen” ifadesi dürüstlük kuralı ve halin icapları göz önünde bulundurularak yorumlanmalıdır. Herhalde ayıp ortaya çıkınca fazla vakit geçirmeden ihbar yapılmalıdır.
Ayıp ihbarının ayıba karşı sorumluluktan doğan dava için öngörülmüş olan zamanaşımı süresi geçmeden önce yapılmış olması gerekir. TBK m. 231’e göre, “Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.”
Somut olayda; tanık beyanına göre bir kısım ürünler yönünden ayıp ihbarının süresinde olmadığı, süresinde olsa bile ayıp iddiasının ispata muhtaç olduğu, alınan bilirkişi raporlarının hükme ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiştir.
HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; ayıp iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından alınan bilirkişi raporlarına itibar edilerek davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim .... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/279, K. 2024/758, 9 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama