KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/617 Esas
- Karar no
- 2024/1216
- Dava
- Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/06/2023
- Karar yazım tarihi
- 17/12/2024
Karar Metni
765 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ........ davalılardan .......
Danışmanlık Emlak Pazarlama İnşaat Ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin eski ortakları olduğu, davalılardan ....... ile davacı ........ davalı yan firmanın iki hissadarı olarak birlikte çalıştığı ve aralarında yaşan iş uyuşmazlığı sebebiyle taraflar iş ilişkisini sonlandırma kararı aldıkları ve bu konuda bir ortaklık fesih sözleşmesi düzenledikleri; bu anlaşmaya göre davalılardan ....... ''.......'' ismini davacı ........ ise ''........
Group'' ismini kullanacağının kararlaştırılıp özleşmeye döküldüğü, anlaşma taraflar arasında 2019 yılında imzalandığı; aradan geçen süre zarfında; davalının ....... ve yetkilisi olduğu diğer davalı ....... Danışmanlık Emlak Pazarlama İnşaat Ve Dış Ticaret Limited Şirketi, davacı ........'u ve yetkilisi olduğu ......
Gayrimenkul Ve Otomotiv Dış Ticaret Limited Şirketi'ni sözleşmeye aykırı davrandığının tespitine borcun ifasına, haksız rekabet hükümlere aykırılığın durdurulmasına davanın kabulüne kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında şirketin hisselerine ilişkin devrin gerçekleşmiş olmasına rağmen yalnız taraflar arasında olan tasfiye ilişkisi devam ettiği, ....... şirketinde davacı ........'un konumu gereği, bu ilişkinin devam etmesi tasfiye sürecinde kaçınılmaz olarak öngörüldüğü, birlikte tapılan toplantıda tarafların oluşturduğu heyet her iki tarafın devam eden parasal akışın nasıl paylaşılacağına ilişkin bir sözleşme düzenledikleri, bu sözleşme davacı tarafında ifade ettiği .......'ün ve ........
Grup'un isim hakkını kullanmasını içeren hükümler içerdiği. Taraflar arasında tüm bu uyuşmazlıklar ve sözleşmeler yapılırken, ........ markası ..... başvuru numarasıyla 2014 ila 2022 yılları arasında ....... denilen bir şahıs üzerine tescilli olduğu ve taraflar arasında markanın kullanılmasına ilişkin yapılan sözleşme her iki tarafın adına tescilli olmadığı için hukuken tarafların bir uzlaşmaya varması mümkün olmadığı.
24/07/2020 tarihinde ....... markanın tescil edilmesi için ..... başvuru numarasıyla tescil edilmesi üzerine asıl markanın maliki olan ..... ‘nın yaptığı itiraz sonucu .......
35/36 ve 37 emita alanında tescile hak kazandığı, daha sonra ise söz konusu olan ........ markası ...... tarafından 13/09/2022 tarihinde asıl sahibi olan ....... tan satın alarak söz konusu olan ........ markasının kullanımı için .......'e hak ve yetki tanındığı; sözleşmeye göre taraflardan davalı ....... ....... markasını kullanacağını diğer taraftan da davacı ......
Grup markasını kullanacağı kabul edildiği, oysa sözleşmenin taraflar arasında yapılan sözleşme sadece bir ortaklığın fesih sözleşmesinden ibaret olduğu, kullanılacak markalar noktasında teferruata girilmediği, sözleşme metinde her firmanın hangi sınıfta çalışabileceğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, sözleşmede, markanın kullanılmasına ilişkin hükümler kanunen mümkün bulunmadığı, ........ markası ....... adına tescilli bir markayken başka birisinini mülkiyetinde bulunan bir markanın taraflar arasında bir uzlaşma konusu olamayacağı, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, davalının haksız rekabet teşkil ettiği iddia edilen eylemi bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya haksız rekabet konusunda uzman ve sözleşmeler konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle;''TPE nezdinde güncel ...... numara ile tescilli, evvelinde ...... numara ile tescilli ‘’ ......... Gayrimenkul inşaat ‘’ ünvanlı işletmenin iştigal sahası inşaat hizmetleri ve inşaat araçlarının kiralaması ‘iştigal sahasında, .....
Marka hakkı sahibi dava dışı .... ‘olduğu, davanın tarafları adına TPE nezdinde tescilli marka bulunmadığı, davalının eylemlerinin ‘’ haksız rekabet ‘’ teşkil ettiği konusunda, somut veriler bulunmadığı ve yeterli kanaate ulaşılamadığı, davacının sözleşmeye dayalı zararları yönünden somut veriler bulunmadığı...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Dosya kapsamı itibariyle davacı dava dilekçesinde yemin deliline açıkça dayanmadığı anlaşıldığından mahkememizce yemin teklif edilmemiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda.
Mahkememizce dinlenen tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporunda da yapılan tespitler sonucu varılan kanaat sonucunda, tanık beyanlarının takdiri delil olması, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği konusunda somut veriler bulunmadığı ve yeterli kanaate ulaşılamadığı, davacının sözleşmeye dayalı zararları yönünden somut veriler bulunmadığı, davacının iddiasının başkaca herhangi bir delille desteklenmediği anlaşıldığından mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir.
HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/617, K. 2024/1216, 9 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama