KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2025
- Esas no
- 2023/931 Esas
- Karar no
- 2025/159
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 30/09/2023
- Karar yazım tarihi
- 13/02/2025
Karar Metni
1.459 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;taraflar arasındaki ilişki her iki tarafın da tacir olması ve taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle, aynı zamanda Sigorta Hukuku TTK'da düzenlendiğinden ve TTK'da düzenlenen hususlar ticari iş niteliğinde olduğundan işbu davada Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğunu, davalı, takibe haksız olarak itiraz ettiğini, yargılamaların uzun sürmesi sebebiyle işbu davanın neticelenmesine kadar davalıların mal kaçırma ve müvekkili şirketin işbu dava sonucunda alacağına kavuşamama ihtimali bulunduğunu, bu sebeple öncelikle ihtiyati haciz kararı verilmesini,
aksi kanaatte olunursa ihtiyati tedbir kararı verilmesini, HMK md. 391 "Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir." hükmü bu sakıncalara karşı alacaklı tarafı korumak amacıyla mevcut bir hüküm olduğu,
bu sebeple, alacaklı müvekkili şirketin alacak hakkına halel gelmemesi sebebiyle davalı borçluların tespit edilecek menkul araç ve gayrimenkulleri hakkında öncelikle ihtiyati haciz kararı verilmesini, bu talebimizin reddi halinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı .... Ticaret Limited Şirketi ile müvekkili şirket arasında karayolları motorlu araçlar zorunlu sorumluluk (trafik) sigortası akdedildiğini, müvekkili ile sigortalı davalı ....
Otomotiv İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi arasında ... poliçe numaralı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi akdedilmiştir.
Anılan poliçe ile ... plaka numaralı araç 13.07.2021 - 13.07.2022 tarihleri arasında sigortalandığını, sigortalı araç, olay yerini terk eden ve kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren sürücü sevk ve idaresinde iken trafik kazasına karıştığını, 24.03.2022 tarihinde, maliki davalı olan ve sürücüsü olay yerini terk eden .... plakalı aracın %100 kusuru ile sebebiyet verilen kaza neticesinde, ...
A.Ş. tarafından ... numaralı hasar dosyası ile kazada zarar görenlere 50.000 TL hasar tazminatı ödendiğini, taraflarca tanzim edilen maddi hasarlı kaza tespit tutanağında karşı araç sürücüsü .... : "Orta şeritte ilerlerken arkamdan gelen .... plakalı tır arkamdan çarptı , ben de bu nedenle sağ kaldırıma çarptım, tırın vurma şiddeti ile beni savurdu...." denilerek sigortalı aracın arkadan çarpmak suretiyle %100 kusurlu olduğu ve "..... plakalı kamyon...kazadan sonra kaçtı durmadı, kazayı görenler kamyonu durdurdu..." denilerek sigortalı aracın firari olduğu ifade edilmiştir.
Trafik kazasının sigortalı aracın arkadan çarpması suretiyle meydana geldiğine dair sigortalı araç sürücüsü de beyanında: "Orta şeritte ilerlerken önümdeki ... plakalı aracı görmedim. ... plakalı araca çarptığımı fark etmedim..." demiş olup maliki davalı olan araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğuna dair tereddüt bulunmadığını, izah edilen nedenlerle davalının menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, sayın mahkeme aksi kanaatte ise ihtiyati tedbir kararı verilmesini, İstanbul ...
İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına vaki itirazın 50.000TL alacak açısından iptali ile takibin 08.08.2022 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, davalının en az %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı şirketin dosyaya sunduğu evraklar çerçevesinde olayda rücu gerektirecek bir olgunun mevcut olmadığı, nitekim işlek bir cadde de yapılan kazada müvekkili şirketin sürücüsü çok zaman geçmeden geri dönmüş polis nezaretinde tutanaklar düzenlenmiş ve imzalandığını, karşı taraf sürücüsü ...'nin beyanlarında da görüleceği üzere müvekkili yolun ilerisinde durmuş şirketten uyarı gelince olay yerine geri gittiğini, sürücü belgesinin bulunmaması yada ehliyet olmaması gibi bir durum dahi söz konusu olmadığını,
kaza saati ile müvekkilinin sürücüsü ... geri dönüp kaza tespit tutanağı tutması arasındaki zaman farkı da bir hayli az olduğunu, dolayısıyla sigorta şirketinin zarar ödemesini rücu etmesini gerektirecek bir durum söz konusu olmayıp bu konuda ispat külfeti sigorta şirketinde olduğunu, trafik kazası tespit tutanağındaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, kolluğun kaza tespit tuanağını düzenlerken sadece KTK' nın hangi maddelerince aykırılık olduğu hususunu belirleme yetkisi varken, somut olayda kolluk kusur belirlemesine girerek ihlale müvekkilinin yol açtığını ancak davacı tarafça herhangi bir ihlale yol açılmadığı hususunu belirttiğini,
her ne kadar müvekkilinin Karayolları Trafik Kanunu’ndan doğan yükümlülüklerin ihlali nedeniyle kusuru bulunduğu iddia edilmiş olsa da; davacı tarafın bu iddiası yalnızca olay yerinde düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağına dayandığını, kaza tespit tutanağı ise, mahkeme tarafından karar verilmesi için yeterli delil niteliğini arz etmediğini, bu nedenle davacı tarafından kaza tespit tutanağına dayanarak müvekkili sürücüye kusur izafe edilmesinin ve doğrultuda talep edilen tazminatın kabulü mümkün olmayacağı, izah edilen nedenlerle yapılacak yargılama sonrasında haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine,
davanın araç sürücüsü ...' a ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, maddi hasarlı trafik kazası kaynaklı rücuen tazminat davasıdır. 2918 sayılı KTK.nun 95/2 maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden veya sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerinden doğan nedenlerle sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin haller sigortacı tarafından 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra tazminatın kaldırılması ya da indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Davacı taraf davalının olay yerini terk etmesi sebebiyle maddi tazminat olarak 3. kişiye ödediği bedeli davalıdan talep etmektedir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.a maddesinde; tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır. ZMMS Genel Şartarı B. 4.f maddesinde düzenlenen, olay yerinin sebepsiz bir şekilde terk edilmesi sebebine dayanmakta olup, sürücünün olay yerini terk etmesi tek başına rücu nedeni değildir.
Sigorta şirketinin somut delillerle ZMMS Genel Şartlar B.4 maddesinde sayılan hallerin gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir.Başka bir deyişle;, sürücünün alkol ve uyuşturucu maddesinin etkisi altında kaza yaptığını, sürücünün sırf olay yerini terk etmesi nedeniyle yaralıların sağlık durumlarının ağırlaştığını veya maddi hasarın arttığını ortaya koyması ve ispatlaması gerekir. Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş uygulamalarına göre.
Genel Şartların bu maddesinde “tam kusur” dan değil, “kasıt” veya “ağır kusur” dan söz edilmekte olup, ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir. Sırf olay yerini terk etmenin rücu hakkı vermeyeceği kabul edilmiştir.
Yine Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamında da "Salt olay yerinde bulunmamak ve %100 kusurlu bulunmak (kasıt ve ağır kusur dışında) hasarın teminat dışında kalmasını ve sigortalıya rücu hakkını vermediğinden davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." denmektedir.
Dosya kapsamına göre 24.03.2022 tarihinde davacı sigorta şirketi nezdinde ZMSS ile sigortalı ... Plakalı araç sürücüsü ... ile ... sevk ve idaresindeki ... Plakalı araçla çarpışmaları sonucu maddi hasarlı Trafik kazası meydana geldiği, 24.03.2022 tarihinde meydana gelen kazada ... plakalı arac sürücüsünün arkadan çarparak kazaya sebebiyet verdiğinden.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen sürücülere ait Asli kusurlardan ( 84/d Arkadan çarpma,) maddesini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu, .... Plakalı araç sürücüsü ...’in kusuru olmadığı, davacı sigorta şirketine ZMSS ile sigortalı davalı tarafa ait ...
Plakalı araç sürücüsü .... kusurlu olduğu tespit edildiği ve kaza yerini terk ettiği ve daha sonra kaza mahalline gelerek tutanak tanzim ederek imzaladıkları, ZMSS Genel Şartları B-4.f Maddesinde Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
şartları sigortalısından rücu edilebilecek hallerden olduğu ancak dava konusu kazanın bedeni hasara neden olan kazalardan olmayan maddi hasarlı trafik kazası olduğu alınan bilirkişi raporuyla da tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sigortacının sigortalısına rücu koşulunun, tazminata konu olayın kasti bir hareket veya ağır kusur sonucunda meydana gelmesi halinde gerçekleşeceği, anılan maddede tam kusurdan değil, kasıt veya ağır kusurdan bahsedildiği, ağır kusurdan maksadın kasıt olmamakla birlikte kasta yakın bir kusuru ifade ettiği, somut olayda davalıya ait olan aracın sürücüsü kusurlu olmakla birlikte, ağır kusur veya kastından söz edilemeyeceği, kazanın maddi hasarlı trafik kazası olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda yürürlükte bulunan ZMMS genel şartlarına göre; sigortalı araç sürücüsünün kaza mahallini rücu sebeplerini gizlemek için olay yerini terkettiğini ispat yükü davacı sigorta şirketine düştüğü halde davacı somut delillerle ZMSS Genel Şartlarının B.4 maddesinde sayılan hallerin gerçekleştiğini ispat edemediği, bu durumda üçüncü kişiye ödediği tazminat bakımından rücu hakkının bulunmadığı anlaşılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/931, K. 2025/159, 11 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama