KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/1245 Esas
- Karar no
- 2024/913
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/12/2023
- Karar yazım tarihi
- 21/10/2024
Karar Metni
1.337 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas, ... Karar 25/12/2023 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosyanın Mahkememize gönderildiği, Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Filistin Ülkesinde toptan ve perakende gıda ticareti ile uğraştığını, Türkiye'deki çeşitli firmalardan ürün satın aldığını ve Filistin'e ithal etttiğini, bu kapsamda müvekkili şirketin davalı şirketten yüklüce gıda ürünleri alımı gerçekleştiğini,
bu ticari ilişki kapsamında davalı şirket tarafından müvekkili şirkete faturalar düzenlendiğini ancak davalı şirketin satmış olduğu gıda mamullerini yükleme aracı olan konteynere uluslararası taşımacılığa uygun olmayan biçimde istiflemesinden dolayı ürünlerde ciddi zararların oluştuğunu ve bu sebeple müvekkili şirketin davalı şirkete ayıp bildiriminde bulunduğunu, oluşan zararın tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Dairesi ...
Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalı tarafından haksız olarak takibe itiraz edildiğini beyanla itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki söz konusu olduğunu, ancak herhangi bir alacak söz konusu olmadığını, taraflar arasında kesilmiş faturaların bulunduğunu, faturalara istinaden davacı tarafından müvekkiline ödemelerin gerçekleştirildiğini, davacının değil asil müvekkilinin davacıdan alacağının söz konusu olduğunu, taraflar arasındaki son siparişe ilişkin Proforma/Sipariş belgesi davacı tarafından kabul edildiğini,
müvekkiline ham madde alması ve ülkelerine özgü yazılar ve içerikler bulunan özel ambalajlar satın alması için sipariş tutarının bir kısmı kadar para gönderildiğini ancak satıcı şirket yetkilisine defalarca ulaşılmaya çalışılsa da şirket yetkilisinin hiç bir şekilde geri dönüş sağlamadığını, ham madde alan hatta ve hatta üretime geçen müvekkilinin kalan parasını istediğinde de siparişten vazgeçtiklerini, herhangi bir gerekçe ileri sürmediklerini artık çalışmak istemediklerini ileri sürerek ödedikleri paranın iadesini istediklerini, proformaya ve siparişe aykırı davranan davacı olduğunu, asıl zarara uğrayan müvekkili olduğunu,
ürettiği ürünlerin çöp olduğunu, deniz yolu taşımacılığında oluşan veya oluşabilecek zararlar tamamen alıcının sorumluluğunda olduğunu, ayıplı mal iddiası kabul edilemeyeceğini beyanla anılan nedenlerle davanın reddini, davalı aleyhine %10'dan aşağı olmamak üzere %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için davalı aleyhine giriştiği Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapılan vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Küçükçekmece İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 15.877,31 Euro asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren 1.956,06 Euro yasal faizi ile birlikte toplam 17.833,37 Euro'nun tahsili için cari hesap alacağına dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi 17/07/2024 havale tarihli raporunda; davacı yabancı menşei şirkete davalı şirketin iki adet fatura ile satışı söz konusu olduğunu, 07.12.2021 tarih .... nolu 43.596 Euro (679.138,49 TL) ve 29.03.2022 tarih ... nolu 43.893,04 Euro (747.643,51 TL) tutarlı faturalar olduğunu, davacı şirket tarafından toplam 105.641,00 Euro sipariş ödemesi yapıldığını, bakiye 16.107,00 Euro yönünden ürün gönderilmediğini ayrıca davacının sunduğu hesap özetinde, 12.11.2022 tarihinde 100 karton arızalı lokum için 2.940 Euro, 50 karton ekspres susamlı kurabiye için 470 Euro davalı borcuna yazıldığını,
böylece davacı tarafından sunulan hesap özetine göre davacının davalıdan olan sipariş avansı alacağı 16.107 Euro, arızalı ürünlerden kaynaklı alacağı ise 2.940 + 470 = 3.410,00 Euro olmak üzere toplam 19.517,00 Euro olarak görüldüğünü, icra takibinde ise 15.877,31 Euro talep edildiğini, eldeki davada, davalı tarafından davacıya gönderilen ürünlerden kaynaklı 3.410 Euro arızalı ürün bedelinin icra takibinde talebe konu edilmediğini, talebin sipariş avansı olarak ödenen ancak karşılığında alınmayan davalının iddiasına göre de davacı tarafından iptal edilen siparişe ilişkin olduğunu, bu tutar yukarıda belirtildiği üzere 16.107 Euro ise de,
icra takibinde talep edilen tutar 15.877,31 Euro olması sebebiyle taleple bağlılık ilkesi gereği bu tutarın dikkate alınabileceğini, davalı taraf gönderilen ürünlerin arızalı olmadığını, davacının kendi ülkesinde yaptırmış olduğu tespitin dikkate alınamayacağını ileri sürdüğünü, konunun bu yönü ile hukuki nitelik arz ettiğinden takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğunu, yine davalı vekili dilekçesinde, davacı siparişi için hammadde alındığını beyan ettiğini, bu minvalde dava dışı firma tarafından düzenlenen 6.12.2021 tarih ... nolu fatura tutarının 10.780,56 USD (137.005,94 TL) olduğunu,
konunun tetkik yönünün değerlendirilmesi ayrı uzmanlık alanına girdiğini, bu noktada Sayın Mahkemece yapılacak hukuki değerlendirmede davalının davacı siparişinin temini için almış olduğu hammadde faturası bedelinin, davacının sipariş avansı olarak ödediği bedelden mahsup edilmesi gerektiği kabul edilmesi halinde, bu mahsup tarihindeki kura göre yapıldığında;
kalan davacı alacağının 207.344,67 TL /6.231,75 Euro olarak hesap ve tespit edildiğini, bu tutara, arızalı ürünlerin bedelinin dahil edilmesi gerektiği kabul edilmesi durumunda ise, davacının bakiye alacağının 9.641,75 Euro olacağını, takip tarihindeki kura göre TL karşılığının 202.442,06 TL olduğunu, Sayın Mahkemece yapılacak hukuki değerlendirmede, davalının hammade alımına dair fatura bedeli bedelini mahsup etmeye hak kazanmadığı kabul edilmesi durumunda ise, davacı 16.107 Euro sipariş avansı alacağı olduğundan, takipteki talep gereği 15.877,31 Euro alacak dikkate alınacağını,
takip tarihindeki kura göre TL karşılığının 333.366,35 TL'sı olduğunu, icra takibinde ayrıca 1.956,06 Euro faiz talep edilmişse de, dosyasına davalıya 18.11.2022 tarihli talep yazının hangi tarihte ve ne şekilde tebliğ edildiğini gösteren belgenin ibraz edilemediğinden temerrüt tarihinin tespit edilemediğini bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında satımdan kaynaklı ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından toplamda 105.641,00-Euro'nun davalı tarafa gönderildiği, davalı tarafından da 43.596,00 Euro ve 43.893,04 Euro olmak üzere toplam 87.489,04 Euro'luk faturanın düzenlendiği, taraflar arasında ödeme yapılan miktarlar ve davalı tarafından düzenlenen faturaya konu ürünlerin teslimi konusunda bir ihtilafın bulunmadığı,
davacı tarafından dosyaya sunulan yazışma içeriklerinden hasarlı ürün tesliminden kaynaklanan 3.410-Euro'luk zarardan bahsedilmişse de bu miktarın icra takibine konu edilmediğinin denetime elverişli bilirkişi raporuyla da tespit edildiği, yine davacı tarafından sunulan yazışma içeriklerinden bakiye 16.107 Euro'luk alacaklarının kaldığının belirtildiği,
davalı tarafından davacının siparişleri nedeniyle dava dışı üçüncü kişiye 10.780,56 USD'lik ödeme yapıldığı ve davacının siparişten vazgeçmesi nedeniyle zarara uğradıkları savunulmuşsa da bu savunmalarını ispata elverişli delil sunmadıkları, dava dışı şirket tarafından düzenlenen faturanın davacı şirketin siparişleri nedeniyle düzenlendiği hususunun ispatlanamadığı, bu faturanın veya bu faturaya istinaden düzenlendiği savunulan proforma faturanın da davacı tarafından kabul edildiğine ilişkin delilin bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafın icra takibine konu edilen 15.877,31 Euro bakımından alacaklı olduğu,
davalı tarafın icra takibi öncesinde usulüne uygun temerrüde düşürülmediği bu nedenle işlemiş faiz talep edilemeyeceği, likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Katip ... e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1245, K. 2024/913, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama