KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/192 Esas
- Karar no
- 2024/961
Karar Metni
1.944 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
Bakırköy .... İcra Dairesi : ...
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 27/02/2023
KARAR TARİHİ : 07/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı vekilince verilen 27.02.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin .... no.lu “Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi” ile ... A.Ş. tarafından sigorta ettirilen .... Nakliye San. ve Tic. Ltd.
Şti.’ne ait emtiaların nakliyesi için davalı ile anlaştığını, taşıma sırasında soğuk zincirin bozulması nedeniyle emtianın bozulup çürüdüğünü, işbu olay nedeniyle sigortalıya ait emtialarda maddi zarar meydana geldiğini, Sigortalının 11.08.2021 tarihinde tespit edilen olay nedeniyle müvekkili sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu, hasarın bağımsız eksper tarafından incelendiğini, ekspertiz raporunda “sefer sırasında soğuk zincirin bozulduğu,
tazeliğini kaybettiği görülerek alıcı tarafından kabul edilmediği” tespitinin yapıldığını, Ekspertiz raporunda emtialarda meydana gelen hasar bedelinin 8.700,00 USD olduğunun tespit edildiğini, kusur oranları ve sorumluluk tutarları dikkate alınarak müvekkili şirket tarafından sigortalıya 09.03.2022 tarihinde 3.500,00 USD ödendiğini, Müvekkili sigorta şirketinin sigortalıya ödediği hasar bedelinin tazmini için davalıya başvurduğunu, davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini, Davalı aleyhine hasar bedelinin rücuen ödenmesi için Bakırköy .....
İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla takibe geçildiğini, davalı tarafından borcun tamamına itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu, Belirterek, davalarının kabulü ile hasar bedelinin tazmini ve sigortalıya ödeme tarihinden başlayarak tahsile kadar işleyecek Devlet Bankalarının yabancı para (USD) ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsili için açılan Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ...
E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ederek huzurdaki davayı açmışlardır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava konusu olaya 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davacı tarafından öncelikle hasar dosyasının tamamının tasdikli bir örneğinin dosyaya sunulması gerektiğini, davacı tarafından müvekkili ortaklığa 14 günlük hak düşürücü süresi içinde ayrıca, açıkça ve yazılı olarak bir hasar ihbarı yapılmadığını, müvekkili ortaklığın sorumluluğunun her halükârda sınırlı olduğunu, hasarlı teslim olunan kargonun bulunacak üst limitinin her halükârda ödenmesi gerekli bir meblağ olmayıp davacı tarafın bu sınırlı sorumluluk limitleri içinde kalmak kaydıyla ancak ispat ettiği ölçüdeki gerçek zararını talep edebileceğini,
davacı tarafından ancak karar tarihinden itibaren faiz talep olunabileceğini, geriye dönük olarak ödeme tarihinden itibaren faiz talep olunamayacağını, belirterek, öncelikle davacı tarafından ihbarda bulunma mükellefiyeti yerine getirilmediğinden dolayı davanın reddine, bir an için müvekkili ortaklığın tazminat ödemekle sorumlu tutulması halinde sorumluluklarının sınırlı sorumluluk limitleri içinde ancak gerçek zarar kadar olduğu göz önünde bulundurularak fazla talebin reddine, tüm mahkeme masrafları ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ederek cevaplarını sunmuşlardır.
DELİLLER
Bakırköy ..... İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Bakırköy .... İcra Dairesi’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 3.500,00-USD asıl alacak ile asıl alacağa işlemiş 25,60-USD faiz ile birlikte toplam 3.525,60-USD'nin tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişiler ..., ..., ..., ..,...'dan oluşan bilirkişi heyetinin 02/11/2023 tarihli raporunda.
"Davacı şirketin 2021 ve 2022 yıllarında e-defter mükellefi olduğu, yevmiye ve kebir defterlerinin Maliye İdaresine kanuni süresinde bildirildiği, envanter defterinin 2021 ve 2022 yasal tasdiklerinin kanuni süresinde yaptırıldığı, Davalı şirketten talep edilen yasal defter ve belgeleri iş bu rapor tarihine kadar incelemeye sunmadığı, bu nedenle davalı yasal defterleri üzerinde inceleme yapılamadığından dava konusu olaylar yönünden bir değerlendirme yapılamadığı, Davacı şirket tarafından oluşturulan hasar dosyası kapsamında dava dışı sigortalı şirket hesabına 3.500,00 USD’nin gönderildiği,
Sayın Mahkeme iş bu dava kapsamında davacının davalıdan 3.500,00.-USD hasar bedelini talep edebileceği kanaatinde ise söz konusu alacak miktarının takip tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığının 57.858,50.-TL olarak hesaplandığı, Davacı tarafın davalı tarafı takip tarihine kadar temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, dolayısıyla davacının takip talebine kadar işlemiş faiz talep edemeyeceği hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
Dava konusu taze kiraz emtialarının, ihracat işleminden önce Tarım ve Orman Bakanlığı kontrolleri sonucu, bitki sağlığı şartları açısından uygun bulunarak 04.08.2021 tarihli .... nolu Bitki Sağlığı Sertifikası (Phytosanitary Certificate) düzenlendiği ve ihracatlarına izin verildiği, Dava dosyasında, yükleme aşamasına kadar taşıma öncesi faktörlerden kaynaklı hasar kaydı bulunmadığı, Dava konusu emtialarının taşıma esnasında uygun olmayan sıcaklıklara maruz kaldığı, bu durumun kiraz emtiaların mikrobiyal olarak bozulmasına sebep olduğu, emtiaların ticari değerinin kalmadığı,
gıda olarak tüketilemeyeceği, Davacının Montreal Konvansiyonu'nun esas alındığı taşımacılık kuralları çerçevesinde belirlenmiş olan 14 günlük süre içerisinde yazılı bir şekilde hasar bildirimi yapmış olduğu, Sigorta hasar tazminatının doğru tarafa ödenmiş olup-olmadığı incelenmemiş olup, bu hususun açıklığa kavuşması halinde ve şartı ile ödenen sigorta hasar tazminatının ilgili sigorta poliçesi şartlarına uygun olarak tediye edildiği sonucuna varılabilmektedir.
Takdir Yüce Mahkemenin olmak üzere, saygı ile arz ederiz." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişiler ..,..,..,...'dan oluşan bilirkişi heyetinin 19/04/2024 tarihli ek raporunda. "Heyetimizce davacı tarafın itirazları doğrultusunda yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde.
İlgili sigorta poliçesi şartlarına uygun olarak yapılan sigorta tazminat ödemesinde, sigortalı tarafından zamanında davalı havayolu taşıyıcısına hasar ihbarında bulunulmuş olduğu da dikkate alınarak, sigortacı sigortalısının haklarına ödediği sigorta tazminat tutarı kadar halef olmakla ve zarardan sorumlu olanlara karşı rücu hakkını elde etmekle, davacı sigortacı şirketinin sigortalıya yapmış olduğu tazminat ödemesine ödeme tarihi olan 9 Mart 2022 tarihinden itibaren faiz talep hakkının olduğu görüşümüzü bildirmekte ve bu görüş dışında kök raporumuzdaki görüş ve kanaatimizi korumaktayız.
Takdir Sayın Mahkemeye aittir." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.
Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir.
Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı)
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında taşımadan kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, davalının ihtarlı kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı,
davacı tarafından oluşturulan hasar dosyası kapsamında dava dışı sigortalı şirket hesabına 3.500,00 USD’nin gönderildiğinin, davacı şirketin usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde 3.500,00 USD alacağının bulunduğunun (Türk Lirası karşılığının 57.858,50.-TL), yükleme aşamasına kadar taşıma öncesi faktörlerden kaynaklı hasar kaydı bulunmadığının, dava konusu emtialarının taşıma esnasında uygun olmayan sıcaklıklara maruz kalarak emtiaların mikrobiyal olarak bozulmasına sebep olduğunun, emtiaların ticari değerinin kalmadığının, gıda olarak tüketilemeyeceğinin, sigortalı tarafından zamanında davalıya hasar ihbarında bulunulmuş olduğunun,
sigortacının sigortalısının haklarına ödediği sigorta tazminat tutarı kadar halef olarak rücu hakkının bulunduğunun, davacının sigortalıya yapmış olduğu tazminat ödemesine ödeme tarihi olan 9 Mart 2022 tarihinden itibaren faiz talep hakkının olduğunun denetime elverişli bilirkişi raporuyla tespit edildiği anlaşılmakla davanın kabulü ile likit alacak için icra inkar tazminatının da kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/192, K. 2024/961, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama