KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2025
- Esas no
- 2023/380 Esas
- Karar no
- 2025/81
- Dava
- Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/04/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 03/02/2025
Karar Metni
1.233 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davaya konu haber içeriklerinin davacı şirket tarafından hazırlandığını, davalı şirket tarafından ticari maksat elde etmek maksadıyla emek sarf etmeksizin izinsiz şekilde kullanıldığını, davalının haksız rekabet hükümlerinin ihlal edildiğini, davacının internet sitesinde de izne dair uyarının belirtildiğini, ancak davalı tarafça izin alınmadan davacıyı zarara uğrattığını ve davacının hak sahibi olduğu içeriği kullanarak haksız bir biçimde kar elde ettiğini belirterek, davanın kabulünü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, dosya kapsamında haksız rekabetin oluşmadığını, davalı tarafça yapılan haberlerin özgün ve güncel haberler olduğunu, davaya konu haberlerin davacının iş ürünü olmadığını, davacının belirsiz alacak ve manevi tazminat talepli dava açmakta haksız olduğunu belirterek, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER
.... Ajansı yazı cevabı, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı tarafça sunulan 03/12/2024 tarihli dilekçesi ile taleplerini 21.500,00-TL arttırarak, maddi tazminat taleplerinin 22.500,00-TL olarak arttırılmasını talep ettiği ve ıslah harcını depo ettiği görülmüştür.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize ibraz edilen raporda özetle,
Davaya konu haberlerin FSEK anlamında eser vasfına haiz olmadığı, ancak FSEK m.84 çerçevesinde korunabileceği,
Davalının davaya konu 15/12/2022, 23/12/2022, 23/01/2023 tarihli haberlerin büyük bir alıntılamayla alıp kullanması dikkate alındığında vaki kullanımın takdiri mahkemeye ait olmak kaydıyla TTK 55/1-c.3 bendi gereğince haksız rekabete sebebiyet vereceği,
Davalının aynı sektörde yer alan davacının iş ürünlerini basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davranarak izinsiz kullanması nedeniyle davacının maddi tazminat talep etme koşullarının oluştuğuna kanaat getirilmesi ihtimalinde davalının davacı ile anlaşması ihtimalinde davacının söz konusu 3 haber içeriği için talep edebileceği emsal bedeli talep edebileceği, bu miktarın tespiti için haber ajansları ile ilgili meslek kuruluşlarından emsal bedellerin celbi ya da davacının bu tür haberler için daha önce başkaları ile yaptığı emsal bedelleri dosyaya ibraz etmesinin gerektiği, davacıdan izin alınmayarak izinsiz iş ürünlerinin kullanılması nedeniyle manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği hususunun mahkeme takdirinde olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmişlerdir.
Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize ibraz edilen ek raporda özetle,
Davalının aynı sektörde yer alan davacının iş ürünlerini basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davranarak izinsiz kullanması nedeniyle davacının maddi tazminat talep etme koşullarının mahkeme takdirinde olduğu, toplamda davalının 15/12/2022 tarihli haber için 7.500,00-TL, 23/12/2022 tarihli haber için 7.500,00-TL, 05/01/2023 tarihli haber için kaynak gösterildiğinden ve çok basit yazımız olduğundan ve herkesin ortalama olarak haberleştirdiği bir yazı olduğundan ödemenin yapılamayacağı, 23/01/2023 tarihli haber için davacıya izinsiz ve habersiz kullanımdan dolayı 7.500,00-TL ödenebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Dava, davacı tarafından hazırlanan haber içeriklerinin davalı tarafından izinsiz olarak ticari kazanç elde etmek amacıyla kullanılıp kullanılmadığı davalının ticari kazanç elde edip etmediği hususlarının tespiti ile davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü.
Yüksek Yargıtay yerleşik içtihatlarında dile getirildiği üzere; böyle bir uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasında, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerden farklı bir yöntemin izlenmesi ve ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması gerekmektedir.
Bunun nedeni, Anayasanın 28. maddesindeki basının özgür olduğu güvencesine ve bu ilkeyi güçlendiren 5680 sayılı Basın Yasasının 1. maddesindeki düzenlemedir. Bu düzenlemede basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin nedeni; toplumun sağlıklı, mutlu ve güven içinde yaşayabilmesi içindir.
Bunun için de kişinin, dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Diğer bir anlatımla basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma, yönlendirme yetki ve sorumluluğuna sahiptir.
Bunun içindir ki basının yayın yaparken, yaptığı yayından dolayı hukuka aykırılık teşkil edecek olan eylemi, genel olaylardaki hukuka aykırı olan eylemden farklılıklar taşır. İşte bu farklılık ve ayrık durum gözetilerek yapılan yayının hukuka aykırılık veya uygunluk sınırı belirlenmelidir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğu kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.
İşte basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır.
Ne var ki basının bu ayrıcalık taşıyan konumu ve özgürlüğü, tüm özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız değildir. Bundan dolayıdır ki, yayınlarında kişilik haklarına saygı göstermesi ve gerek Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümünde yer alan ve gerekse MK.nun 24 ve 25 maddesinde ve yine özel yasalarda güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluk ve gerekliliktir.
Açıklanan bu yasal düzenlemelerden ve yargısal uygulamalardan da anlaşılacağı üzere, basının özgürlüğü ile kişilerin, kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği, diğer bir anlatımla, hukuk düzenince koruma altına alınan yararların birbirine karşı çatışma içinde bulundukları biçiminde bir görünümün var olduğu kanısı uyanmaktadır.
Halbuki hukuk düzeninin, çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez.
Aksi halde hukukun kendisi, kendi kuralları ile çatışmış olur. Aslında, yapılan düzenleme, hukukun diğer temel kavramları ile birlikte incelendiğinde, iki yararın aynı anda ve aynı olayda birbiri ile çatışmadıkları, somut olaydaki olgular itibariyle koruma altına alınmış bulunan bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği anlaşılacaktır. Bunun sonucunda da, daha az üstün olan yarar, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında, o olayda ve o an için hukuk düzenince korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir.
Açıklamalar doğrultusunda incelenen somut olayda, davalının davaya konu 15/12/2022, 23/12/2022, 23/01/2023 tarihli haberlerin büyük bir alıntılamayla alıp kullanması dikkate alındığında mevcut kullanımın TTK 55/1-c.3 bendi gereğince haksız rekabete sebebiyet vereceği, davaya konu haber içeriklerinin davacı şirket tarafından hazırlandığı ancak davalı şirket tarafından ticari maksat elde etmek maksadıyla emek sarf etmeksizin izinsiz şekilde kullanıldığı,
davalının aynı sektörde yer alan davacının iş ürünlerini basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davranarak izinsiz kullanması nedeniyle davacının maddi tazminat talep etme koşullarının oluştuğu sonuç ve kanaati ile bu kapsamda dosya arasına alınan emsal haber içeriklerinin emsal değerleri ile hesaplanan bedel yönüyle talep arttırım dilekçesi de dikkate alınarak davanın maddi tazminat talebi yönüyle kabulüne, manevi tazminat talebinin ise somutlaştırılamadığı göz önüne alınarak bu talep yönüyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim .... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/380, K. 2025/81, 28 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama