İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/11 K.2026/144

Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;

Esas2025/11Karar2026/144Tarih12 Şubat 2026Okuma16 dk · 3.279 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
12 Şubat 2026
Esas no
2025/11 Esas
Karar no
2026/144
Dava
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli
Dava tarihi
17/01/2020
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
25/02/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.279 kelime·16 dk okuma·5 bölüm

Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

davacı vekili özetle;

Müvekkilinin davalı şirketin 50.000.000.-TL sermaye karşılığı %25 oranında pay sahibi

ortağı olduğunu, davalı Şirket Yönetim Kurulu’nun, 13.11.2019 tarihli 2019/13 sayılı kararı ile 06.12.2019

tarihinde saat 11:00’de“Tekirdağ İlinde bulunan arazilerin ve soğuk hava deposunun satışı ve

... Şubesinde bulunan PVD Bölümünün kül halinde ya da demirbaşların satışı için

Yönetim Kurulu’na yetki verilmesi” gündem maddeleri ile 2019 yılı Olağanüstü Genel Kurul

toplantısı yapılacağını müvekkiline bildirdiğini, davalı Şirketin 2019 yılı Olağanüstü Genel Kurul toplantısı Tekirdağ İlinde bulunan

arazilerin ve soğuk hava deposunun satışı ve ... Şubesinde bulunan PVD Bölümünün kül halinde ya da demirbaşların satışı için Yönetim Kurulu’na yetki verilmesi gündemi ile 06 Aralık

2019 tarihinde yapıldığı, müvekkilinin Genel kurul toplantı daveti üzerine Beyoğlu .... Noterliğinin 25.11.2019 tarih

ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Şirketin önemli bir miktar malvarlığının satışı için

Yönetim Kurulu’na yetki verilmesinin hukuka ve mevzuata uygun olmadığını, verilecek kararın

satışa ilişkin tüm bilgilerin Şirket ortaklarına sağlanması ile Genel Kurul toplantısında verilmesi

gerektiğini, aksine uygulamanın hukuka ve usule aykırı olacağı ve iptali gerekeceğini belirterek

Genel Kurul toplantısı öncesinde Yönetim Kurulu’nun gündem konusu edilen Tekirdağ İlinde

bulunan arazilerin ve soğuk hava deposunun satışı ve ... Şubesinde bulunan PVD

Bölümünün kül halinde ya da demirbaşların satışı ile ilgili neden gerek duyulduğunu, bundan

beklenen menfaati ve bu konuyla ilgili yaptığı çalışmasını rapor halinde Şirket ortaklarının

incelemesine sunması gerektiğinin bildirildiği ve ayrıca ... Şubesinin 2019 yılı ve

öncesindeki faaliyetleri, gelir-gider, mizan kayıtları, kesilen faturaların ve yapılan harcamaların karşılaştırmalı listesi, PVD bölümünün kapatılmayı gerektiren sebep ve tespitleri, Şubenin

kapatılmasının getireceği fayda, menfaat ve kapatıldıktan sonra bu bölüm ile ilgili işlemlerin

nasıl yürütüleceğine dair tüm mali, finansal, ticari detay ve çalışmaların, PVD bölümünün kül

halinde satışı veya sadece demirbaşların satışına dair öngörü, fizibilite veya yapılan değerleme

raporlarının, herhangi bir teklif alınmış ise bu tekliflerin, bu satıştan elde edilecek gelir ile bölüm

kapatıldıktan sonra Şirketin maliyet ve giderlerinin ne kadar azalacağı, nasıl bir fayda ve

menfaat elde edileceği, bunun Şirket ve ortakları için nasıl bir olumlu menfaat sağlayacağına

dair çalışmaların, Tekirdağ ilinde bulunan arazi ve soğuk hava deposu ile ilgili satışın

gerekçeleri, satış usulü ve değerleme hakkındaki bilgilerin bu konuda yapılan tüm çalışma,

taslak, teklif, rapor ve yazışmaların Genel Kurul toplantısından önce TTK madde 437

kapsamında bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında yazılı şekilde bilgi verilmesi istendiği, 06.12.2019 tarihinde toplanan 2019 yılı Olağanüstü Genel Kurul toplantısı hukuka, ilgili mevzuata, usule ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulu’nun seçildiği 19.04.2019, 24.05.2019 tarihli 2018 yılı olağan genel kurul toplantıları ve 28.06.2019 tarihli 2019 yılı olağanüstü genel kurul toplantısı hukuka ve yasal düzenlemelere aykırı olup genel kurul toplantılarının iptaline ilişkin davanın Bakırköy ....

Asliye Ticaret Mahkemesinin ...

Esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini beyan ederek davalı Şirketin Yönetim Kurulu’na yetki verilen Şirketin önemli değerde arazilerinin, makine, ekipman ve cihazlarının ve sair mal varlıklarının devir ve satışının hukuka ve kanuna aykırılıklar sebebiyle, söz konusu satış ve devirlerin Şirketin ve ortakların açık zararına yol açacak olması ve Şirkete ait önemli mal varlıklarının yok pahasına değerinin altında satılma riski ve sonrasında telafisi mümkün olmayan neticeler bakımından Şirketin % 25 ortağı olarak müvekkilinin açık maddi zararına yol açacak olması itibarıyla,

işbu davanın yargılama süresince olmak üzere dosya üzerinden ve teminatsız olarak tedbiren devir ve satışlarının durdurulmasına, Davalı Şirketin 06.12.2019 tarihinde toplanan 2019 yılı Olağanüstü Genel Kurul toplantısında alınan hukuka ve yasal düzenlemelere, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı kararların butlanının tespiti ile iptallerine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirketi davacının babası ... tarafından kurulduğunu, Şirketin kuruluşu aşamasında müvekkili şirketin kurucusu ..., oğlu olan davacı ...’na emek ve sermaye katkısı olmaksızın şirkette % 10 oranında pay verdiğini, 15.08.2013 tarihinde ise yine müvekkili şirketin kurucusu- davacının babası ..., herhangi bir karşılık almaksızın, sahip olduğu paydan davacı ile dava dışı kızına %15’er pay vermiş ve bunun sonucunda ise davacının şirketteki payı %25’e çıktığını, müvekkili şirket paydaş yapısı itibariyle bir aile şirketi olduğunu, davacı ...,

şirketin kuruluşundan 19.04.2019 tarihine kadar müvekkili şirketin yönetim kurulunda görev aldığını bu tarihte yapılan Genel Kurul toplantısında, şirket genel kurulunun takdiriyle, Yönetim Kurulu üyeliğine seçilemediğini, davacı ... paydaşı olduğu müvekkili şirket aleyhine dava açmayı adeta alışkanlık haline getirdiğini, yönetim kurulu üyesinin, yönetim kurulu üyesi bulunduğu şirkete karşı dava açması,

şirket yöneticiliğiyle bağdaşmadığını, davacının bu davaları açmaktaki asıl amacı yasal ve meşru olan bir hakkını aramak-korumak değil, müvekkili şirketi çalışamaz-işleyemez hale getirmek suretiyle, kendisinin yaratmış olduğu ailevi sorunlarını çözmek ve kişisel bir takım taleplerini mahkemeleri aracı kılmak suretiyle aileye kabul ettirmek olduğunu beyan ederek haksız ve kötü niyetli olan davanın reddini savunmuştur.

DELİLLER

Davalı Şirket ticaret sicil kayıtları, 06.12.2019 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanakları, ihtarname örnekleri, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya örneği, mahkememizce kaldırma kararı öncesinde ve sonrasında aldırılan bilirkişi raporları,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davalı şirketin 06/12/2019 tarihli olağan Genel Kurul toplantısında alınan kararların butlanının tespiti ile iptallerine karar

verilmesi istemine ilişkindir.

Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava sonuçlandırılmıştır.

Mahkememizce alınan bilirkişi raporundaki tespitler, olayın oluş şekline uygun görülmesi nedeniyle bilimsel veri ve içeriğe sahip denetime elverişli kabul edilmiş, hükme esas alınmıştır.

Mahkememizce verilen ... esas, ... karar sayılı, 03/02/2022 tarihli ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı, 19/12/2024 tarihli ilamı ile kaldırılarak, dosya kaldırma kararı sonrasında mahkememizin ... esasına kaydının yapıldığı görülmüştür.

Kaldırma kararı sonrası dosya yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek; 11/05/2025 tarihli bilirkişi raporu aldırılmıştır.

lindiği üzere, anonim şirketlerde yönetim kurulu organı; kanun ve esas sözleşme uyarınca

genel kurulun yetkisinde bırakılmış bulunanlar dışında, şirketin işletme konusunun

gerçekleştirilmesi için gerekli olan her çeşit iş ve işlemler hakkında karar almaya yetkilidir.

Genel kurul ise sadece kanunda (TTK m. 408) veya esas sözleşmede açıkça kendisine bırakılan alanlarda karar alabilir. Genel Kurul kararlarına karşı ise üç hukuki yola (yokluğun

tespiti, butlanın tespiti ve genel kurul kararlarının iptali davası) başvurulabilir.

6102 sayılı TTK m. 445 uyarınca: “446’ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme

hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden

itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası

açabilirler.” Her kanuna aykırılık, genel kurul kararlarının iptali kurumuna tabi değildir. Mutlak

emredici hükümlere yani kamu düzenine aykırı bir boyuttaki kanuna aykırılık var ise burada

genel kurul kararının butlanı gündeme gelecektir. Ancak kamu düzenine aykırı olmayan,

daha çok şirket pay sahiplerini ilgilendiren kanuna aykırılıklar ise nispi emredici olarak kabul

edilecektir ve bu durumda ise genel kurul kararlarının iptali gündeme gelecektir. Dürüstlük

kuralına aykırı kararlar da iptal edilebilirlik kurumuna bağlıdır.

Sonucu etkileyebilecek oranda bir oy hakkı hesaba katılmaksızın alınan bir genel kurul kararı

iptal edilebilir; halka kapalı ortaklıkta, o yılın karının tamamının sermaye artırımında

kullanılmasına dair karar iptal edilebilir; TTK. 437'de öngörülen ve bazı belgelerin genel kurulun

olağan toplantısından önce incelemeye açık tutulmasına dair hükme uyulmadan alınan finansal

tablolar ve kar dağıtımı ile ilgili karar iptal edilebilir, davetin toplantıdan en az iki hafta önce

yapılmasına dair TTK. 414/1 nisbi emredici olup, toplantıdan on gün önceki davetle toplantı

yapılmış ise alınan karar iptal edilebilir; gündemin açıklanmasına ilişkin m. 413, 414'e

uyulmaksızın alınan karar iptal edilebilir; TTK. 436 uyarınca oydan yoksun kişilerin de katılımı

ile alınan karar iptal edilebilir; her payın kural olarak en az bir oy hakkı sağlayacağını öngören

m. 434’e aykırı olarak bir ortağın oy kullanması engellenir veya asgari oy hakki çiğnenirse, yine

alınan karar iptal edilebilir niteliktedir.

İptal davası açılmasının maddi hukuka ilişkin şartlarından ilki ise ortada bir genel kurul kararının bulunmasıdır. Ortada şeklen dahi geçerli bir genel kurul kararı yok ise bu halde yokluk yaptırımı ile karşılaşılır. İkinci olarak kararın kanuna, ana sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık taşıması iptal için gerekli bir diğer maddi hukuk şartıdır (TK. 445). Üçüncü olarak aranacak şart ise karar ile aykırılık arasında illiyet bağı bulunmasıdır.

Konu ile ilgili olarak, Yargıtay 11. H.D. 2016-5401 E. 2017-4832 K. sayılı kararında da “bilgi alma ve inceleme hakkının TTK'nın 437. maddesi gereğince dava konusu yapılabileceği ancak bilgi alma hakkının ihlali nedeniyle genel kurul toplantısında yanlış bir karar alınmış olması bir başka deyişle bilgi vermeme ile alınan kararlar arasında illiyet bağının bulunması halinde kararların iptalinin söz konusu olabileceği,” belirtilmiştir.

Pay sahibinin talebi üzerine verilecek bilgiler, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır (TK m. 437/2, 3. cümle). Maddenin gerekçesinde, “özenli” kavramının, baştan savma olmayan, sorunun karşılığı niteliğini taşıyan, ilgisiz konuları içermeyen anlamında olduğu; “gerçeğe uygunluk” ile gerçeği aynen yansıtan doğru, yalan ve aldatıcı olmayan bilgiler kastedildiği; “hesap verme ilkesine uygun olma” kavramıyla da, hesap verme konumunda bir kişinin hesap vereceği, yani sorumlu olduğu kişiye vermekle yükümlü olduğu kapsamlı, içerikli ve (belgelere dayanan somut) bilgilerin kastedildiği belirtilmektedir.

Genel kurul kararları aleyhine iptal davası açma hakkına sahip kişiler pay sahipleri, organ olarak yönetim kurulu üyeleri ve yönetim kurulu üyelerinden her birisidir (TTK. m.446).

TTK. m.446/1(a) uyarınca genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılabilmesi için toplantı tutanağına mutlaka muhalefet şerhinin geçirilmesi gereklidir. Bununla beraber, muhalefet şerhinin toplantı tutanağında bulunması dışında, toplantı tutanağına ekli bir belge ile toplantı başkanlığına sunulabileceği ve toplantı tutanağında bu hususa yer verilebileceği de kabul edilmektedir.

Konu ile ilgili olarak ayrıca belirtmek gerekir ki; anonim şirket genel kurullarının sadece

genel kurul tarafından yerine getirilebilecek, devredilemez görev ve yetkileri TTK 408.

maddesinin 2. fıkrasında sınırlı olmayacak şekilde sayılmıştır. İşbu maddenin gerekçesinde

"Genel kurul karar verme yetkisini kanundan ve kanun hükümleri çerçevesinde esas sözleşmeden alır.

Genel kurul diğer organlara ait devredilemez yetkileri kendisine çekemez. Yönetim kurulu da genel

kurulun yetkilerini yüklenemez." şeklinde yer verilen açıklama çerçevesinde ise yönetim kurulunun,

bu maddede sayılan hallere ilişkin karar alamayacağı hususu öngörülmüştür. Genel kurulun

devredilemez görev ve yetkilerinin, anonim ortaklık yönetim kurulu tarafından kullanılması

halinde, bu şekilde alınan kararlar kesin hükümsüzlük nedeniyle geçersiz olacaktır. TTK'nın

genel kurulun devredilemez yetkilerini düzenleyen 408. maddesinin 2-f bendinde "önemli

miktarda şirket varlığının toptan satışına" yer verilmiş, ancak önemli miktarda şirket

varlığının toptan satışına ilişkin kriterlerin ne olduğu ifade edilmemiştir. Önemli miktarın

belirlenmesi, bu işlemin anonim şirketin hangi organı tarafından yapılacağı bakımından önem

arz etmektedir. Bu minvalde, bir işlem TTK'nın 408/2-f bendi uyarınca önemli bir miktarda şirket

varlığının toplu satışı kabul edilirse, bu işlem münhasıran genel kurulca yapılabilecek, aksi

halde yönetim kurulunun görev ve yetkilerini düzenleyen TTK'nın 374. maddesinin açık

"yönetim kurulu ve kendisine bırakılan alanda yönetim, kanun ve esas sözleşme

uyarınca genel kurulun yetkisinde bırakılmış bulunanlar dışında, şirketin işletme

konusunun gerçekleştirilmesi için gerekli olan her çeşit iş ve işlemler hakkında karar

almaya yetkilidir." hükmü uyarınca yönetim kurulunca yapılacaktır.

TTK’nın 408. maddesinin ikinci fıkrası emredici bir düzenleme içermekte olup, bu hükme aykırı işlemler TTK’nın 391. maddesinin (d) bendi uyarınca batıldır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, genel kurul toplantısından önce “genel kurulu toplantıya çağrıya

yetkili organ tarafından” genel kurulun usulüne uygun olarak genel kurul toplantısına davet

edilmesi gerekmektedir. Genel kurula çağrı konusunda kural olarak yönetim kurulu yetkilidir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 446. maddesi (b) bendi uyarınca, toplantıda hazır bulunsun veya

bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın, çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilân edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya

temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını ve genel kurula katılmasına ve oy

kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ileri süren pay sahipleri, genel kurul kararlarının

iptali davası açabilirler.

Ayrıca, TTK’nın 414’üncü maddesi kapsamında genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir.

Huzurdaki davaya konu 06/12/2019 tarihli genel kurul toplantısına çağrının, davalı şirket

yönetim kurulu tarafından alınan 13/11/2019 tarihli kararının ve gündem maddesinin 20/11/2019

Tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlandığı; toplantı günü ile gündem

ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazetelerin, iadeli taahhütlü mektupla davacıya bildirildiği

hususunda herhangi bir delil sunulmamış olmakla birlikte, davacının davalıya gönderdiği

Beyoğlu .... Noterliğinin 25.11.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile genel kurul

toplantısı gündem maddesi ile ilgili olarak bilgi istediği göz önüne alındığında, genel kurul

toplantısından en az 15 gün öncesinden, genel kurul toplantısından haberdar edildiği

anlaşılmakla davaya konu genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun yapıldığı anlaşılmıştır.

Davaya konu genel kurul toplantı daveti üzerine davacının davalı şirkete Beyoğlu .... Noterliğinin 25.11.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı

ihtarnamesi göndermiş olduğu tebliğ şerhinden, söz konusu ihtarnamenin davalı şirkete 26.11.2019 tarihinde tebliğ

edildiği görülmüştür. Davalı şirketin davacıya cevabi ihtarname olarak Beyoğlu ... Noterliğinin 05.12.2019 tarih ve

... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği görülmüştür.

Genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasında “önemli miktarlarda şirket varlığının toptan satışı” da girmektedir (TTK. m. 408/2-f). Bu kararın alınabilmesi için, sermayenin en az yüzde yetmiş beşini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oyları gerekir. Bu nisaplara ilk toplantıda ulaşılamadığı takdirde izleyen toplantılarda da aynı nisap aranır (TTK. m. 538/2).

Toptan satış kanunen genel kurul iznine tabi bulunduğundan, genel kurulun mevsuf nisapla verdiği izin kararı olmaksızın aktifleri toptan satın alan üçüncü kişiler iyiniyet ve haklı iktisap iddiasında bulunamazlar (Aydın Çelik, Anonim Ortaklıklarda Malvarlığı Anonim Ortaklığa Sermaye Olarak Konulabilecek Malvarlığı Değerleri Ve Anonim Ortaklık Malvarlığının Korunması İçin Öngörülen Tedbirler, İstanbul 2021, s. 435).

Genel kurul tarafından toptan satış kararı alınmadan yapılan toptan satışa ilişkin sözleşmeler geçersizdir (Çelik, s. 436).

TTK. m. 538 hükmünde ifadesini bulan aktiflerin toptan satılabilmesi ibaresindeki aktif kavramının ne şekilde yorumlanacağı ve kapsamına nelerin dahil olacağı hususu tartışmalıdır. Domaniç, aktif kelimesi ile sadece gerçek aktiflerin, yani bilançonun aktif tarafında yer alan malvarlığının anlaşılabileceği kanaatindedir.

Yazara göre, toptan aktif kavramına, hemen tahsili mümkün bulunmayan, örneğin vadeli veya ihtilaflı yahut borçlusu mütemerrit veya aciz halinde bulunan alacaklar, paraya çevrilebilen ve konusu yerli veya yabancı para olmayan bütün mal ve haklar, örneğin menkuller, gayrimenkuller, şirket adına tahvil ve intifa senetleri, markalar, unvan, good will, kiracılık hakkı, her türlü maden mülkiyeti dahildir (Hayri Domaniç, TTK Şerhi II, s. 1479).

İkinci geniş yoruma göre ise, aktif kelimesi ile şirketin tüm malvarlığı ana aktifleri ve pasiflerinin oluşturduğu bütün kastedilmektedir. Bu nedenle, aktiflerin toptan satışı halinde, işletmenin devri söz konusudur ve işlem TBK. m. 202-203 hükümlerine tabi olur (Çelik, s. 436).

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, celp edilen bilgi ve belgeler, incelenen sicil kayıtları, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına binaen;

davaya konu 06/12/2019 tarihli genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun

yapıldığı, davaya konu Genel Kurul toplantısında görüşülecek gündem maddesi ile ilgili

olarak, davacı tarafından TTK madde 437 kapsamında bilgi alma ve inceleme hakkı

kapsamında davalı şirketten yazılı şekilde bilgi verilmesi istenmiş; ayrıca davaya konu genel

kurul kararına karşı da muhalefet şerhi düşülmüştür. Davalı şirketin davacının bilgi alma

istemine istinaden, ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından

tanzim edilmiş olan 04/12/2019 tarihli raporu (... Makina A.Ş. PVD Birimi Verimlilik Raporu,

... Makina A.Ş. Tarım İşletmeleri Ana İş Kolu Verimlilik Raporu, ... Makina A.Ş. Soğuk

Hava Deposu İşletmeciliği Raporu) davacıya Genel Kurul toplantısından 1 gün önce yani

05.12.2019 tarihinde mail yoluyla gönderdiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık

bulunmamaktadır. Pay sahibinin talebi üzerine verilecek bilgilerin, hesap verme ve

dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olması gerekmektedir (TK m. 437/2, 3.

cümle). Ancak, TTK madde 437 kapsamında davalı şirket tarafından davacıya gönderilmiş olan

raporlar, mali analiz teknikleri kullanılmadan tanzim edilmiş olduğu, raporda yer alan tutarların

gerçek tutarları yansıtıp yansıtmadığının yapılan bilirkişi incelemesinde tespit edilemediği, gerek davalı şirketin ticari defterlerinde/mali tablolarında yer alan kayıtlı değerler gerekse de rayiç değerler

yönünden bilirkişi tarafından herhangi bir analiz ve hesaplamanın yapılamadığı, bu haliyle de davacının bilgi almak

istediği konular ile ilgili bilgileri dahi içermeyen bu raporların özenli ve gerçeğe uygun olduğunun kabul edilemeyeceği, davaya konu genel kurul toplantısında ve/veya öncesinde

davacının bilgi almak istediği konular ile ilgili ticari defterler, mali tablolar, mizanlar, yazışmalar

vs. belgelerin de incelenmek üzere hazır edilmediği, davacının talep ettiği

bilgilerin davalı şirket tarafından yerinde getirilmediği,

satışı için yönetim kuruluna yetki verilen varlıkların neler olduğunun açıkça tespit edilemediği / bu hususta herhangi bir listenin de bulunmadığı/dosyaya da

sunulmadığı, taraflar arasındaki mail yazışmalarından, davacının davalı şirketteki ortaklığından

ayrılması hususunda davacının hisselerinin devri için, huzurdaki davaya konu genel

kurul kararı ile satış yetkisi verilen taşınır ve taşınmazların da devir anlaşmalarına konu

edildiğinin görüldüğü; özellikle davalı şirket vekili tarafından sunulmuş olan son mailde

(yani 04/09/2019 tarihli mailde) davacının davalı şirkette olan hisselerinin devri için söz

konusu taşınır ve taşınmazların davacıya devredilebileceğinin davalı şirket tarafından

teklif ve kabul edildiği, sonrasında da yapılan genel kurul toplantısı ile bu taşınır ve

taşınmazların satışı konusunda yönetim kuruluna yetki verildiği; ancak gerek “satışı için

yönetim kuruluna yetki verilen varlıkların tutarlarının ve bu varlıkların neler olduğu hususunda kaldırma kararı sonrasında aldırılan bilirkişi raporu ile; mali inceleme bölümünde, yer alan “davaya konu 2019 yılında satışı yapılan maddi duran varlıkların 2018 yılı arazi ve arsaların %50,39, … kıymetin satışının yapıldığı,.

2020 yılında satışı yapılan maddi duran varlıkların 2018 yılı arazi ve arsaların %29,31… satışının yapıldığı, 2019 yılı baz alındığında; arazi ve arsaların %59,08… oranında … satışının yapıldığı tespit edilmiştir…. Neticeten davalı şirket 2018 sabit kıymetlerinden.

Arazi ve Arsalarının %79,70 (50,39+29,31)… oranında sabit kıymetlerini sattığı tespit edilmiştir” yönündeki tespitler dikkate alındığında; yönetim kuruluna satış yetkisi verilen mal varlıklarının önemli mal varlığı oldukları, toptan satış niteliği taşıdığı, önemli miktardaki malvarlığı satışının yapılabilmesi için genel kurulda alınacak kararda, sermayenin en az yüzde yetmiş beşini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oyları gerekir.

Bu nisaplara ilk toplantıda ulaşılamadığı takdirde izleyen toplantılarda da aynı nisap aranır (TTK. m. 538/2), dava konusu karar ile ilgili olarak genel kurul tutanağında “şirket paylarının toplam itibari değeri 200.000.000.00 TL olan payın, 149.500.000 TL.lik kısmının asaleten, 50.000.000 TL payın vekaleten olmak üzere toplantıda temsil edildiği. Tekirdağ ili, ... ilçesinde bulunan arazilerin, soğuk hava deposunun ve ...

Şubemizde bulunan PVD bölümünün kapatılarak bölüm olarak kül halinde ya da demirbaşlarının satışı için Yönetim Kurulu’na yetki verilmesi hususu oylamaya sunulmuş ve 200.000.000,00 TL olan payın, 149.500.000 TL.lk kısmının sahibi 4 ortağın kabul ve 50.000.000 TL payın sahibi ...’nun red oyuna istinaden oyçokluğuyla kabul edilmiştir” denildiği görülmektedir.

Anılan karar TTK. m. 538/2 hükmü uyarınca, sermayenin en az yüzde yetmişbeşini oluşturan (150.000.000-TL oranındaki) payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oyları ile alınmadığı, dolayısıyla dava konusu kararda gerekli oy nisabının sağlanmadığının anlaşıldığı, alınan kararın sermayenin korunması ilkesine de aykırı olduğu anlaşıldığından, davalı şirketin 06.12.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 3 nolu kararın iptaline, gündemin diğer maddeleri yönünden toplantı nisabı yönünden ve mevzuata, usule, dürüstlük kurallarına aykırı bir durum bulunmadığı, anlaşıldığından,

fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar vermek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, vekalet ücreti ve yargılama gideri bakımından dava açılmasına sebebiyet vermesinden ötürü davalı şirketten alınmasına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,

-06.12.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 3 nolu kararın iptaline,

-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,

3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın, peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile eksik 677,60 TL harcın dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

4-Davacı tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 2.750,00 TL posta masrafı, bilirkişi ücreti vb. giderler ile ile toplam harç gideri 108,80 TL olmak üzere toplam 2.858,80 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,

6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

8-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine,

Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2026

Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/11, K. 2026/144, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Talep
  5. Savunma
  6. Deliller
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/11
Karar No
2026/144
Tarih
12 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/11 K.2026/128
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2025/11 K.2026/24
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/12 K.2026/167
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/13 K.2026/213
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/13 K.2026/90
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/14 K.2026/131

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.