KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2025
- Esas no
- 2024/332 Esas
- Karar no
- 2025/939
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/09/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18/12/2025
Karar Metni
1.964 kelime·10 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin Türkiye'de oteller zincirine sahip bir işletme olduğunu, davalı taraf ile yapılan görüşmeler neticesinde davalı ... firması adına cari hesap açıldığını ve bu hesap üzerinden ... ünvanlı otelde 9020 numaralı odada kendi müşterilerinin konakladığını, yapılan konaklama işlemlerine dair davalı şirket ile mutabık kalındığını, mutabık kalınan misafirlerinin konaklamasının 25.06.2024-12.08.2024 tarihleri arasında kesintisiz olarak gerçekleştirildiğini ancak 12.175,35 TL bakiye ödeme yapılmadığını, müşterilerin müvekkili şirket otel bünyesinden ayrılış tarihinin 12 Ağustos 2024 olduğunu,
işbu tarihte davalıya müvekkili şirket bünyesindeki otelde konaklama/otel harcamaları için vergiler dahil 35.287,60 TL fatura kesildiğini, davalı-borçlunun işbu miktarın 13.123,12 TL'sini nakit ödeyip geriye kalan 22.164,48 TL'sinin ise otelin şehir defterine ... adına alacak olarak kaydedildiğini, 22.164,48 TL'lik bakiyenin ise 9,989.13 TL'si davalı-borçlu tarafından 12 Ağustos 2024 tarihinde banka kanalıyla ödendiğini, kalan tutara dair dekont paylaştığını ancak bu dekonta konu ödemenin müvekkili şirket hesaplarına aktarılmadığını, talimat daha sonra iptal edilmek kaydıyla müvekkiline ödemeden kaçınıldığını,
nitekim söz konusu konaklama ve konaklamaya dair fatura da dikkate alındığında hizmetin ifasına dair herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını, konaklama sonrasına dair müvekkili ile mailler mevcut olduğunu, davalı tarafın süreci sürüncemede bırakarak müvekkilinin alacağına kavuşmasını engelleme çabasında olduğunu, davalının itirazında haksız ve kötüniyetli olduğunu, haksız itiraz ve alacağın likit olması nedeniyle asıl alacak tutarının %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalının birden fazla ülkede bulunan ofisleri ile turizm alanında acenta olarak hizmet verdiğini, bu hizmetleri, bilet alımından otel rezervasyonuna, paket turlardan özel turlara kadar çeşitlilik gösterdiğini, davaya konu olayda davalının davacı ile iki müşterinin konaklaması için görüştüğünü, fakat müşterilerin davalının paketindense bir başka acentenin paketini tercih ettiğini ve bu acenteye geçiş yaptığını, fakat davalı şirket yetkilisi ...'ın davacıların da sunmuş olduğu belge ile ilk ödemeyi yaptığını, bir başka kısmi ödemeyi ise yine banka yolu ile yaptığını,
akabinde geri kalan işlemler ile yeni acentenin ilgilendiğini, hal böyleyken istenilen meblağa karşılık gelen hizmet sunulmuş olsa da ödeme sorumlusunun davalı değil yeni acente olduğunu, bu nedenlerle iki şirket arasındaki ödemelere ilişkin bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, haksız davanın reddine karar verilmesini, kötü niyetli açılan icra takibinden dolayı %40'tan az olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 12.175,35-TL tutarında alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının 25/06/2024-12/08/2024 tarihleri arasında yapılan konaklamadan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya turizm ve otel işletmeciliği konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda özetle ;"...Dava dosyasına sunulan imzalı otel konaklama belgesi, Rezervasyon onay formu ve müşteri
folyosu incelendiğinde, ...’nın 17.06.2024 – 25.06 2024 tarihleri arasında toplam 8
gece boyunca, gecelik 127 Euro (4.410,95 TL) bedelle ve toplamda 35.287.60 TL karşılığında ... OTEL’de (5*) konakladığı tespit edilmiştir. Yapılan konaklamaya
istinaden düzenlenen ... nolu 12.08.2024 Tarihli, 35.287,60 TL Tutarındaki fatura
dava dosyasında görülmüştür. Yine Müşteri Folyosu İncelendiğinde 400 USD (13.123,12 TL)’ın ödemenin peşin olarak
yapıldığı, geriye kalan 22.164,48 TL’nin ise 25.06.2024 tarihinde 9034 nolu “PM” (Grup
rezervasyonlarında veya birden fazla odanın tek bir faturada birleştirilmesi gerektiğinde, ana hesap
olarak kullanılan kaydı ifade eder.) hesabına aktarıldığı ve 12.08.2024 tarihine kadar bu hesapta
tutulduğu görülmüştür.
Taraflar arasında yapılan e- posta yazışmalarından ve davacı vekili beyanından, geriye kalan
22.164,48 TL’lik bakiyenin ise 9.989,13 TL’si davalı borçlu tarafından 12 Ağustos 2024 tarihinde
banka kanalıyla ödenmiş olduğu anlaşılmıştır. Ancak, bu ödemeyle ilgili 12 Ağustos 2024 tarihli ve
9.989,13 TL tutarındaki dekont dava dosyasında görülememiştir. Dosya içerisinde 8.000,00 TL., 7.900,00 TL. ve 15.976,68 TL. tutarında toplam üç adet
makbuzun sunulduğu görülmüş olup, bu ödemelerin, geriye kalan 12.175,35 TL tutarındaki
konaklama bedeline istinaden davacıya yapılıp yapılmadığı tespit edilememiştir.
Davacının, ödemelerin hesabına yatırılmadığı yönünde itirazları olduğu anlaşılmıştır. Sayın
Mahkemece, dekontlar üzerindeki ilgili bankaya gerekli sorgulama yaptırılarak tutarların davacının
hesabına yatırılıp yatırılmadığının tespit edilmesi ile bu husus açığa kavuşacaktır.
Davacının hesabına 12.175,35 TL. tutarındaki ödemenin yapılıp yapılmadığına dair yapılan
sorgulama sonucunda, eğer bu tutarın ödendiği tespit edilirse davacının alacağının kalmadığı
anlaşılacaktır. Ancak ödeme yapılmadıysa 12.175,35 TL.’nin davalı tarafından davacıya
ödenmesinin uygun olacağı..." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Taraf itirazlarını kapsar mahiyette değerlendirme yapmak ve tarafların ticari defter ve belgelerinin de incelenmesi için dosyaya mali müşavir bilirkişisi eklenerek ek rapor alınması için daha önce rapor düzenleyen bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; ''...
04.02.2025 tarihli Sektörel Raporda tespit edilen hususlara ek olarak detayı rapor
içerisinde arz ve izah olunan nedenlerle;
1. Davacı şirket tarafından, dava konusu uyuşmazlık kapsamında incelemeye
ibraz olunan 2024 yılı ticari defterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine uygun
tutuldukları anlaşılmakla, anılan ticari defterlerin davacı şirket lehine delil
kabiliyetlerinin Sayın Mahkemeniz takdirinde bulunduğu;
2. Sayın Mahkemeniz ara kararı kapsamında 27.03.2025 günü saat 10.45
itibarıyla Mahkeme duruşma salonunda yapılan incelemeye davalı tarafın
katılmadığı, dava konusu uyuşmazlık kapsamında ticari defter ve belgelerini
incelemeye ibraz etmediği anlaşılmakla, hukuki yorum ve nihai takdirin Sayın
Mahkemenize ait olduğu;
3. Davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 19.08.2024 tarihinde Bakırköy
..... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile
12.175,35 TL Asıl/Toplam alacağın tahsili talebinin olduğu; borcun sebebi
olarak “Faturaya Dayalı Cari Hesap Alacağı, Konaklama Bedeli 12.175,35 TL”
gösterildiği;
4. Takip ve dava konusu bakiye bedele esas olmak üzere davacı şirket tarafından
davalı şirket adına düzenlenen 12.08.2024 tarih, ... no.lu,
35.287,60 TL bedelli faturaya istinaden yapılan (13.123,12 TL + 9.989,13 TL=)
23.112,25 TL tahsilat tutarının mahsubu sonrasında davacı şirket tarafından
incelemeye ibraz edilen ticari defter kayıtları kapsamında davalı borç tutarının
19.08.2024 icra takip ve 18.09.2024 huzurdaki dava tarihi itibarıyla icra takibi ile
talep edilen 12.175,35 TL olduğu;
5. Takip ve dava konusu bakiye bedele esas olan dava dosyasında mübrez fatura
ile işbu faturaya ilişkin Müşteri Hesap Folyosu ile davacı tarafından davalı adına
düzenlenen takip ve dava konusu bakiye bedele esas faturanın uyumlu olduğun
anlaşıldığı; nitekim taraflar arasında söz konusu hizmetin verilmediğine dair
ihtilaf bulunmadığı;
6. Davacı şirket ticari defterlerinde toplam tahsilat rakamı (13.123,12 TL +
9.989,13TL=) 23.112.25TL olup, davalı şirket yetkilisi olduğu beyan edilen
... tarafından 21.06.2024 tarihinde ...bank AŞ dava dosyasında
mübrez dekontları ile ( 8.000,00 TL + 7.900,00 TL=) 15.900,00 TL ödendiğine
ilişkin dekont görselleri var ise de işbu bedele esas kayıtlara davacı ticari
defterlerinde rastlanmadığı; başka bir ifadeyle davalı şirket tarafından değil,
davalı şirket yetkilisi olduğu beyan edilen .... tarafından gönderilen
ödemeler toplamı ile davacı ticari defterlerindeki ödemeler toplamı birbirini
tutmayıp, 15.900,00 TL dekonta karşılık davacı ticari defterlerinde davalı lehine
23.112,25 TL tahsilat yapıldığı kaydının yer aldığı;
7. Davacı ticari defter kayıtlarında 12.08.2024 tarihli fatura karşılığı yapılan
23.112,25 TL tahsilat ardından takip ve dava tarihi itibarıyla borç tutarı takibe
konu edilen 12.175,35 TL olup, rapor içinde görseline yer verilen ...
AŞ ye ait dekontla 15.976,68 TL ödendiğinin ispatı halinde ise bu defa davalı
yanca davacı yana 3.801,33 TL fazla ödeme yapılmış olacağı;
8. Dava dosyasında mübrez ödeme dekontlarına ilişkin detaylı inceleme ve
tespitler huzurdaki raporumuzun 5.3. başlığı altında arz edilmiş olup, bu
kapsamda heyetimiz üyesi Sayın Aslı Dölek tarafından tanzimle sunulu
04.02.2025 tarihli Bilirkişi Raporunda da yer aldığı üzere anılan Banka’ya
müzekkere yazılmak suretiyle işbu dekonta esas ödemenin akıbetinin sorulması
gerektiği değerlendirilmekle hukuki yorum ve nihai takdirin Sayın Mahkemenize
ait bulunduğu;
9. Davacının hesabına ödemenin yapılıp yapılmadığına dair yapılacak sorgulama
sonucunda, eğer bu tutarın ödendiği tespit edilirse davacının alacağının
kalmadığı gibi bir üst maddede yer verildiği üzere fazla tahsil edilen 3.801,33 TL
tutarın davalıya iadesinin gerekeceği; ödeme yapılmadığının tespiti halinde ise
davacının davalıdan icra takibi ve huzurdaki dava ile tahsili talep edilen
12.175,35 TL tutarın tahsilini talep edebileceği....'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi kök ve ek raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafça 25/06/2024-12/08/2024 tarihleri arasında yapılan konaklamadan kaynaklanan alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için tayin edilen günde davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde hazır bulundurmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, alınan bilirkişi raporuna göre davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defter kayıtlarında 12.08.2024 tarihli fatura karşılığı yapılan
23.112,25 TL tahsilat ardından takip ve dava tarihi itibarıyla borç tutarı takibe
konu edilen 12.175,35 TL olup, Kuveyt Türk
AŞ ye ait dekontla 15.976,68 TL ödendiğinin ispatı halinde ise bu defa davalı
yanca davacı yana 3.801,33 TL fazla ödeme yapılmış olacağının tespit edildiği, ...
Bankası'na davacı şirkete 17/06/2024 tarihinde ... tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığının bildirilmesi için dekont ekli olarak yazılan müzekkereye verilen cevapta belirtilen dekonta ilişkin bir işlem bulunmadığının bildirildiği, bu halde davalının ödeme iddiasını ispatlayamadığı, davacı ticari defterlerine göre de davalıdan icra takip tutarı kadar alacağı olduğunun sabit olduğu, davalı tarafça belirlenen günde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı,
bu durumda HMK m. 222/3 hükmü gereğince tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispatın sunulan defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceğinin kabulü gerektiği, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı ve tüm dosya kapsamından takip asıl alacak tutarının 12.175,35-TL olduğunun ve bu tutarın davacının alacağı ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı,
davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak davasını ispat ettiği anlaşılmakla anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/332, K. 2025/939, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama