KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/134 Esas
- Karar no
- 2025/414
- Dava
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/02/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 04/06/2025
Karar Metni
1.205 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkilinden 1000 adet kot etek satın aldığını, müvekkilinin 1000 adet kot eteği davalı tarafa teslim ettiğini, davalı adına 26.06.2024 tarihli 344.300,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini ve davalı tarafa fatura hem e-arşiv sistemi üzerinden hem de Bakırköy ....
Noterliğinin 31.07.2024 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile tebliğ edildiğini, İhtarname ile fatura bedeli olan 344.300,00 TL bedelin ödemesinin talep edildiğini, davalı tarafın fatura bedelini ödememesi sebebiyle Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ....
Esas sayılı dosyası ile 344.300,00 TL asıl alacak ve 11.998,62 TL işlemiş faiz olmak üzere icra takibi başlatıldığını, davalı tarafa ödeme emrinin 27.09.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafın icra takibine 02.10.2024 tarihinde haksız bir şekilde itiraz ettiğini, davalı tarafın borcu olmadığını beyan etmesine rağmen dosyaya herhangi bir ödeme makbuzu veya belge sunmadığını, davalı tarafa sipariş edilen malların tamamının eksiksiz ve tam olarak teslim edildiğini ancak davalı tarafın haksız ve kötü niyetli bir şekilde ödemesini yapmadığını, malların teslim edildiğinin kargo - nakliye teslim fişleriyle sabit olduğunu,
davalı tarafın müvekkiline borçlu olduğunun cari hesap ekstresi, banka kayıtları, faturalar ve ticari defter kayıtları ile de sabit olduğunu, müvekkili şirketin likit olan alacağına davalı borçlu tarafından haksız bir şekilde kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, bu sebeple borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine de karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı taraf arasında 2021 tarihinden itibaren üç seneye yakın süredir ticari ilişki bulunduğunu, davalı tarafından en son verilen siparişin 01.05.2024 tarihinde gerçekleştiğini, bu tarihe kadar müvekkiline hiçbir şekilde bir fatura kesilmediğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin kendi aralarında tutmuş oldukları defter üzerinden oluşturdukları kayıtlardan oluştuğunu ve bu şekilde 3 seneye yakın ticari ilişkilerinin devam ettiğini, dava dilekçesinde belirtildiği gibi ve davanın ana konusu olan 26.06.2024 tarihli faturaya istinaden,
müvekkilinin davacı tarafından herhangi bir etek siparişi vermediğini, söz konusu faturanın gerçek dışı bir işlem ve dolayısıyla geçersiz olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği ürünlerin teslim edildiğini gösterir herhangi bir kargo veya teslimat fişi de bulunmadığını, faturaya konu ürünlerin herhangi bir şekilde müvekkiline ulaşmadığını, bu ürünlerle alakalı taraflar arasında herhangi bir anlaşma ya da anlaşmama şeklinde bir konuşma geçmediğini, bu nedenlerle davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun asılsız faturaya dayanak iş bu icra takibine konu davanın ve davacının kötü niyetli olması sebepleriyle davanın esastan reddini,
icra takibi başlatmakta kötü niyeti aşikar olan davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, fatura alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Dosya içerisine celp edilen ticaret odası ve vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığı üzere; davalı ....'un tacir olmadığı, potansiyel mükellef olan davalının hiçbir vergi kaydının bulunmadığı, İTO kaydının bulunmadığı, Esnaf odasında kaydının bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (İstanbul BAM 3. HD 2024/340 Esas, 2024/1591 Karar sayılı ilamı)
Asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. 6100 sayılı HMK'nın 115/2.maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ve görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/134, K. 2025/414, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama