KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/164 Esas
- Karar no
- 2025/836 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 21/02/2025
- Kararın yazıldığı tarih
- 27/10/2025
Karar Metni
2.159 kelime·11 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili firmanın işlenmiş mısır ürünleri ticareti ile iştigal etmekte olup, davalıya 22.05.2024 tarih, .... nolu irsaliye ile, 30'lu kolide 1650 adet ... patlamış mısır, 24'lü kolide 1320 adet ... bahçe bitkileri soslu patlamış mısır, 24'lü kolide 1320 adet ... gr acılı patlamış mısır, 24'lü kolide 1320 adet ... grsüt mısırlı patlamış mısır, 24'lü kolide 1320 adet ... gr peynirli patlamış mısırın toptan satış ve teslimini yaptığını, Söz konusu ürünlere ait 22.05.2024 tarih ... nolu ve iskontolu haliyle KDV dahil 80.579,44 TL tutarlı fatura da davalıya ürünlerle birlikte teslim edildiğini,
Davalı tarafça söz konusu ürünlerin bedelini müteaddit kereler istenmesine karşın ödemediğinden, hakkında Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış ise de, vekili marifetiyle itiraz edildiğinden takibin durduğunu, Vaki itiraz üzerine Büyükçekmece Arabuluculuk Merkezinin ... arabuluculuk ve ...
Büro sayılı dosyası ile yapılan zorunlu arabuluculuk müracaatımızda yine anlaşma sağlanamadığından, zorunlu olarak eldeki davanın açılması gereği hasıl olduğunu, Davalı/borçlunun haksız ve kötü niyetli takibe vaki itirazının iptali ile takibin devamı ve itiraza konu alacağın likit olması nedeniyle de icra inkar tazminatı taleplerinin bulunduğunu beyan ederek, Davalının icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına, İtirazında haksız ve kötüniyetli davalının, dava konusu yapılan ve likit olan 80.579,44 alacak aslının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafça dosyaya sunulmuş bir cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile cari hesaba dayalı başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Büyükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; 08/01/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Büyükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 80.579,44-TL asıl alacak, 18.120,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 98.699,88 TL yönünden 19.11.2024 tarihinde ödeme emri düzenlendiği, takip dayanağı olarak 22/05/2024 tarihli fatura alacağı olarak gösterildiği, davalı tarafından 01/12/2024 tarihinde borcun tamamına, ferilerine ve yetkiye itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın asıl alacak bakımından bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı, davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği görülmüştür.
Uyuşmazlık; Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu 22/05/2024 fatura nedeni ile alacaklı olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 29/04/2025 tarihinde inceleme günü verilmiş olup, davacı taraf ticari defterleri USB belllek yoluyla dosyaya sunmuştur.
Davalı tarafa inceleme gün ve saatinin usulüne uygun tebligat ile tebliğ edilmesine rağmen kendisi incelemeye katılmamış, ticari defter ve belgelerini de sunmamıştır.
Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 10/07/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; " Rapor içerisinde de belirtildiği üzere.
Taraflar arasında yapılmış yazılı bir sözleşmeye rastlanılmadığı, Davacı şirkete ait ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu değerlendirildiği, Davalı şirketçe defter ve belge ibraz edilmediği gibi yerinde inceleme de talep edilmemiş, davacının iddialarına cevap verilmemiş olduğu, Davacı şirket yasal defterlerinde davalı, takip tarihi olan 19.11.2024 tarihinde 1 adet faturadan kaynaklı 80.579,44.-TL (B) durumda olup; söz konusu fatura içeriği malzemenin soy ismi davalı ile aynı olduğu görülen ... imzasına teslim ettiği anlaşıldığı,
Davalı B formlarına göre iş bu davaya konu edilen fatura, davalı tarafça B formunda beyan edilmiş olup; davacının 80.579,44.-TL bedelli ürünü ve faturayı davalıya teslim ve tebliğ ettiği, dolayısıyla davacının ifa edimini yerine getirdiği ve davalıdan alacaklı olduğunun anlaşıldığı, Davacı, ödeme emrinde davalıdan TTK 1530/7 maddesine dayanarak faiz talebinde bulunmuşsa da söz konusu maddenin “mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde” geçerli olduğundan TTK 1530 BK 117'ye göre faiz talep edebileceği, BK 117 madde de.
“Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer" dendiği ve fakat dosya kapsamında davlının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin belge/bilgi olmadığından davacının takip tarihinden itibaren faiz talep edebileceği, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir.
Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez.
Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
"...Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip dayanağı faturalardan yalnızca birinin davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiği.... diğer faturalar 5.000 TL altında olduğundan bildirime tabi olmadığı, davacı tarafından sunulan kargo teslim fişlerinin faturalar ve faturalarda yazılı malzemelerin davalıya teslim edildiğini kanıtlamadığı, davacının kendi defterinde kayıtlı olmasının da alacağın varlığını göstermediği,
davalının ödemeye ilişkin sunduğu dekontların söz konusu faturaya ilişkin olduğuna yönelik kayıt olmadığı, bu konuda davacıya yemin de teklif etmediği, davalı takip öncesi temerrüte düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz de talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın teslim edildiği ispat edilen fatura yönünden kısmen kabulü ile itirazın 6.651,52 TL yönünden iptaline, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,
davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA.." T.C. Yargıtay ... Hukuk Dairesi , 25.10.2018 Tarih,... Esas,... Karar.
"...Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi , 13/02/2020 Tarih, ...
Esas, .... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde. Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır.
Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar.
Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir.
Somut olay bakımından, İspat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır.
Davacının defterleri ile tarafların 2024 yılı BA-BS kayıtları incelenmiş düzenlenen 26/07/2025 tarihli raporda davacı şirkete ait ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğunun tespit edildiği, davalı şirketçe defter ve belge ibraz edilmediği gibi yerinde inceleme de talep edilmemiş olduğu ki bu nedenle mahkememizce HMK 220/3 uyarınca davacı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacı şirket yasal defterlerinde davalı, takip tarihi olan 19.11.2024 tarihinde 1 adet faturadan kaynaklı 80.579,44.-TL (B) durumda olup; söz konusu fatura içeriği malzemenin soy ismi davalı ile aynı olduğu görülen ... imzasına teslim ettiği, avalı B formlarına göre iş bu davaya konu edilen fatura, davalı tarafça B formunda beyan edilmiş olduğu takip dayanağı faturalardan yalnızca birinin davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği,
bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiğinden takibe konu fatura nedeni ile alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının takip talebine konu ettiği takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağına ilişkin talebi bakımından. TTK'nın 1530. madde başlığı ''Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları" şeklindedir. TTK'nın 1530/7 maddesinin uygulanabilmesi için taraflar arasında mal ve hizmet tedariki sözleşmesi olması gerekir.
Somut olayda taraflar arasında ticari ilişki satım sözleşmesi olmakla birlite TTK'nın 1530. maddesi anlamında bir tedarik ilişkisinin mevcudiyeti kanıtlanmadığından, TTK'nın 1530/7 maddesinde öngörülen faiz oranlarının uygulanması da mümkün değildir. Kaldı ki dosya içerisinde TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt da bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz.
Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir.
Davacının ticari defterleri, faturalar ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalı Hakim ... · ¸e-imzalı
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/164, K. 2025/836, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama