KÜNYE
T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Mart 2026
- Esas no
- 2025/704 Esas
- Karar no
- 2026/193
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/08/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 10/04/2026
Karar Metni
1.171 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yürütülen ticari ilişkiye istinaden
müvekkili şirket lehine cari hesap alacağının doğmuş olup bu kapsamda davalı şirketin, dava
tarihi itibarıyla 825.965,74 TL tutarında borcu bulunduğunu, davalı şirketin işbu muayyen borç
miktarına rağmen müvekkili şirkete herhangi bir ödeme gerçekleştirmediğini, bunun üzerine
müvekkili şirket tarafından davalı/borçlu şirket aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün
... E. sayılı dosyası üzerinden “cari hesap alacağının tahsili” talebiyle ilamsız takip
yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak anılan icra takibine ilişkin ödeme emri, davalı/borçlu
şirkete usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, borçlu tarafın dosyaya
herhangi bir ödeme yapmadığı gibi haksız, kötü niyetli ve yasal dayanaktan yoksun olarak
tamamen takibi geciktirmek amacıyla icra dosyasındaki borca, faize ve tüm ferilerine kötü
niyetle itiraz ettiğini, bu itiraz sonucunda anılan icra takibinin yasal gereği olarak durmuş olup
müvekkili şirketin alacağını tahsil edemediğini, izah olunan sebeplerle; haklı davalarının
kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere
icra-inkâr tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa
yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
DELİLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 581.214,66-TL cari hesap alacağı, 244.751,08-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 825.965,74-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibine konu cari hesap bakiyesi nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkememizce defter incelemesi için tayin edilen gün, davalı tarafa tebliğ edilmiş olup, davalı vekili tarafından sunulan 18/11/2025 tarihli dilekçede defterlerin belirtilen tarihte hazır edilemeyeceği ve bu hususta kendilerine ek süre verilmesi talep edilmiş, Mahkememizce talep yerinde görülerek defter inceleme günü daha ileri bir tarihe verilmiş ve yeni inceleme günü taraflara tebliğ edilmiştir. Davalı taraf inceleme gününde defter ve belgelerini hazır etmemiş, yerinde inceleme talebine de bulunmamıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "...1- Davacının 2021, 2022, 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin
e-defter olarak elektronik ortamda birbirini teyit eder şekilde ve kanunlara uygun olarak
tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter
defterlerinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı tespit edilmiş olup davacı ticari
defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfının Sayın Mahkemeniz takdirlerinde olduğu,
2- Davacının 03.06.2025 takip tarihi itibarıyla davalıdan 581.214,66 TL alacaklı olduğu,
3- Davalı vekili 25.12.2025 günü saat 14:00’da mahkemeniz duruşma salonunda yapılan
incelemede hazır bulunmadığından ve herhangi bir ticari defter sunmadığından davalı ticari
defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı,
4- Davacının, davalıyı takip tarihine kadar temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında
herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı dolayısıyla davacının takip tarihine kadar alacağına
işlemiş faiz talep edip edemeyeceği hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde;
davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için tayin edilen günde davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde hazır bulundurmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerine göre de davalıdan 581.214,66-TL tutarında alacağı olduğunun sabit olduğu, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı,
gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, HMK m. 222/3 hükmü gereğince tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispatın sunulan defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak asıl alacağı yönünden davasını ispat ettiği, davalı tarafı temerrüde
düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmadığından davalı tarafın icra takibi başlatılmadan önce temerrüde düşürülmediğinin anlaşıldığı ve bu nedenle davacı tarafın işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak yönünden iptaline, işlemiş faiz talebi yönünden reddine, İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/704, K. 2026/193, 10 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama