KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1711
- Karar No
- 2019/1146
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- AV.
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/12/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 29/11/2019
Karar Metni
899 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili beyanlarında; taraflar arasında işyeri güvenliği ve iş sağlığı konusunda hizmet sözleşmesi bulunduğunu, ancak ticari ilişkide bakiye alacaklarının kaldığını, bunun için başlatılan takibe de haksız olarak itiraz edildiğini, Bursa 3.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı o lmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalıya usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermediği gibi delilde bildirmemiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava Bursa 3.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptali davasıdır.
Takip konusu alacağın taraflar arasındaki iş sağlığı ve iş güvenliği hizmetinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Davalı davaya cevap vermemiş davayı ret ve inkar etmiştir. Ancak yargılamanın ilerleyen aşamalarında defter ve belgelerinin ibraz edilmesi istendiğinde 26/09/2019 tarihli beyanında akdi ilişkiyi inkar etmese de defter ve belgelerinin zayi olduğu için ibraz edemediğini bildirmiş, duruşmadaki beyanında da zayi nedeniyle herhangi bir zayi davası açmadığını açıklamıştır.
Tarafların ticari defter ve belgelerinde bilirkişi incelemesi yapılmış davacı defterlerini ibraz etmiş, davalı ise zayi olduğu gerekçesiyle ibraz etmemiş ancak bir zayi kararı da sunmamıştır.
Bilindiği üzere taraflar tacirdir. Ticari davalarda dava konusunun tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olduğundan ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin yahut alacak miktarının ispatı mümkündür. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan ticari defterlerin yasada kesin delil olarak düzenlendiği açıktır.
HMK'nın 222. Maddesine göre. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Buna göre mahkeme taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden resen taraflardan defter ibrazını isteyebilir.
HMK'nın 219.maddesi tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğunu düzenlemiştir. Buna göre ; Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.
HMK'nın 219.maddesi talep edildiği durumlarda defter ve belgelerin ibraz zorunluluğunu hüküm altına almıştır.
HMK 220.maddesi talep edilmesine rağmen tarafın belgeyi ibraz etmemesinin neticelerini düzenleme altına almıştır. Buna göre.
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
HMK'nın 220.maddesi bu şekliyle elinde bulunduğu anlaşılan bir belgeyi ibraz etmemenin hüküm ve sonuçlarını ortaya koymuştur. Hiç şüphesizdir ki 220.maddede düzenlenen belge tabiri ticari defter ve belgeleri de kapsamaktadır.
Bu sebeple davacı defterleri dikkate alınarak hüküm kurulmuştur. Bilirkişi incelemesinde davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı ve delil teşkil edebileceği görülmüştür.
Davacı defterlerine göre davacının davalıdan takip miktarı olan 1.769,70TL tutarında alacaklı olduğu belirlenmiş bu sebeple itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmolunmuştur.
Kısa kararda alacağın miktarına göre karar kesin olarak açıklanacağı yerde tereddüt uyandıracak biçimde açıklandığından gerekçeli kararın yazımı sırasında kararın kesin olduğu açıklanarak gerekli düzeltme yapılmştır.
05/11/2019 Katip ... Hakim ...
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1711, K. 2019/1146, 5 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama