KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/558
- Karar No
- 2025/724
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Esas no
- 2024/
- Karar no
- 2025/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- Alacak (Kasko Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 31/05/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 29/07/2025
Karar Metni
1.627 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kasko Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı sigorta şirketi tarafından ... sayılı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ... plakalı müvekkile ait otomobil, 03.10.2022 tarihinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, sigorta şirketine derhal yapılan hasar ihbarı üzerine açılan ... sayılı hasar dosyasına sunulan eksper raporunda “Sayın şirketinizden gelen bilgilendirme ile yapılan araştırma sonucu sürücü değişikliği yapıldığı anlaşılmaktadır.
Rapor yapılan tespitler üzerinden kapatılmıştır.” şeklindeki nota istinaden sigorta tazminatı ödenmediğini, hadisede sürücü değişikliği olmadığı gibi hem buna gerek yoktur hem de kaza, araçtaki hasar, aracın etrafa verdiği hasar gözetilerek sürücünün kaza sonrası durumu da dikkate alındığında, sürücü değişikliğine imkan da olmadığını, sigorta şirketine defalarca sunulan belgeler yine de 09.01.2023 tarihli ihtarname ekinde yeniden şirkete iletilmiş, ihtara rağmen ödeme yapılmadığı için sigorta şirketi aleyhinde ...
Komisyonu’na başvuru yapıldığını, 2023.E sayılı dosyadan verilen 06.12.2023 tarih K-2023/ sayılı ... kararına karşı tarafımızdan itiraz edildiğini, ... tarafından verilen 21.02.2024 tarih 2024/... sayılı karar ile itirazımız reddedildiğini, sunulan ... ile ... kararlarından açıkça anlaşılacağı üzere “…... usulü kapsamında başvuranın talebine ilişkin sıhhatli yargılama yapılmasının belirli süre içerisinde ve kısıtlı zaman bakımından imkan dahilinde olmadığı,
dava hakkında uyuşmazlığın niteliği sebebiyle genel mahkemelerde yargılama yapılmasına dair verilen Uyuşmazlık Hakem kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı” gerekçesi ile uyuşmazlığın adli yargıda çözülmesi kararı verilmiş olup anılan karar kesinleştiğini, bu sebeple davacı müvekkil şirketin haklılığı ile davalı tarafça ödenmesi gereken sigorta tazminatının tespit edilebileceği, 1.000,00 TL olarak açılan belirsiz alacak davasının kabulüne karar verilmesini talep etmektedir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davalı müvekkil sigorta şirketinin merkezi ...,Şişli adresinde bulunduğunu, ikame edilmiş bulunan dava görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, görevli ve yetkili mahkemeler ...
Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, görev ve yetki yönünden itirazları olduğunu, davanın yasal süresi içerisinde açılmamış olup zamanaşımı yönünden de itirazları olduğunu, derdestlik ve husumet itirazımızı da olduğunu, husumet yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, davalı müvekkil sigorta şirketi huzurda açılmış bulunan davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkil sigorta şirketi sorumluluğunu yerine getirdiğini, dava dosyası kusur yönünden inceleme yapmaya elverişli bilirkişiye tevdi edildiğinde iddia edilen zarar tazminleri ile arasında nedenselliğin olup olmadığının da tespiti yapılacağını,
işbu nedenle nedenselliğin olmamasından dolayı açılmış bulunan davanın reddi gerektiğini savunmaktadır.
HUKUKİ DELİLLER
Dosyada araçlara ait ... kayıtlarının, dava konusu araca ait hasar dosyasının ve sigorta başvurusuna ait bilgi ve belgelerin, ... kayıtları doğrultusunda önceki hasarlara ilişkin hasar dosyalarının dosya arasına alındığı görüldü.Otomotiv konusunda uzman makine mühendisi bilirkişinin 19/03/2025 tarihli raporunda; "... plakalı aracın; toplam hasar bedeli 680.870,00-TL, hasarsız haliyle piyasa rayiç değeri : 800.000.00 TL, olay tarihindeki hasarlı haliyle piyasa rayiç değeri ( sovtaj değeri ) : 325.000,00 TL" olduğu tespit edildiği,
anılan rapor ile sunulan 03/12/2022 tarihli eksper raporunun çelişmesi nedeniyle araç üzerinde fiziken inleceme yapılarak çelişkinin giderilmesi hususunda rapor düzenlenmesi için yeni bir otomotiv konusunda uzman makine mühendisi bilirkişisinden rapor alınmış olup, hazırlanan 11/06/2025 tarihli raporunda ise, davaya konu aracın onarım bedeli 1.201.385,17 TL, araç rayiç değeri: 832.347,32 TL, sovtaj değeri: 410.959,42 TL olarak tespit edilerek,
dava konusu aracın onarım bedeli rayiç değerden yüksek olması sebebiyle PERT işlemi yapılması uygun olacağı belirtildiği görülmüştür.Davacı vekilinin 17/09/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00 TL talep ettikleri 915.000,00 TL'ye artırarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmektedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan sigorta tazminatına ilişkindir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı, ... plaka sayılı aracında 03/10/2022 tarihinde meydana gelen tek taraflı kaza nedeniyle oluşan maddi zararın, kasko sigorta poliçesi uyarınca tazminini talep ettiği, davalı taraf ise, kazanın oluş şekli ile araç ve yolun durumuna bakıldığında araçta sürücü değişikliği yapıldığı dolayısıyla ihbar yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kazanın teminat dışı olduğunu olduğunu savunmuştur.
Bu haliyle, taraflar arasında kasko sigortası bulunduğu ve kaza tarihi itibariyle geçerli olduğu hususunda ihtilaf bulunmayıp taraflar arasında uyuşmazlık, rizikonun belirtilen şekilde meydana gelip gelmediği ile rizikonun teminat dışı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. ... kararları ve yasal düzenlemeler ışığında TTK 1409. maddesi kapsamında sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumlu olduğu ile sözleşmede öngörülen rizikoların bazılarının sigorta teminatı kapsamında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenleme altına alınmıştır.Sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar
mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde, sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar ettiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçecektir.(...
17.HD 16/04/2012 tarihi 2011/- 2012/)Bu haliyle, davacının bildirim yükümlüğünü ihlal edip etmediğini ispat yükü davalıya ait olup davalı sigorta şirketi tarafından sürücü değişikliğine dair dosyaya somut delil ibraz edemediği anlaşıldığından davalı iddialarını ispat edemediğinden sözleşme kapsamında oluşan hasardan davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.Davacı taraf, kasko poliçesine konu aracın pert olduğu iddiasındadır.
Aracın perte ayrıldığının kabulü için kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri belirlenip, tamir masraflarının belli bir orana ulaşması ve aracın kaza tarihindeki ikinci el değerinden, sovtaj değeri düşülerek davacının zararının belirlenmesi gerekir. (... 17. HD 2018/ E- 2018/ K sayılı ilam).
Bu kapsamda aracın markası, yaşı, hasar boyutu göz önüne alınarak, olay tarihinde hasarlı aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise hasar bedeli, ekonomik değilse kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki sovtaj değeri tespit edilmesi amacıyla mahkememizce otomotiv konusunda uzman makine bilirkişisinden rapor alınmış olup, hazırlanan 11/06/2025 tarihili raporda, kaza tarihi itibariyle davaya konu araçta 1.201.385,17 TL hasar meydana geldiği, aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 832.347,32 TL aracın hurda değerinin 410.959,42 TL olduğu belirtildiği görülmüştür.
Her ne kadar davacı tarafından 03/12/2022 tarihli raporda eksper raporunda davaya konu aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 915.000,00 TL olduğu belirterek rapora itiraz etmişse de, mahkememizce farklı bilirkişiden alınan 19/03/2025 tarihli raporda rayiç değerin 800.000,00 TL olarak belirlendiği bu haliyle 11/06/2025 tarihli rapor ile bu rapordaki yapılan saptamaların birbirine yakın değer olduğu,
yine 11/06/2025 tarihli raporda aracın yaklaşık kullanım mesafesi, hasar durumu ile pazarlık payı göz önünde bulundurularak hazırlandığı dolayısıyla yapılan tespitin piyasa değerlerine de yakın olduğu anlaşıldığından hükme esas alınarak davacının itirazlarına itibar edilmemiştir.
Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.3.3.2.2 maddesinde "Onarım masraflarının zarar gören aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile aracın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılacağı, bu durumda, aracın ilgili mevzuat doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmeyeceği",
devamla "Hak sahibinin aracın hasarlı haliyle sahibine terk edilmesine onay vermesi halinde aracın riziko tarihindeki rayiç değeri ile hasarlı hali arasındaki tutar kendisine tazminat olarak ödenebileceği" düzenlenmiştir. Tam hasarlı kabul edilen sigortalı aracın kimin uhdesinde bırakılacağı hususunda tercih hakkı sigortalıya aittir. Sigortalı, hasarlı aracın kendisinde kalmasını istemediği sürece, sigortacı sovtaj değerinin indirilmesini isteyemez.
Ancak sigortalının da hasarlı aracı trafikten çekme belgesiyle, takyidatlardan âri şekilde sigortacıya teslim etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Edimler karşılıklı olup, bir taraf edimini yerine getirmedikçe karşı taraftan edimini yerine getirmesini bekleyemez.
Somut olayda, dava konusu aracın pert olduğu sabit olup, davacı yargılama sırasında aracın hasarlı hali ile davalı sigorta şirketine kalmasını istediğini beyan ettiği ve davacı tarafından 17/09/2024 tarihli ıslah dilekçesi dava değerinin 915.000,00 TL yükseltildiği hususu dikkate alınarak davacının davasını kısmen kabulü ile karar verilerek mahkememizce sovtaj bedeli dahil olmak üzere 832.347,32 TL tazminata hükmedilerek hasarlı aracın trafikten çekme belgesiyle ve üzerindeki takyidatlardan ari olarak davalı sigortacıya teslimi kaydıyla belirlenen tazminatın davacıya ödenmesine şeklinde hüküm tesis edilmiştir.
Diğer taraftan, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde ihbar tarihi olan 04/10/2022 tarihinden itibaren faiz talep edilmişse de, 6102 sayılı TTK'nın "Tazminat Ödeme Borcu" başlıklı 1427/2.maddesinde; sigorta tazminatı veya bedelinin rizikonun gerçekleşmesine müteakip ve riziko ile ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446.maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmiştir.
Davacının başvurusunun davalı sigorta şirketince 17/11/2022 tarihinde reddedildiği gözetildiğinde davalının 17/11/2022 tarihinde temerrüde düştüğü, yine taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK'da düzenlenen ve mutlak ticari işlerden olan sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından 17/11/2022 tarihinden itibaren avans faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/558, K. 2025/724, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama