KÜNYE
T.C. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/87
- Karar No
- 2025/1081
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/
- Karar no
- 2025/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1-
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 2-
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/01/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 24/11/2025
Karar Metni
1.357 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/04/2023 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazasında davacı aracının hasarlandığı, davacının aracını ... serviste yaptığını ve 1,5 ay boyunca aracından yararlanamadığını, araç mahrumiyet ücretinin tam olarak belli olmaması nedeniyle belirsiz alacak şeklinde talepte bulunduklarını beyanla tarafların trafik kazası meydana gelişindeki kusur durumlarının tespiti ile davacı aracında meydana gelen araç mahrumiyet ve değer kaybını talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyanın yetkili mahkemede açılmadığını, sigorta şirketinin müvekkilinin kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacının sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapmadığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu beyanla davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DELİLLER
Dosyada araçlara ait ... kayıtlarının, dava konusu araca ait hasar dosyasının ve sigorta başvurusuna ait bilgi ve belgelerin, ... kayıtları doğrultusunda önceki hasarlara ilişkin hasar dosyalarının dosya arasına alındığı görüldü.Otomotiv konusunda uzman Makine Mühendisi bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda özetle; " ... plakalı arac sürücüsü ...’ün, 84.Madde (g) bendi asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...’in, kazanın önlenmesi yönünde başvurabileceği herhangi bir tedbir olmadığı, kazada atfı kabil kusurunun bulunmadığı, ... plakalı arac sürücüsü ...’ün, 84.Madde (g) bendi (%100) asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...’in, kazanın önlenmesi yönünde
başvurabileceği herhangi bir tedbir olmadığı, kazada atfı kabil kusurunun bulunmadığı, ... plakalı araç: Makul onarım süresinin, oniki (12) gün olduğu, Değer kaybının, 30.000,00.-TL Makul onarım süresinin, 12 Gün Mahrumiyet bedelinin, 8.730,00.-TL Olduğu, kanaatine varılarak, Sigorta şirketi tarafında, hasar onarım bedeli olarak, 61.928,00.-TL ödendiği, Sigorta şirketi teminat bedelinin, 120.000,00.-TL olduğu, Bakiye bedelin (58.072,00.-TL), değer kaybı ve mahrumiyet bedeli toplamına yeterli olduğu,
38.730,00.-TL değer kaybı ve mahrumiyet bedeli olduğu" hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir.Davacı vekilinin 18/09/2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile 100,00-TL değer kaybı bedelini 2.972,00-TL arttırarak 3.072,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100,00- TL araç mahrumiyet bedelini 8.630,00-TL arttırarak 8.730,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı araçta oluşan bakiye değer kaybı ve araç mahrumiyet talebine yöneliktir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacın adına kayıtlı olan ... plakalı araç ile, davalı ...'un sevk ve idaresinde olan ve davalı ...
Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan ... plakalı aracın çarpışması neticesinde 20/04/2023 tarihli davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, davacı tarafından; davaya konu kaza neticesinde aracında değer kaybı oluştuğunu, hasar onarım süresi boyunca da aracından mahrum kaldığını belirterek tüm davalılardan değer kaybı, davalı ...'dan ise araç mahrumiyet bedelinin tahsili istemiyle eldeki davayı açtığı görülmüştür.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda; ... plakalı davalı araç sürücüsünün şerit değiştirme kuralına uymadığından kazanının oluşumunda tam kusurlu, davacı aracın sürücüsünün ise, herhangi bir kural ihlali bulunmadığından kusursuz olduğu belirtildiği, yine raporda davacının 30.000,00-TL değer kaybı ve aracın objektif onarım süresinin 12 gün olduğundan 8.730,00TL araç mahrumiyet bedeli zararın oluştuğu belirtilmiştir.
Alınan raporlardaki kusur oranı saptaması, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ve araçlardaki hasar durumu dikkate alındığında kaza ile uyumlu olduğu, kazanın oluşumunu tüm etkenlerle irdelediği ve doğru sonuçlara vardığı, değer kaybı belirlemesinde ise, denetime açık emsal satış ilanları da gözetilerek aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el değeri ile kaza tarihindeki hasarlı ikinci el değeri tespit edilerek değer kaybının belirlendiği,
yine değer kaybı olarak belirlenen bedelin hasarın niteliği, meydana gelen zarar, kaza tarihindeki rayiç değer göz önüne alındığında piyasa şartlarına uygun düştüğü bu haliyle, alınan raporun denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva ettiği anlaşıldığından rapor hükme esas alınmıştır.
Bununla birlikte, alınan raporda davacının aracının objektif onarım süresi 12 gün olarak belirlenip, bu süreye eksper raporu ve sigorta onayı şeklinde 3 günlük makul onarım süresi eklenmişse de, kusurlu taraf yalnızca haksız fiil sonucu ortaya çıkan zarardan diğer ifade ile aracın teknik olarak onarılması için gereken sürelerden sorumludur.
Sigorta şirketinden kaynaklanan işlemlerden dolayı geçen süreler makul süreye eklenmeyeceğinden raporda eklenen 3 günlük sürenin mahsubunda davacı aracın objektif onarım süresi 9 gün olarak kabul edilmiş olup bu haliyle davacının 6.525,00TL araç mahrumiyet zararının olduğu kanaatine varılmıştır.
O halde, ... plakalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının 30.000,00-TL değer kaybı araç oluşmuşsa da dava açılmadan önce sigorta şirketinden 26.928,00-TL değer kaybı ödemesi aldığından bakiye 3.072,00TL değer kaybı yönünden 6.525,00TL ise araç mahrumiyet bedeli yönünden alacaklı olduğu anlaşıldığından 18/09/2025 tarihli talep artırım dilekçesi dikkate alındığında davacının davasının kısmen kabulü ile,
30.000,00 TL değer kaybı bedelinin her iki davalıdan 6.525,00-TL araç mahrumiyet bedelinin davalı ...'dan tahsiline karar vermek gerekmiştir.Diğer taraftan, davacı tarafça dava açılmadan önce davalı Sigorta şirketine başvuruda bulunulduğuna dair dosyada herhangi bir delil yoksa da, davadan önce zorunlu olmamasına rağmen ihtiyari olarak arabuluculuk yoluna başvurduğu,
bu şekilde davalı sigorta şirketinin rizikonun gerekleştiği ve kapsamı konusunda bilgi sahibi olduğu dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 97 nci maddesi ile amaçlanan durumun gerçekleştiği anlaşıldığından sigorta şirketi yönünden arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih olan 24/10/2024 tarihinden,diğer davalı işleten yönünden ise kaza tarihinden itibaren -davalı aracın da kullanım amacının hususi olması dikkate alındığında- yasal faize hükmedilmiştir. Nitekim ...
4. Hukuk Dairesinin 08/05/2024 tarih ve 2023/ esas ve 2024/ karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Son olarak ise, ... 4. Hukuk Dairesinin 09/09/2024 tarih ve 2022/ esas, 2024/ karar sayılı ilamında: "... veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği,
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. " şeklinde olup, bu haliyle dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığı vurgulanmıştır.
Eldeki davada davacı tarafça KTK 97. Maddesi gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle artık davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerektiğinden zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ✍E-Imzalıdır Hakim · ✍E-Imzalıdır
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/87, K. 2025/1081, 14 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama