KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1165
- Karar No
- 2018/54
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2018
- Esas No
- —
- Karar No
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... - ...
- Dava
- İstirdat (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava Tarihi
- 07/09/2016
- Kararın Yazım Tarihi
- 13/02/2018
Karar Metni
993 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle. Müvekkil ...'in Bursa ili Yıldırım ilçesi Millet Mahallesinde şahıs şirketi olan bir tacir olduğunu, ... alışveriş merkezi- ...
Avm adı altında ticari faaliyetine devam ettiğini, mevcut dükkanda züccaciye, oyuncak ve plastik eşya satışı yapıldığını, müvekkil uzun zamandır ticaret hayatında olup çek karnesi kullanmakta ve basiretli tacirin tüm sorumluluklarını yerine getirdiklerini, bugüne kadar ticaret hayatı hakkında, borç ve alacak hususunda herhangi bir şikayet olmadığını, dükkanın bulunduğu adreste hemen yanındaki dükkanda ...
İnşaat Taşımacılık Madencilik Plastik İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi yer aldığını, tarafların aynı semtte Millet Mahallesi ...
Konutlarında ikametgah adreslerinde komşu olduklarını benzer alanda faaliyet göstermekte olup zaman zaman yardımlaştıklarını, Müvekkil Duran ...'in Kuzeygil Ticarete ve komşusuna olan güveninden ötürü zaman zaman hatır çekleri keserek teslim ettiğini, 2016 yılına kadar bu konuda herhangi bir anlaşmazlık çıkmadığını, davalı firmanın müvekkile günü geldiğinde çek bedelleri ödediğini ve bu şekilde güven telkin ettiğini, Ticaretin ekonomik anlamda sıkıntı yaşamaya başladığını, piyasaya borçlandığını ve ticari faaliyeti terk ederek hem ikametgah hem iş adreslerinden ayrıldığını,
Müvekkile 30/08/2016 tarihinde telefon ile arandığını ve arayan kişinin elinde 22/08/2016 tarihli 60.000 TL bedelli çek olduğunu ancak tarih üzerinde oynama yapıldığından bedelin 60.000 TL olduğunu ancak 20.000 TL 'ye anlaşabileceklerini belirttiklerini, müvekkilin davalı Firmasına 30/09/2016 tarili ve 45.000 TL bedelli çeki hatır çeki olarak keşide ederek verdiğini, ancak firmanın adreslerini terk etmiş olması sebebiyle yakın tarihli çeklerin cirantalar tarafından tahsil için bankaya ibraz edilmesinin ihtimalinin çok yüksek olduğunu,
bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkilin davalıya vermiş olduğu Finansbank A.ş Yıldırım şube Bursa keşide yeri 30/09/2016 tarih ve 45.000 TL bedelli Taşımacılık Madencilik Plastik İç ve Dış Ticaret Ltd.
Şti ye yazılı Çekin iptali görüldüğünden el konulması ibraz edenlere ödenmemesi için ödemeden men yasağı konulması, müvekkilin davalıya borcunun olmadığının tespitine, dava sonuna kadar çekin ödenmemesi için ilgili çek üzerine ihtiyati tedbir uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 21.10.2016 havale tarihli dilekçesi ile dava devam ederken ödeme yapıldığındna bahisle istirdat davası olarak davanın devamını talep etmiştir. Davalı adına TK 35. Maddesine göre usulüne uygun davetiye çıkarıldığı davalının yasal süresi içerisinde davaya cevap vermediği anlaşıldı. Dava, 30/09/2016 tarihli 45.000 TL bedelli çek sebebiyle çekin hatır çeki olduğundan bahisle borçlu olmadığının tespiti, sonrasında istirdat istemine ilişkindir. Mahkememizce yargılama yapılmış, taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, davalı adına ticari defterlerini sunması için davetiye çıkarılmış, bilirkişi raporu aldırılmıştır.
03/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı işletme defteri ibraz ettiğini, işletme defterinin denetime elverişli bir defter olmadığını, işletme defterinde borcun alacak kalemlerinin görülmeyeceğini, sadece ilgili kişilerden fatura alınıp verilmediğinin görülebileceğini, defterde davalılarla ilgili bir fatura hareketi görülmediğini, davacı tarafından bahsedilen iki adet çek olduğunu, 60.000 TL'lik çeki hakkında Savcılığa başvuruda bulunulduğundan bahsedildiği halde böyle bir başvuru evrakının dosyada bulunmadığını, ikinci çek olan 45.000 TL lik çekin davalı adına değil tanımadığı Maşallah köysü adına düzenlendiğini,
basiretli tacirin çeki kime verdiğini bilmediği gerektiğini, davanı adına çek verdiğini belirttiğini ama başka bir kişi adına verildiği çek ödendikten sonra görüldüğünü, davacının defteri incelendiğinde ne davalı kuzeygil gıda ile ne de çekin üstünde adı yazılı olan ........... ile yapılmış bir ticaret kesilmiş herhangi bir çek tespit edilmediğini, çeklerin yapılan resmi bir ticaret karşılığı verilmediğinin ortada olduğunu, kendi iddiasına göre davalının borcu müvekkilin ödemek zorunda kaldığı 45.000 TL tutarındaki hatır çekinden doğan borç olduğunu, başka bir alacak iddiasının bulunmadığını,
ödemesi yapılan 20.000 TL'lik kısmında düşülmeden dava dilekçesinde 45.000 TL'lik talepde bulunduğunu, bir başka durumunda davalı şirket tarafından davacı hesabına yollanan 199.000 TL tutarındaki havaleler olduğunu, karşılığını göstermediği sürece bu makbuzlara göre davacının davalı şirkete 199.000 TL borçlu görüldüğünü, sonuç olarak çek davalı adına yazılmadığını, dolayısıyla çeke dayanarak davalı Kuzeygil gıda şirketinden davacının hiçbir alacağı bulunmadığını, aksine davacı tarafından dosyaya ibraz edilen banka havale makbuzlarına göre davalı Kuzeygil gıda davacıya 199.000 TL havalı yaptığını,
davacının kendisine yollanan bu havalelerin karşılığını göstermek zorunda olduğunu, aksi takdirde davalıya bu kadar borçlu olduğunu bildirmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda davacı hatır çeki olduğu iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerekir.Dava konusu çek incelendiğinde düzenleyeni ... lehtarı ........ olduğu, çekin arkasında................'nün ve ...
Ltd.Şti ve .............. cirolarının bulunduğu anlaşılmaktadır.Bankaya yazılan müzekkere cevabında ... hesabına tanımlı dava konusu çek 30.08.2016 tarihinde... tarafından çek ibraz edilip çek bedeli ödendiği bildirilmiştir.Taraflar arasına alacak borç ilişkisinin, çek sebebi ile bir alışverişin olup olmadığı hususunda defter incelemesine karar verilmiş, davacı defterler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesı sonucu, işletme defterinin denetime elverişli olmadığı, davalılarla ilgili bir fatura hareketi görülmediği, çekin ticaret karşılığı verilmediği,
davacı tarafından ibraz edilen havale makbuzlarına göre davalı şirketin davacıya 199.000 TL havale yapıldığı, davacının bu havale karşılığını göstermediğinden bu miktarda davalı şirkete borçlu olduğu bildirilmiştir.Bunun dışında davacı taraf ispata yara başkaca yazılı bir delil ileri sürmemiştir.Nitekim dava dilekçesine bakıldığında çekin davacı tarafından düzenlenip davalıya verildiğinden bahsedildiği halde lehtarın ... olduğu anlaşılmış, davacı tarafın 20.07.2017 tarihli dilekçesinde elinde çek örneği olmadığından bahisle sehven sadece davalı şirkete dava açtığını beyan etmiş,
yine dava dilekçesinde bir yandan komşu olan davalı şirkete zaman zaman hatır çeki keserek teslim ettiğini beyan etmiş diğer yandan davalı şirketin ticari faaliyetini terkederek adresinden ayrılıp gittiğini, duruşmada da davalı şirket hakkında birçok icra takibi ve dolandırıcılık suçundan şikayetlerin bulunduğundan bahsedilerek bu şekilde çelişkili ifadeler kullanıldığı anlaşılmış, davacı tarafın samimi olmayan bu beyan ve ifadelerine itibar edilmeyerek ispatlanmayan işbu davanın reddine karar karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
Katip ... ... · Hakim ...
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1165, K. 2018/54, 18 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama