KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1170
- Karar No
- 2019/70
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2019
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/09/2018
- Kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Dava
- —
Karar Metni
1.180 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının uzun yıllar mali müşavir olarak dışarıdan hizmet vermek suretiyle müvekkilimiz şirketin ticari defterlerinin tanzim ve takip işlerini yerine getirdiğini, davalının yeirne getirdiği bu hizmet karşılığının yani kararlaştırılan ücretin düzenli olarak davalıya ödendiğini, davalının firmadaki görevinin sonlanması üzerine şirkete olan borçları ve yaptığı işlemlerdeki eksiklik ve kusur vb.nedenlerle meydana getirdiği zararlar bulunduğunu, ancak müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını,
davalının yine kendisi tarafından tutulan "Muavin Defter"e göre davalının davacı şirkete 14.005,24 TL borçlu olduğunu, davacı firma kayıtlarında belgeye kavuşturulmamış bu ödemeler nedeniyle Vergi Dairesince yıl sonunda (15.861,00 TL matrah üzerinden) 3.236,00 TL vergi tahakkuku yapıldığını ve bu miktarın davacı şirketçe ödendiğini, davalı aldığı bu miktarları, yıl sonunda belgeye kavuştursa ya da geri iade etse bu miktarın ödenmeyeceğinin açık olduğunu,
belgeye kavuşması halinde en azından diğer vergiler ile mahsubu yapılacağından bu miktarın şirket kasasından çıkışının engelleneceğinin açık olmakla bu husus yerine getirilmediği için zararın doğduğunu, davalı tarafından müvekkkili şirkete olan 14.005,24 TL borcun kapatılmamasından dolayı mahsup yapılma imkanı olmayan 3.236,00 TL vergi ödemesi itibarıyla davalının firmaya olan toplam borcunun 17.241,24 TL olduğunu, davalının verdiği hizmet esnasında gerekli özen ve dikkati göstermeyerek davacı kurumu zarara uğrattığını, şöyleki;
.............. isimli ortağın 24/08/2014 tarihinde çıkarılmasına rağmen tescil işlemlerinin 15/01/2015 tarihinde yapıldığını, bu nedenle SGK'ca ortak olarak gözüktüğü için kuruma 1.564,00 TL ceza ödenmek zorunda kalındığını, diğer firmaları olan ve davalının sorumluluğunda bulunan ...............................Şti.'nin işlemleri için davalıya 1.862,56 TL masraf verilmesine rağmen gerekli tescil işlemlerinin yapılmadığını, bu nedenle aynı miktar masrafın müvekkili şirket tarafından tekrar ödendiğini, yine davalının Vergi Usul Kanunu gereği firmaya ait evrakları işlemediğini,
bu evrakların tek tek kayıt altına alınması için dışarıdan personel temin edilip 3.500,00 TL ücret ödenmek zorunda kalındığını, tüm bunlar neticesinde davalının davacı firmayı 6.926,56 TL zarar uğrattığını, açıklananlar ışığında davalının müvekkili firmaya toplam 24.167,80 TL borcunun bulunduğunu, müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığı gibi davalıdan alacaklı olduğunu, davalının uzun yıllar Mali Müşavir olarak müvekkili firmaya verdiği hizmetler itibariyle arada oluşan güven ortamı içinde ilerideki alacaklarına mahsuben verilen senetlerin,
davalı tarafından Bursa 12.İcra Müdürlüğünün................. sayılı dosyasından icra takibine konulduğunu, davalının müvekkiline 24.167,80 TL borcu var iken borçlu olmadığı bir meblağı ödemek zorunda kaldıklarında mağduriyetlerinin oluşacağını belirterek icra dosyasına konu edilen senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadıklarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın icra takibine konulan senetlerden dolayı açılmış menfi tespit davası olduğunu, gerek senetlerin kambiyo senedi olması ve gerekse davacının ticari şirket oluşu nedeniyle bu tür menfi tespit davasının TTK.3.vd.gereğince davanın ticari dava olması nedeniyle Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğinden bahisle görevsizlik itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak ise;
davacının iddiasında senet metnini talil ederek nakden değil de ilerideki alacaklarına mahsuben verildiğini iddia ettiğini, ispat yükü ters dönmekle bu hususu "senede karşı senetle ispat" zorunluluğu doğrultusunda aynı kuvvetle ispat etmek zorunda olduğunu, sunulan adi belgelerin kabul edilemeyeceğini, yine davacının davalının sözde kusur ve eksiklikler nedeniyle kendilerine zarar verdiğini bu nedenle borçlu olmadıkları iddiasının davanın konusu olmadığını, bu iddianın kabul ettikleri senetleri ödememelerini sağlamayacağını, ancak takibe konu senetlerin kaynağının davacı ile müvekkili arasındaki iş ilişkisinden kaynaklanmadığını,
TTK gereğince kıymetli evrak hükümlerine göre bonoların sebepten soyut kıymetli evrak olduğunu, sonuç olarak davacının iddialarının davanın konusu olmadığını, senede karşı senetle ispat zorunluluğuna karşın hiçbir belge de ibraz edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
KANITLAR
İcra dosyası, ticari defter ve bağl kayıtlar, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; davacının davalıya Bursa 12.İcra Müdürlüğünün ........................ sayılı takip dosyasına konu olan senetlerden dolayı borçlu olup olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.
Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden dosya görevsiz olan Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...........................
Esas sayılı dosyasından Hukukçu ve SMMM bilirkişilere tevdi edilerek aldırılan 20/02/2017 tarihli bilirkişi raporunda; davalının davacı hakkında vadelerinde ödenmeyen 15/02/2015-15/03/2015-15/04/2015-15/05/2015 vadeli ve her biri 5.000,00-TL olan 4 adet toplam 20.000,00-TL tutarındaki senetlerle ilgili olarak Bursa 12. İcra Müdürlüğünün ...............
Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiği, bu senetlerin davacını ticari defter kayıtlarında yer almadığı, davacı tarafından 15/09/2014 tarihinde 5.000,00-T, 16/10/2014 tarihinde 5.000,00-TL, 18/11/2014 tarihinde 5.000,00-TL, 26/12/2014 tarihinde 5.000,00-TL ve toplam da davalıya havale edilen 20.000,00-TL'nin sent bedeli olarak havale edilmiş olduğu, bu senetlerin davacının ticari defter kayıtlarında yer almadığı, bu senetlerin gerçekte 4.000,00-TL olduğu ancak davacı tarafından banka havalesi ile 5.000,00'er TL havaleler yapılmış olduğunun davalı tarafından ifade edildiği, bu konuda takdirin mahkemeye ait olduğu,
davalının yazı ekinde fotokopisini sunduğu ve elinde her biri 4.000,00-TL olan ve icra takibine koymadığı üç adet senet bulunduğunu ifade ettiği, bu senetlerin de davacının ticari defter kayıtlarında yer almadığı, davacı senetlerin mali müşavirlik hizmeti olarak verildğini ifade ettiği, davacı ile davalı arasında imzalanmış bir mali müşavirlik sözleşmesi örneğini tarafların ibraz edemediklerini, davalı tarafından düzenlenmiş iki adet serbest meslek makbuzunun kayıtlarda yer aldığı, gerek icra konusu olan ve gerekse davalının elinde bulunan senetlerin mali müşavirlik hizmeti karşılğı olduğunun tespit edilemediği,
senetlerin davacının ticari defter kayıtlarında yer almadığı, müşavirlik hizmeti bedeli olmadığı, tarafların aralarında başkaca bir ticari ilişkinin olabileceği, bu konuda takdirin mahkemeye ait olduğu, dava dosyasına ve ibraz edilen belge ve bilgilere göre davacının davalıya borçlu olmadığı ile ilgili bir tesbitin yapılamadığı bildirilmiş, daha sonra tarafların itirazları için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş isede bilirkişi raporunda 20/02/2017 tarihli kök rapordaki kanaatlerinde değişiklik olmadığı bildirilmiştir.
Dava, menfi tespit davası olup menfi tespit davalarında genel kural ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davalıda olmasıdır. Bu kuralın istisnası kambiyo senedine dayalı takiplerdir. Davacı, dava dilekçesinde davaya konu senetlerin davalının mali müşavir olarak firmalarına verdiği hizmetler itibariyle ilerideki alacaklarına mahsuben verildiğini, davalının alacaklı olmadığını aksine firmalarına verdiği toplam zararın 24.167.80 TL olduğunu iddia etmiştir. Davalı alacaklı ise bonoların sebepten soyut olduğunu, senede karşı senetle ispat zorunluluğu bulunduğunu davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Bonolar, kambiyo senedi olup, sebepten mücerret olduğundan, alacaklının temel ilişkiyi ispat etmesi gerekmediği gibi, davacının senetlerin davalının mali müşavir olarak firmalarına verdiği hizmetler itibariyle ilerideki alacaklarına mahsuben verildiği iddiası da ispat edilememiş olup, davalı alacaklının bonolar nedeniyle alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Yine davacı borçlu takip konusu bonolara ilişkin borcun ödendiğine ilişkin başkaca yazılı delil de sunamamıştır.
Tüm bu açıklamalara göre, senetlerde nakten kaydının olması, ispat yükü kendisinde olan davacının borcun ödendiğine dair yazılı delil ibraz edememesi nedeniyle davanın reddine, icra müdürlüğünce tedbir kararı infaz edildiğinden İİK 72/4 gereği alacağın %20'si oranında hesaplanan 4.132,16-TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1170, K. 2019/70, 21 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama