KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/500
- Karar No
- 2026/253
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2026
- Esas no
- 2024/
- Karar no
- 2026/
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı-karşı davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı-karşı davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/01/2024
- Karar tarihi
- 18/02/2026
- Karar yazım tarihi
- 19/02/2026
Karar Metni
2.699 kelime·13 dk okuma·6 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında ... üzerinden yapılan anlaşma uyarınca, davalı tarafından tarlasında üretilecek mısır ürününü müvekkiline satmayı taahhüt ettiği ,bunun üzerine müvekkili tarafından ileeride mısır bedelinden mahsup edilmek üzere 2.000.000 TL'nin havale edildiğini,ancak davalının süresinde mısır ekmemesi nedeniyle müvekkilinin sözleşmeyi fesihettiğini buna rağmen davalının aldığı peşinatı iade etmemesi üzerine müvekkili tarafından davalı aleyhine ...
1.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalının taşınır ve taşınmaz malları ile adına kayıtlı araçlar üzerine İİK 257 vd. maddeleri ile HMK 406/2 gereği hüküm kesinleşene kadar ihtiyati haciz konulmasını, talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Açılan davayı kabul etmediklerini, tarafların anlaşmasının 1200 dekarlık halihazırda bakla ekili bir tarlaya, bakla hasadından sonra mısır ekilerek, üretilecek silajlık (hayvan yemi, küspe) mısırın davacı alıcıya satılması olduğunu, anlaşmada hasat-teslim tarihinin olmadığını, davacının hasat teslim tarihi olarak göstermeye çalıştığı tarihin eğer müsaitlik durumu olursa yapacağı ödemenin tarihi olduğunu, müvekkilinin ürünleri yetiştirmişse de,
... mısır alım fiyatlarının beklenenden çok düşük açıklaması nedeniyle davacı alıcının alımdan vazgeçerek ürünleri almadığını ve sonrasıda da güya teslim vadesinde yapılmadı diye avansı iade isteyerek sözleşmeyi feshettiğini, mısır silajının teslim tarihine ilişkin olarak taraflar arasındaki sözleşmede hüküm bulunmadığını, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz taleplerinin tüm yönleriyle esastan reddine, haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle davacı tarafın, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN SUNULAN KARŞI DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE. Davacı karşı davalı ... ile akdedilen satış sözleşmesi uyarınca.
Müvekkilinin kendisine ait toplamdaki 1200 dekarlık halihazırda bakla ekili bir tarlaya, bakla hasadından sonra silajlık mısır (hayvan yemi) ekmeyi ve buradan elde edilecek mısır silajlarını karşı davalıya satmayı kabul ve taahhüt ettiğini, ürünün, atmosferin ve arazinin koşullarına bağlı olarak işin doğası gereği tam hasat tarihinin tespitinin mümkün olmadığını, zaten anlaşmada da böyle bir hasat-teslim tarihinin olmadığını, davalı tarafın hasat teslim tarihi olarak göstermeye çalıştığı tarihin eğer müsaitlik durumu olursa yapacağı ödemenin tarihi olduğunu, davalı tarafın ...
36.Noterliği'nin 8 Kasım 2023 tarihli ve yevmiye numaralı ihtarnamesi ile.
Müvekkili şirketin mısır ürününü geç ektiği ve sözde mısır hasadını taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı bir şekilde 06 Kasım 2023 tarihinde teslim edemediği gerekçesiyle sözleşmeyi haksız bir şekilde feshettiğini bildirerek sözleşme uyarınca müvekkili şirkete 23 Mayıs 2023 tarihinde ödemiş olduğu 2.000.000,00 TL tutarındaki ön ödemenin faiziyle birlikte iadesini talep ettiğini, davalının sözleşmeyi haksız bir şekilde feshetmesi nedeniyle müvekkili şirketin uğramış olduğu toplam zararın 3.832.989,00 TL olup.
Davalının ödemiş olduğu 2.000.000,00 TL tutarındaki avansIN bu miktardan mahsup edildiğinden; müvekkilin uğramış olduğu müspet zararın giderilmesi için bakiye 1.832.989,00 TL tazminata hükmedilmesi gerektiğinden bahisle asıl davanın reddine, huzurdaki haklı karşı davanın kabulü ile, müvekkili şirketin uğramış olduğu müspet zararın tazmini için bakiye 1.832.989,00 TL tutarındaki alacağın işleyecek ticari avans faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVACI KARŞI DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE.
Müvekkilinin 2024 yılı Ekim ayı dönemine kadar olan silajlık mısır ihtiyacını karşılamak üzere karşı davacı ile mısır alımı konusunda 23 Mayıs 2023 tarihinde sözleşme yaptığını, bu sözleşmeye göre karşı davacının 1200 Dekarlık alana mısır ekecek, 1900 TL/Ton üzerinden müvekkilinin alım yapacak şekilde anlaşılmış ve müvekkili tarafından 2.000.000,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, bu sözleşmenin iki tarafa da karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme olduğunu, müvekkilinin sözleşme gereği edimini yerine getirerek ön ödemesini yaparak ürünün kendisine teslimini beklemeye başladığını ancak karşı davacının edimini yerine getirmediğini,
somut olayda mısırın bakla sonrası ikinci ürün olarak ekildiğini, yetişme süreleri ve sözleşme dikkate alındığında karşı davacının mısırı olağan şartlarda Haziran ayı ortasında en geç ise Temmuz ayı başında ekmesi gerekirken Temmuz ayı sonunda ektiğinden dolayı hasadı kendi ikrarından da anlaşılacağı üzere Kasım ayının sonunda yapabildiğini, karşı davacının basiretli bir tacir gibi davranmayarak kendi kusuru ile borcunu ifa etmediğini, karşı davacının iddia ettiği gibi varsa zararına kendi kusuru ile kendisi sebep olduğunu,
müvekkilinin ise temin edemediği mısırın yerine sütün istenen değerlerinin sağlanabilmesi için 2 katı fazla maliyet ile muadil yem temin etmek zorunda kalacağını, mevsiminde hasat edilen mısırın yerini tutabilecek yem olmamakla beraber buna yakın olarak mısır fleki temin etmek zorunda kalacağından bahisle karşı davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR
İcra dosyası, sözleşme, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Asıl dava, 23/05/2023 tarihli mısır alımı konusunda yapılan sözleşmenin feshi nedeniyle verilen peşinatın iadesi için ... 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyasında, 2.142.287,67-TL toplam alacak talebi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.Karşı dava ise,23/05/2023 tarihli sözleşmenin haksız fesshi nedeniyle uğranılan zararın 1.832.989,00 TL'nin tahsili istemine ilişkindir.Talimat mahkemesinde dinlenen davacı tanığı ... anlatımında.
Tarafları ... Yapı Tarım ürünlerinin taşaronu olmam nedeniyle tanırım. Ben davacı firma gibi birden fazla firmanın taşaronu olarak iş kamyonlarım ile bu firmalar için çalışırım. Davacı ve davalı şirket arasında bir sözleşme yapıldığını duydum. Lakin içeriği konusunda bir bilgim yoktur.
Benim sözleşmeye dair bilgim ... yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş 'nin davalı şirket ile anlaşması neticesinde 1000 küsür dönümlük bir alanı davalı şirketin ekeceği, hasat zamanı geldikten sonrada benim bu alanı hasat etmem konusunda davacı ... Yapı ile görüştük. ... üzerinden yapılan görüşmeye dair bir bilgim yoktur. Tarafların arasındaki sözleşmeye göre alan veya ton başına ne kadara anlaştıkları konusunda bir bilgim yoktur.
Söylediğim gibi ben şirketle anlaşırım hasat zamanı gelene kadar ekilen alanın kontrolünü gerçekleştiririm. Bu konuda şirkete bilgi veririm. Hasat zamanı geldiğinde de ekipmanlarım ile hasat işlemini gerçekleştiririm. Sözleşme içeriği konusunda bir bilgiye sahip olmasamda anlaşma neticesinde ekilmesi gereken alanı ben defalarca gidip alanı ve ekilen ürünü defalarca kere gözlemledim.
2023 ekim kasım aylarında gidip baktığımda tarların içerisinin çamurlu vaziyette olduğunu, araziye girilmesinin mümkün olmadığını anladım. Aynı şekilde ekilen ürün mısır olduğunda koçanına baktığımda henüz süt halinde olduğunu, olgunlaşmadığını fark ettim. Bunun sebeplerinden birisi o dönem ve tarihteki hava koşulları, o dönemde çok fazla yağış olması diğer bir sebebi ise davalı 3 Ocak isimli şirketin söz ürünü geç ekmesidir.
Ben bizzat görgü sahibiyim çünkü ekim ayında söz konusu mısır ürününün olgunlaşması gerekir ben defalarca gidip kontrol etmeme rağmen ürünlerin olgunlaşmadığını gördüm. Kasım ayında tekrar gittiğimde yine olgunlaşmamıştı. Davalı firmanın kahyası ile yaptığım görüşmede kendisi bana bakla ürününü çok geç hasat ettiklerini dolayısıyla mısır ürününü de çok geç ektiklerini söyledi.
Kendisine mısır ürününün ekim ayında olmayacağını söylememe rağmen "halledeceğiz" şeklinde beni oyaladı. Bu yaşananlardan sonra ben davacı ... Yapıya gidip makinalarımı böyle bir alana sokamayacağımı söyleyip kendi adıma anlaşmayı bitirdim. Bildiğim diğer bir husus ise Davacı ... patronunun davalı şirketi defalarca kez aramasına rağmen davalı şirketin patronun aramalarına yanıt vermediği şeklindedir. Bu aramaları bir kaç kez benim yanımda da yapmıştır.
Ben davacı şirket adına başka firmalar ile başka parsellerde de söz konusu eylül ayında başka hasatlarda yaptım. Davacı ile olan bu anlaşmamı kasım ayında bitirdim. Söz konusu yıl için devletin belirlediği mısır fiyatının ne kadar olduğunu bilmiyorum biz o işlerle ilgilenmeyiz. Yine aynı şekilde söz konusu bu dava için hasat yapılmış olsaydı bu yapılmış hasatın yerini ayırmıştım. Hasat yapılamadığı için davalı firma o sene silajı eksik kaldı.
Eksik olan miktarın 5000-6000 ton olduğunu biliyorum. bildiklerim bunlardır," şeklinde tanıklık beyanında bulunmuştur.Mahkememizce dinlenen davalı/karşı davacı tanığı ... anlatımında. "Ben davalı şirketin sahibi ... Bey'in babası ... Bey'in kahyası olarak çalışmaktayım. Tarlada bakla ekili olduğu tarihte davacı ile davalı şirket yetkilileri mısır ekimi konusunda anlaştılar.
Baklayı temmuz ayının başında söküp hemen mısır ekimi yaptık ta ki ürünün hasat tarihine kadar davacılar sürekli gelerek tarladaki mısırı kontrol ettiler. Mısır fiyatları düşük açıklandı hatta taraflar daha yüksek fiyata anlaşmışlardı. Hasattan birkaç gün önce ... Yapı'nın patronu olduğu sandığım ... Bey ve onun yanında hasatlarını yapan ... Bey ile davalı şirketten ... Bey, oğlu ... ve ben olduğumuz halde çiftlikte buluştuk. Buradaki konuşmada da ...
Bey tüm hasatı alacaklarını söyledi. Hasat günü geldiğinde ... Bey geldi ve 1 hafta sonra biçeceğiz dedi. Süre dolduktan sonra tekrar geldi ve bu defa 10 gün sonra biçeceğiz dedi ancak yağmurlar başladı o sırada. Anlaşmaya göre hasat davacı tarafa aitti. Bu sürede başka alıcılar tarlaya gidip gelmeye başladı ve mısırların hasat vaktinin geldiğini söylediler. Davacı taraf hasat yapmayınca ... Bey beni aradı ve ... Bey'in anlaşmadan vazgeçtiğini söyledi.
Bunun üzerine başkasına mısırlar satıldı. Hatta ... Bey bu satıştan önce tonunu 1000 TL'den almayı davalıya teklif etmiş, hasattan önceki toplantı tarihini hatırlamıyorum ancak o tarihte mısır fiyatı belirlenmişti bunu hatırlıyorum. Benim yukarıda anlattığım olaylar kronolojik sırasıyla anlattım, Bakla hasatını temmuz ayının başında 1 veya 2'si gibi başladık. Mısır ekimine de aşağı yukarı temmuz ayının 5'i gibi başladık. Bakla hasatı ve mısır ekimi zamanında yapıldı.
Bakla hasatı, mısır ekimi ve mısırın yetişme sürecinde tarlaya davacı çalışanları 15-20 günde bir gelirlerken hasata yakın daha sıklıkla gelmeye başladılar. ... Bey hasat zamanında tarlaya geldiğinde tüm ürünleri alacağını söyledi o tarihte resmi fiyatlar açıklanmıştı ancak ...
Bey fiyat ne olursa olsun sözüm söz ben bunu alacağım dedi ancak ondan sonra sürekli bizi oyaladılar ve hasat yapmadılar hatta o dönem ziraat ile ilgilenen başka alıcılar da bu mısırların hasat zamanı geldi dedikleri halde biz söz verdiğimiz için başkasına satmadık" şeklinde tanıklık beyanında bulunmuştur.
Mahkememizce dosyanın bir ziraat mühendisi, bir nitelikli hesap uzmanı hukukçu bilirkişi ve bir SMMM bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdii ile davalı defterleri de incelenmek suretiyle tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda dava dışı ...Ltd.
Şti.'nin davalıya düzenlediği 2023 yılında yapılan mısır slajı satış bedelinin ödenip ödenmediğinin kontrol edilerek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş, aldırılan 01/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda.
Davalıya ait defter kayıtlarına göre davalı tarafından ... firması için düzenlenen 4.258.877,00 TL tutarındaki faturanın bedelinin tahsil edildiği, Nolu 29.11.2023 Tarihli davalı firma tarafından ... adına düzenlenen faturanın içeriğinin ‘’Mısır silajı’’ olduğu, dava konusu 1200 da alanda bakla ekiminin 2022 yılı Kasım-Aralık ayında yapıldığı 2023 yılı Temmuz ayının ilk haftası hasadın tamamlandığı, dava konusu alanda mısır ekiminin 2023 yılı Temmuz ayının ilk 2 haftası içinde yapıldığı, buradan hareketle bakla hasadının geç hasadından kaynaklı olarak mısır ekiminin gecikmesi gibi bir durumun oluşmadığı,
dava konusu alanda silajlık mısır hasadının 2023 yılı Kasım ayı içinde yapıldığı belirtildiği, çeşide bağlı olarak bu tarihlerde ... ilinde ikinci ürün silajlık mısır hasadı yapılabileceği, mısırın hasat tarihinin tam olarak önceden bilinmesinin mümkün olmadığı, mısır hasadının iklim koşullarına bağlı olarak gecikme olasılığının düşük olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede ifa zamanının belirli olmadığı,
buna karşın davalı tarafından sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde bakla hasadından sonra silaj için mısır ekimi yapıldığının ve 2023/Kasım döneminin de bu ürünün hasadı için uygun zaman olduğunun tespit edildiği dikkate alındığında davacının ihtarname tarihinde davalının mütemerrit olmadığı, bu itibarla davacı tarafından yapılan sözleşmeden dönme iradesinin haklı olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin ifa edilmiş olması halinde davalının tahsil edeceği bedelin toplam 8.091.866,30 TL olduğu,
bu bedelden avans olarak alınan 2.000.000,00 TL ile üçüncü kişiye satış nedeniyle elde edilen 4.258.877,00 TL nin mahsubu ile davalının sözleşmenin feshi nedeni ile 1.832.989,30 TL zararının bulunduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdii ile davacı vekilinin itirazları ve dosyaya sunulan uzman görüşü de değerlendirilmek suretiyle bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, aldırılan 13/01/2026 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda.
Kök raporda sunulan değerlendirmelerde maddi bir hata bulunmadığı, raporun dava konusu alanın çevresel özellikleri, dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler dikkate alınarak ayrıca bilimsel bilgi ışığında hazırlandığı, nihai takdir yetkisinin Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Taraflar arasında imzalanan 23/05/2023 tarihli mısır alımı konusunda yapılan sözleşme uyarınca davacı ,davalıdan tonu 1.900.000,00 TLbedelle mısır silajı alacak , 2.000.000,00 TL yi avans olarak verecek ve kalan kısmı 30 günlük,
60 günlük vadeler halinde iki taksitte ödeyecek ve hasat sonrası ilk ödeme uygun olursa 6 Kasım 2023 tarihinde yapılacağı kararlaştırılmıştır.Davacı 8 Kasım 2023 tarihli noter ihtarnamesiyle ürünün 6 Kasım 2023 tarihinde teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmeyi fesih ettiklerini ve avans olarak ödenen 2.000.000,00 TL nin iadesini talep ettiklerini ihtar etmiştir.Taraflarca akdedilen 23/05/2023 tarihli mısır üretim ve teslimi konusunda yapılan sözleşme uyarınca alıcı şirket tarafından ,satıcı şirkete 2.000.000,00 TL avans ödemesi yapılmıştır.Anılan ihtilaf konusu özleşmede belirtilen " ... yapı hasat sonrası ilk ödemesi eğer uygun olursa 6
Kasım 2023 günü yapacaktır" ibaresinin ifa zamanının kesin belirlendiği anlamına gelmeyeceğinden, ifa tarihi olarak kesin bir tarih belirlenmemiştir.
Bu durumda bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ikinci ürün olarak ekilen mısırın hasadının tarihinin tam olarak önceden belirlenemeyeceği ancak Kasım aylarında hasadının yapılabileceği anlaşılmaktadır.Kaldı ki davalı tarafından yapılan hasadın 31/10/2023 tarihinde üçüncü bir kişiye satıldığı anlaşıldığından mısırın olağan hasat tarihinde hasat edildiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle davacının enazından Kasım ayı sonuna kadar beklemesi gerekirken 8 Kasım tarihli ihtarnamesiyle sözleşmeden dönmesi haksızdır.Bu kabule bağlı olarak ; davacının sözleşmeden haksız da sözleşmeden dönme nedeni ile ödediğini iade istemesinin mümkün olduğu , davalı karşı davacı, asıl davada, tazminat alacağının mahsubunu talep etmediği, karşı dava ile sözleşmeden ötürü tazminat isteminde bulunduğundan, asıl dava konusu edilen semenin iadesi talebi ile , karşı davacının haksız sözleşmeden dönme nedeni ile hak kazandığı tazminatın mahsup edilemeyeceği, dolayısıyla asıl davanın da kabulü gerektiği anlaşılmış;
asıl davada ödenen semen miktarı ve sözleşmeden dönme olgusu bilinir bir husus olduğundan, davanın kabulü ile alacak likit olduğundan, davalının itirazının iptali ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş; taraflar arasındaki sözleşmenin ifa edilmiş olması halinde davalının tahsil edeceği bedelin toplam 8.091.866,30 TL olduğu,
bu bedelden avans olarak alınan 2.000.000,00 TL ile üçüncü kişiye satış nedeniyle elde edilen 4.258.877,00 TL nin mahsubu ile davalının sözleşmenin feshi nedeni ile 1.832.989,30 TL zararının bulunduğu alınan bilirkişi raporu ile sabit olmakla, karşı davanın da kabulü gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
MUHALEFET GEREKÇESİ
Taraflar arasında imzalanan 23/05/2023 tarihli mısır alımı konusunda yapılan sözleşme uyarınca alıcı şirket tarafından ,satıcı şirkete 2.000.000,00 TL avans ödemesi yapılmıştır. Sözleşmede belirtilen " ... yapı hasat sonrası ilk ödemesi eğer uygun olursa 6 Kasım 2023 günü yapacaktır" ibaresinin ifa zamanının kesin belirlendiği anlamına gelmeyeceğinden, ifa tarihi olarak kesin bir tarih belirlenmemiştir.
Bu durumda bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ikinci ürün olarak ekilen mısırın hasadının tarihinin tam olarak önceden belirlenemeyeceği ancak Kasım aylarında hasadının yapılabileceği belirtilmiştir. Kaldı ki davalı tarafından yapılan hasadın 31/10/2023 tarihinde üçüncü bir kişiye satıldığı anlaşıldığından mısırın olağan hasat tarihinde hasat edildiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle davacının enazından Kasım ayı sonuna kadar beklemesi gerekirken 8 Kasım tarihli ihtarnamesiyle sözleşmeyi feshi haksız fesihtir. Hernekadar sözleşmenin feshi halinde taraflar aldıklarını iade ile yükümlü olsalar bile haksız fesih durumunda, önden verilen avans fesheden tarafa iade edilmez, zarara uğrayan taraf uğradığı zararı aldığı avanstan mahsup edebilir.
Nitekim dosyamızda da davalı (karşı davacı), bilirkişi tarafından hesaplanan uğradığı toplam 3.832.989,30 TL zarardan avans olarak aldığı 2.000.000,00 TL yi mahsup ederek 1.832.989,30 TL tazminat talep ettiğinden asıl davanın reddine karşı davanın ise kabulüne karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
Başkan ... · E-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/500, K. 2026/253, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama