KÜNYE
T.C. Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Asıl Ve Birleşen (Mahkememiz 2024/ Esas Sayılı) Dosyasında Asıl Ve Birleşen
- Esas No
- 2024/605
- Karar No
- 2025/1308
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Esas no
- 2024/
- Karar no
- 2025/
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 25/06/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 11/11/2025
Karar Metni
1.450 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen itirazın iptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
Davacı vekili, taraflar arasında arasında yapılan sözleşme ile müvekkilinin davalı şirkete yazılım bakım hizmeti verdiğini, sözleşmeden kaynaklı davalı tarafından ödenmeyen 2 adet faturadan kaynaklı alacağın tahsili için davalı aleyhine ... 3.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/...
E. sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin yetkiye ve borca itiraz sonucu durduğunu, birleşen davada ise, bakım bedeli fatura bedellerinin ödenmemesi sebebiyle taraflar arasındaki anlaşma gereği toplam 596.949,94-TL bedelli 3 adet vade farkı faturası tanzim edildiğini, vade farkı faturalarına dayalı olarak davalı aleyhine ... 1.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/...
E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin yetkiye ve borca itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek asıl ve birleşen davaya konu icra takiplerine vaki itirazların iptali ile takibin devamına ve %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Asıl ve birleşen davalı vekili, müvekkili ikametgahın ...’da olması nedeniyle davanın ve icra takibinin yetkisiz yerde açıldığını, taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığını, dosyaya sunulan belge ve faturaların davacının alacağını ispatlamaya yeterli olmadığını, fatura konusu mal veya hizmetin teslimini/ifasını ispat külfeti davacı alacaklıda olduğunu, takipte işletilen faizin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek asıl ve birleşen davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava, faturalara dayalı başlatılan icra takiplerine yönelik itirazın iptali istemlerine ilişkindir.Asıl davada; davacı taraf aralarındaki yazılım bakım hizmet sözleşmesi gereğince davalıya vermiş olduğu hizmet karşılığı düzenlenen 2 adet fatura bedelinin ödenmediğini, bu faturalara dayalı başlatılan ve itiraz üzerine duran ... 3.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/...
E.sayılı icra takibine yönelik itirazın iptalini istemiş; birleşen davasında ise, vadesinde ödenmeyen hizmet faturalarına dayalı düzenlenen 3 adet vade farkı faturasına dayalı ... 1.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/...
E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yönelik davalının itirazının iptalini istemiş, asıl ve birleşen davanın davalısı mahkemenin ve icra dairesinin yetkisine itiraz ederek akdi ilişkinin inkar edildiğini ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Davacı tarafça dosyaya sunulan davalı şirket kaşe ve imzasının olduğu “proforma fatura” başlıklı belge ve içeriğinde, yazılım bakım hizmet koşullarının düzenlendiği, sözleşmenin altında davalı şirket kaşe ve imzasının olduğu, davalı tarafça akdi ilişkinin inkar edilmesi üzerine,
davalı şirket yetkilisinin usulüne uygun olarak isticvap edildiği ve fakat meşruhata rağmen isticvap duruşmasına gelmeyen davalının sözleşmenin altındaki imzayı kabul ettiği sonucuna varılmıştır.Asıl davaya konu ... 3.Genel İcra Dairesi 2024/... E. sayılı icra dosyasında, takip alacaklısı davacı ... ... ..AŞ, takip borçlusu davalı ...
Mühendislik..AŞ olup, 73.444,63 Usd ve 10.015,18 Usd bedelli 2 adet faturaya dayalı olarak toplam 83.459,81 Usd alacağın tahsilinin istendiği, takibin süresi içinde yetkiye ve borca itiraz üzerine durduğu görülmüştür.Birleşen davaya konu ... 1.Genel İcra Dairesi 2024/... E. sayılı icra dosyasında, takip alacaklısı davacı ... .....AŞ, takip borçlusu davalı ... Mühendislik..
AŞ olup, 166.661,15 TL, 87.875,88 TL ve 342.412,91 TL bedelli 3 adet vade farkı faturalarına dayalı olarak toplam 596.949,94 TL alacağın tahsilinin istendiği, takibin süresi içinde yetkiye ve borca itiraz üzerine durduğu görülmüştür.Dosyaya sunulan her iki tarafın BS (Bütün Satışları) ve BA (Bütün Alışlar) Formlarının incelenmesinde birbiriyle uyumlu olduğu, buna göre; davacının 2024 döneminde davalıya 2 adet 358.573,99 TL tutarında fatura düzenlediği (KDV Hariç), 2023 döneminde davalıya 4 adet 2.097.983,91 TL tutarında fatura düzenlediği (KDV Hariç), 2024 döneminde davalıdan alışına rastlanmadığı,
2023 döneminde ise 1 adet 121.208,11 TL tutarında davalıdan fatura alışına rastlandığı görülmüştür.Davacı ile davalının uyuşmazlığa konu faturalar yönünden ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde, asıl davaya konu 17.07.2023 tarihli 73.444,63 Usd tutarlı ve 13.11.2023 tarihli 10.015,18 Usd bedelli 2 adet faturanın davalı şirketin defterinde kayıtlı olmadığı, davacı şirketin defterinde ise kayıtlı olduğu,
davacı şirket tarafından tanzim edilen davalı şirketin defterinde bulunmayan 17.07.2023 tarihli 73.444,63 Usd tutarlı faturaya istinaden, davacı tarafından birleşen davaya konu 3 adet vade farkı faturasının düzenlendiği ve bu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu dosyaya sunulan bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır.Mahkememizce toplanan deliller doğrultusunda, davacı ile davalı arasında yazılım bakım hizmet akdinin bulunduğu sabit olmakla TBK m.89 ve HMK m.10 gereğince, davalı borçlunun hem asıl hem de birleşen davadaki mahkemenin ve icra dairesinin yetkisine yönelik itirazlarının reddi gerekmiştir.
Uyuşmazlık, davacının davalıya düzenlediği asıl davaya konu 17.07.2023 tarihli ... nolu “Natlab ticari bireysel bakım” açıklamalı 73.444,63 Usd ve 13.11.2023 tarihli ... nolu faturanın satış indirimi iptali” açıklamalı 10.015,18 Usd bedelli 2 adet faturadan ve birleşen davaya konu 17.07.2023 tarihli 73.444,63 Usd bedelli faturaya istinaden düzenlenen 10.10.2023 tarihli 166.661,15 TL.
31.01.2024 tarihli 342.412,91 TL ve 29.01.2024 tarihli 87.875,88 TL bedelli 3 adet vade farkı faturasından kaynaklanmakta olup, bu faturalardan asıl davaya konu olan 2 adet faturanın davalı defterinde bulunmadığı, buna karşın birleşen davaya konu 3 adet vade farkı faturasının ise davalı defterinde kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalının ticari defterlerinde her ne kadar 17.07.2023 tarihli hizmet faturasına rastlanılmamışsa da, bu faturaya dayalı düzenlenen vade farkı faturaların kaydedilmiş olması karşısında, taraflar arasındaki yazılı hizmet sözleşmesi çerçevesinde, davacının davalıya 17.07.2023 tarihli fatura içeriği hizmeti verdiğinin kabulü gerekmiştir.
Dolayısıyla asıl davaya konu 17.07.2023 tarihli 73.444,63 Usd bedelli fatura ile bu faturaya dayalı düzenlenen ve birleşen davaya konu 3 adet vade farkı faturasından dolayı davacının davalıdan alacaklı olduğundan bu bakımdan davalı borçlunun takibe itirazlarının reddi gerekmiştir.Asıl davaya konu olan 13.11.2023 tarihli 10.015,18 Usd bedelli fatura içeriğinde ... nolu faturanın satış indirimi iptali” açıklamasının yer aldığı görülmekle; bu faturanın davalı kayıtların yer almadığı gibi vergi dairesine yapılan bildirimlerinde gösterilmiş olması da başlı başına faturadan kaynaklı alacağın varlığına delalet teşkil etmez.
Bu halde, ispat yükü üzerinde olan davacının satış indiriminin iptalini ve buna göre düzenlenen uyuşmazlığa konu faturada gösterilen tutarın hangi kıstaslara göre hesaplandığını yazılı delille dosya kapsamı itibariyle ispatlamakla yükümlü olduğu, davacının delillerinde açıkça yemin deliline dayandığı görülmekle; dava konusu 13.11.2023 tarihli 10.015,18 Usd bedelli faturadan dolayı davacıya yemin hakkı hatırlatıldığı,
davacının davalıya usulüne uygun teklif ettiği, talimat mahkemesince davalı borçluya meşruhatlı yemin davetiyesi tebliğine rağmen davalının yemine icabet etmediğinden dava konusu 13.11.2023 tarihli fatura bakımından da davanın ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir.Davalı tarafça 15.10.2025 tarihli dilekçesinde, davacıya 29.02.2024 tarihinde banka kanalıyla ödeme yapıldığını ve fakat bu ödemenin davacı kayıtlarında yer almadığını belirtmiş ise de, dilekçenin ekindeki dekontta 29.02.2024 tarihli 375.000 TL tutarında ödeme gözüktüğü,
bu ödemenin davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakla davalının bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Asıl ve birleşen davaya konu edilen faturaya konu alacak likit-bilinebilir olduğundan davacı alacaklı lehine koşulları oluşan icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Başkan · e-imza · Üye · e-imza · Üye · e-imza · Katip · e-imza
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/605, K. 2025/1308, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama