KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/781
- Karar No
- 2024/1108
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacılar
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 11/06/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
2.374 kelime·12 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde akşam saat ...’de sevk ve idaresi müvekkillerden ...’da bulunan motosiklette ... ile birlikte seyahat eden müvekkil ... yolun sağ tarafında seyir halinde iken Dicle Üniversitesi Kalp Hastanesi ile Dicle Köprüsü arasında gelindiği sırada arkadan gelen, sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracı ile Motosiklete arkadan çarpmıştır.
Davalı sürücünün motosiklete arkadan çarpması nedeni ile müvekkilİ ve beraberinde motosiklet üzerinde bulunan diğer şahıslar ağır yaralanmış ve bilinçlerini kaybettiğini, ... tarihinde davalı Sigorta Şirketine başvuru yapılmış ve fakat bir anlaşma sağlanamadığını,
her bir müvekkili yönünden ayrı ayrı yoksun kalınan kazanç ile İş gücü kaybı nedeniyle uğramış oldukları zarar olarak kusur ve maluliyet oranları raporlar ile tespitinden sonra değeri arttırılmak üzere şimdilik her bir müvekkili yönünden ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere 2.000,00 TL Maddi Tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacılar vekili tarafından müvekkili şirkete ... tarihinde başvuru yapıldığını, müvekkili şirkete tam ve usulüne uygun bir başvurudan bahsedilebilmesi için kaza tespit tutanağının sunulması gerektiğini, fakat hasar aşamasında bu belgeler olmaksızın başvuru yapılması sebebiyle tam ve usulüne uygun bir başvuru olmaması sebebiyle zamanaşımının kesilmesi durumu da söz konusu olmayacağını, davacıların talep ve davası zamanaşımına uğraması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasını,
temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesini, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiş olduğu anlaşılmıştı.
GEREKÇE
1-Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile sigortalanan ... plakalı aracın ...-... tarihlerini kapsayan ZMMS poliçesi düzenlendiği ve kaza başına maddi zarar limitinin 4.300.000,00-TL olduğu anlaşılmaktadır. 2-Hasar dosyası: Davacı vekili tarafından ... tarihli dilekçesi ile başvuru yapıldığı, yapılan başvuru üzerine hasar dosyası açıldığı, ancak davacı tarafa herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlaşıldı.
3-Mahkememizce Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığından aldırılan ... tarihli maluliyet raporu; ... TC Kimlik Numaralı, ... doğum tarihli ...'un ... tarihinde yaralanmış olduğu ve olay ilişkili tıbbi evrakın incelenmesi ve yapılan muayene bulgularına göre eldeki verilerin istenilmesi üzerine Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri yönetmeliği hükümlerine göre değerlendirilmesinde.
Trafik kazasına bağlı olarak tarif edilen yaralanmanın; kalıcı bir araza neden olmadığı, fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, maluliyet oranı tayinine mahal olmadığı, İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, yaralanma nedeniyle bakıcı ihtiyacı bulunduğu ve bu sürenin olay tarihinden itibaren 21 (yirmi bir) güne kadar uzayabileceği kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
4-Mahkememizce Trafik Bilirkişisinden aldırılan ... tarihli bilirkişi raporu;Sürücü ... ( ... plakalı)'nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 56. ve 84.maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 107.maddesinde yer alan (84/D: Arkadan çarpma, 56/1-C: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.
Yönetmelik 107: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.) kurallarını ihlal etmiş olduğu, anlaşıldığından meydana gelen kazada % 85 ( yüzde seksenbeş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ... ( ... plakalı)'un 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 65.maddesinde yer alan (65/1-A:Taşıma sınırı üstünde yolcu taşınması, kuralını ihlal ettiği) kuralını ihlal etmiş olduğu, anlaşıldığından meydana gelen kazada % 15 (yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
5-Mahkememizce aktüerya bilirkişisinden aldırılan ... tarihli bilirkişi raporu. Davacılardan ... için maluliyet oranı veya geçici iş göremezlik durumu tespit edilmediğinden söz konusu davacı bakımından maddi tazminat hesaplaması yapılmamıştır.
Keza dava dosyasına sunulan maluliyet raporuna göre davacı ...'un sürekli maluliyetinin olmaması nedeniyle, Yargıtay kararları doğrultusunda, mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğinden sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanamadığını, kaza tarihinde sakatlanma veya ölüm halinde kişi başına sigorta teminat miktarı 268.000,00 TL olup, takdiri sayın mahkemede olmak üzere, davalı sigorta şirketi sigorta teminat tutarıyla sınırlı sorumludur.
Hesaplanan tazminat mezkur limit dahilinde olduğu, Maluliyet ve kusur raporu doğrultusunda yapılan hesaplamada davacı ...'un bakıcı giderinin 910,35 TL olduğu, geçici işgöremezlik tazminatının 2.975,92 TL olduğu, toplam maddi tazminat miktarının 3.886,27 TL olduğu kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
6-Arabuluculuk tutanağı; Dava açmadan önce Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunca ... dosya numarası ile ... tarihinde tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır.
7-Davacı vekilinin ... tarihli dava değerini arttırım dilekçesinde; ... yönünden 1.000 TL olarak talep ettiği geçici iş görmezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebini arttırarak, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 3886,27 TL’nin ödenmesi şeklinde 2886,27 TL arttırdıkları anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde bulunan tüm delil ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde;
Dava, trafik kazası nedeniyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ("TBK") m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine göre ZMMS sigortacısı aleyhine açılmış haksız fiil hukuksal nedenine dayalı sürekli iş göremezlik tazminat kalemlerinden oluşan maddi tazminata ilişkin tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık noktasının ... tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıların kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıda kaza nedeni ile maluliyetinin oluşup oluşmadığının tespiti ile sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Öncelikle davalı vekilinin usule ilişkin olarak itirazı değerlendirildiğinde; her ne kadar başvuru şartının gerçekleşmediğinden bahisle usulden red talebinde bulunmuş ise de davacının başvurusunun dosyada bulunduğu kaldı ki dava açmadan önce arabuluculuk başvuru şartının yerine getirildiği anlaşılmakla ve güncel içtihatlara göre alternatif uyuşmazlık yöntemlerinden birisine başvurunun yeterli olduğu belirtilmekle usulden red talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından zamanaşımı definde bulunulmuştur. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi maddesinde haksız fiil tanımlanmış, TBK'nun 72. maddesinde haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir.
2918 sayılı KTK.'nun 109 maddesinde de "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir.
Ceza zamanaşımı süresi ise olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 Sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre 8 yıldır. Olay tarihi olan ... tarihinden itibaren 8 yıllık zamanaşımı süresi .... tarihinde dolmaktadır. Davacı tarafından ise ... tarihinde araculuculuğa başvurulmuş, ... tarihinde anlaşamama nedeni ile arabuluculuk son bulmuştur.
Arabuluculuk sürecinde zamanaşımı süresi duracağından görüşme tarihindeki 26 günlük süre zamanaşımı süresine eklendiğinde .... tarihinde zamanaşımı dolacaktır. İş bu davanın açılış tarihi ise ... olmakla dava zamanaşımı süresi dolmadan açılmıştır. Dolayısı ile de davalının zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
Haksız fiilden doğan borçlar TBK m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine düzenlenmiş olup; haksız fiilin unsurları (i) hukuka aykırı fiil, (ii) zarar, (iii) kusur ve (iv) illiyet bağı şeklindedir. Yine TBK m. 50 (BK m. 42) hükmünde zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlama yükümlülüğü altında olduğu hükme bağlanmıştır.
ZMSS, 2918 sayılı KTK'nun 91 vd. maddelerince düzenlenen moturlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. Bu tanımdan da anlışalacağı üzere ZMSS, karayolunda motorlu araç işletenin, işlettiği araç nedeniyle üçüncü kişilere verilen bedensel (cismani) ve eşya zararlarından doluya onun mali ve hukuki sorumluluğunu üçüncü kişilere karşı güvenceye alması nedeniyle bir pasif ve aynı zamanda zarar sigortası niteliğini taşımaktadır.
Dosya içerisinde kaza tespit tutanağı bulunmadığı anlaşılmakla, Yargıtay içtihatları doğrultusunda, davaya konu olan kaza mahallinde davacının yer göstermesi suretiyle davacı asilin nerede yürüdüğü, çarpma noktası, hasarın meydana geliş şekli belirlenmesi ve kusur durumunun tespit edilmesi için keşif icra edilmiş hazırlanan keşif zaptı, ceza dosyası ve trafik bilirkişisi raporu dikkate alındığında;
kazanın sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile Dicle Üniversitesi, Kalp Hastanesi istikametinden, Fiskaya Caddesine müteakiben, Dağkapı istikametine seyir etmekte iken Kalp Hastanesi kavşağını geçtikten sonra yaklaşık 190 metre mesafeye geldiğinde,
önünde aynı istikamette seyir etmekte olan sürücü ... 'un sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiketi yeterli ve güvenli bir mesafeden takip etmediğinden kamyonetinin sağ ön far ve tampon kısmı ile ,sürücü ... 'un sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin arka kısmına yolun emniyet şeridi ve sağ şeridi üzerinde çarpması,çarpmanın etkisiyle savrulan motosikletin devrilmesi ve motosiklet sürücüsü ..., motosikletin arka kısmında yolcu olarak bulunan ... ve ...' in motosikletten düşmesi neticesinde;
yaralanmalı ve çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve dolayısı ile de bu kaza nedeni ile sürücü ... ( ... plakalı)'nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 56. ve 84.maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 107.maddesinde yer alan (84/D: Arkadan çarpma, 56/1-C: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.
Yönetmelik 107: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.) kurallarını ihlal etmiş olduğu, anlaşıldığından meydana gelen kazada % 85 ( yüzde seksenbeş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ... ( ... plakalı)'un 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 65.maddesinde yer alan (65/1-A:Taşıma sınırı üstünde yolcu taşınması, kuralını ihlal ettiği) kuralını ihlal etmiş olduğu, anlaşıldığından meydana gelen kazada % 15 (yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce; maluliyet raporu alınmasına yönelik ara karar tesis edilmiş davacılardan ...'un hastane randevusuna mazereti olmaksızın katılmamıştır. Davacı ...'un ise alınan maluliyet raporunda sürekli bir maluliyet oranı tayinine mahal olmadığı, İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceğinin kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkeme tarafından dosyada davacı ...'un ne iş yaptığına ilişkin; SGK yazı cevabında SGK kaydının olmadığı anlaşılmış, dosyaya davacının asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğine dair yansıyan bir evrakın da bulunmadığı anlaşılmakla davacının asgari ücret tarifesi üzerinden tazminat hesabı yapılması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere TRH 2010 Tablosu'na göre davacının yaşı nazara alınarak muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve maaş bordrosu üzerinden; %1,8 teknik faiz uygulanmadan, progresif rant formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması,
bilinen ve bilinmeyen dönem hesabının hangi tarihlerden başlayıp hangi tarihte bittiği, davacı açık ve denetime elverişli bir şekilde belirtilerek geçici iş göremezlik tazminat hesaplamasının yapılması için dosya aktüer bilirkişisine tevdii edilmiş ve alınan rapora göre de davacının geçici iş göremezlik tazminat miktarı kusur oranı tenzil edildiğinde 2.975,92 TL olduğu hesap edilmiş alınan raporun karar tarihine en yakın maaş bordrosuna göre hesap edildiği, davalının aktüerya raporuna itirazının yerinde görülmediği ve alınan raporun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu,
denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaat edilmekle hükme esas alınmıştır.
Müterafik kusur bakımından yapılan incelemede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir.
Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda, kaza anında davacının kazaya ve maluliyetine etki eden kusurunun bulunduğuna dair dosya içerisinde bilgi ve belge yer almadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
Bütün dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu ve miktar arttırım dilekçesine göre; davacı ... bakımından maluliyet oranı noktasında rapor tanzim edilmediği dolayısı ile de davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla bu davacı yönünden davanın reddine karar verilmiş; davacı ... yönünden ise geçici maluliyetinin 4 ay olduğu, kusur oranı tenzili ile hesap yapıldığında 2.975,92 TL Olarak hesaplandığı anlaşılmıştır.
Belirtilen bu miktarların 2918 sayılı yasanın 91.md göre davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle teminat limitinin ölüm ve sakatlanma teminat limitinin kişi başına 268.000-TL olduğu ve belirlenen bu teminat miktarı itibari ile sorumlu olduğu ve davacının davasını belirlediği geçici iş göremezlik tazminat tutarın bu teminat limiti içerisinde kaldığı anlaşılmakla, davacının talep etmiş olduğu geçici iş göremezlik tazminat kalemine yönelik davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca 2918 sayılı KTK.'nun 99/1. maddeleri ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2. maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davacı vekilinin davalı yana başvuru tebliğ tarihinin ... olduğu kabul edilmekle, bu tarihi takip eden 8 iş gün sonunun ... tarihine isabet ettiği anlaşılmakla bu tarihinden itibaren faize hükmedilmiş; aracın kullanım amacı hususi olmakla yasal faiz işletilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/781, K. 2024/1108, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama