KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1320
- Karar No
- 2024/876
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
- Dava tarihi
- 07/12/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
1.324 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkiline ait .....plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin sigortalısı .....” a ait .....sevk ve idaresindeki .....plakalı araç arasında .....tarihinde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, davalı sigorta şirketine taraflarınca yapılan başvuru sonucu .....nolu hasar kaydı dosyasına istinaden müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını, bir ay” 1 aşkın bir süre taraflarına dosyanın inceleme aşamasında olduğu iletildiğini, 15 günlük cevap verme süresi göz ardı edildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla;
kaza sonucu araçta oluşan değer kaybına binaen belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100.00 TL. “nin işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi tarafından tazminine, yargılama giderlerinin ve vekalet davalıya yükletilmesine karar verilmesini müvekkili adına arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının iddia ettiği maddi zararın miktarı belirli olduğunu, Dava dilekçesinde şartları bulunmadığı halde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmesi gerektiğini, davacıya, teknik bilgiye sahip eksperden tazminat alacağını öğrenme imkânı uygulamada ve mevzuatta kendisine tanındığını, Bunun için davalı yana başvurması veya davalı yandan herhangi bir belge veya bilgiye ihtiyaç bulunmadığını, ekspertiz raporu ile belirlenmiş olmasına rağmen davacının belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilip bilirkişi ataması talep edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını,
ihbar sonrası müvekkil şirket, araçtaki hasara ilişkin alınan kasko eksper raporuna göre tespit edilen 17.103,38TL'yi de .....ve .....tarihlerinde kasko şirketi hesabına hasar bedeli olarak rücuen ödendiğini, arz ve izah edilen sebeplerle ve sair hususlar hakkındaki beyan hakları saklı kalmak kaydıyla, Haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, Yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasara bağlı oluştuğu ileri sürülen değer kaybına ilişkin yapılan ödemenin yetersiz olduğundan bahisle bakiye değer kaybı istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, poliçede araç başına maddi tazminat limitinin 120.000,00 TL olarak belirtildiği, dosya içeresinde yer alan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre .....tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasara bağlı değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarına ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Mahkememize sunulan .....tarihli trafik bilirkişi raporunda özetle. "Sürücü .....(.....plakalı) araç yönünden.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 56 ve 84.maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 107.maddesinde yer alan (84/D:Arkadan çarpma ve 56/1-C:Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar, kurallarına riayet etmediği.) kurallarını ihlal etmiş olduğu, anlaşıldığından meydana gelen kazada %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, "Sürücü .....(.....plakalı) araç yönünden;2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde yer alan herhangi bir kural ihlali yapmadığı,
anlaşıldığından meydana gelen kazada kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır" şeklinde mütalaada bulunulduğu, ilgili tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir.
Anılan ilkeler doğrultusunda makine mühendisi tarafından hazırlanan raporda özetle. "Yukarıdaki bilgiler ile yapmış olduğum araç ve dosya incelemeleri neticesinde.
"Dava konusu aracın .....tarihinde yapmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası oluştuğu, araçta oluşan hasarın mevcut kaza sonucu oluşacağı kanaatim hasıl olduğunu, araçta oluşan hasarın onarımı için .....tarihli ekspertiz raporu referans alınarak tespit edilen arka tampon süs çıtası ve arka tampon alt parçalarının değiştiri sarka tampon üst parçasının ise hasar onarım işlemi yapıldığı anlaşılmış ve toplam 3 adet parça için ekspertiz çalışması yapıldığı, raporda belirtilen vedek parça ve işçilik giderlerinin vapılan piyasa araştırması sonucu ile uyumlu olduğu tespit edildiğini, dava konusu aracın onarılacak durumda olduğu,
hasarı onarıldıktan sonra ve .....hasar tarihi dikkate alınarak, emsal bir aracın ikinci el rayiç bedelindeki değer kaybının; aracın markası, modeli, araç tipi, .....kilometrede olduğu, parça değişimi, boya işlemi yapılan kısımlar ve mevcut hasardan dolayı oluşacak tramer miktarı Ve onarım işlemleri göz önünde bulundurularak,
dava dosyasında bulunan belgeler (eksper raporları, tutanaklar, resimler ve sair evraklar) doğrultusunda ve Yargıtay 17. Hukuk dairesi 2013/3815 E. 2013/9854 K. Sayılı ilamında, emsal uygulamaları kapsamındaki, nisbi yöntemine göre ise davaya konu araçta 10,013.64 TL değer kaybının oluştuğu görüş ve kanaatine vardığı" şeklinde mütalaa edilmiştir.
Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davacının değer kaybı zararının 10.013,64 TL olduğu kabul edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, tespit edilen değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur. Buna göre tüm dosya kapsamı ile dava değer artırım dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; davacının talep edebileceği değer kaybı miktarının 10.013,64 TL olduğu kabul edilerek ilgili miktara davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihininden itibaren aracın vasfı dikkate alınarak yasal faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1320, K. 2024/876, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama