KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/498
- Karar No
- 2024/1118
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/05/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
2.049 kelime·10 dk okuma
Davacı vekili, ... tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazasında araçta yolcu konumunda olan müvekkilinin kafasını çarparak basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını,
müvekkilinin yaralanmasına bağlı oluşan zararın giderilmesi için davalı sigorta şirketinin yapılan başvuru yazısının ... tarihinde davalı sigorta şirketine teslim edilmesine ve yapılan görüşmelere rağmen uzlaşım sağlanamadığını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL bakıcı giderinin temerrüd tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüd faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ... tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talep sonucunu sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 429.800,000 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, kazaya karıştığı iddia edilen ... plaka sayılı aracın ...-... tarihleri arasında müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, dava açılmadan önce müvekkilini usulüne uygun başvuru şartı yerine getirilmeden dava açıldığını, kaza tespit tutanağında sigortalıya aksedilen kusur oranın gerçeği yansıtmadığı,
kusur durumun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hesaplamanın ZMMS genel şartları doğrultusunda 1.8 teknik faiz oranı esas alınarak yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanması halinde süre başlangıcının geçici iş göremezlik süresinin sona erdiği tarihten başlaması gerektiğini, kaza esnasında davacının emniyet kemeri takmadığının sabit olduğunu ve hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,
ayrıca davacının sigortalı araçta yolcu olması nedeniyle hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacının avans faizi talep edemeyeceğini, faiz başlangıç tarihi de kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası, başvuruya dair evraklar ile davacının tedavisine ilişkin evraklar celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı SGK'dan sorulmuş, davacı hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacının geçici ve sürekli iş göremezliği oluşup oluşmadığı ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından, tazminat hesabı yönünden ise aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır.
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen tek taraflı trafik kazasında araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralanmasına bağlı meydana geldiği iddia edilen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.
... tarihinde ... plaka sayılı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, ... plaka sayılı aracın ....-... tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede sakatlanma ve ölüm halinde kişi başı maddi tazminat üst limitinin 430.000,00 TL ve sağlık giderlerinin de 430.000,00 TL olarak belirlendiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı,
dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı, kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı olarak SGK tarafından peşin sermaye değerli rücuya tabi her hangi bir ödeme yapılmadığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı geçici ve sürekli iş göremezlik durumunun oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ve süresi, bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise süresi, koşullarının oluşması halinde tazminatın miktarı ve hesaplanacak tazminat miktarından müterafik kusur ile hatır taşıması indirimi yapılması gerekip gerekmediği ve faizin türü ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza tespit tutanağı ile sürücü ve yolcu beyanlarından; ... tarihinde saat ... sıralarında dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ... Sokak kesişiminde hızını alamayarak kendisine göre yolun karşısında bulunan boş arazideki elektrik panosu ve evin duvar kısımlarına aracının ön kısımlarıyla çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, kaza esnasında davacının araçta yolcu konumunda olduğu anlaşılmaktadır.
Kaza sonrası ... plaka sayılı araç sürücüsü ... tarafından kolluk ifadesinde; Üniversite öğrencisi olduğunu, ... ile ... isimli şahısların arkadaşı olduğunu, ... tarihinde saat ... sıralarında komşusu olan ...'ye ait ... plaka sayılı aracı emanet olarak aldığını ve ... ve .... ile birlikte dolaştıklarını, ... Sokakta seyir halinde iken bir anlık dalgınlık ile aracın direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve fren yerine gaza basması sonucu duvara çarptığını, kaza sonrası arkadaşlarının yaralanması nedeniyle yardım çağırmak amacıyla kaza mahallinden ayrıldığını, döndüğünde arkadaşlarının ambulansla hastaneye götürüldüğünü öğrenmesi üzerine kendisininde hastaneye gittiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Kaza sonrası ... tarafından ilgili kollukta; ... tarihinde saat ... sıralarında arkadaşı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... Sokak üzerinden ... Sokak üzerinde seyir halinde iken sokakta bulunan duvara çarptıklarını, kaza esnasında sağ arka yolcu koltuğunda olduğunu, kaza esnasında araç içerisinde sarsılarak yüzümü çarptığını ve yüzünden yaralandığını, daha sonra olay yerine gelen ambulansla hastaneye götürüldüğünü, kaza sonrasında araç şoförü olan ...'in olay yerinden kaçarak gittiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu trafik kazasının tek taraflı olması ve davacının araç içerisinde yolcu konumunda olması nedeniyle Mahkememizce kusur durumunun tespiti yönünden bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü ...'in %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığı ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığın tespiti amacıyla Dicle Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; kaza nedeniyle davacıda %5 oranında sürekli maluliyet oluştuğu, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği ve iyileşme sürecinde bakıcı ihtiyacı bulunmadığı mütalaa edilmiştir.
Davacı vekili tarafından, müvekkilinin kaza esnasında bir çok dişinin kırıldığı ve bu nedenle de maluliyeti oluştuğu, raporun düzenlenme aşamasında bu yöne ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı ileri sürülerek rapora itiraz edilmiş ve ispatı için tanık deliline dayanılmıştır.
Mahkememizce, davacı vekiline kaza sonra davacının kırıldığı iddia edilen dişlerinin tedavisi için herhangi bir sağlık kuruluşunda tedavi görüp görmediği, görmüş ise buna dair beyanda bulunması ve dayanak belgeleri sunması için süre verilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde, davacının herhangi bir sağlık kuruluşunda diş tedavisi gördüğüne ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiş, davacının kaza öncesi ve sorasına ilişkin olduğu beyan edilen fotoğraflar sunulmuştur. İlgili fotoğrafların incelenmesinden kaza esnasında davacıda diş kırığı olduğuna ilişkin bir gözlem yapılamamıştır.
Dosya içerisinde yer alan kaza sonrası davacıya ait tedavi evraklarında diş kırığına ilişkin bir tespit bulunmadığı gibi kaza sonrası dişlerinden tedavi olduğuna ilişkin herhangi bir tedavi evrakı da bulunmamaktadır. İddia edilen vakıa niteliği gereği belge ile desteklenmediğinden, nedensellik bağının tespitine ilişkin tanıkla ispata elverişli kabul edilmemiştir.
Tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak, %5 sürekli maluliyet ve 3 aylık geçici iş göremezlik süresi ile %100 kusur üzerinden ve asgari ücrete göre hesaplama yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; geçici iş göremezlik tazminatı 1.978,13 TL olarak, sürekli iş göremezlik tazminatı ise 538.173,30 TL olarak hesaplanmıştır.
Maluliyet ve tazminat hesabı yönünden alınan bilirkişi raporlarında belirtilen miktar ve oranların yöntemince tespit edilmiş olması karşısında denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiş ve mahkememizce de benimsenmiştir.
Bu kapsamda belirlenen tazminat miktarlarından müterafik kusur indirimi ile hatır taşıması indirimi yapılması gerekip gerekmediğinin tartışılması gerekir.
Müterafik kusur yönünden; dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden, davacının kazaya karışan aracın arka koltuğunda yolcu olarak bulunduğu, kaza esnasında yüzünü çarparak yaralandığının davacının kollukta kendisi tarafından beyan edildiği ve bu beyanın tedavi evrakları ile desteklendiği ve bu haliyle davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığının ve zararın artmasında davacının da müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek belirlenen tazminat miktarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
Hatır taşıması yönünden; Türk Borçlar Kanununun "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Kanununun 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.
Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır.
Somut olayda, davalı sigortalı araç sürücüsü ile davacının arkadaş oldukları ve birlikte gezmek amacıyla hareket ettikleri anlaşılmakla, hatır taşıması indirimine ilişkin koşulların oluşmadığının kabulü gerekir.
Bilirkişi raporu ile hesaplanan 1.978,13 TL geçici iş göremezlik tazminatından %20 müterafik kusur indirimi yapıldığında hesaplanan miktar 1.582,50 TL, yine bilirkişi raporu ile hesaplanan 538.173,30 TL sürekli iş göremezlik tazminatından %20 müterafik kusur indirimi yapıldığında hesaplanan miktar 430.538,64 TL'dir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile
Davalı sigorta şirketi sigortalısının veya eyleminden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında ve poliçede yazılı teminat miktarı kadar tazminat ödemekle yükümlüdür. Sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu kabul edilmiştir. Poliçe limiti 430.000,00 TL olup, dava dilekçesinde geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri yönünden ayrı ayrı 100,00 TL talep edilmiş, bedel arttırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden talep sonucunu 429.800,00 TL'na yükseltmiştir. Mahkememizce geçici iş göremezlik tazminatı ile sürekli iş göremezlik tazminatı istemlerine ilişkin açılan davanın kabulüne, koşulları oluşmadığından bakıcı gideri isteminin reddine karar verilmiştir.
Faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkin olarak; davalı sigortalı aracın otomobil vasfında ve kullanım amacının hususi olduğu anlaşılmakla davacının yasal faiz talep edebileceği kabul edilmiştir. Kaza sonrası dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine ... tarihli yazı ile başvuru yapıldığı ve başvuru yazısının davalı sigorta şirketine ... tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesi gereğince sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüde düşer. Sigorta şirketinin davanın kısmi dava olup olmamasına bakılmaksızın zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğduğundan tazminatın tamamı yönünden ... tarihi itibarıyle temerrüdü gerçekleşmiştir.
Davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetildiğinde kabul edilen sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatının tamamına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı tarafından geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 429.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplamda 429.900,00 TL'nın davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafından bakıcı gideri tazminatına ilişkin açılan davanın REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 29.366,47 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 1.470,00 TL tamamlama harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 27.716,57 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvuru harcı ve 179,90 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 1.470,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 1.829,80 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 145,25 TL tebligat ve posta masrafı ile 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.645,25 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 2.644,61 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 68.485,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 3.119,25 TL'lik kısmının davalı sigorta şirketinden, bakiye kalan 0,75 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
9-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/498, K. 2024/1118, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama