KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/109
- Karar No
- 2024/831
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 31/01/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
1.663 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, .....tarihinde saat .....sıralarında .....plaka sayılı aracın dava dışı .....sevk ve idaresinde Diyarbakır İli Yenişehir İlçesi Gürdoğan Mahallesinde seyir halinde iken aracının sol ön far kısmı ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin sağ yan kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, .....tarihli Dicle Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurulu tarafından düzenlenen rapora göre müvekkilinin %23 oranında sürekli vücut fonksiyon kaybına uğradığını, .....plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiğini,
kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatının ödenmesi için davalı sigorta şirketine .....tarihli dilekçe ile yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlası saklı şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminata ilişkin koşulların oluşmadığını, kaza tarihinden ve ticari faiz talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakları ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .....nolu soruşturma dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davacı hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, davacı vekilinin talebine istinaden davaya konu kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik durumunun oluşup oluşmadığının tespiti yönünden Dicle Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından bilirkişi raporu alınmış,
soruşturma dosyasında kusur durumunun tespiti yönünden trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporu ile İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporu taraflara tebliğe çıkartılarak sonuca gidilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden, .....tarihinde dava dışı .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç ile seyir halinde iken davacının sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklete çarpması sonucu davaya konu kazanın meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın tarihleri arasında gereli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, dava açılmadan önce davacı tarafından tazminat ödenmesi amacıyla davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı,
kaza nedeniyle yürütülen soruşturma sonucu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü .....herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği ve ilgili karara yapılan itirazın reddine karar verildiği ve takipsizlik kararının kesinleştiği dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacı da geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ve süresi ile tazminatın miktarı ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Sigorta şirketinin sorumluluğunun doğması için kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması gerekir. Sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru yoksa, sigorta şirketinin de poliçe kapsamında sorumluluğu doğmayacaktır. Bu halde kazanın meydana gelmesinde kusur durumunun tespiti gerekir.
Kaza tespit tutanağı ile soruşturma dosyasının incelenmesinden, dava dışı sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı otomobil ile Silvan yolu istikametinden Şeyh Said Bulvarı istikametine doğru seyir halindeyken, .....Sitesi önüne geldiğinde aracının sol ön kısmıyla; seyrine göre sol tarafında bulunan .....Sitesinden yola giriş yapıp yolun karşısı tarafındaki toprak yol istikametine geçiş yapmak isteyen davacı sürücü .....sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin sağ yan kısmına çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Kaza tespit tutanağında, elektrikli bisiklet sürücüsü davacının ana yola katılım esnasında kara yolundan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermemesi nedeniyle 2918 sayılı KTK.'nun 57/1-b maddesinde yer alan düzenlemeyi ihlal ettiği, davalı sigortalı araç sürücüsü .....ise aracının hızının kavşaklara yaklaşırken azaltmadığından 2918 sayılı KTK.'nun 52/1- A maddesinde yer alan düzenlemeyi ihlal ettiği belirtilmiştir.
Soruşturma dosyasında kazaya ilişkin görüntü kayıtları da irdelenerek trafik bilirkişisi .....tarafından düzenlenen .....tarihli bilirkişi raporunda, elektrikli bisiklet sürücüsü davacının seyir istikametine göre görüşe herhangi bir hal olmayan iki yönlü yolda, sitenin nizamiye/mülk
bölgesinden geçeceği istikamete harekete başlamadan önce ana yoldan gelen trafik akımını yeterince kontrol etmesi, doğru giden araca ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, duraksamadan kontrolsüzce ana yola katılım sağladığından kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsü .....ise, sevk ve idaresindeki otomobil ile,
kaza mahalli bölgede hızını önemli oranda azaltması veya ayarlaması gerekli kavşak, yaya geçidi, tepe üstü, viraj vb. yol elemanı olmayan yolda mahal şartlarına göre olağan hızda seyrettiği, çarpışmanın gerçekleşmesi ile birlikte 2 saniye içerisinde kısa mesafede tamamen durduğu, bu hususlar birlikte nazara alındığında seyir istikametine göre görüşe engel teşkil eden site nizamiye bölgesinden seyir alanına kontrolsüzce aniden giren elektrikli bisiklet ile çarpışmanın gerçeklemesinde, olaya hâkim şartlara göre alacağı herhangi bir önlem bulunmadığı,
kazanın meydana gelmesinde herhangi bir ihmali ve buna dayalı kusurunun bulunmadığı mütalaa edilmiştir.
Soruşturma dosyasında İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan .....tarihli bilirkişi raporunda da, soruşturma dosyasında trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporuna iştirak edilerek kazanın meydana gelmesinde davacının asli, davalı sigortalı araç sürücüsü .....ise kusursuz olduğu mütalaa edilmiştir.
Davacı vekili tarafından soruşturma dosyasına sunulmak üzere trafik bilirkişisi .....tarafından düzenlenmesi talep edilen ve elde ki dosyaya hukuki niteliği itibarıyle uzman mütalaası şeklinde sunulan .....tarihli bilirkişi raporunda; davacı sürücü .....çıkış yaptığı sırada yolu yeterince kontrol etmediği, kara yolundan gelen araca ilk geçiş hakkını vermediği, yola katılım esnasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği, kavşaklarda ilk geçiş önceliği kuralına riayet etmediğinden kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsü .....ise, kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı, manevra yapmadığı ve etkin fren tedbiri uygulamadığından kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir.
Mahkememizce, soruşturma aşamasında trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporu ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan bilirkişi raporları taraflara tebliğe çıkartılmış, davacı vekili, dosyaya sundukları trafik bilirkişisi .....tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ile soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu ileri sürerek çelişkinin giderilmesi için İstanbul Teknik Üniversitesi trafik kürsüsünden bilirkişi raporu alınmasını istemiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davacının sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet ile, site içerisinden çıkış yaparak kara yoluna katılım sağladığı esnada kara yolunda seyir halinde bulunan davalı sigortalı aracın çarpması sonucu davaya konu kazanın meydana geldiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Kaza tespit tutanağında ve davacı tarafça dosyaya sunulan uzman mütalaasında, kazanın meydana gelmesinde davacının kavşağa yaklaşırken geçiş önceliği kuralına riayet etmediğinden kusurlu olduğu, davalı sigortalı araç sürücüsünün ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığından kusurlu olduğu mütalaa edilmiş, soruşturma aşamasında trafik bilirkişisinden ve İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporlarında ise, davacının siteden çıkış yaparak kara yoluna katılım sağladığı esnada gerekli dikkat ve özeni göstermediği, ilk geçiş hakkına riayet etmediğinden kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu,
sigortalı araç sürücüsünün ise, davacının elektrikli bisiklet ile siteden çıkış yaparak yola ani katılım sağladığı esnada meydana gelen kazada alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığından kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu mütalaa edilmiştir.
Gerek kaza tespit tutanağında, gerekse dosya içerisinde yer alan tüm bilirkişi raporlarında, yolun iki yönlü olduğu, havanın açık ve yüzeyin kuru olduğu olduğu, kazanın gündüz vakti meydana geldiği ve görüşe engel herhangi bir durumun olmadığı, yolda herhangi bir trafik işaret ve levhasının bulunmadığı belirtilmiştir.
Öte yandan kaza tespit tutanağında, kazanın meydana geldiği alanda azami hız sınırının 50 km/s saat olduğu yazılı olup, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporlarında da kusur değerlendirmesi yapılırken azami hız sınırı 50 km/s esas alınarak değerlendirme yapılmış, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan uzman mütalaasında ise kazanın meydana geldiği alandaki hız sınırının 30 km/s olduğuna ilişkin değerlendirme yapılmıştır.
Kaza tespit tutanağı ile davacı tarafça dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, davalı sigortalı araç sürücüsünün kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığından kendisine kusur atfedilmiş ise de, kaza mahalli alanda bu yöne ilişkin herhangi bir trafik işareti bulunmadığı gibi, kaza mahalli alanın kavşak olarak nitelendirilemeyeceği soruşturma aşamasında trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak irdelenmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda da bu tespite iştirak edilerek bilirkişi raporu düzenlenmiştir.
Mahkememizce de, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun olduğu kabul edilmiş ve davacının sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet ile karayoluna katılım sağladığı esnada karayolunda seyir halinde bulunan davalı sigortalı aracın çarpması sonucu meydana gelen kazada, sigortalı araç sürücüsünün alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığı ve herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığından kusursuz olduğu kabul edilmiştir.
Sigortalı araç sürücüsü kusursuz kabul edildiğinden davalı sigorta şirketinin de sorumluluğu doğmayacaktır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/109, K. 2024/831, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama