KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/376
- Karar No
- 2025/18
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/04/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
1.668 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır İcra Dairesi ... Esas sayılı başlatılan takibe dayanak yapılan ... Bankası ...kentşubesi ... günlü ... Seri No lu çeki ... TL bedelli çeklerin üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmaması ve ayrıca davalıya müvekkilimin herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile tedbir karar verilerek icra takibinin durdurulması, iptali ve kötüniyetli davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. İlk olarak müvekkilinin düzgün ciro silsilesine dayanarak çeki devraldığını ve yetkili hamili olduğunu, eldeki dava ise temel ilişkiye dayanan bir menfi tespit davası olduğundan davanın, çeki ciro yoluyla iktisap eden yetkili hamil konumundaki müvekkiline yönetilemeyeceği izahtan vareste olduğunu, anılan sebeplerle;
davacının talepleri müvekkiline karşı ileri sürülemeyecek olup, davanın taraf sıfatı (husumet) yokluğu sebebiyle usulden reddedilmesi gerektiğini, çekte yer alan imza alelade bir imza olmayıp, vasıflı bir imza olduğunu, taklit edilmesinin mümkün olmadığını, zaten çek bankaya ibraz edildiğinde banka tarafından imza incelemesi yapılmış olup, bankaya sunulmuş olan imza sirküleri ile çek üzerindeki imzanın aynı olması sebebiyle de banka tarafından çeke "karşılıksızdır" ibaresi eklendiğini, anılan sebeplerle;
davacı tarafın icra takibini uzatmak ve sürüncemede bırakmak amacıyla kötüniyetli olarak imzaya itirazda bulunduğunu, çeklerin üzerindeki imzaların davacıya ait olmadığı ve davacının müvekkiline herhangi bir borcunun bulunmadığı iddialarına dayanılarak müvekkili aleyhine Mahkememizin ....
E. Sayılı dosyası nezdinde menfi tespit davası açıldığını, iş bu davanın derdest olduğunu ve halen devam ettiğini, davalar arasında bağlantı bulunmakta olup, aynı sebepten doğmuş olup bu davalardan biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyebilecek nitelikte olduğunu, bu sebeple huzurdaki davanın Mahkememizin ...
E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davanın esastan reddini, icra takibi teminat yatırılmadan durdurulamayacağından davacı tarafın teminatsız olarak icra takibinin durdurulması talebinin reddini, davacının kötüniyetli sahtelik iddiası nedeniyle uğrayacakları ve halihazırda uğramış olduğumuz bütün zararlarımızın davacı tarafından tazmin edilmesini, takibi uzatmak ve sürüncemede bırakmak amacıyla imzaya itiraz eden kötüniyetli davacı aleyhine dava konusu alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Mahkememizin birleşen ... Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır İcra Dairesi ... Esas sayılı başlatılan takibe dayanak yapılan ... Bankası ... şubesi .... günlü ... Seri No lu çeki ... TL bedelli çeklerin üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmaması ve ayrıca davalıya müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile tedbir karar verilerek icra takibinin durdurulması, iptali ve kötüniyetli davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin birleşen .... Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı ... Gıda İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine Diyarbakır İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, takibe dayanak olan çekler üzerinden yine aynı davacı yönünden mahkememizin .... E. Sayılı dosyası nezdinde menfi tespit davası açıldığını ve huzurdaki davanın mahkememizin ...
E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesini, öncelikle iş bu temel ilişkiye dayanan dava, düzgün ciro silsilesine dayanarak çeki devralan müvekkiline yöneltilemeyeceğinden davanın husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olunması halinde ise davanın esastan reddine yönelik hüküm kurulmasını, zira;
usulüne uygun yapılacak bilirkişi ve sahtelik incelemesinde imzanın borçlu şirket yetkilisine ait olduğu rahatlıkla anlaşılacağını, davacının itirazları kötüniyetli olduğundan davacı tarafın HMK 213 uyarınca uğrayacağımız zararları karşılamasına ve %20 den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktasının,. Diyarbakır İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyasına dayanak olarak yapılan ... Bankası ... şubesi ... günlü ... Seri No lu çeki .... TL , ... günlü ... Seri No lu çeki ... TL, ... günlü ... Seri No lu çeki ... TL, ... günlü ... Seri No lu çeki ... TL ,.... günlü .... Seri No lu çeki .... TL , .... günlü .... Seri No lu çeki .....
TL bedelli çekler üzerindeki imzanın davacı şirket temsilcisine ait olup olmadığının tespiti ile buradan varılacak sonuca göre ilgili icra dosyası nedeni ile davacı şirketin borçlu olup olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkin olduğu, birleşen dava yönünden ise. Diyarbakır İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyasına dayanak olarak yapılan ... Bankası ... günlü ... Seri No lu çeki ...
TL bedelli çek üzerindeki imzanın davacı şirket temsilcisine ait olup olmadığının tespiti ile buradan varılacak sonuca göre ilgili icra dosyası nedeni ile davacı şirketin borçlu olup olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dava açmadan önce; davacının başvurusu üzerine Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunca ... dosya numarası ile ... tarihinde ve birleşen dava için ise ... dosya numarası ile ... tarihinde tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından Diyarbakır İcra Dairesinin .... E. Sayılı dosyası ile .... TL lik alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlu ... İnşaat Ltd. Şti ve dava dışı :...'a ödeme emrinin tebliğ edildiği; birleşen dava dosyası konusunu oluşturan Diyarbakır İcra Dairesinin ..... esas sayılı dosyası ile ..... TL lik alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlu ... İnşaat Ltd. Şti ve dava dışı ....'a ödeme emrinin tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısına göre ... Gıda İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi unvanlı şirketi .... tarihi itibariyle aksi karar alınıncaya kadar temsil ve ilzama ....'ın yetkili kılındığının ve yetki süresinin devam ettiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu çekin incelenmesinde, keşidecisinin davacı şirket olduğu, son hamilinin davalı şirket olduğu, davaya konu edilen çekin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 780. maddesinde düzenlenen tüm yasal unsurlarını taşıdığı tespit edilmiştir.
Davacı, keşideci olarak yer aldığı çekteki imzaya ilişkin itirazda bulunmuştur. İmza inkarı herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defi olmakla birlikte, menfi tespit davasında da ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).
Mahkememizce imzası inkar edilen belgenin aslı dosya arasına kazandırılmış, davacı şirketin çekin tanzim tarihindeki şirket yetkilisi tespit edilerek, ...'a ait imza örnekleri dosyaya kazandırılarak, birlikte incelenip değerlendirilmek üzere dosya bilirkişiye tevdi edilerek ... tarihinde İstanbul ATK'dan rapor alınmıştır. Alınan rapor içeriğine göre de ... Bankası ... Şubesine Ait ... No.lu, ....Keşide Tarihli, .... Tl Bedelli Çek, ... Bankası .... Şubesine Ait ... No.lu, ...
Keşide Tarihli, ... TL Bedelli Çek, ...Bankası ... Şubesine Ait ... No.lu, ... Keşide Tarihli, .... TL Bedelli Çek, ... Bankası .... Şubesine Ait .... No.lu, .... Keşide Tarihli, .... TL Bedelli Çek, ... Bankası .... Şubesine Ait .... No.lu, ... Keşide Tarihli, .... Tl Bedelli Çek, .... Bankası ...Şubesine ait ....no.lu, .... okunur keşide tarihli, ...
TL bedelli çeklerin incelenmesine Adli Belge İnceleme Şubesi El Yazısı/İmza İnceleme Deney Metodu tekniği uygulanarak, inceleme konusu çeklerde yer alan keşideci imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ....'ın eli ürünü olmadığı; birleşen davada talep konusu yapılan ....
Şubesine ait .... no.lu, .... keşide tarihli, ...
TL bedelli çek üzerinde Adli Belge İnceleme Şubesi El Yazısı/İmza İnceleme Deney Metodu kullanılarak inceleme konusu çekte yer alan keşideci imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ....'ın eli ürünü olmadığı kanaatine varılmış olduğu anlaşılmıştır.
Rapor hüküm kurmaya elverişli, alanında uzman kurul tarafından düzenlenmiş olmakla hükme esas alınmıştır.
Bu durumda, çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, davalı tarafın aksini ispat edemediği, davacı şirket yetkilisinin bilgisi ve rızası dahilinde dava konusu çekin düzenlendiğine ilişkin bir iddiasının da bulunmadığı, çekteki imzanın davacı şirket temsilcisine ait olmadığının teknik raporla sabit olduğu ve davacının çekten olayı herhangi bir borcunun varlığını ispat külfetinin bu durumda davalı bankaya ait olduğu ve davalının ispat yükünü yerine getiremediği anlaşılmıştır. Dolayısı ile de davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Davacının kötüniyet tazminatına ilişkin olarak, davalı-takip alacaklısı lehtardan sonraki ciranta olduğu, senetteki imzanın ciranta olmakla davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığı, kötü niyetli sayılamayacağı anlaşılmakla, yasal koşulları oluşmadığından davacının tazminat reddine karar verilmesi gerekmiştir(Benzer yönde karar için bakınız Yarg. 19.HD.'nin 2016/8699 E., 2017/3789 K. Sayılı kararı).
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/376, K. 2025/18, 7 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama