KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/49
- Karar No
- 2024/931
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/227 Esas
- Karar no
- 2024/936
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 31/03/2024
Karar Metni
817 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ın 26/09/2022 tarihinde ...'de bulunan ...
A.Ş isimli iş yerinde iş kazası sonucu vefat ettiğini, vefatından sonra taraflarınca dava konusu poliçenin varlığından haberdar olunduğunu, Çocuğum İçin Eğitim Sigortası başlıklı poliçeye ilişkin davalı şirkete telefon ve mail yolu ile başvurular yapıldığını, taraflarına 10.000 USD ödeme yapıldığını ancak bakiye 10.000 USD ödenmediğini, kalan miktarın ödenmesi için davalı şirkete telefon ve mail yolu ile ek başvurular yapıldığını ancak sonuç alınamadığını, bunun üzerinde taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, davalı şirketin avukatı ile arabuluculuk görüşmesinin gerçekleştirildiğini,
kalan miktarın taraflarına ödenmeyeceğinin beyan edildiğini, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, taraflarınca yine ilgili şirkete başvurulduğunu, ödememeye ilişkin dayanak evrakların talep edildiğini ancak dava dilekçesi ekinde sunulan evraklar dışında başka hiçbir evrak sunulmadığını, davalı tarafa ihtarname gönderildiğini, aylarca süren çabalarına rağmen ne taraflarına ödeme yapıldığını nede ödeme yapılmadığına ilişkin tarafına ikna edici bir çarelerinin kalmadığını, bu sebeple poliçe bakiye bedel olan 10.000 USD'nin müvekkillerine ödenmesini mahkememizden talep ettiklerini,
eğer ödemeye dayanak evrakın davalının şirket bünyesinde mevcut ise ve tüm çabalarına rağmen taraflarına paylaşılmamış ise dava aşamasında böyle bir evrakın mahkemeye sunulacak ise davalının bu hususta kötü niyetli davrandığının mahkemece değerlendirilmesini de ayrıca talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle poliçe bedeli olan bakiye 10.000 USD'nin yasal faizi ile birlikte müvekkillerine ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle.
Huzurdaki uyuşmazlık kapsamında görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, müvekkili şirket tarafından rizikonun gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan teminat tutarının lehtar kanuni varise ödenmesiyle şirketin poliçe kapsamındaki sorumluluğunun sonlandırıldığını, Rizikonun gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan teminat tutarı 10.000 USD olduğunu, işbu tutarı aşan talepler yönünden müvekkili şirketin herhangi bir ödeme sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenlerle, müvekkili şirket aleyhine haksız olarak açılan davanın öncelikle usule ilişkin itirazları doğrultusunda reddine,
mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin itirazlar doğrultusunda reddine, avukatlık ücreti ve dava masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava ,poliçe bedelinin ödenmemesine ilişkin alacak istemine ilişkindir.
Davacıların murisi le davalı sigorta şirketi arasında akdedilen 13/10/2020 başlangıç- 13/10/2022 bitiş tarihli 20.000 USD bedelli, ...Poliçe numaralı "..." başlıklı poliçe kapsamında, davacıların murisinin iş kazası nedeni ile vefat etmesi sonucu davalı sigorta şirketi tarafından davacılara 10.000 USD ödeme yapıldığı, bakiye 10.000 USD'nin ödenmemesi nedeni ile eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın 1. Maddesi uyarınca göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. 114/c maddesinde ise mahkemenin görevi dava şartı olarak gösterilmiş olup, aynı Kanunun 115. Maddesi ile getirilen "mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır" hükmü gereğince öncelikle mahkememizin görevli olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1 maddesinde Tüketici işlemi tanımlanmış olup, buna göre, gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler tüketici işlemidir.
Aynı kanunun 73.maddesinde ise, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu düzenlenmiş olup, 83.maddede ise, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez hükmünü içermektedir.
Somut dava, davacıların miras bırakanı ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenen sigorta poliçesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taraf poliçe ile teminat altına alınan rizikonun gerçekleştiğini ileri sürerek sigorta şirketinden zararın tazmin edilmesini talep etmektedir. Bu olayda davacı taraf ve miras bırakan ...'ın "tüketici" sıfatını ve düzenlenen poliçede "tüketici işlemi" niteliğini taşımaktadır. Bu nedenle somut davayı yargılama göre 6502 sayılı Yasanın 73.maddesi uyarınca tüketici mahkemelerine aittir. ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29/11/2017 Tarih, ... Esas, ...Karar sayılı kararı)
Görev dava şartıdır ve davanın her safhasında resen dikkate alınır. (6100 sayılı HMK madde 114/c, 115.) Bu nedenlerle davanın usulden reddi gerektiği sonucuna varılmış ve HMK. 138/1.maddesi gereğince; dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verilebileceğinden duruşma açılmamış aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/49, K. 2024/931, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama