KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Esas no
- 2022/164 Esas
- Karar no
- 2024/225
- Dava
- Marka hakkına tecavüzün tespiti&maddi-manevi tazminat
- Dava tarihi
- 11.05.2015
Karar Metni
3.394 kelime·17 dk okuma·9 bölüm
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi' nin 2020/1280 Esas - 2022/1120 Karar sayılı ve 30/06/2022 tarihli kaldırma kararı usul ve yasaya uygun görülmekle, kaldırma kararı sonrası dava dosyası Mahkememizin 2022/164 Esas sayılı numarasına kayıtlanmış ve kaldırma kararı uyarınca yargılamaya devam olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVADA
İDDİA. Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalının davacıya ait marka haklarına tecavüz ettiğini, davalının ... markasını ... tescil numarası ile 22/04/2013 tarihinde tescil ettirdiğini, Davalının davacıya ait markasının birebir aynısını kullanarak marka hakkına tecavüz ettiğini, Aynı markanın,...’deki şubesinde, ... e-ticaret sitesi olarak internette ve Android, IOS ve Windows uygulama mağazalarında kullanıldığını, davalının TPE'ye yaptığı ... nolu 17/05/2014 tarihli başvurunun, markalar dairesi tarafından müvekkilinin markasına olan benzerlikten dolayı kabul edilmediğini, davalının itirazının da Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddedildiğini,
davalının marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin tespit ve men’i, şimdilik 1000 maddi, 10.000 TL manevi tazminatın tahsili ve hükmün ilanına, internet sitesi dahil davalı kullanımlarının tedbiren önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; "...” ibareli markasının, müvekkili şirketin yıllar süren emek ve kaynak harcamalarıyla, piyasada tanınmışlığı ve bilinirliğini sağladığını,"..." ibareli markanın 2001 yılından beri kullanmakta ve "..." ibareli markayı da 2003 yılında tescil ettirdiklerini, Müvekkili Şirketin ünvanının "...
A.Ş," olduğunu, Müvekkili şirket unvanı ile birlikte ” ... “ ibareli alt markayı da uzun yıllardan beri her alanda kullandıklarını, marka üzerindeki gerçek hak sahipliğinin delili olarak müvekkili şirket tarafından düzenlenmiş 30.09.2009 ve muhtelif tarihli 18 adet faturayı sunduklarını, davacının tescil tarihinden çok önce uyuşmazlığa konu markayı oluşturup, gerçek hak sahibi olarak kullandıklarından asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KARŞI DAVADA
İDDİA; Davalı-Karşı davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Marka üzerindeki gerçek hak sahibinin müvekkili olması sebebiyle davalı ... adına tescilli ''..." ibareli, ... nolu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini, markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesine, şimdilik 1000- TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA
Davacı-karşı davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı tazminat taleplerinden feragat ettiğini beyan etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Asıl dava marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerin tespit ve men’i, şimdilik 1000 maddi, 10.000 TL manevi tazminatın tahsili istemli karşı dava ise davalı ... adına tescilli ..." ibareli, ...nolu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi, markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi şimdilik 1000 maddi, 10.000 TL manevi tazminatın tahsili istemiyle açılmıştır. Mahkememizce 06/03/2018 tarih ve ...E. -... K. Sayılı kaldırma kararına konu ilam ile: asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen reddine kısmen kabulüne, davacı-karşı davalı adına kayıtlı ... nolu markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği ve hükmün istinaf edildiği anlaşılmıştır.
Davacı-Karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Davalı-Karşı davacı şirketin 16.06.2015 tarihinde ...
1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde "marka ile ilgili kurum kararının iptali, hükümsüzlük, markaya tecavüz" talepli olarak açtığını, bu sebeple derdestlik itirazında bulunduklarını, davanın derdestlik sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken esasına girilmiş olmasının hatalı olduğunu, Bilirkişilerin, davalı-karşı davacı tarafından dosyaya sunulan 18 adet fatura fotokopisini inceleyerek değerlendirme yaptığını, oysa bu faturaların ...
1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde delil olarak kabul edilmediğini, davalı-karşı davacının her iki Mahkemeye de sunduğu delillerin aynı olduğunu, ancak aynı delillerden farklı sonuçlara ulaşıldığını, bu durumun bilirkişilerin eksik inceleme yapmasından ve ehliyetsizliğinden kaynaklandığını, Müvekkilinin kötü niyetli olduğu varsayılsa bile bilirkişi raporunda da kabul edildiği gibi kötü niyetin tescil edilmiş bir markanın hükümsüz kılınması için sebep teşkil etmediğini ve 556 sayılı KHK'nın 42. maddesinde hükümsüzlük halleri arasında kötü niyetin sayılmadığını,
Müvekkilinin bu markayı oluşturmak ve İnternet üzerinden yaygın hale gelmesi için para ve emek harcadığını, ancak davalı-karşı davacı tarafından müvekkilinin marka haklarına tecavüz edildiğini, kötü niyetin tespitinin bilirkişi raporunda yapıldığı gibi yanlı değil objektif olması gerektiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi' nin ... Esas-... Karar sayılı ve 30/06/2022 tarihli KALDIRMA KARARI GEREKÇESİNDE:
Davacı-karşı davalı vekili her ne kadar, ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında taraflar arasında görülen davanın, eldeki dava bakımından derdestlik oluşturduğunu beyan ederek, karşı davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilemesini talep etmiş ise de; ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında taraflar arasında görülen davanın, eldeki davanın davalı-karşı davacısı tarafından ikame edildiği, eldeki davanın konusunu oluşturan marka ile ilgili olarak YİDK kararının iptali ile marka hakkına tecavüzün tespiti ve maddi, manevi tazminat istemlerinde bulunulduğu, oysa eldeki davada, davacı-karşı davalı ... tarafından, marka hakkına tecavüzün tespit ve men'i ile maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunulduğu, dolayısıyla her iki davaya konu taleplerin aynı olmaması sebebiyle, derdestlik itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Asıl davacı, karşı tarafça sunulan fatura fotokopilerine göre hazırlanan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürmektedir.
Anılan 2010 yılı ve sonrasına ait irsaliyeli fatura içerikleri incelendiğinde; davalı-karşı davacının, “...” ibaresinin (Ticaret ünvanı olarak) yanı sıra, şekil markası görseli ile “...” ibaresini markasal olarak kullandığı görülmekte olup, bu faturaların davalı-karşı davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, ilgili vergi dairesine BS formları ile bildirilip bildirilmediği,
''..." ibareli markanın sair ticari kayıtlarda markasal kullanımının bulunup bulunmadığı hususlarında herhangi bir araştırma yapılmaksızın, söz konusu faturalara dayanarak hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınmış olup, buradan hareketle varılan sonucun hatalı olduğu kanaatine varılmıştır.
Mahkemece yapılacak iş; Dosyanın alanında uzman mali bir bilirkişiye tevdii ile eldeki davaya dayanak bilirkişi raporuna esas teşkil eden faturaların, davalı-karşı davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, ilgili vergi dairesine BS formları ile bildirilip bildirilmediği, ''..." ibareli markaya ilişkin olarak, davalı-karşı davacının ticari kayıtlarında markasal kullanımının bulunup bulunmadığı hususlarında mali bir bilirkişi marifetiyle yapılacak inceleme sonucunda varılacak olan kanaate göre karar verilmesi gerekçesiyle kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARI SONRASINDAKİ YARGILAMA VE DELİLLER
Mahkememizce ... 1.FSSHM ‘nin ... esas-...karar ve 14.2.2017 tarihli kesinleşen ilamı, taraflara ait BA-BS formları,vergi dairesinden mali kayıtlar celp edilmiş ve mali bilirkişiden rapor alınmıştır.
Türk Patent ve Marka kurumundan marka tescil belgeleri celp edilmiştir.( ... başvuru nolu ... ibareli marka başvurusunun ... Sınıf için ... AŞ tarafından başvurusunun yapıldığı itiraz üzerine marka başvurusunun red edildiği, ... adına tescilli ... tescil nolu markanın ise ...sınıf için 22.4.2013 başvuru tarihi ile tescil edildiği, 31.7.2014 tarihli resmi marka bülteninde yayınlandığı anlaşılmıştır.)
... 1.FSSHM ‘nin ... esas-... karar ve 14.2.2017 tarihli kesinleşen ilamı incelendiğinde; Davacı ...Ş. tarafından davalılar ... ve TPE aleyhine gerçek hak sahipliğine dayalı olarak markanın hükümsüzlüğü ile tecavüzün önlenmesi,maddi ve manevi tazminat istemli olarak 16.06.2015 tarihinde dava açıldığı davanın reddedildiği ve ilamın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkeme gerekçesinde ...’ın ... nolu markasının başvuru tarihi olan 22.04.2013 tarihinden önce, ...’nin bu işaret üzerinde bir hak elde edip etmediğini incelediği anlaşılmıştır.
Dosya içinde mevcut bilgi ve belgelerden ...’nin markasal kullanıma dair 18 adet fatura fotokopisinin dışında bir delile rastlanmadığı belirtilmiştir.
Yine mahkeme gerekçesinde; incelenen fatura fotokopilerine göre, markanın ... adına tescil başvurusundan önce, ...
Aş tarafından oldukça benzer şekilde (faturaların sol üst köşesinde “...A.Ş” ibaresi ve sağ üst köşesinde “...” ibaresi yer almak suretiyle) kullandığı görülmekle birlikte, 2009 yılına ait 3 adet, 2010 yılına ait 2 adet, 2011 yılına ait 2 adet, 2012 yılına ait 3 adet ve 2013 yılına ait 1 adet faturanın ...’ın başvuru tarihi 22/04/2013 tarihinden önceki tarihli fatura suretleri olup diğerlerinin ise ...’ın marka başvuru tarihinden sonra olduğu,
söz konusu fatura kapsamları ve kullanılan emtia ve hizmet türü göz önünde bulundurulduğunda satışı-sürümü çok olan ürünlere ilişkin ... sınıftaki bu hizmetler yönünden, bu kullanımın sürekliliği ve yoğunluğu, işarete ticari hayatta belli bir ayırt edicilik kazandırıldığının ispatlanamadığı, dolayısıyla,...
AŞ’nin çekişmeli işaret üzerinde gerçek hak sahipliği kapsamında KHK 8/3 kapsamında korumayı gerektirir bir hak elde ettiği hususunu dosyaya sunulan delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve ilamın 05.12.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Kaldırma kararı sonrasında mali Bilirkişi ... 20.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Davaya konu faturalar ve ticari defterlerin incelenebilmesi için davalı/ karşı davacı ...Ş. vekili Av. ... ile telefonla görüşüldüğünü, vekilin müvekkili ile görüşmesi neticesinde; davaya konu belgeler ve ticari defterlere ilişkin TTK’ nında yer alan saklama süreleri dolduğu için müvekkilince imha edilmiş olduğu hususunun Av. ... tarafından tarafına bildirildiğinden davalı/ karşı davacı ...Ş.’ nin davaya konu belgeleri ve ticari defterlerinin incelenemediğini, kaldırma öncesinde hazırlanan 05/01/2017 tarihli Bilirkişi Heyet Raporu 7. Sayfasında yer alan ...
Satış faturaları davalı /karşı davacı: ... ile ilgili ... Vergi Dairesinden CD içerisinde yer alan 2010 ve 2017 yılları arası Bs formları incelendiğinde. (Ba ve Bs Formları Düzenlemeye Bildirimlere İlişkin Hadler.
2010 yılı ve takip eden yılların aylık dönemlerinde, bir kişi veya kurumdan yapılan mal ve hizmet alımları ile bir kişi veya kuruma yapılan mal ve hizmet satışları KDV hariç (aylık) 5.000 TLyi geçiyor ise adı geçen formları Muhasebe defterlerini Bilanço esasına göre defter tutan işletmeler düzenleyerek bağlı bulunduğu vergi dairesinde bildirimde bulunulmaktadır.) Dava dosyasına Vergi dairelerinden gelen cevap yazılarında yer alan Bs Formları incelenmiştir.
Ancak, dava dosyasında yer alan ... Satış Faturaları Fotokopilerinde yer alan bilgilerin silik olmasından veya satış faturaların okunan kısımlarında (satış faturaları şahıslara düzenlenmiştir) mal ve hizmet satışları KDV hariç (aylık) 5.000 TL yi aşmaması nedeniyle işbu satış faturaların ...
Bs formlarında varlığı tespit edilememiş olup, davaya konu markaya ilişkin sahiplik tespiti yapılamamıştır..." şeklinde beyanda bulunduğunu, bu nedenle davaya konu markaya ilişkin sahiplik tespitinin yapılamadığı yönünde görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
Bam Kaldırma Kararı sonrasında alının mali bilirkişi raporu, ... 1.FSSHM ‘nin... esas-... karar ve 14.2.2017 tarihli kesinleşen kesin hüküm niteliğindeki ilam içeriği ve gerekçesi , marka tescil belgeleri, gelir idaresi Başkanlığınca gönderilen mali kayıtlar, ... Vergi dairesinin ... AŞ ye ait 1.12.2023 tarihli belge ekinde gönderdiği BA-BS formları, Şişli Vergi dairesinin ... a ait 28.11.2023 tarihli belge ekinde gönderdiği BA-BS formları, taraflara ait ticari sicil kayıtları, HMK 266 madde kapsamında alınan bilirkişi raporları ile birlikte incelendiğinde;
... 1.FSSHM ‘nin ... esas-... karar ve 14.2.2017 tarihli kesinleşen ilamında gerçek hak sahipliği yönünden sunulu delillerin huzurdaki deliller ile aynı nitelikte olduğu, dolayısıyla toplanan deliller ve kesinleşen ilam içeriği dikkate alındığında; karşı davada hükümsüzlük isteminin yerinde olmadığı keza marka hakkına tecavüz isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Zira kesinleşen mahkeme ilamında da işaret edildiği üzere.
Dosyaya sunulan belgeler ve mali bilirkişinin incelemeleri kapsamına göre, ...’nin markasal kullanıma dair 18 adet fatura fotokopisinin bulunduğu, fatura fotokopilerine göre, markanın ... adına tescil başvurusundan önce,... oldukça benzer şekilde (faturaların sol üst köşesinde “şekil + ...A.Ş” ibaresi ve sağ üst köşesinde “...” ibaresi yer almak suretiyle) kullandığı , 2009 yılına ait 3 adet, 2010 yılına ait 2 adet, 2011 yılına ait 2 adet, 2012 yılına ait 3 adet ve 2013 yılına ait 1 adet faturanın ...’ın başvuru tarihi 22/04/2013 tarihinden önceki tarihli fatura suretleri olup diğerlerinin ise ...’ın marka başvuru tarihinden sonra olduğu,
söz konusu fatura kapsamları ve kullanılan emtia ve hizmet türü göz önünde bulundurulduğunda satışı-sürümü çok olan ürünlere ilişkin .. sınıftaki bu hizmetler yönünden, bu kullanımın sürekliliği ve yoğunluğu, işarete ticari hayatta belli bir ayırt edicilik kazandırıldığı hususunun ispatlanamadığı, ...
AŞ’nin çekişmeli marka üzerinde gerçek hak sahipliği kapsamında korumayı gerektirir daha üstün bir hak elde ettiği hususunun dosyaya sunulan delillerle ispat edilemediği gözetildiğinde karşı davada hükümsüzlük isteminin yerinde olmadığı, gerçek hak sahipliğinin ispat edilemediği, keza marka hakkına tecavüzün şartlarının oluşmadığı hususu anlaşılmıştır.
Asıl dava yönünden ise davacı ... davalı ...
AŞ’ye yönelik olarak marka hakkının ihlal edildiği iddiası ile huzurdaki davayı açmışsa da;kaldırma kararı sonrasında mahkememizin 24.1.2023 tarihli celse oturumunun 2 nolu ara kararı gereğince davacı –karşı davalı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için kesin süre verildiği ancak davacı-karşı davalı vekilinin süresi içinde bilirkişi inceleme ücretini yatırmadığından bilirkişi deliline dayanma hakkından vazgeçmiş sayılması gerektiği ve ara karar öncesinde dosyaya sunulu deliller ile inceleme yapılmasının gerektiği varsayılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Daha sonraki oturumlarda HMK 324 gereğince davalı-karşı davacı ... tarafından 13.2.2004 tarihli celse ara kararı uyarınca bilirkişi ücreti yatırılmış ise de: mali bilirkişi raporuna göre incelenmesi gerekli olan kayıtların imha edilmesi nedeniyle mali bilirkişinin inceleme yapamadığı bu durumda gerçek hak sahipliği yönünden ancak dosyaya gelen BA-BS formaları ile mali bilirkişinin dosya kapsamına göre sunduğu delillere göre tahkikatın ispat hukuku ilkelerine göre bitirilmesi gerekmiş, dolayısıyla asıl davanın ispat hukuku kurullarına göre ispat edilmediği gözetilerek reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sunulu deliller incelendiğinde; Tarafların markaları dışında ticari sicil kayıtları da incelenmiş davalı ...Ş. nin 9.5.2005 tarihinde odaya kayıt olduğu , 13.5.2005 tarihli ticari sicil gazetesinde iştigal konusunun bilgisayar ve donanım ağırlıklı olmak üzere kurulduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan faturaların ise Fotokopiden ibaret olduğu, keza mali bilirkişiye de bilirkişi incelemesi aşamasında faturalar imha edildiği için aslı sunulmadığından , faturaların ticari defter ve kayıtlara işlenip işlenmediği hususu ispat edilememiştir.
... AŞ tarafından sunulu faturalarda faturaların sol üst köşesinde “... A.Ş” ibaresi ve sağ üst köşesinde “...” ibaresi ile birlikte bir insan silüeti , geri planda cami ve yerleşim yeri görselinin yer alarak kullandığı bir logo bulunduğu anlaşılmaktadır.
2009 yılına ait 3 adet, 2010 yılına ait 2 adet, 2011 yılına ait 2 adet, 2012 yılına ait 3 adet ve 2013 yılına ait 1 adet fatura ...’ın marka başvuru tarihi olan 22/04/2013 tarihinden önceki tarihli fatura suretleridir. ...’ın tescil aldığı sınıf ise ...sınıftır.( Yani; teknolojileri+şekil ibareli marka tescil kapsamının. Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil).
Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri.
Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Görüntü ve Ses Sistemleri (Projektörler, Televizyonlar, Sinema Sistemleri, Ses Sistemleri), Ev Elektroniği (Elektrikli ev aletleri, ütü, süpürge, klima, kombi, ısıtıcı ve soğutucular) Saat & Takı: (Duvar saatleri, kol saatleri. Takı ve aksesuarlar, kolye, küpe, bilezik).
Beyaz Eşya & Mutfak Ürünleri (Bulaşık, çamaşır, tost makineleri, buzdolapları, fırınlar). Foto & Kamera (Dijital.SLR fotoğraf makineleri. Video kameralar). Oyuncak ve Oyun Konsolları (Her yaş çocuk için oyuncaklar, oyun konsolları ve cd’ler). Kişisel Bakım & Sağlık Ürünleri (Epilatör, traş, saç kurutma makineleri). Oto Aksesuar (Navigasyon cihazları oto içi aksesuar, ses ve görüntü sistemleri).
Telefonlar ve Aksesuarları (Telsiz telefonlar, cep telefonları, dect telefonlar, akıllı telefonlar, kablolu telefonlar, santraller, telsizler, VolP telefonlar ve cep telefonu aksesuarları). Yapı Gereçleri (Kablolama ürünleri, aydınlatma ürünleri, hırdavatlar). Ofis & Tüketim Ürünleri (Fotoğraf, fotokopi kağıtları, ofis malzemeleri, tüketim malzemeleri kartuş toner, veri depolama medyaları cd, dvd).
OEM & Çevre Birimleri (Anakartlar, bellekler, ekran kartları, güç üniteleri, harddisk sürücü, hoparlör, işlemci, kablolar, kasa ve aksamları, klavye Mouse setleri, kulaklık mikrofonlar. monitörler, modem ürünleri, optik sürücüler, web kameralar). Güvenlik Ürünleri (Alarm sistemleri, kamera sistemleri, lensler, monitörler, ip kameralar, alarm dedektörleri, giriş kontrol sistemleri yazılımlar).
Baskı Çözümleri (Faks, Fotokopi makineleri, çiziciler, yazıcı modelleri, tarayıcılar). Kişisel Bilgisayarlar (Masaüstü bilgisayarlar, taşınabilir bilgisayarlar netbook, notebook, ultrabook, tabletler). Kozmetik (parfümler, deodorantlar, makyaj malzemeleri, saç bakım ve vücut bakımı malzemeleri, medikal kozmetik). Giyim & Aksesuar (erkek, kadın, çocuk giyim malzemeleri, iç giyim, kostüm, spor giyim).
Elektronik (Kulaklıklar, mp3, cd, vcd, dvd çalar, hoparlörler, mp3 player, müzik sistemleri) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).
Asıl davada marka hakkına tecavüz iddiasında bulanan davacı ... ‘ın tescilli markası HİZMET MARKASI olarak tescil edilmiştir. Yani ... hizmet sınıfı için tescilli markası bulunmaktadır. Davalının ise redde mesnet marka başvurusunda TİCARET/HİZMET markası olarak ... Sınıf için yaptığı başvurusu red edilmiştir. Ancak ... AŞ sunduğu fatura fotokopileri ile bu markayı ...’dan önce iş evraklarında kullandığını ileri sürmüş ve gerçek hak sahibinin kendisi olduğunu savurmuştur.
Bilindiği üzere davacının hizmet markası sadece kendi adına tescilli mallarla ilgili hizmet sınıfı açısından koruma sağlamaktadır. Zira markanın tanınmış marka olmadığı sabit olup koruma ancak tescil alınan sınıf ile sınırlı olarak incelebilecektir. Tescilli olmayan mallar açısından ... hizmet sınıfı davacı açısından herhangi bir korumaya mazhar değildir.
Daha açık bir anlatımla, davacının 35. sınıfta hizmet markasının bulunması, ... sınıfta sayılan tüm hizmetler açısından davalının markasını engellenebileceği anlamına gelmemektedir. Asıl davada davacı marka hakkının ihlal edildiğini ileri sürerken davalının hangi eylemi nedeniyle marka hakkının ihlal edildiğini netleştirmemiştir.
Davacı dava dilekçesinde davalının ... içindeki kullanımları ve davalı alan adı kullanımı nedeniyle marka hakkının ihlal edildiğini ve e ticaret kapsamında davalının marka hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüş ancak bu hususu ispata yarar delillerini yani davalı kullanımına esas delilleri dava dilekçesine eklememiştir.
Huzurdaki dava ilk olarak 3.FSHHM’nin ... esas numarasına kayıtlanmış, bu mahkemece yargılamaya devam edilirken HSK’nun ... tarihli ve ... sayılı kararı uyarınca İstanbul 3 ve 4. FSH Hukuk Mahkemelerinin 08/08/2017 tarihi itibarıyla faaliyetlerinin durdurulmasına, 3. FSH Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan dava, iş ve arşiv dosyalarının 1. FSH Hukuk Mahkemesine devrine karar verilmiş ve dava dosyası uyap tevzii bürosunca mahkememizin kaldırma kararına konu 2017/258 esas numarasına kayıtlanmıştır.
Dolayısıyla uyap kayıtlarının incelenmesinde de dava dilekçesi ekinde davalının hangi kullanımlarının marka ihlali yarattığı hususunda bir delil sunulmadığı anlaşılmıştır. Keza tazminat talep edilmesine rağmen markanın ne şekilde zarar gördüğü,davacının hangi emtia sınıfı için karıştırma yarattığı , asıl davacının hangi ürün satışı ile iştigal ettiği ve davalının hangi ürünü ile ihlal gerçekleştirildiği hususu da asıl davada ispat edilmemiştir.
6100 sayılı HMK " İSPAT YÜKÜ" başlıklı Madde 190- (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Hükmüne amirdir.
Asıl dava da davacı dilekçesinde bilirkişi deliline dayanmış olup esasen mevcut uyuşmazlığın çözümü noktasında davacı tecavüz ve tazminat isteminde bulunduğundan 24.1.2023 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı ile iddiaların tartışılması için bilirkişi incelemesi gerekli olup sunulan deliller kapsamında mahkemece resen değerlendirilebilecek hususlar olmayıp alanında uzman bilirkişilerce inceleme yapılması iddiaların ispatı yönünden gerek ve zorunludur. Bu husus kaldırma ilamında da açıkça belirtilmiştir.
Yine 6100 sayılı yasanın "DELİL İKAMESİ İÇİN AVANS" avans başlıklı Madde 324- (1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. (3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır." hükümlerine amirdir.
Asıl davada mahkememizin 24.1.2023 tarihli celse oturumunun 2 nolu ara kararı gereğince davacı –karşı davalı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için kesin süre verildiği, keza bilirkişi incelemesi için gerekli bilirkişi inceleme ücretini verilen kesin süre içerisinde yatırması aksi halde mevcut delillere göre inceleme yapılacağı ihtar edilmiş, ancak süresi içinde belirlenen bilirkişi ücretini yatırmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı izahı yapılan mevzuat kapsamında ele alındığında asıl davada davacının iddialarının ispatı yönünden zorunlu olan bilirkişi deliline ilişkin gideri verilen kesin süre içerisinde yatırmadığı ve bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasının gerektiği, şu hale göre gerekli incelemenin yapılmadığı ve ispat yükü altındaki davacının davasını sunduğu diğer deliller ile ispatlayamadığı anlaşılmakla ispatlanamayan asıl davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Karşı dava yönünden ise; kesinleşen ... 1.FSHM ‘nin ...esas-... karar ve 14.2.2017 tarihli kesinleşen ilamı kesin hüküm niteliği taşıdığından , davalı ... adına tescilli markanın kötüniyetli tescil edildiği iddiası ispat edilmediğinden keza gerçek hak sahipliği iddiaları ispat edilemediğinden Hükümsüzlük isteminin reddine, Tecil edilmiş marka terkin edilmediği sürece tecavüz oluşmayacağından tecavüzün tespiti isteminin reddine, Maddi ve manevi tazminat taleplerinden vazgeçildiğinden bu talepler yönünden davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
I-ASIL DAVA YÖNÜNDEN
1-ASIL DAVANIN REDDİNE,
2-427,60 TL ilam harcının 187,86 TL peşin harçtan mahsubu ile 239,74 TL eksik harcın davacı karşı davalıdan tahsiline,
3-asıl davada tecavüzün tespiti isteminin reddi nedeniyle Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 25.500 TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacı ...Ş.'ye verilmesine,
3-asıl davada maddi tazminat isteminin reddi nedeniyle Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 1000- TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacı ...Ş.'ye verilmesine,
3-asıl davada manevi tazminat isteminin reddi nedeniyle Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 10.000- TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacı ...Ş.'ye verilmesine,
4-Davacı karşı davalı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
II- KARŞI DAVA YÖNÜNDEN
1-Hükümsüzlük isteminin reddine,
2-Tecil edilmiş marka terkin edilmediği sürece tecavüz oluşmayacağından tecavüzün tespiti isteminin reddine,
3-Maddi ve manevi tazminat taleplerinden vazgeçildiğinden bu talepler yönünden davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
4-427,60 TL ilam harcının 170,78 TL peşin harçtan mahsubu ile 256,82 TL eksik harcın davalı karşı davacıdan tahsiline,
5-Markanın hükümsüzlüğü talebinin reddi yönünden; Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 25.500 TL vekalet ücretinin davalı karşı davacı ...Ş.'den alınarak davacı karşı davalı ...'a verilmesine,
6-Marka hakkına tecavüzün tespiti isteminin reddi yönünden; Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 25.500 TL vekalet ücretinin davalı karşı davacı ...Ş.'den alınarak davacı karşı davalı ...'a verilmesine,
7-Maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle red yönünden; Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 1000- TL vekalet ücretinin davalı karşı davacı ...den alınarak davacı karşı davalı ...'a verilmesine,
8-Manevi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddi yönünden; Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 10.000 TL vekalet ücretinin davalı karşı davacı ...den alınarak davacı karşı davalı ...'a verilmesine,
9-Davalı karşı davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
10-... 28.icra müdürlüğünün ... e sayılı dosyasına yatırılan teminat ile ilgili olarak mahkememizin 21.2.2023 tarihli ara kararı ile karar oluşturulduğundan yeniden bir hüküm tesisine yer olmadığına,
11-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 19/09/2024
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/164, K. 2024/225, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama