KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/23 Esas
- Karar no
- 2024/241
- Dava
- Marka ve Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli
- Dava tarihi
- 24/01/2023
Karar Metni
1.653 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka ve Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı yanın ...'nın açıkladığı Türkiye'nin en büyük ilk 1.000 şirketi arasına girdiğini, kendi sektöründe ulusal standartların yanında uluslararası standartlarda da üretim faaliyetini sürdüren davacının bugün birçok ülkeye ihracat yaptığını, davacının markasını tescilli tasarımlarıyla ürettiği ambalajlarla perçinlediğini ve tüketicide bu şekilde yer ettiğini, hal böyleyken, davacının markasıyla özdeşleşen tescilli tasarımları, peynir sektöründe faaliyet gösteren davalı tarafından, muadil ürünlerinde her biri ayrı ayrı tasarım ihlali teşkil edecek şekilde kullanıldığını,
davalının söz konusu ürünlerinin ambalajlarında hakim olan kırmızı şerit ve logolar ile ürün açıklamalarının kompozisyon itibariyle tüketiciyi yanıltıcı olduğunun anlaşıldığını, davacının işbu dava konusu olan hususlarda davalıyı noter onaylı taahhüt istediğini, davalının arz ve izah edilen hukuka aykırı uygulamalarının derhal durdurulması ve davalı yanın uğradığı maddi ve manevi zararın artmasına neden olunacak her türlü uygulamadan kaçınılması amacıyla, tamamının masrafı davalıya ait olacak şekilde karar verilmesini talep ettiklerini, izah edilen sebeplerle, maddi ve manevi tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla,
davalının marka/tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabet teşkil eden ticari uygulamaların sona erdirilmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı yanın ... markası ile peynir üretimine başladığını, davacı tarafın dava dilekçesinde netice ve talep kısmında tam olarak hangi nedene dayalı bir talepte bulunduğunu belirtmediklerini, taleplerinin izah olmadan genel geçer ifadelerle davalıya haksız isnatlarda bulunduğunu, davalının dava konusu hem tescilli markalarını hem de tasarımlarını uzun yıllardır gıda sektöründe kullanmakta ve özellikle ... gibi yaygın ve büyük marketlerde sattıklarını, haksız rekabet davalarında TK gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresi geçmiş olduğundan davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,
davalı yanın davacı markası ile uzaktan yakından benzerlik göstermediğini, davacı tasarım ve markasını büyük emek ve uğraşlar sonucu oluşturulduğunu iddia etmekte ise de davacı yanın markası ... kelimesine ürün resmi eklenerek oluşturulduğunu, markaların her ikisinde de kırmızı renk dışında bir benzerlik bulunmadığını,
renklerin ise davacının tekeline alınamayacak kadar umuma ait kavramlar olduğunu dile getirerek davacı yanca Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olduğu iddia olunan tasarım ve markaların yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini haiz olmadığından kanuni korumadan yararlanmadığı ve halihazırda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında hukuki korumadan yararlandığı mahkeme takdirinde olduğunu dile getirerek davanın reddini talep etmiştir.
Bilirkişiler ..., ... ve... 03.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; SMK m. 29 ve m. 81 hükümleri uyarınca davacıya ait ... tescil numaralı ... markasına ve davacı tasarımlarına karşı tecavüz eyleminin oluşmadığı, Davacıya ait tescilli markalara yönelik davalı tarafından haksız rekabet hükümlerinin ihlal edilmediği kanaatini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ...ve ... 29.05.2024 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı tarafa ait 24.09.2014 başvuru tarihli ... numaralı marka tescili grafik kompozisyonu ve tasarımı ile davalı tarafa ait ürün ambalajı üzerinde yer alan grafik kompozisyon tasarımı arasında ortalama tüketici üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları kanaatini bildirmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmalık; Davacıya ait marka ve tasarım hakkına yapılan tecavüzün ve haksız tespitine ve sonuçların ortadan kaldırılmasına ilişkindir. Davacının ikame etmiş olduğu davanın açılma sebebi ve gerekçeleri dava dilekçesi, aşamalardaki beyanları ve özellikle 02.01.2024 tarihli rapora itiraz dilekçesi ile;
" Davacının hukuki koruma altındaki şekil markaları birebir kendi ürün ambalajlarında görsel olarak kullanılmıştır.
Davacının ... tescil numaralı “...” adlı şekil markası üzerinden açıklamak gerekirse, davacının ambalaj görseli şekil markasının aynısıdır ve görselin kompozisyonunda diğer bir değişle dizaynında;-kelime markası “...” ibaresinin yeri, -kök marka “...” logosunun yeri, -... şeridin görseldeki konumlanışı, -alt marka adı lokum kıvamında tanımlayıcı yazının yeri, -ürüne ait peynir görselinin konumlanışı itibariyle;“...” ürününün ambalaj kompozisyonları ayniyet derecesinde benzemektedir. " şeklinde gösterilmiş, aynı dilekçenin devamında da " Bu bakımdan,...’ın ...tescil numaralı markası ile olsun ya da olmasın,
AMBALAJ GÖRSELLERİNDE SONSUZ SEÇENEK MEVCUT İKEN VE TÜM İHTARLARIMIZA RAĞMEN BİLE İSTEYE DAVA KONUSU AMBALAJ GÖRSELLERİNİ KULLANMAKTA ISRAR ETMESİ SUİNİYETTİR, SINAİ HAKKA TECAVÜZDÜR VE HAKSIZ REKABET TEŞKİL ETMEKTEDİR. " gerekçelerine dayanarak davalı yanın davacının marka ve tasarım hakkına tecavüz ettiğini, eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini iddia etmiş olup, iş bu davayı ikame etmiştir.
Dosya kapsamına alınan 03/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile isabetli tespit ve değerlendirmeler yapılmış ise de; bilirkişi raporunda dava konusu olmamasına rağmen raporun 30. sayfasında davacı adına tescilli... numaralı marka ile davalı adına tescilli ...numaralı markaların karşılaştırması yapılmış, ancak yukarıda da belirtildiği gibi davanın konusunun bu husus olmadığı ancak alınan raporun yerinde tespitler ihtiva ettiği,
dava konusu yönünden yapılan incelemelerin yerinde olduğu ancak davacı vekili 02/01/2024 tarihli rapora itiraz dilekçesi ile sunmuş olduğu uzman raporu ile bahsi geçen raporun çelişki içerdiğini beyan etmesi sebebi ile talebi kabul edilmiş, yeni heyet oluşturulmuş, heyet, marka yönü ile inceleme yapılması amacı ile marka uzmanı, tasarım yönü ile inceleme yapılması için tasarım hukuku alanında uzman bilirkişi ve sektör bilirkişisinden oluşmuş, alınan bilirkişi raporu ile dosya kapsamına uygun denetime elverişli rapor tanzim edilmiş, alınan rapor hüküm için kabul edilebilir mahiyette görülmüştür.
Davacı vekili her ne kadar 29/05/2024 bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesi ve devamındaki beyanlarında raporlar arasında çelişkilerin bulunduğunu beyan etmiş ise de; dosya kapsamına alınan iki ayrı raporun da birbiri ile aynı görüş ihtiva ettiği ayrıca davalı yanın sunmuş olduğu uzman raporunun da alınan bilirkişi raporlarını tevsik eder nitelikte olduğu, bu durumda dosya kapsamına alınan 2 ayrı uzman raporu ve 2 ayrı bilirkişi raporu olmak üzere 4 ayrı raporda tek ayrık görüşün davacı yanın sunmuş olduğu uzman raporda olduğu,
en son alınan bilirkişi raporunun da alınma amacının davacı yanın sunmuş olduğu uzman raporunun bilirkişi raporu ve davalı yanın sunduğu uzman raporu ile çelişmesine dayandığı, hülasa davacının iddia ettiğinin aksine dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarında çelişki bulunmadığı, çelişkinin sadece davacı yanın sunduğu uzman raporundaki ayrık görüşte olduğu, esasen en son alınan bilirkişi raporu ile de çelişkilerin giderildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili her ne kadar itiraz dilekçelerinde dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarındaki heyetin akademik kadroda olmaması ve profesör unvanlarının bulunmaması sebebi ile bu unvanlarda kişilerden oluşan yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmiş ise de; marka ve tasarım hakkına tecavüz istemli davalarda heyetin akademik unvanlı kişilerden oluşması gibi bir yasal yahut yargı içtihatları ile husule gelen bir zorunluluk bulunmadığı, dosya kapsamına alınan iki ayrı bilirkişi raporunda heyetin alanında uzman iş bu dava yönünden rapor tanzim edecek yetide kişilerden teşekkül ettiği anlaşıldığından davacı yanın bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.
Somut olay yönünden; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporları ile de tespit edildiği üzere.
Davacı tarafa ait ...numaralı marka tescili incelendiğinde yatay konumlanmış dikdörtgen oranlarda bir yüzey üzerinde yer alan grafik kompozisyon olduğu, kompozisyonu oluşturan alanda sol alttan sağ üste doğru ilerleyen açılı konumlanmış kırımız bir bant olduğu (A), solda yatay konumlanmış ve alanın çoğunluğunu kaplayan büyüklükte elips içinde “...” ibaresi ve çevresinde ... tonlarda grafik unsurlar yer aldığı (B), ... imgesi (C), ... sınırlarında turuncu çizgi olduğu (D),
sağ üst kenara yakın bant içinde düz ve üç satır halinde “...” ibarelerinin bulunduğu (E) ve sağ alt köşede alanın tamamını kaplayan dilimlenmiş beyaz peynir ve domates görselinin yer aldığı (F) görülmüştür.
Davalı tarafa ait ambalaj üzerinde yer alan grafik kompozisyon incelendiğinde sol aşağıdan sağ üste ilerleyen kırmızı bant yer aldığı (A), bant üzerinde altında ... yer alan “...” ibaresinin bulunduğu (B), üst kısmın boylu boyunca beyaz renkte olduğu (C), bant kenarında ikinci bir çizgi yer almadığı (D), bant içinde soldan başlayan ve bant ile aynı eğimde konumlanmış iki satır halinde “...” ibaresinin yer aldığı (E), sağ alt köşede peynir tahtası üzerinde dilimlenmiş peynir görselinin yer aldığı (F) görülmüştür.
Karşılaştırılan tasarımlarda bulunan tek ortak unsur yatay konumlanmış kırmızı bant olmasıdır. Bunun dışında yer alan bütün unsurların farklı biçim, oran ve ibarede olduğu görülmektedir. Ambalajlar üzerinde yer alan “...” ve “...” ibareleri net ve okunaklıdır.
Tasarımlarda ortak unsur olarak yer alan kırmızı bant tek başına ele alındığında tasarımların birbiri üzerinde iltibas yaratacak bir unsur olmadığı, Tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda Davacı tarafa ait ...başvuru tarihli ... numaralı marka tescili grafik kompozisyonu ve tasarımı ile davalı tarafa ait ürün ambalajı üzerinde yer alan grafik kompozisyon tasarımı arasında ortalama tüketici üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu,
bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, Tanımlanan kompozisyon renk ilişkisi dava dışı ürünlere ait ambalajlar üzerinden örneklenmeye çalışılmış, Örneklere yer alan bütün ambalajlar aynı rengin farklı tonlarının yüzeyde ve yazı karakterlerinde kullanıldığı, benzer bir imaj çevresinde konumlanan farklı marka logoları ve ürün bilgilerinden oluşmakta olduğu örrneklenen bütün tasarımlar tanımlanan benzerlik ilişkisinde ayırt edici niteliğe sahip tasarımlar olduğu,
bu bağlamda davacı tarafa ait 24.09.2014 başvuru tarihli ...numaralı marka tescili grafik kompozisyonu ve tasarımı ile davalı tarafa ait ürün ambalajı üzerinde yer alan grafik kompozisyon tasarımı arasında ortalama tüketici üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları anlaşılmakla, bu durumda davacının davasında haksız olduğu anlaşılmış olup, davacı vekili her ne kadar davalı tarafın dava sonrasında ambalaj görsellerini değiştirdiğini ve bu değişimin de davalı yanın davacı iddialarını kabul ettiği ve ikrar anlamına geldiğini beyan etmiş ise de;
dava konusu ambalaj görsellerinin değiştirilmesi ikrar anlamına gelmeyecek olup, davacı yanın bu yöndeki beyanı yerinde bulunmamış, açılan davanın ve tedbir isteminin reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/23, K. 2024/241, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama