KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/197 Esas
- Karar no
- 2025/75
- Dava
- Marka
- Dava tarihi
- 01/10/2022
Karar Metni
2.479 kelime·12 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacının Kayseri ilinde yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin satışı için marka yarattığını ve bu markasını tescillediğini, Davalı tarafın TPMK'ya 23.11.2020 tarihinde başvurarak ... numaralı marka tescilini aldığını, davacının ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin ...
D.iş numaralı dosyası ile delil tespitinde bulunduğunu ve bilirkişi raporu ile davalı tarafın davacıya ait markayı tam benzerlikle kullandığını ve markaya yönelik tecavüzünü tespit ettiğini, Bu kullanımın davalı tarafından kötü niyetli olduğunu, davacının davalı tarafa ihtar çekmek sureti ile davacıya ait markayı kullanmaya son vermesini istediğini ve davalı tarafın bu ihtarnameye cevap vermediğini, davacı tarafından markanın kullanımı alanı ...şeklinde tüketiciye infial ettiğini ve bu markanın davacı tarafından gıda perakende zincirine dönüştürüldüğünü,
Davalı işetmede kullanılan “...” ibareli logonun ve TPMK nezdinde tescilli “...” ibaresinin davacının tescillediği markayla iltibas tehlikesinin ötesinde benzerliğinin bulunduğunu, davacının markasının tescil tarihinin daha önce olmasından önceye dayalı haklar nedeniyle davalının markasının hükümsüzlüğünün gerektiğini, Ayrıca davacının markasının neredeyse tüm ülke tarafından tanınır hale geldiğini;
...'de 3 ayrı şube, ...'de 1 şubeleri, tamamlanma aşamasında da ... ve ..'ta birer şubesi bulunduğunu, sosyal medyada “.... ...” ... hesabında 11.1 bin takipçisi bulunduğunu, birçok televizyon ve sosyal mecralarda tanıtım yaptığını ve markasının tanınmış bir marka olduğunu, Davalı tarafın davacıya ait markanın tam benzerlikle kullanılması nedeniyle TPMK sicilinde davalı taraf adına kayıtlı ... numaralı marka tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve beyan etmiştir.
SAVUNMA. Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle. Davalıya ait “...” markasının davacının markası mevcutken TPMK incelemesinden geçerek tescil edildiğini, söz konusu tescilin yayına yapılan itirazlara rağmen yapıldığını, Hukuka uygun bir başvuru, hukuk çerçevesinde yapılmış bir inceleme ve tescilin var olduğunu, Davacının iddialarının haksız ve gerçek dışı olduğunu, Türk Patent Kurumu marka araştırma sayfasından yapılan araştırmada ...
Sınıfta içinde “...” ibaresinin geçtiği pek çok tescilli markanın bulunduğunu, Davacı şirketin kendini tüm ülke çapında tanınmış olarak nitelendirmesinin iyi niyetli bir şekilde olduğunu ancak tanınmış marka olmak için çok küçük bir alan içinde birkaç şube açmanın ve sosyal medyada 11.1 bin takipçiye sahip olmanın yeterli olmadığını, davacı markasının tanınmış olmadığını, Davacı tarafın 2008 yılında .. markasını tescil ettirdiğini ve sundukları işyeri açma ruhsatına göre bu tescilden 7 yıl sonra markayı kullanmaya başladığını, Davacı tarafın kötüniyetli bir şekilde kazanç sağlamaya çalıştığını beyan etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmalığın; Davanın davalı adına ... nolu "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü,Davalı ticaret unvanından '...' ibaresinin çıkartılması, sosyal ve elektronik medya adreslerine erişim engeli konulmasına yönelik açıldığı tespit edildi.
Davalı vekili her ne kadar ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık konusunun sadece hükümsüzlük istemi olarak yazıldığını iş bu sebeple yargılamanın sadece hükümsüzlük talebi yönünden değerlendirilmesi gerektiğini beyan etmiş ise de, uyuşmazlığın tespiti kısmında sehven hükümsüzlük isteminin yanında talep edilen diğer istemlerin yazılmadığı ancak davacının dava dilekçesinde açıkça talep ettiği tüm hususlar yönünden yargılama yapıldığı,
bu minvalde taleplerin değerlendirilerek hüküm verildiği ve bilahare istinaf denetiminden de dosyanın geçtiği, tüm bu sürecin tamamlanması hasebiyle sehven uyuşmazlık tespitine yazılmayan diğer istemlerin mevcudiyeti sebebiyle sadece hükümsüzlük isteminin var olduğunu kabul etmek, usul ve yasaya aykırılık teşkil edeceği gibi hakkaniyete uygun olmayacağı değerlendirilmiş, anılı sebeple davalı yanın bu yöndeki itirazları yerinde bulunmamıştır.
Dava dilekçesi incelendiğinde sonuç kısmında esasa dair taleplerini; ilk 3 madde de açıkça yazmış olup, 4 ve 5. Maddelerin ise tedbir kararı verilmesi istemi ile verilecek karar sonrası gerekçeli kararda tespiti yapılacak yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
"1- Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından davalı adına kayıtlı ... numaralı Marka Tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesine, Hükümsüzlük kararını takiben sicilden terkinine,
2-Davalı markanın sosyal ve elektronik adreslerine erişimin engellenmesi kararı alınmasına,
3-Davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin çıkarılmasına,
4-Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından davalı adına kayıtlı ... numaralı Marka Tesciline ait sicil kayıtlarının ihtiyati tedbirine,
5-Davaya konu yargılama masraflarıyla birlikte vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini saygılarımla vekâleten arz ve talep ederim."
Davacı vekilinin 1. Madde kapsamındaki hükümsüzlük istemini taraf markaları arasındaki benzerlik ve iltibas, tanınmış marka ve davalı tescilinin kötüniyetli olması iddialarına dayandırmış, aynı sebeplere bağlı olarak taraf markalarının iltibasa sebebiyet verecek benzerlikleri sebebiyle 2. Madde kapsamında alan adı ve sosyal medya hesaplarına erişim engeli kararı verilmesi ve yine aynı gerekçeler ile 3. Madde kapsamında hükümsüzlüğe konu markanın esas unsurunu ihtiva eden ibarenin ticaret unvanından terkinini talep etmiş, kaldırma ilamı öncesi alınan bilirkişi raporunda talepler yönünden inceleme yapılmış olup,
her ne kadar alınan raporda ticaret unvanın terkini için koşulların oluşup oluşmadığı yönünde yapılmış bir tespit mevcut değil ise de, esasen ticaret unvanın esas unsuru olan ibarenin marka yönünden inceleme ve tespitlerin yapılmış olması sebebi ile yapılan tespitler üzerinden ticaret unvanı üzerinden terkin için koşulların oluşup oluşmadığını belirlemek hukuki mahiyet teşkil eden bir konu olması sebebi ile bu yönde bir bilirkişi raporuna da gerek bulunmamaktadır.
Kaldırma ilamı öncesi yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul kısmen reddi yönünde karar verilmiş olup, kararı davacı yan istinaf etmemiştir. Bu durumda ret kararı verilen kısımlar yönünden davacı yanın kararı istinaf etmemesi sebebi ile davalı lehine kazanılmış hak doğmuş olup, anılı sebeplerle redde konu olan;
- Davalı adına kayıtlı ... numaralı markanın .... Sınıf haricinde kalan kısımlar yönünden hükümsüzlük talebinin reddi ile
-Davalının "..., - ..., adreslerine erişim engeli konulması yönündeki taleplerinin web sitesi ve ... sosyal medya hesapları yönünden ilgili hesaplar yayından kaldırıldığından iş bu hesaplar yönünden taleplerin reddine, ilişkin kararlar yönünden davalı lehine oluşan kazanılmış hak durumu nazara alınarak aynı yönde kararlar verilmiş, bu durumda kaldırma ilamı öncesi verilen kabule konu olan;
-Davalı adına kayıtlı ... numaralı markanın ... Sınıf yönünden kısmi hükümsüzlüğüne, hükümsüzlük kararının kesinleşmesiyle birlikte Türk Patent ve Marka Kurumuna kararın bir örneğinin gönderilmesine,
- Davalı ticaret unvanından '...' ibaresinin çıkartılmasına, hüküm kesinleştiğinde ilgili ticaret sicil müdürlüğüne hüküm özetinin gönderilmesine,
-.. adlı ... hesabında ilk paylaşımın 04/02/2021 tarihinde yapıldığı, her ne kadar söz konusu hesabın uzun yıllardır aktif olarak kullanılmadığı sabit ise de söz konusu hesabın halihazırda faal olduğu ve mevcut isim ve içerik itibariyle kullanımının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla ilgili sosyal medya hesabına erişimin engellenmesine, İlişkin kararlar yönünden Bam kaldırma ilamı da nazara alınmak suretiyle inceleme gerçekleştirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının... (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 10.09.2020 tarihinin kayıt olunduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde tek sayfalık bir sayfanın çıkmış olduğu, arşiv kayıtları incelendiğinde ilgili sitenin 2023 yılı itibariyle içeriklerin değiştiği, güncel olarak davaya konu sitenin yayından kaldırıldığının anlaşıldığı,
davalıya ait olan ilgili internet web sitesinin “...” adresinde davalı tarafından ne zamandan bu yana kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda İlgili internet sitesinin 2021 yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve davalı tarafından “...” adıyla “...” sektörü ile internet sitesi olarak kullanıldığı tespit edildiği, davalıya ait olduğu belirtilen “©...” isimli ... sosyal medya hesabının “...” profil sayfası güncel olarak incelendiğinde; ilgili instagram hesabının güncel olarak yayında olmadığı, ancak dosyaya sunulan ...
1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu detaylıca kontrol edildiğinde bahsi geçen “©...” isimli ... sosyal medya hesabının geçmişte yayında olduğu anlaşıldığı, davalı tarafından ilgili ... sosyal medya hesabının ne zamandan itibaren kullanıp kullanılmadığını hakkında yapılan incelemeler sonucunda.
Instagram sayfasında “...' İk paylaşımın 04.12.2020 tarihinde yapılmış olduğunun tespit edildiği, davalıya ait olduğu belirtilen “©...” isimli ... sosyal medya hesabının “...” profil sayfası güncel olarak incelendiğinde; web sitesi adresi olarak “...” yazılı olduğu, davalı tarafından ilgili ... sosyal medya hesabının ne zamandan itibaren kullanıp kullanılmadığını hakkında yapılan incelemeler sonucunda ... sayfasında “...” ibareli ilk paylaşımın 04.02.2021 tarihinde yapılmış olduğu tespit edilmiştir.
Davacı yan aynı zamanda davacı markasının tanınmış marka olduğunu ve davalı yanın kötü niyet ile tescil yaptırdığını ileri sürmüş ise de; yapılan tetkik ve incelemede; Davacı tarafa ait “...” ibareli marka, 17.12.2009 tarihinde tescil edilmiştir. Davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu iş yeri açma ve çalışma ruhsatında veriliş tarihi olarak 20.02.2015 görülmektedir. Söz konusu marka tescilini 2009 tarihinde yapmış ve bu tescilden yaklaşık 5.5 yıl sonra iş yerini açmış ve yaklaşık 4.5 yıldır hizmet vermektedir.
Davacı tarafın dava dilekçesindeki beyanlarına dayanarak ...'de üç ayrı şubesi ve Nevşehir'de bir şubesi ayrıca yapım aşamaları tamamlanmak üzere olan ...'de ve ...'ta birer şubesinin, yurt dışında ise şubesinin bulunmadığı görülmüştür.
Davacı taraf yiyecek ve içecek sağlama hizmeti vermektedir. Piyasadaki yaygınlığı, Pazar payı ve yıllık satış miktarı açısından dosyada herhangi bir bilgi ile karşılaşılmamıştır.
Davacı tarafça bir markanın tanınmış olduğunun ispatına yönelik her türlü tespit, mahkeme kararı ve sair belge. dosyada böyle bir belge tespit edilememiştir.
Doktrinde konuyla ilgili yapılan bir tanıma göre ise; “Bir ülkenin bir veya birkaç yöresinde tutunmuş markalar değil, dünya çapında olmasa bile, yurt içi ve yurt dışında ilgili çevrelerce bilinen, Paris Sözleşmesi'ne üye devletlerden birinin yurttaşına veya o ülkelerden birinde yerleşik olan ya da ticari veya sınai işletmeye sahip kişilere ait bulunan markalar” tanınmış markalardır (Bkz. Ünal Tekinalp Fikri Mülkiyet Hukuku, 2012, s. 411).
Dolayısıyla mahkememizce yapılan inceleme neticesinde davacının ...tescil numarasıyla kayıtlı markasının tanınmış marka olmadığı anlaşılmış, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporu ile de tanınmış marka olma kriterleri tek tek irdelenmek suretiyle gerekli inceleme yapılmış, alınan bilirkişi raporu ile de davacı markasının tanınmış marka olmadığı usul ve yasaya uygun bir şekilde tespit edilmiştir.
Davacı tarafın bir diğer iddiası kötüniyet ile tescil kapsamına ilişkin olup, kötüniyetli tescil; tescil yapanın, tescilinin talep edildiği şeklin, başkası tarafından kullanıldığını ve/veya tescil edilmiş olduğunu bilmesi ya da bilebilecek durumda olmasına rağmen kötü niyetli bir biçimde marka tescil başvurusunda bulunmasıdır.
Doktrine göre kötü niyet tescili, bir başkasına ait marka veya logo ile karıştırılmak veya o markanın Türkiye'de tesciline engel olmak suretiyle de menfaat elde etmeyi amaçlayan bir hakkın kötüye kullanılmasıdır. Çünkü kötü niyetli başvuru sahibinin amacı, markanın temsil ettiği kaliteyi kendi mal ve hizmetlerinde kullanmaktır. Bu durum markanın itibarının suiistimal edildiği anlamına gelmekte ve basiretli tüccarların uyması gereken kuralları da ihlal etmektedir.
Dosya kapsamı ve yukarıda yapılan açıklamalar sonucu davalı tarafın markasını kötü niyetli ama.la tescil ettiğini gösterir bir bulguya ulaşılmadığı, davacı tarafın marka hakları üzerinden haksız kazanç sağlamak amacının olduğuna dair bir bulguya ulaşılamadığı dolayısıyla kötü niyetli bir tescil durumunun oluşmadığı mahkememizce tespit edilmiştir.
Hülasa.
Yukarıda yapılmış olan incelemeler sonucunda davacıya ait ... markasının davalı yan adına tescilli markanın asli unsurunu oluşturduğu davalı markasına yapılan kelime ve şekil eklemelerinin davacı markası ile olan benzerlik ve karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmadığı bu haliyle davalı yan markasında yapılan eklemelerin davacı yan markası ile olan benzerliği ortadan kaldırmadığı ve tarafların ... ibrareli markalar ile aynı hizmet sınıfında faaliyet gösterdikleri ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu bu durumda tarafların markalarındaki ortak mal ve hizmet sınıfı olan ....
Sınıf yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, bu hususun değişik iş dosyasında alınan rapor ve mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile de tartışmaya açık olmayacak şekilde belirlendiği, ... ibaresinin davalı tarafça ticaret unvanında esas unsur olarak kullanılmasının da yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde marka hakkına tecavüzü oluşturduğu,
davalı yan her ne kadar ticaret unvanı terkini için markasal kullanımın da bulunması gerektiğinden bahsetmiş ise, davalı yanın ticaret unvanın esas unsurunu ihtiva eden ... ibaresi, yukarıda detaylarına da yer verildiği üzere davalı yanın tescilli markasında esas unsur olarak yanına benzerlik ve karıştırma ihtimalini ortadan kaldırmayan kelime ve şekil eklemeleri ile kullanıldığı ve yine davalı yanın alan adı ve sosyal medya üzerindeki kullanımların da aynı şekilde ... ibaresini esas unsur olarak kullanıldığı ve davalı yanın tespit dosyasında da belirlendiği üzere iş yeri isminin de tescilli markası ile aynı olduğu,
bu durumda davalı yanın ticaret unvanın aynı zamanda markasal olarak kullanımının da mevcut olduğu anlaşılmakla; anılan sebeplerle; davalı adına kayıtlı ... numaralı markanın .... Sınıf yönünden kısmi hükümsüzlüğüne,-Davalı adına kayıtlı ...numaralı markanın ... Sınıf yönünden kısmi hükümsüzlüğüne, tümden hükümsüz kılınması talebinin reddine, hükümsüzlük kararının kesinleşmesiyle birlikte Türk Patent ve Marka Kurumuna kararın bir örneğinin gönderilmesine,
-Davalı ticaret unvanından '...' ibaresinin çıkartılmasına, hüküm kesinleştiğinde ilgili ticaret sicil müdürlüğüne hüküm özetinin gönderilmesine,
-Davalının ".., - .. adreslerine erişim engeli konulması yönündeki taleplerinin web sitesi ve instagram sosyal medya hesapları yönünden ilgili hesaplar yayından kaldırıldığından iş bu hesaplar yönünden taleplerin reddine,
-...adlı ... hesabında ilk paylaşımın 04/02/2021 tarihinde yapıldığı, her ne kadar söz konusu hesabın uzun yıllardır aktif olarak kullanılmadığı sabit ise de söz konusu hesabın halihazırda faal olduğu ve mevcut isim ve içerik itibariyle kullanımının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla ilgili sosyal medya hesabına erişimin engellenmesine, dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hülasa gerek dava ikame edilmeden önce alınan tespit raporu gerek dosya kapsamına alınan bilirkişi raporu ile usul ve yasaya uygun olarak tespit edildiği üzere Yukarıda yapılmış olan incelemeler sonucunda davacıya ait ... markasının davalı yan adına tescilli markanın asli unsurunu oluşturduğu davalı markasına yapılan kelime ve şekil eklemelerinin davacı markası ile olan benzerlik ve karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmadığı bu haliyle davalı yan markasında yapılan eklemelerin davacı yan markası ile olan benzerliği ortadan kaldırmadığı ve tarafların ... ibrareli markalar ile aynı hizmet sınıfında faaliyet gösterdikleri ortalama tüketici
nezdinde karıştırılma ihtimalinin mevcut olması sebebi ile her iki markanın ortak sınıfı olan ....
Sınıf yönünden kısmi hükümsüzlüğüne, davalı yanın ticaret unvanın esas unsuru olarak ... ibaresinin( şirket ismindeki diğer ibareler faaliyet alanı ve şirkte türünü ilişkin olması sebebi ile tali mahiyetteki ibarelerdir) davacı yanın tescilli markasını ihtiva ettiği, davacı yan ile aynı ve benzer alanlarda faaliyet kapsamında olan davalı şirketin ticaret unvanında kullanması ve yine ticaret unvanın esas unsurunun alan adı,
sosyal medya hesapları ve iş yeri isminde kullanmak suretiyle markasal kullanıma konu etmesi sebebiyle ticaret unvanı terkini için de koşulların oluştuğu -...adlı ... hesabında ilk paylaşımın 04/02/2021 tarihinde yapıldığı, her ne kadar söz konusu hesabın uzun yıllardır aktif olarak kullanılmadığı sabit ise de söz konusu hesabın halihazırda faal olduğu ve mevcut isim ve içerik itibariyle kullanımının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla ilgili sosyal medya hesabına erişimin engellenmesine,
kaldırma ilamı öncesi verilen redde konu kısımlar yönünden davalı lehine oluşan kazanılmış hak durumu nazara alınarak yeniden bir değerlendirme yapılmasına mahal olmaksızın aynı şekilde reddi ile aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/197, K. 2025/75, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama