KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2018
- Esas no
- 2017/116 Esas
- Karar no
- 2018/1024
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/02/2017
Karar Metni
744 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıdan olan alacağı nedeni ile davalı aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, davacı ile davalı şirketin ticari ilişki içerisinde olduğunu, davalı şirketin açık hesaptan kaynaklanan 1.174,18 TL borcunu ödemediğini, ticari defterler ile kayıtlar incelendiğinde davalının borçlu olduğunun ortaya çıkacağını, bu nedenle davalının icra takibine itirazının haksız olduğunu, anılan nedenlerle davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı taraf davaya yanıt vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında bulunan ticari ilişki sebebiyle davalı hakkında başlatılan icra takibine, davalının yapmış olduğu itirazın iptaline yönelik itirazın iptali davasıdır. İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 1.174,18 TL'nin tahsili amacı ile 06/09/2016 tarihinde icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe davalının 03/10/2018 tarihinde itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durduğu, esas davanın ise yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dosyası, icra takip dosyası, ibraz edilen deliller ve tüm dosya kapsamı uyarınca bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi olarak Mali Müşavir... tayin edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 25/04/2018 tarihli raporda; tarafların cari hesapları arasındaki farklılıkların 2015 yılları arasındaki çeklerin kanuni karından oluştuğunu, davacı tarafın cari hesap ekstresine göre 31/12/2016 tarihi itibari ile 1.174,18 TL davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalı tarafın cari hesabıhna göre ise aynı tarih itibariyle davalının davacıdan 1.225,83 TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki cari hesap farklılığının 2.400,00 TL olduğu,
bunun da davacı tarafın icra dosyasına sunulan 29/04/2015 ve 30/05/2015 tarihinde kesilen toplam 2.400,00 TL'lik çek vade farkından kaynaklandığı, mahkemece davalının çek vade farkını talep edemeyeceği kanaatine varılır ise davacının davalıdan 1.174,18 TL alacaklı olduğu, davalının davacıdan vade farkını talep edebileceği kanaatine varılırsa davacının herhangi bir alacak talebinde bulunamayacağı ve davalının davacıdan 1.225,83 TL alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Dava dosyası, icra takip dosyası, ibraz edilen deliller, taraflara ait ticari defter ve belgeler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı taraf arasında ticari oluştuğu, ancak bu ticari ilişkinin 31/12/2016 tarihinden itibaren ticari ilişkisi kalmadığı, davacı ile davalı tarafından cari hesap ekstrelerinde yapılan incelemede çıkan farkların davalı cari hesabında olup davacı hesabında olmayan kayıtlardan ve davacı kayıtlarında olan davalı kayıtlarında olmayan faturalardan ve ödemelerden kaynaklandığı,
taraflar arasındaki cari hesap farklılıklarının 2015 yılları arasındaki çeklerin kanuni farklarından oluştuğu, davacı tarafın cari hesap ekstresine göre 31/12/2016 tarihi itibari ile 1.174,18 TL davalıdan alacaklı olduğu, davalı tarafça icra dosyasına sunulan cari hesap özetine göre de davacının bu alacağının bulunduğu ancak davalının ticari defterlerine kaydettiği çek vade farkları nedeniyle davalı defterlerine göre davalının alacaklı hale geldiği görülmüştür.
Davacı defterlerine göre davacının alacaklı oluşu, davacının alacağını oluşturan fatura ve alacak kalemlerinin davalının cari hesabında da bulunduğu, her ne kadar davalı, cari hesabında vade farkı işletmek suretiyle davacıyı borçlu hale getirmiş ise de taraflar arasındaki ilişkide vade farkı uygulanacağına yönelik herhangi bir düzenleme yada mutat uygulamanın olmadığı, bu itibarla davacının takip dosyasında belirtilen miktar kadar alacaklı olduğu, davalı tarafından incelemeye ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından bu konuda da inceleme yapılamadığı, bu nedenle davacı tarafın defterlerinin lehine delil vasfına haiz olduğu,
yine davalının tebliğ edilen bilirkişi raporuna da itirazda bulunmadığı anlaşılmakla, davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/116, K. 2018/1024, 24 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama