KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2020
- Esas no
- 2019/712
- Karar no
- 2020/480
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 24/12/2019
Karar Metni
846 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan incelemesi sonunda aşağıdaki karar tesis edilmiştir:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin hükümlerine aykırılık dolayısıyla müvekkilinin zararının tam olarak tespit edilerek şimdilik davalı ...'dan sözleşmede kararlaştırılan 30.000-USD cezai şartın rekabet yasağının ihlal edilmesi ve haksız rekabet oluşturan davranışlar nedeniyle fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla davalılardan şimdilik 50.000,00-TL'si maddi 10.000,00-TL'si manevi tazminatın davalının şirket kurduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesini, dava sonuçlanıncaya kadar davalının faaliyetlerinin ve haksız eylemlerinin tedbiren durdurulması talepli huzurdaki davayı ikame etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, iş sözleşmesinden kaynaklanan huzurdaki davada iş sözleşmesinin ...'da kurulduğunu ve iş akdine konu çalışmanın ...'da olduğunu, ... Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu belirterek, yetkisizlik itirazında bulunduklarını, dosyanın ... Mahkemelerine gönderilmesini talep etmiş, esasa ilişki olarak da; geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesinin bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Taraflara usulüne uygun tebliğler yapılarak, ön inceleme duruşması yapılmıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava; haksız rekabetten kaynaklanan tazminat davasıdır.
Davacı İİK 89/3 maddesi dahilinde kendi adına gönderilen haciz ihbarnamesi uyarınca borçlu olmadığı iddiasıyla huzurdaki davayı ikame etmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
HMK 116/1-a maddesi uyarınca kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı ilk itirazdır. HMK 131.maddesi uyarınca ilk itirazlar cevap süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. HMK 19/2 maddesi uyarınca yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf yetkili mahkemeyi, birden fazla yetkili varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınamaz. Somut olayda davalı taraf süresinde sunduğu cevap dilekçesinde yetkili mahkemeyi de göstererek yetki ilk itirazında bulunmuştur.
Taraflar arasında imzalanan 21/04/2014 tarihli ''belirli süreli iş sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin diğer hükümler başlıklı d bendinde uyuşmazlıkların çözümünde .../İstanbul Mahkemeleri ve icra daireleri yetkili kılındığı anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK 17. maddesi uyarınca ''Tacirler veya kamu tüzel kişileri aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilirler.
Taraflar aksi kararlaştırılmadıkça davayı sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açabilirler.'' hükmü yer almaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu yetki şartının yer aldığı sözleşme ise 21/04/2014 tarihli olup 6100 Sayılı HMK'nın yürürlükte bulunduğu tarihte imzalanmış ve bu dava açılmıştır.
Yetki sözleşmesinin geçerli olması belli kişilerin arasında yapılması şartı ile geçerli olduğu kanundan anlaşılmakla, somut olayda sözleşmenin imzalandığı tarihte eldeki davadaki gerçek kişi şahıs davacı şirketin işçisi konumundadır.
Kaldı ki sözleşmenin başlığında da 'belirli süreli iş sözleşmesi' yazması, sözleşmenin yapıldığı sırada işçi olduğunu doğrular nitelikte olup ayrıca anılan aynı sözleşmenin rekabet etmeme başlıklı a bendi uyarınca; ''Çalışan, işbu sözleşme herhangi bir nedenle sona erdikten sonra iki yıl süresince işverenin... Rekabet teşkil edecek... Kabul ve taahhüt eder.'' maddesi uyarınca da davalı ...'ın işçi olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı ...'ın işçi olması, sözleşmenin yapıldığı tarihte tacir sıfatına haiz olmaması nedeniyle HMK 17. Maddesi uyarınca yapılan yetki sözleşmesi geçerli değildir.
6100 Sayılı HMK 17. Maddesi uyarınca taraflar arasındaki yetki sözleşmesi geçerli olmadığından, genel yetki kuralı gereği davanın HMK.'nın 6.maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme olan davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde görüleceği kuşkusuzdur.(Emsal için bkz Yargıtay 11.HD'nin 2015/5017 E., 2015/12023 K. Sayılı kararı).
Davalı vekilince süresinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulması, davalı şirket adresinin "Varlık Mah. 184. Sok. Dış Kapı No: 6/9 Muratpaşa/..." olması, davalılardan ...'ın adresinin de ... ilinde olması nedeniyle davalılar vekilinin cevap dilekçesinde ve usulüne uygun olarak yetki ilk itirazında bulunması, mahkememizce ön inceleme duruşmasında yetki ilk itirazının ön sorun olarak değerlendirmiş olup davanın yetkili ve görevli ...
Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı alanı kapsamında olduğu anlaşılarak davalıların yetkiye yönelik ilk itirazı yerinde görülmüş, davada yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu kanaatiyle, mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/712, K. 2020/480, 17 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama