KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Esas no
- 2024/142 Esas
- Karar no
- 2025/589
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 01/03/2024
Karar Metni
1.055 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirketin maliki ve dava dışı ...'nin sürücüsü olduğu ...plakalı aracın 13.04.2023 günü davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydna geldiğini, davacı aracında hasar oluştuğunu, aracın 7 gün süreyle tamirde kaldığını, bağımsız eksper ...'ın yazdığı rapora göre araç mahrumiyet bedelinin 14.000,00 TL olduğunu, davalılar aleyhine ... 14. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını davalının haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiklerini, TBK 49. Maddesine göre davalının verdiği zararı gidermesi gerektiğini belirtmiş ve itirazın iptaline takibin devamına ve davalıların en az % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; 13/04/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle ... plakalı araçta meydana gelen araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkin başlatılan takibin iptaline yönelik itirazın iptali davasıdır
Tebligatlar usulüne uygun yapılmış olup,
Dosyanın ...'a tevdi edildiği, bilirkişinin 30/12/2024 tarihli raporunda özetle ; Dava konusu olayda davalı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsü...'in % 100 oranında asli kusurlu olduğunu, davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği araç mahrumiyet zararının 2.000,00 TL olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin 26/03/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle ; Fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla davanın dava türü ve dava değeri yönünden tamamen ıslahı talebinin kabulü ile davanın niteliğinin kısmi eda davası olarak değiştirilmesine, HMK m. 180 uyarınca yeni dava dilekçemizi sunmak üzere taraflarına süre verilmesine, davanın tamamen ıslahı yönündeki ıslah dilekçesi ile sayın Mahkeme ara kararı uyarınca sunacakları yeni dava dilekçesinin davalıya tebliğine, tamamen ıslah edilen haklı davanın kabulü ile fazlaya dair hakları saklı tutularak 2.500,00-TL alacak talebinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu somut olayda davalı şirkete ait... plakalı aracın sürücüsü ..., yönetimindeki aracıyla dikkatsiz ve dalgın seyri sonucu önündeki davacı şirkete ait araca arkadan çarptığından olayda % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu, davacı şirkete ait...plakalı aracın sürücüsü ...'ın ise kendi şeridinde normal hızla seyri sırasında arkasından dalgın ve dikkatsiz şekilde gelip aracına arkadan çarpan davalı taraf araç sürücüsüne karşı kazayı önlemek bakımından alabileceği bir tedbir olmadığından olayda kusursuz olduğu dosyada bulunan kaza tespit tutanağı ve denetime açık bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır.
Dava; 13/04/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle ...plakalı araçta meydana gelen araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkin başlatılan takibin iptaline yönelik itirazın iptali davasıdır
Konu ile ilgili olarak, Yargıtay 4.HD'nin ... E- ... -K sayılı kararında. "Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını, aracın onarım süresince aracından mahrum kaldığını açıklayıp diğer taleplerinin yanında araç mahrumiyet bedelinin de tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir.
Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50'nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir.
Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının bu talebini objektif kriter ve delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde karar vermiştir.
Yargıtay kararlarına göre araç mahrumiyet zararının belirlenmesinde aracın tamirde kaldığı sürenin değil, makul tamir süresinin dikkate alınması gerekmektedir. Dosyada bulunan ekspertiz raporunda ...plakalı ... marka ... Km'deki kiralık binek araçtaki hasarlı parçalar arka bagaj kapağı, stop lambası olarak gösterilmiş ve bagaj kapağının boyasız düzeltileceği, toplam hasar miktarının 4.950,00 TL olduğu belirtilmiştir.
Araçtaki hasarın ağırlığı dikkate alındığında, kaza tarihinden itibaren 3 günde tamir edilebileceği, aynı marka ve model bir aracın 13.04.2023 kaza tarihi itibariyle günlük kira bedeli, yapılan piyasa araştırmasına göre ortalama 1.250,00 TL olduğu dolayısıyla üç günlük araç kiralama bedelinin 3.750,00 TL olmakla birlikte üç günlük araç kiralama boyunca davacının kendi aracını kullanmaması nedeniyle sağlayacağı amortisman, sabit giderler, gelir vergisi vb. kazançları toplamı olarak takdiren 1.250,00 TLnin araç kiralama bedelinden düşülmesi neticesinde davacının gerçek araç mahrumiyet zararı 2.000,00 TL olduğu denetime açık ve hükme esas alınan bilirkişi raporundan da anlaşılmaktadır.
Eldeki davanın, dava dilekçesi ile talep edilen ve harçlandırılan 1.000,00 TL yönünden kanunda öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, ne var ki ıslahla artırılan miktar yönünden itirazın iptali davası için öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, yeni dava dilekçesinin de süresi içerisinde sunulmadığı, hak düşürücü sürenin, itiraz niteliğinde olup hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne davalı borçlu ...'nin ...
İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takibine vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 1.000,00 TL asıl alacak ile bu asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 9,00 oranında ve TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda yasal faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/142, K. 2025/589, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama