KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2026
- Esas no
- 2025/415 Esas
- Karar no
- 2026/242
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/06/2025
Karar Metni
1.551 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı ile davalı arasında konaklama ücretinden kaynaklı ... ilişkisi mevcut olup davalı tarafından ödenmeyen 145.098,19-Türk Lirası borcuna ilişkin ... 18. İcra Müd. ... E. dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe itiraz etmesi ile icra takibinin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, yukarıda arz ve izah edildiği üzere davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı şirketin, ... alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacı şirket, işletmekte olduğu konaklama tesisi olan "..." isimli otelin odalarının davalı şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için davalı şirket ile anlaştığı ve taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, sözleşme gereğince komisyon ve komisyon şartları belirlendiğini, yerleşik içtihatlar doğrultusunda faturanın tebliğ edilmiş olması ve itiraz edilmemiş olması,
hizmetin tam ve eksiksiz vermiş olduğunu kanıtlamamakta, hatta karine dahi teşkil etmediğini, hizmetin verildiği hususundaki ispat yükü Davacı tarafta olduğunu, davacının bugüne kadar bu iddiasını destekler hiçbir kanıt sunmadığını, ayrıca, davalının, davacıdan olan komisyon alacakları ve fatura alacakları olduğunu, bu alacaklar yönünden de takas-mahsup talebi bulunduğunu, yukarıda bildirilen nedenler, toplanacak deliller ve Sayın Mahkemeniz tarafından dosya üzerinde yapılacak inceleme neticesinde, davanın reddine, dava masraf ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine,
davacının haksız olarak başlattığı icra takibi nedeni ile %20'den az olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtlarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Dosyanın rapor alınmak üzere mali müşavir, nitelikli hesaplama uzmanı ve sektör bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve düzenlenen 25/03/2026 tarihli raporda özetle.
Tarafların incelenen 2024-2025 yılı ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı şirketin icra takibine konu ettiği tüm faturaların, davalı şirketin ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, bu faturaların içeriği hizmetin davalı tarafından yönlendirilen “Misafir”lere davacı şirketçe verildiğinden; davacının 10.03.2025 tarihli ... 18.İcra Müdürlüğü ...
E icra dosyası ile takibe konu ettiği faturalardan kaynaklı 132.989,15 TL alacağının olduğu ve davacı şirketin bu alacağı hususunda davalı şirketle mutabık oldukları, taraflar arasında düzenlenen sözleşme, otelde konaklayacak misafirlerin ödemelerini davacı şirkete yapacağı, davalının ay sonu itibariyle %15 komisyon faturası düzenleyerek bu tutarı tahsil edeceğine ilişkin hüküm düzenlendiği görülmüş ise de;
davalının ticari defter incelemesinde, icra takibine konu faturaların bedellerini misafirlerden tahsil ettiği, bunun üzerine davacı şirketin misafir konaklamalarına ilişkin faturaları davalı şirkete tanzim ettiği hususu dikkate alındığında; bu şekilde çalışmaya (Misafirlerden tahsilatı davalının yapıp, ödemeyi davacıya kendisinin yapacağına ilişkin) ve davacıya yapılacak geç ödemelerde faiz oranına ilişkin taraflar arasındaki sözleşmede hüküm olmaması sebebiyle, davacının davalıdan Faturaların Ödenmemesi Sebebiyle İşlemiş Faiz Talep Edip Edemeyeceğine İlişkin Takdirin Sayın Mahkemeye Ait Olduğunu Belirterek,
Sayın Mahkeme Davacının Faturaların Tanzim Tarihleri İtibariyle Ödenmemiş Faturalar İçin Davalıdan Faiz Talebinde Bulunabileceği Yönünde Takdirde Bulunması Halinde Yapılan Hesaplamada; davalının ticari defterlerinde davacıya borcu olduğu anlaşılan chs. bakiyesi 132.989,15 TL’ya konu faturaların fatura tarihlerinden (fatura bedelinin davalı tarafından, konaklamadan önce misafirlerden tahsil edildiği düşünülerek) icra takip tarihine kadar yapılan hesaplamanın, 132.989,15 TL İçin Fatura Tarihleri İle 10.03.2025 İcra Takip Tarihine Kadar.
Ana Para. 132.989,15 TL İçin Faiz. Yıllık % (Değişen Oranlar ile) 19.191,49 TL faiz Toplam. 152.180,64 TL. talep edebileceğinin hesaplandığı, Nihayetinde. Davacının, davalı aleyhine 10.03.2025 tarihinde ... 18.İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı icra dosyasındaki. 132.989,15 TL Ana Para talebinin yerinde olduğu, işbu bilirkişi raporu ile hesaplanan faizin talep edilen faizden yüksek olması sebebiyle.
Taleple Bağlılık İlkesi gereği 12.109,04 TL işlemiş faiz alacağının yerinde olduğu, İcra inkâr ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın; davacının davalı aleyhine ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından başlatmış olduğu takibe davalı tarafça vaki itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. ...18. İcra müdürlüğünün ...Esas sayılı İcra dosyası celbedilmiş ve incelenmesinde alacaklının davacı ...Şirketi, borçlunun ise davalı ... Şirketi olduğu, davacı alacaklı tarafça 132.989,15 TL ana para ve 12.109,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 145.098,19 TL için başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından; her ne kadar, davacı tarafça davalı aleyhine ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı takip dosyası ile toplam 145.098,19 TL alacak üzerinden takip başlatılmış ve davalının itirazı üzerine takip durmuş ise de, dosyada tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak tanzim edilen dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; tarafların incelenen 2024-2025 yılı ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı şirketin icra takibine konu ettiği tüm faturaların, davalı şirketin ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, bu faturaların içeriği hizmetin davalı tarafından yönlendirilen misafirlere davacı şirketçe verildiğinden; davacının 10.03.2025 tarihli ...
18.İcra Müdürlüğü ... E icra dosyası ile takibe konu ettiği faturalardan kaynaklı 132.989,15 TL alacağının olduğu ve davacı şirketin bu alacağı hususunda davalı şirketle mutabık oldukları, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince, otelde konaklayacak misafirlerin ödemelerini davacı şirkete yapacağı, davalının ay sonu itibariyle % 15 komisyon faturası düzenleyerek bu tutarı tahsil edeceğine ilişkin hüküm düzenlendiği görülmüş ise de;
davalının ticari defter incelemesinde, icra takibine konu faturaların bedellerini misafirlerden tahsil ettiği, bunun üzerine davacı şirketin misafir konaklamalarına ilişkin faturaları davalı şirkete tanzim ettiği hususu dikkate alındığında davalının ticari defterlerinde davacıya borcu olduğu anlaşılan chs. bakiyesi 132.989,15 TL’ya konu faturaların fatura tarihlerinden icra takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarının 19.191,49 TL olmak üzere toplam 152.180,64 TL olduğunun tespit edildiği, nihayetinde davacının, davalı aleyhine 10.03.2025 tarihinde ...
18. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasından talep ettiği 132.989,15 TL ana para talebinin yerinde olduğu, yine bilirkişi raporu ile hesaplanan faizin talep edilen faizden yüksek olması sebebiyle; taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek davanın kabulüne, davalının ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
"Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.
Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008)
Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/415, K. 2026/242, 7 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama