KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2018
- Esas no
- 2018/475 Esas
- Karar no
- 2018/1181
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 21/05/2018
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda tarafları, konusu, esas ve karar numarası yazılı mahkememiz dosyasının yapıp bitirilen açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından ...numarlaı İşyeri Paket Yangın Poliçe ile sigorta edilen ...Şti 'nin bulunduğu işyerinin 28/06/2017 tarihinde tesisat borusunun patlaması sonucu su hasarına maruz kalmış oldukları, müvekkili sigorta şirketi tarafından ekspertiz incelemesi yaptırılmış olduğunu ve patlayan borunun yan tarafta, iynı binaya ait davalı şirketin wc temiz su borusundan kaynaklandıığının tespit edildiğini ve sigortalıya 61.383,50 TL ödendiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 61.383,50 TL tazminatın ödenme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmazda mülk sahibi değil kiracı olduğunu ve müvekkilinin talep edilemeyeceğini, bir zarar hasıl olmuş ise tüm maliklerden talep edilmesi gerektiğini, fahiş bir paranın kabulünün mümkün olmadığını, davalının... A.Ş ye ihbarı gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı taraf delil olarak; Poliçe, keşif, hasar dosyası, bilirkişi incelemesi delillerine dayanmıştır. Davalı taraf delil olarak; poliçe, keşif, bilirkişi incelemesi, tanık ve diğer tüm delillere dayanmıştır. Dava: Rucüen alacak davasıdır. Yargıtay ... Hukuk Dairesi Esas No : ..., Karar No: ... sayılı ilamına göre "Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır."
Yargıtay ... Hukuk Dairesi Esas No: ..., Karar No:... sayılı ilamında " Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticarî dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir.
Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Davanın davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan ödemenin davalı taraftan rücuen tahsiline yönelik tazminat niteliğinde olduğu, rücuen tazminat halefiyet davasının yukarıda açıklanan emsal Yargıtay Kararları ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararına göre ticari dava niteliğinde olmadığı saptanmış olmakla, davacının sigortalısı ile davalı arasındaki ilişkinin kira sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle, görevli mahkemenin İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmış olmakla mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/475, K. 2018/1181, 10 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama